T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/195 Esas
KARAR NO :2025/396
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:16/04/2019
KARAR TARİHİ:13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; 22/12/2017 sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla ... yolundan ... Köyü istikametine seyir halinde iken karşı istikametinden gelen ve virajı kontrolsüz alarak dönen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası sonucunda ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan ... ve aynı araçta sürücü konumunda bulunan ... ağır derecede yaralandığını, ikame ettiği dava belirsiz alacak davası olup, davanın gerçek değeri belirli olduğunda eksik harç tarafınca ikmal edileceğini, kaza sonucunda davacılar Dr. ... Devlet Hastanesi’nde tedavi gördüğünü, kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsü ... kusurlu, ... plakalı araç sürücüsü ... ise kusursuz bulunduğunu, kusur durumu yargılama safahatında alınacak bilirkişi raporu ile netlik kazanacağını, fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep hakları saklı kalmak kaydıyla, yasaca yapılacak tüm indirimlerden sonra; arz ve izah edilen nedenler ve Sayın Mahkemece resen nazara alınacak hususlarla: fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydı ile davacı için 100 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile davacıya ödenmesini, Dr. ... Devlet Hastanesi’nde bulunan tüm tedavi belgelerinin istenmesini, ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/2232 numaralı sorulturma dosyasının bir örneğinin incelenmek üzere istenmesini, davalı sigorta şirketinden poliçe asıllarının istenmesini, ... plakalı aracın kaza tarihi olan 22/12/2017 tarihi itibariyle tüm tescil bilgilerinin celbi için ilgili Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasını, dava vekalet ücreti bakımından; davacıların birlikte dava açmalarının objektif dava birleşmesi niteliğinde, diğer bir deyişle ihtiyari dava arkadaşı konumunda olmaları nedeni ile (Yargıtay 17. HD 2012/9422 E. 2013/6530 K.) her bir davacı için ayrı ayrı olmak üzere vekalet ücretlerinin ve yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekillerinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; dava dilekçesinde her ne kadar davalı şirkete başvuru yapıldığı belirtmiş ise de, davalı şirket tarafından ödeme yapılabilmesi için gerekli olan ve davacılardan istenen evrakları temin edilmediğinden 2918 sayılı kanunun aradığı dava şartı yerine getirilmediğini, bu nedenle dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, sigorta şirketinin, gerekli belgeler ibraz edilmeksizin, gerçekleşen rizikonun kapsamını, hak sahibinin uğradığı zararı ve varsa hak kazandığı tazminat miktarını tespit edebilmesi ve neticede teminat dâhilinde ödeme yapabilmesi mümkün olmadığını, kaza tespit tutanağında yer alan kusur oranlarına ilişkin tespitlere açıkça itiraz ettiklerini her durumda davalı şirket, sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, sigortalı araç sürücüsü bakımından rücu haklarının saklı olduğunu, 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 Sayılı Kanun, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Genel Şartlar uyarınca dava tarihinden önce davalı şirkete gerekli evraklar temin edilerek usulüne uygun bir başvuru yapılmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usul yönünden reddini, soruşturma kapsamında gerek davacıların gerek sigortalı araç sürücüsünün beyanları ile sabit olduğu üzere, davaya konu trafik kazasında davalı şirket sigortalısının değil, olay tarihinde kazaya sebebiyet verdikten sonra durmadan kaçan ve bu nedenle plakası tespit edilemeyen başka bir araç sürücüsünün asli ve tek kusurlu olduğunun kabulü ve davalı şirkette sigortalı olan araç sürücüsünün kusursuz olması nedeniyle davanın reddini; aksi kanaatte olunması halinde, öncelikle varsa kaza yerindeki kamera kayıtları ve sair bilgi belgelere erişilerek sayın mahkemece sözkonusu araç sürücüsünün plakasının tespitinin yapılmasını ve ardından kazanın meydana gelmesindeki bahsettiğimiz tüm etkenlerin değerlendirilerek başvuruya konu olan kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumunun belirlenmesi istemiyle dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne veya uzman bir bilirkişiye gönderilerek inceleme yaptırılmasını, sigortalı araç sürücüne kusur atfedilmesi halinde; davacının maluliyetinin “ Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporlarına İlişkin Mevzuat ” a göre belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’na gönderilmesini, davalı şirket aleyhine tazminat hesaplanmasına karar