T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2020/337 Esas
KARAR NO: 2024/20
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/09/2014
KARAR TARİHİ: 10/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekili mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin patenti kendisine ait olan ve TSE onaylı kauçuk ürünler ürettiğini, davalı yan ile arasında 05.09.2007 tarihli sözleşme imzaladığını ve bu sözleşme gereğince ürettiği kauçuk ürünlerinin tek ve yetkili satıcısının davalı yan olduğunu, davalı yanın müvekkili ile yapılan anlaşmalara aykırı davrandığını, söz konusu malları davalı şirketin başka yerlerden temin ettiğini, müvekkilinin hak edişlerini alamadığını, davalı şirkete ihtarnameler gönderildiğini ancak ihtarnamelere herhangi bir cevap alamadıklarını, müvekkili şirketin zarara uğradığını, davalı şirketin Bakırköy ... Noterliği'nin 10.08.2012 tarih ve...yevmiye no.lu ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini, marka hukukuna dayanarak müvekkilinin internet sitelerinin kapatıldığını, davacı şirket şimdilik davalı yandan 20.000,00 TL'nin tahsiline, toplam zararın tespitine, yargılama giderleri ve vekâlet ücyetinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... Belediyesi ve ilgili birimler başta olmak üzere Türkiye'de ki diğer belediyelere, inşaatlarda, park ve bahçeler de kullanılmak üzere önceden kalıba dökülmüş beton, çimento, suni taş mamullerinin imalatı, çimentodan, betondan veya suni taştan prefabrik yapı elemanları imalatlarını tedarik ettiğini, davacı şirketin söz konusu ürünlerin reklamını kendi sitesinde yapması gerekirken müvekkilinin internet sitesi olan www.... .com İnternet sitesinden yaptığını, davalı şirketin marka değerini, şirket yönetim bilgilerini, ... rögar kapakları davacı yanın kendi ürünüymüş gibi internet sitesinde yayınladığını, davalı yan gerek aynı iş kolunda gerek farklı iş kollarında onlarca firma ile bayilik sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin gelen bütün ihtarlara cevap verdiğini, davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirket davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1- 05/09/2007 tarihli "Satıcı Bayilik Sözleşmesi
2- Noter İhtarları
3- BA/BS formları
4- Mahkememizce alınan bilirkişi raporları
Mahkememizin ... Esas, 2017/110 Karar sayılı 15/02/2017 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne, Kâr mahrumiyeti alacağı 18.669,18 TL'nin dava tarihi 31/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak (talep gibi) reeskont faizle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verildiği, taraf vekillerince istinaf kanun yoluna götürülen hükmün, İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi'nin 2017/4901 Esas, 2020/1185 Karar sayılı 03/07/2020 günlü kararı ile; "Taraf vekillerinin istinaf başvurularının eksik inceleme nedeniyle kısmen kabulüne karar verilmekle, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İstinaf kararında belirtilen eksiklikler giderilerek yargılamaya devam olunmak üzere karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiği" belirtilerek kararımızın kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere iade edildiği ve davanın Mahkememizde ... Esas sırasına kaydı yapıldığı görülmüştür.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 07/09/2021 tarihli ek raporda özetle; Ek mali incelemeler; Kar mahrumiyetine ilişkin hesaplamalar; Davacının önceki Dönemdeki (2011 yılı) Satışlarına İlişkin Tespitler; Davacı tarafından sunulan 120.01.001 ... Hesabına ilişkin 2011 yılına ait kayıtlar içeriğinde ve davalının dosyada mevcut hesap dökümü içinde mevcut kayıtlar kapsamında, davacı tarafından davalı şirkete 2011 yılında toplam 541.999,49 TL tutarında fatura tanzim edildiği , KDV hariç tutarının 459.321,60 TL olduğu belirlenmiş olup, aylık ortalama gelirin 38.276,80 TL olduğunun hesaben belirlenmiş olduğu, ¸
Şirketin Gelir Tablosu Verileri; Kök raporda davacı tarafından sunulan 20l1 ve 2012 yıllarına ait gelir tablosu verileri kapsamında şirketin gelir - gider durumu ve faaliyet karının incelenmiş olup ,
¸
Şirketin sunulan gelir tabloları verileri kapsamında karlılık oranlarının aşağıdaki şekilde hesaplandığı,
¸
Kar Mahrumiyetine İlişkin Hesaplamaların; Davacının fesihten önceki yıl olan 2011 yılı ortalama satış tutarları ve şirketin mali tablolarında mevcut karlılık oranları uyarınca 1 aylık ve bir yıllık kar mahrumiyeti hesabının aşağıdaki şekilde hesaplanmış olduğunu, şirketin satış gelirlerinden, yapmaktan imtina edeceği Satılan mal maliyeti ve pazarlama satış dağıtımı giderleri düşümü neticesinde mahrum kalacağı 1 aylık kar mahrumiyetinin 17.098,25 TL ve 1 yıllık kar mahrumiyetinin 205.178,96 TL olarak hesaben belirlendiği,
¸
Sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 07/09/2021 tarihli 2. ek raporda özetle; istinaf kararı doğrultusunda taraflar arasındaki sözleşmenin 5.2.2 nolu maddesi hükmüne göre; davalının (kanaatine göre davacının da), sözleşme süresinin sona ermesinden 30 gün önce yazılı olarak fesih bildiriminde bulunmak suretiyle sözleşmeyi sona erdirebileceği, aksi takdirde sözleşmenin 1 yıl daha uzatılmış olacağı, taraflar arasındaki sözleşmenin, tarafların fesih bildiriminde bulunmamaları sebebiyle ve yıllık dönemler halinde uzatılmış olup, en son 1 yıllık sözleşme dönemi ise 05.09.2012 tarihinde sona ereceği, dolayısıyla, davalının sözleşmeyi sona erdirmek istemesi halinde, 05.08.2012 tarihinde davacıya ulaşacak (tebliğ edilecek) şekilde fesih bildiriminde bulunması gerektiği, Mahkemeye gönderilmiş olan fesih ihtarnamesi incelendiğinde, ihtarnamenin 06.08.2012 tarihinde keşide edildiği, davacıya 10.08.2021 tarihinde tebliğ edildiğinin görülmekte olduğu, dolayısıyla da, fesih bildiriminin davalı tarafından gecikmeli olarak keşide edildiği ve davalının bu gecikmesinden dolayı davacıya 5 gün gecikmeli olarak ulaştığının (tebliğ edildiği) anlaşılmakta olduğu, Bu durum karşısında, İstinaf Mahkemesinde sözü edilen, 5.2.2 maddesi gereğince 30 gün önce bildirim koşulunun yerine getirilip getirilmediği hususu incelendiğinde, davalının 30 gün önce bildirim koşulunu yerine getirmediği, bu nedenle de İstinaf Kararı uyarınca, sözleşmenin uzayan 1 yıllık dönemi için davacının mahrum kalmış olduğu kazanç nedeniyle uğramış olduğu zararın tazminini talebe hak kazanacağı hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu, Mahkemenin takdiri, sözleşmenin uzayan 1 yıllık dönemi için davacının mahrum kalmış olduğu kazanç nedeniyle uğramış olduğu zararın tazminini talebe hak kazanacağı yönünde olur ise; Ek Raporunda (sayfa 3'de) hesaplandığı üzere, davacı 1 yıllık uzayan dönem için mahrum kamış olduğu kazanç nedeniyle davalıdan 205.178,96 TL tutarında tazminat alacağına hak kazanacağı kanaatine varılmıştır.
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 18/09/2023 tarihli dava değeri artırım dilekçesinde özetle; daha önce belirsiz alacak olarak 20.000,00-TL olan talebini tamamlama harcı yatırılarak 205.178,96-TL’ye artıran işbu talep artırım dilekçesinin kabulü ile 205.178,96-TL mahrum kalınan kazançtan kaynaklı tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tazminine ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava hukuksal niteliği itibariyle, taraflar arasındaki 05/09/2007 tarihli tek satıcılık sözleşmesi niteliğindeki bayilik sözleşmesinin ihlali nedeniyle doğan kar mahrumiyeti zararının tazminine ilişkindir.
Uyuşmazlık ; Taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından feshinin haklı sebeplere dayanıp dayanmadığı ve fesih nedini ile davacının kar mahrumiyeti niteliğinde zararının doğup doğmadığı noktalarında toplandığı görüldü.
Taraflar arasındaki uyuşmazlıkla ilgili mahkememizin ...Esas...Karar sayılı dosyası ile yargılama yapılarak verilen hükmün istinaf edilmesi neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesinin 2017/4901 Esas, 2020/1185 Karar sayılı 03/07/2020 tarihli kararı ile verilen kaldırma kararı neticesinde dosya yeniden esasa kayıt yapılarak kaldırma kararı doğrultusunda , ihtarnamenin tebliğ şerhi ilgili noterden celp edilmiş, sözleşmenin 5.2.2 maddesi gereğince 30 gün önce bildirim koşulunun yerine getirilmediği görülmüş, dolayısı ile fesih bildirimi süresinde yapılmadığı anlaşıldığından bir yıllık süre gözetilerek önceki dönem satış rakamları üzerinden tarafların ticari defterleri inceletilmiş , sözleşme devam etseydi davacının ne kadar gelir elde edeceği konusunda rapor alınmış alınan rapora göre davacının erken fesih nedeni ile 205.178,96 TL kar mahrumiyeti alacağı hesaplandığı anlaşılmış, raporun denetime el verişli ve hükme esas alınabileceği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; İstinaf kaldırma kararında yapılan hukuki tespitte de belirtildiği üzere taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin tek satıcılık sözleşmesinin unsurlarını içerdiği, davalı tarafın, sözleşmeyi tek taraflı fesih hakkı bulunsa bile, feshin bildiriminin taraflar arasındaki sözleşme ile süre koşuluna bağlandığı davalının süre geçtikten sonra fesih bildiriminde bulunduğu dolayısı ile taraflar arsındaki sözleşmenin bir yıl daha uzadığı bu hali ile de davacının kar mahrumiyetinin uzayan süre üzerinden hesaplanması gerektiği, uzayan süre üzerinden hesaplama yapılması için bilirkişi heyetinden alınan raporda da davacının 205.178,96 TL kar mahrumiyeti alacağı hesaplandığı görüldüğünden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 205.178,96 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketinden tahsili ile davacı şirkete ödenmesine,
2-Karar ve ilam harcı 14.015,77-TL nin peşin alınan 3.504,55-TL den düşümü ile kalan 10.511,22-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 3.528,85-TL peşin, başvuru ve tamamlama harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 5.854,26-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 32.776,84-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.10/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
*5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*