T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/29 Esas
KARAR NO: 2019/47
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/01/2019
KARAR TARİHİ: 21/01/2019
Mahkememizde görülen Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili, ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine kambiyo evraklarına dayalı icra takibine geçildiğini, müvekkili şirketin iş bu çekten dolayı hi bir borcu bulunmadığını, yapılan takip haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin şirket esas sözleşmesinde de belirtildiği üzere şirket yetkilisi ve müdürü ...'tir. Kambiyo evraklarının imzalanmasında dahil olmak üzere borçlanmaya yönelik üçüncü şahıslara verilmiş bir yetkinin de bulunmadığını, ... tarafından atılacak imza ile keşide edilen çek şirketi bağlamadığını, takibe konulan çek ile ilgili olarak herhangi bir imza atılmadığını ve davaya konu icra takibinde borçlu tarafça gösterilen şahıslardan hiçbiri ile ticari bir münasebette bulunulmadığını bu nedenlerle davalı ... tarafından müvekkili aleyihne başlatılmış olan kötü niyetli takipte belirtilen çeke ilişkin olarak herhangi bir borcun bulunmadığı. Öncelikle icra takibinnin tedbiren durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkil şirketin borçsuzluğunun tespiti ile müvekkil şirket yararına %20 daen aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminati ödenmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin de davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nın 72. Maddesi uyarınca menfi tespit istemine ilişkindir.
01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre :
MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile
“Dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " hükümleri getirilmiştir.
Dava dilekçesinden davacı yanın arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı ve dava konusu menfi tespit talebi bakımından zorunlu arabuluculuk söz konusu olmakla davanın dava şartı yoklu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-7155 sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen 5/A maddesi ve 7155 sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A-2. maddesi uyarınca Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşıldığından HMK'nın 114/2 maddesi uyarınca davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333. maddesi gereğince, mahkeme veznesine depo edilen gider avansından kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesi ile birlikte yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/01/2019
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.
*5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*