verilmesi halinde; kusur ve maluliyetin tespitinin ardından aktüeryal hesaplamanın Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen aktüerler tarafından, TRH 2010 Tablosu ile 1.8 teknik faiz esas alınarak yerine getirilmesini, İlgili Sosyal Güvenlik Kurumu’na müzekkere yazılmak suretiyle dava konusu kaza nedeniyle davacıya ödenen - bağlanan rücuya tabi gelirin peşin sermaye değerinin bulunup bulunmadığı ve var ise tutarının sorulmasını, Sayın Mahkeme tarafından herhangi bir tazminata hükmedilmesi durumunda, hesaplanacak olan tazminat tutarından dilekçemizde belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasını, Sayın Mahkemece herhangi bir tazminata hükmedilmesi durumunda tazminat tutarına uygulanacak faiz tür ve başlangıç tarihinde dilekçemizde belirtilen hususların dikkate alınmasını, davaya yönelik tüm beyanları dikkate alınmak suretiyle şartların varlığı halinde sigortalı araç sürücüsü ve işletenine rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine ilişkin karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 13.10.2023 tarihli raporunda özetle; Mevcut tıbbi belgelere göre; ... oğlu, 29/12/1991 doğumlu ... 22/12/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının ‘’30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlik Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’’ kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla;
1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) haftaya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nun 22.12.2023 tarihli raporunda özetle; Maluliyet hesaplamaları dava konusu kazada kişide meydana gelen yaralanmalar ile bu yaralanmaların fizyolojik iyileşme süreleri sonunda vücutta meydana getirdiği fonksiyonel kayıpların tespit edilmesi yöntemiyle hesaplandığı, dosya kapsamında ... Üniversitesi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Plastik Cerrahi Polikliniğine ait 14/08/2023 Tarihli raporda kişide mevcut skar alanlarının vücut yüzeyine göre yüzdesinin belirtilmediği, Kurulumuzun 09/10/2023 tarih ...-B karar sayılı müzekkeresinde kişinin muayene edilmek üzere kurulumuza gönderilmesinin istendiği ancak kişinin kurulumuza geçen sürelerde başvurmadığı cihetle istenilen hususlarda görüş bildirilemeyeceği, ancak kişinin bir Eğitim ve Araştırma Hastanesi veya Üniversite Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi kliniğine sevki sağlanarak nedbe alanlarının vücut yüzeyine göre yüzdesini gösterir muayenesi sonucu düzenlenecek raporun teminen gönderilmesi halinde tekrar değerlendirilebileceği bildirilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nun 18.11.2024 tarihli raporunda özetle; Kişiyle irtibat sağlanmaması nedeniyle güncel muayene işleminin yapılamadığı, maluliyet durumunun dosyadaki bilgi ve belgelere göre rapor düzenlenmesi istendiği anlaşılmakla; Maluliyet hesaplamaları dava konusu kazada kişide meydana gelen yaralanmalar ile bu yaralanmaların fizyolojik iyileşme süreleri sonunda vücutta meydana getirdiği fonksiyonel kayıpların tespit edilmesi yöntemiyle hesaplandığı, dosya kapsamında ... Üniversitesi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Plastik Cerrahi Polikliniğine ait 14/08/2023 tarihli raporda kişide mevcut skar alanlarının vücut yüzeyine göre yüzdesinin belirtilmediği cihetle istenilen hususlarda görüş bildirilemediği görülmüştür.
Bilindiği üzere Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120. maddesine göre; “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.” hükmü yer almaktadır. Maddede her türlü tebligat ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi tanık ücretleri gibi giderleri karşılayacak tutarın, avans olarak davacı tarafından dava açarken yatırılması zorunluluğu getirilmiş olup, bu avansın yetmemesi durumunda ise tamamlanması için davacıya kesin süre verileceği hususu hüküm altına alınmıştır.
Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafından 22/12/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi zararının tazminin talep edildiği, yargılama devam ederken dosyada gider avansının bulunmadığı, eksik gider avansının tamamlanması amacıyla 13 nolu celsede davacıya kesin süre verildiği, usulüne uygun verilen kesin süre içerisinde eksik gider avansının ikmal edilmediği anlaşıldığından 6100 sayılı yasanın 120. Maddesi delaleti ile 114. Maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı yasanın 120. Maddesi delaleti ile 114. Maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine
2-615,40-TL karar harcının peşin alınan 44,40-TL peşin harçtan düşümü ile kalan 571,00-TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır