T.C.
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO: 2018/62 Esas
KARAR NO: 2018/227
DAVA: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/01/2018
KARAR TARİHİ: 20/02/2018
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile vekil edenin ...San. Tic. Aş'de çalışması nedeni ile kıdem tazminatı olarak ödenmek üzere 6 adet senet düzenlendiğini, senetlerin altında şirketi temsile yetkili olarak bildiği davalının adının yazılı olduğunu, altıncı senedin vadesi gelmesine rağmen ödenmediğini, icra takibine itiraz edildiğini, senetlerin işten ayrılma sırasında orada ortak olan davalı tarafından şirket bünyesinde tanzim edildiğini beyanla itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili yanıt dilekçesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 2016/371 esas sırasına kayıtlı iken görevsizlik kararı sonucu İş Mahkemesine gönderilen davada karşı görevsizlik kararı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 14/12/2017 tarih, 2017/2633 esas ve 2017/2375 karar sayılı kararı ile yargı yeri olarak Mahkememiz tayin edilmiştir.
Davalı vekilince sunulan 25/07/2017 tarihli yazılı beyan ve davacı vekilince sunulan karşı beyan içeriği itibari ile takip konusu borcun davanın devamı sırasında 06/03/2017 tarihinde kapak hesabı yapılarak ödendiği anlaşılmıştır. Nitekim takip dosyasının incelenmesinde, 06/03/2017 tarihi itibari ile toplam borç 7609,20 TL olarak hesaplanmış bu miktar aynı tarihte tahsil edilmiştir.
Buna göre, takip ve dava konusu borcun tamamı davanın devamı sırasında ödenmiş olmakla esasen eldeki dava konusuz kalmıştır. Her ne kadar davacı taraf icra müdürlüğüne talebin reddedilmesi nedeni ile alacağa kavuşamadıklarını beyanla davanın konusuz kalmadığını iddia etmiş ise de, dosyamızda takibin durdurulması veya icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde yasaklayıcı, davacının alacağına kavuşmasına önleyici bir tedbir kararı bulunmadığı, davacı yanın icra müdürlüğünün kararına karşı merciine şikayet yoluna gidebileceği nazara alınarak bu iddia yerinde görülmemiştir.
Ancak yargılama giderleri yönünden tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumlarının değerlendirilmesi gerekmekle, esas yönünden yapılan değerlendirmede;
Dava, kıdem tazminatı için düzenlendiği her iki tarafın da kabulünde olan kambiyo senedine bağlanmış borcun ödenmemesi üzerine başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine dairdir.
Dava ve takip dayanağı senedin incelenmesinde, keşidecisi ...San.ve Tic.AŞ, lehtarı ..., keşide tarihi 15/08/2012, ödeme tarihi 10/02/2013 olan, malen kayıtlı 4500,00 TL miktarlı senet olduğu, senedin imza kısmında çift imza bulunduğu görülmüştür.
Davalı, yanıt dilekçesi ile borcun kaynağının borçlu şirkette çalışan elemanın işçilik alacağından kaynaklandığını, yani şirketin borcu olup davalının sorumlu tutulamayacağını, önceki senetlerin de şirketten tahsil edildiğini, vekil edenin senedin hazırlandığı sırada borçlu şirketteki görev süresinin dolduğunu bilmediğini, temsile yetkili olma süresinin dolduğunu bilmediğini, kendisinin değil şirketin borcu olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
TTK.nun 776/1-g maddesi gereğince, takip konusu belgenin kambiyo vasfını taşıması için "senedi düzenleyenin imzasını" ihtiva etmesi zorunludur. Anılan maddede sorumluluk için sadece imzadan söz edilmiş, birden fazla imzanın bulunması koşul olarak öngörülmemiştir. TTK.'nun 778. maddesi göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 678.maddesi gereğince, şirket yetkilisinin şirket kaşesi dışında senet üzerine atmış olduğu imza bizatihi kendisini sorumlu kılar. Yine TTK'nun 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 701 ve 702. maddeleri uyarınca, keşideci imzası dışında bononun ön yüzüne konulan her imza aval şerhi sayılır. Aval için sadece imza yeterli olup, ayrıca ad ve soyadın yazılması gerekli değildir. Aval veren kimse, kimin için taahhüt altına girmiş ise tıpkı onun gibi sorumlu olur. Özetle şirket temsilcisinin şahsen sorumlu olabilmesi için, şirket kaşesi dışında ayrı bir imzasının bulunması yeterlidir. Her iki imzanın da kaşe üzerinde bulunması halinde ise, yetkili temsilcinin sorumluluğundan bahsedilemez. Bir diğer ifade ile senetteki her iki imza da şirket kaşesi üzerine atılmışsa, burada artık aval olgusundan söz edilemez. Senedin, keşideci bölümünde, şirket temsilcisinin (aynı kişinin) elinden çıkmış iki imzasının bulunması halinde ve imzalayanın şirket temsilcisi olması durumunda, imzalardan şirket kaşesi üzerine atılanın şirket adına, açığa atılan diğer imzanın da, imza sahibinin şahsı adına atılmış olduğunun kabulü zorunludur. Her iki imzanın kaşe dışında olması halinde de, birisinin şirket adına, diğerinin de aval olarak atıldığının kabulü gerekir. Zira, senetteki borçtan sorumlu olmak için, keşidecinin tek imzası yeterli olup; birden fazla imza atılmasına gerek bulunmamaktadır. Bu açıklamalar ışığında sorumluluk doğması için, keşidecinin atacağı tek imza yeterli olup, bononun ön yüzündeki ikinci imzanın atılması zorunluluğu olmadığından, şirket kaşesi dışına atılan imza aval olarak değerlendirilir (HGK. nun 05/10/2011 tarih ve 2011/12-480 sayılı kararı). (Hukuk Genel Kurulu'nun 05.10.2011tarih ve 2011/12-480 E., 2011/598 K. sayılı kararı). Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 04/12/2017 tarih, 2016/24481 esas ve 2017/15073 karar sayılı ilamı; Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 24/04/2017 tarih, 2016/14463 esas ve 2017/6195 karar sayılı ilamı.
Bu açıklamalar ışığında somut duruma bakıldığında, dava ve takip dayanağı senette kaşe dışında iki imza bulunup bunlardan birinin şirketi temsilen diğerinin ise aval olarak atıldığının kabulü gerektiği, buna göre davalının inkar etmediği imzaların birini aval olarak atmakla, senet bedelinden şahsen de sorumlu olduğu, böylelikle davanın açıldığı tarihte davacının haklı itirazın haksız olduğu kanaatine varılmakla, konusuz kalan davada yargılama giderleri bu kapsamda vekalet ücreti davalı üzerinde bırakılmış, borç miktarının likit olması nazara alınarak davacı yararına ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Konusuz kalan davanın esası hakkında hüküm tesisine mahal bulunmadığına,
2-Harçlandırılan dava değeri üzerinden %20 oranında hesaplanan 1.017,14-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 35,90 TL harcın peşin alınan harçtan mahsubu ile bakiye kısmın 492 sayılı Yasanın 31.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacı yana iadesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvuru harcı ile 35,90 TL karar ilam harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından karşılanan 113,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 6.maddesi nazara alınarak, harçlandırılan dava değeri üzerinden hesaplanan 610,28 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, (Dava konusunun para alacağına ilişkin olup, doğrudan Tarifenin 3.Kısmına tabi olduğu, bu itibarla, Tarifenin 13.maddesinde belirtilen ikinci kısım ikinci bölümde gösterilen hukuki yardımlardan olmadığından 13.madde kapsamında değerlendirilemeyeceği, zira anılan maddenin Tarifenin 2.Kısım 2.Bölümüne giren yani konusu para olmayan veya para ile değerlendirilemeyen davalara ilişkin olduğu, eldeki davanın ise doğrudan konusunun para olduğu nazara alınarak vekalet ücreti Tarifenin 3.Kısım hükümlerine göre hesaplanmıştır. )
7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333.maddesi ile Yönetmeliğin 207.maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. 20/02/2018
Katip ...Hakim ...