T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/456 Esas
KARAR NO:2021/805
DAVA:Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15/02/2013
KARAR TARİHİ:28/09/2021
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı banka arasında 15.09.2008 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin ödeme planı ve kendi edimlerini yerine getirdiğini, bankanın önceden hesaplanan KKDF ve BSMV oranlarında değişikliğe gittiğini ve daha önceden bedellerden daha fazla miktarları tahsil ettiğini, bankadan 250.000,00 USD kredi kullanıldığını, dövize endeksli kredilere ilişkin muhasebe hesap oranlan TL cinsinden olma zorunluluğunun bulunduğunu, oysa banka sözleşme ve yasal mevzuata aykırı KKDF ve BSMV bedelini krediyi kullandırdığı gün USD cinsinden ve yüksek kur üzerinden 48 aylık peşin tutarı tahsil ettiğini, bu kapsamda müvekkilinin toplamda 17.549,18 USD KKDF bedeli ödediğini, ödeme planı incelendiğinde müvekkilinin ödeyeceği KKDF miktarının 7.732,00 USD olduğunun görüleceğini, oysa bankanın 17.549,18 USD tahsil ettiğini, fazladan ödenen 10.177,18 USD'nin iadesini talep zorunluluğu doğduğunu, ayrıca kredi sözleşmesi ve ödeme planı içerisinde görüleceği gibi erken ödeme cezasının %2 olduğunu, sözleşmede belirtilen 19 aylık taksit ödemesini yaptığını, kalan parayı peşin ödediğini, gecikme cezasının 3.371,59 USD ye tekabül etmesine rağmen haksız yere 8.626,34 USD tahsil edildiğini, tüm bu nedenlerle; fazladan ve haksız yere ödenmiş olan toplam 27.275,94 TL (15.431,93 USD) bedelin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarınca USD bazında açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte vekillerime iadesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu dosya masrafı bedelinin davacı ile müzakere edilerek oluşturulduğunu ve taraflar arasında imzalandığını, konunun müzakere edildiği ve davacı taraftan tahsil edilen peşin komisyon tutarının, taraflarca karşılıklı olarak yapılan görüşmeler ve varılan mutabakat sonunda belirlendiğinin açık olup, bu şekilde belirlenen peşin komisyon tutarının, haksız mahiyette bir standart sözleşme hükmü sayılabilmesinin tüketici mevzuatı açısından mümkün olmadığını, davacı tarafın bu tutarı talebinde iyi niyetli olmadığını, bu nedenlerle davacı talebinin reddi ile dava masraflarının davacı üzerinde bırakılması gerektiğini, 4684 sayılı yasanın 3.a bendi gereğince KKDF kesintilerini belirleme yetkisinin münhasıran bakanlar Kuruluna verildiğini, bu hazine hesaplarına intikal ettirilmekte olduğunu, 28.10.2010 tarihli ve 2010/974 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca KKDF oranının %15 olarak tespit edildiğini, ayrıca yayını tarihinde yürürlüğe gireceğinin belirtildiğini, diğer taraftar uygulamayla ilgili olarak Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından Bankalar Birliği'ne hitaben yazılar 28 Ekim 2010 tarih ve 97121 sayılı genel yazıda gerekçeli açıklamaların yapıldığını, "kredinin kullanım tarihine bakılmaksızın bütün tüketici kredilerinde 28 Ekim 2010 tarihinden itibaren 2010/974 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen yeni oranın (%15) kullanılacağının vurgulandığını, görüleceği üzere, bankanın kesinti işleminde sadece aracı durumunda olduğunu, söz konusu kesintilerin bankaya gelir kaydedilmeyip, doğrudan Maliye Hazinesine intikal ettirilmekte; ilgili kesintiler nedeniyle bankada herhangi bir gelir artışının meydana gelmediğini, tüm bunlardan dolayı, KKDF oranları ile ilgili başvuruların muhatabının Maliye Bakanlığı olup, bankanın söz konusu kesintiler nedeniyle husumet yöneltilmesinin hukuken doğru ve mümkün olmadığını, davacı yanın KKDF oranlarındaki bu değişikliğin uygulanmasının haksız ve hukuka aykırı olduğu düşüncesinde ise; söz konusu kesintinin iadesi için ilgili Vergi Dairesi Başkanlığı aleyhine yargı yoluna başvurması gerektiğini, bu nedenle de, davacının, söz konusu kesintiler nedeniyle müvekkili bankada gelir artışı olmamasına rağmen, müvekkili bankanın fazla olarak kaynak kullanım destek fonu kesintisi yapmış olduğu iddiasının yerinde olmadığını, tüm bu nedenlerle, davanın reddine, her türlü harç, masraf ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar delillerini liste halinde bildirmişler, davaya konu genel kredi sözleşmesi, geri ödeme planı, bankaya yapılan ödemelere ilişkin kayıtlar, hesap ekstreleri davalı bankadan celp edilmiştir.
Mahkememizce tüm deliller toplandıktan ve konunun uzmanı bilirkişilerden rapor alındıktan sonra ; " Davacının davasının reddine" karar verilmiştir.
Bu karar taraflarca süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2016/1351 E, 2017/2239 K sayılı 18.04.2017 tarihli ilamı ile bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle ; "Mahkemece alınan bilirkişi raporunda söz konusu sözleşme maddeleri değerlendirilerek %5 oranındaki komisyon miktarının sözleşmeye uygun olduğu kanaatine varılmış, bu rapor doğrultusunda hüküm kurulmuştur. Ancak, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde erken ödeme komisyon oranı açıkça belirtilmediğine göre bu oranın ne kadar olması gerektiği sadece bilirkişi kanaatine dayalı olarak kararlaştırılamaz. Mahkemece, diğer bankalardan bu tür kredilerin erken kapatılması halinde alınan komisyon ücretinin oranları sorulmamış, raporda da bu konuda bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bu hususta emsal banka uygulamaları araştırılıp uyuşmazlık konusu erken kapama komisyonunun diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususu araştırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır” gerekçesi ile mahkememiz hükmünü bozmuştur.
Mahkememizce bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir.
Yanların tüm delilleri toplandıktan sonra dosya iddia, savunma ve yanların tüm delilleri ile ticari defter ve belgeleri, bozma öncesi alınmış bilirkişi raporları, bu raporlara dayanılarak verilen hüküm, bu hükmün bozulmasına ilişkin Yargıtay ilamı üzerinde inceleme yapılarak temerrüt tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacağı varsa saptanması için bilirkişiye verilmiştir.
Bilirkişinin düzenlediği 26.01.2021 tarihli 1 sayfadan ibaret ön raporunda özetle; “3 katılım 3 adette ticari bankadan 2010 tarihinde kredinin erken kapanması sırasında tahsil edilmesi gereken emsal erken kapama komisyonu oranlarının sorulmasını talep etmiştir.
Mahkememizce bilirkişinin talepleri doğrultusunda ilğili bankalara müzekkere yazılarak örnek erken kapama komisyon tutarları istenilerek dosyaya getirtilmiştir. Rapor düzenlenmesi için dosya yeniden bilirkişiye verilmiştir.
Bilirkişinin düzenlediği 15.07.2021 tarihli 3 sayfadan ibaret raporunda özetle; “Davalı banka ile davacı arasında “Genel Kredi Sözleşmesi” akdedilmiştir. Anılan “sözleşme” kapsamında davacıya ticari nitelikli taksitli DEK kredisi” kullandırılmıştır. Bahse konu ticari kredinin ödeme planı rutin uygulamalar paralelinde davacıya imza karşılığında teslim edilmiştir. Davalı bankanın % 5 oranında tahsil etmiş olduğu erken kapama komisyonu, Yargıtay'ın Bozma ilamına göre emsal banka ortalaması % 2,62 'den daha yüksek orandadır. Görülebileceği üzere davalı banka 942,38 (5-2,62=) oranında daha fazla erken kapama komisyonu tahsil etmiştir. Bu orana tekabül eden 4.077,63 USD'nın iade edilmesi gerektiği kanaati edinilmiştir. Mahkemece raporun benimsenmesi halinde, emsal banka ortalamalarına göre fazla tahsil edilen erken kapama komisyonu miktarı 4.077,63 USD'nın ödeme tarihi 21.04.2010 'dan itibaren 3095 sayılı K'nun 4/a m. hükmü uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalı bankadan tahsil edilebileceği” kanaati ile raporunu sunmuştur.
Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen örnek erken kapama komisyonu örnek dosyaları, davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere;
Uyuşmazlığın davacının Genel Kredi sözleşmesi gereğince davalı bankadan aldığı kredi sonrasında geri ödeme planı çerçevesinde bankaya ödediği tutarlarda davalı bankanın KKDF ve BSMV oranlarında değişikliğe giderek daha önce hesaplanan miktarlardan fazla miktarda tahsilat yaptığı ve erken ödeme cezasından daha fazla tahsilat yapılması sebebiyle fazla ödediği tutarların iadesi yönünden açılan alacak davasında ilgili kredi sözleşmesi gereği davacı tarafından davalıya KKDF ve erken ödeme cezası açısından fazla ödediği tutar olup olmadığı ve davacı alacağının bulunup bulunmadığı yönünde olduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu genel kredi sözleşmesi, geri ödeme planı, bankaya yapılan ödemelere ilişkin kayıtları, hesap ekstreleri incelenerek söz konuşu kredi ilişkisi sebebiyle davalıya ödeme planı çerçevesinde davacının fazladan ödenen tutar yönünden alacağı olup olmadığı bilirkişi aracılığı ile incelettirilmiştir.
Mahkememizce 3 katılım 3 adette ticari bankadan 2010 tarihinde kredinin erken kapanması sırasında tahsil edilmesi gereken emsal erken kapama komisyonu oranlarının 6 farklı bankadan sadece İŞ Bankası % 4 oranında komisyon bildirmiştir.
ANCAK, diğer Bankalarca daha önce benzeri nitelikte dava dosyalarına sunuları ya da mahkemelerce celp edilen emsal uygulamalarda incelenip mukayese edilen benzeri ücret ve komisyonların aynen tahsil edilmiş olduğu görülmektedir. Dolayısıyla benzeri uygulamalar tüm banka ve finans kurumları yönünden teamül haline gelmiştir.
Erken Kapama komisyon oranı: Daha önce benzeri dosyalar için mahkemelerce celp edilen bilgilere göre, diğer 4 ayrı bankanın ortalama komisyon oranı % 2,62 (2,5 +4+3+1=10/4=) olarak hesaplanmıştır. Davalı bankanın tahsil ettiği komisyon oranı ise % 5 oranına tekabül etmektedir. Dolayısıyla emsal banka ortalaması % 2,3 iken davalı banka % 5 oranında komisyon tahsil etmiştir. Diğer emsal banka uygulamaları karşısında davalı bankanın aldığı komisyon daha yüksek miktarda/oranda olduğu için yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davalı bankaca tahsil edilen erken kapama komisyonu; 21 04.2010 tarihi itibariyle erken kapatma anapara bakiyesinin 168.579,66 USD olduğu, bunun Tl: karşılığının (168.579,66 Usd x c.Kur 1,48993 TL= 251.171,89 TL x 5 erken kapama komisyonu = 12.656,08 TL) O halde % 5 erken kapatma komisyonuna tekabül eden miktar 12.656,08 TL/ c.kur 1,48993 TL= 8.494,41 USD olarak belirlenmiştir.
Dosyamızda belirtilen emsal ortalamaya göre erken kapama komisyonu ise Erken kapatma anapara bakiyesi 168.579,66 USD'dır. Erken kapama komisyonu; anapara miktarı 168.579,66 Usd x 2,62 = 4.416,78 USD'na tekabül etmektedir.
Bankaca İade edilmesi gereken miktar: Davalı bankaca tahsil edilen erken kapama komisyonu 8.494,41 USD den Emsal bankalar ortalamalarına göre alınması gereken komisyon miktarı olan 4.416.78 USD nin çıkartılması sonucu İade edilmesi gereken erken kapama komisyonu miktarı 4.077,63 USD'dır.
Tüm bu nedenlerle bu asıl davanın kısmen kabulü ile davacının davalıdan 4.077,63 USD' nin ödeme tarihi olan 21.04.2010 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince dava tarihinden itibaren yürütülecek yıllık USD faizi ile birlikte B.K 83 madde gereğince fiili ödeme günündeki kur karşılığı TL nin iş bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
Bu nedenle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:gerekçesi yukarıda yazıldığı üzere ;
1- İş bu asıl davanın kısmen kabulü ile davacının davalıdan 4.077,63 USD ninödeme tarihi olan 21.04.2010 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince dava tarihinden itibaren yürütülecek yıllık USD faizi ile birlikte B.K 83 madde gereğince fiili ödeme günündeki kur karşılığı TL nin iş bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine,
2-Karar ve ilam harcı 493,02-TL nin peşin alınan 465,85-TL den düşümü ile kalan 27,17-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 490,15-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 1.781,10-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 471,30-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 4.080,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 4.080,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan 90-TL yargılama giderinin red edilen miktar oranlanarak takdiren 66,10-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzünde ilamın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/09/2021
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır