T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/504 Esas
KARAR NO 2025/353
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:24/09/2020
KARAR TARİHİ:06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili kara yolu ile şehir içi ve şehirlerarası taşımacılığı yaparak taşımacılık ve lojistik alanında ticari faaliyetini sürdürdüğünü, müvekkili ticari faaliyeti kapsamında 3. Şahıs ... A.Ş.'nin ürettiği, sattığı ya da satın aldığı her türlü yassı çelik malzemesi ile diğer her türlü eşya ve yükün taşınması işini 20.01.2017 tarihinden itibaren yapmaya başladığını, taşıma işinde dışardan temin edilen başka nakliyecilere ait araçlar kullanıldığını, Dava dışı 3. şahısın taşımalarıyla ilgili olarak yolsuzluk yapıldığı söylentileri ve 11.09.2017 -12.09.2017 tarihli e-postalar üzerine davacı müvekkilinin yönetim kurulu 14,09.2017 tarihinde İç Denetim Müdürü ... ...'i konuyu araştırmak ve rapor hazırlamak üzere görevlendirdiğini, İç Denetim Müdürü ... ... tarafından hazırlanan 25.12.2017 tarihli değerlendirme raporuna göre davacı müvekkili şirketin 3 çalışanı ile davalı ... dahil 14 nakliyecinin; Ülkenin çeşitli kentlerine nakliye yapılmış gibi gerçekte yapılmayan işler için hayali sahte nakliye faturaları düzenledikleri; Faturaların ekine, ..." e ait iç taşımada kullanılan sevk irsaliyelerinin üzerine elle bir takım alıcı ünvanları ve adresler yazarak sevk irsaliyelerini de bozmak suretiyle nakliye yapılmış gibi gösterdikleri; ...'e ve ... Lojistik'e ait başka faturaların eki olan sevk irsaliyelerini fotokopi ile birden fazla çoğaltmak suretiyle gerçekte taşıma yapılmadığı halde taşıma yapılmış gibi düzenlenen navlun faturalarının ekine koydukları; Bir kısım faturaları ise sevk irsaliyesi dahi olmadan muhasebe kaydına işledikleri ve ödeme yaptıkları; Kiralık araçlar için aylık bir navlun bedeli ödendiği halde bu araçlarla ayrıca nakliye yapılmış gibi tekrar navlun faturaları düzenledikleri; Gerçek fiyatının üzerinde taksi fişi, kırtasiye malzemesi, şoförlerin yemek bedelleri gibi faturalar almak suretiyle şikayetçi müvekkili şirkete zarar verdikleri; Gerçeğe aykırı fatura ve sevk irsaliyelerini muhasebe kaydına işledikleri ve ödeme yaptıkları, şirketin kasasından veya banka hesabından nakliyecilere ödenen paraların bir kısmını şahsi banka hesaplarına havale veya şahsen elden nakit olarak geri aldıkları böylece haksız menfaat temin ettikleri; Şüphelilerin, bu yollarla şikayetçi müvekkili şirkete şimdilik tespit edilebildiği kadarıyla 2.102.283,00TL zarar verdiklerinin edildiğini, bu tespite göre, davacı müvekkilinin genel müdürü İlyas İleri, pazarlama müdürü ..., ... ... şubesi nakliyat sorumlusu ..., davalı ... ve diğer nakliyeciler Güveni Kötüye Kullanma (TCK md. 155), Resmi Belgede Sahtecilik (TCK md. 204, 210), Resmi Belgeyi Bozmak (TCK md. 205, 210) suçlarım işlediklerini, bu nedenle davacı müvekkilinin 3 çalışanı, davalı ... ve diğer nakliyeciler aleyhinde ... ... Cumhuriyet Savcılığına ... Soruşturma nolu dosya ile 05.01.2018 tarihinde şikayette bulunulduğunu, olayın ortaya çıkması üzerine davacı müvekkilinin çalışanları üyas İleri, ...' in iş akitlerine son verildiğini, davalı ... ile davacı müvekkili çalışanları ve diğer nakliyeciler yaptıkları iş nedeniyle güveni kötüye kullandıklarını, gerçek dışı fatura ve sevk irsaliyeleri düzenlediklerini, gerçek sevk irsaliyelerin ise üzerinde tahrifat yaparak kullandıklarını ve haksız menfaat elde ettiklerini, davacı müvekkili, gerçekte yapılmayan taşımalar için kesilen navlun faturalarına istinaden haksız olarak tahsil edilen bedeller nedeniyle davalıdan 287,295,26TL alacaklı olduğunu, davalı, 287,295,26TL cari hesap borcunu ödemediğini, bu nedenle .... İcra Müdürlüğünün 2019/... E sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, Davalı yetkiye, borca ve ferilerine itiraz ettiğini, takibi durdurduğunu, davalı borca itirazında taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığını kabul ettiğini, ayrıca taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı cari hesap, ticari defterler, ödeme belgeleri ve vergi dairesi kayıtlarıyla da sabit olduğunu, taraflar arasında taşıma ilişkisine istinaden hizmet alımı ve faturaya dayalı sözleşme ilişkisi mevcut olduğunu, İhtilaf konusu para alacağı olduğunu, para borçları alacaklının ikametgahında ödendiğini, cari hesap kayıtları ve ticari defterlerde daha önce kesilen fatura ve ödenen bedellerle sözleşme ilişkisi sabit olduğunu, TBK md. 89 (eski BK md. 73) gereğince borçlunun ediminin konusu para alacağı olup, alacaklının ikametgahında ödenmesi gereken bir borç olduğunu, beyan ederek; İtirazının iptali ile takibin devamına, Davalının 9020'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde belirtilen tüm faturalar öncelikle davacı tarafından kabul edildiğini ve itiraza uğramadığını, tüm faturalar davacı adına kesildiğini ve davacı tarafından da kabul edildiğini ve davacı da bu nakliye ücretini ve komisyonunu dava dışı şirketten aldığını, davacının, taşıma işlemlerinden kaynaklanan bir zararı ve alacağı söz konusu olmadığını, tüm faturalar hem davacı şirket hem de dava dışı şirketin tüm birimleri tarafından kontrol edilerek ödendiğini, piyasada kurumsal kimliği olan dava dışı şirket hiçbir karşılığı olmayan faturayı ödemesinin mümkün olmadığını, davacı, davalı müvekkili gibi aldığı nakliye işini birçok şirkete taşere ettiğini, bir sürü firma ile kira ilişkisi kuran davacının, soruşturma dosyasına konu edilen olaylarda İlgili sorumluluğu, ilgili kendi personeline ait olduğunu, davalıya ait tüm araçlar şehirlerarası taşımacılığa uygun ve tüm gerekli belgelere haiz araçlar olduğunu, ifadesine başvurulan firmanın eski yetkilisi konuya vakıf olmayıp, ifadeleri alacak meselesine açıklık getirmesi ve bu şekilde ispatı mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine, davacının % 20 den aşağı olmamak üzere niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, gerçek dışı fatura ve sevk irsaliyesi nedeniyle uğranılan zararın ve cari hesap alacağının tahsili istemi ile başlatılan icra takibine ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı-Takip alacaklısı 20.11.2019 tarihinde 287.295,26TL asıl alacağının tahsil tarihine kadar işleyecek yasal faizi, masraf, vekâlet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte tahsilini .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/41839E. sayılı dosyası ile talep etmiştir. Davacı takip alacaklısı takibe dayanak olarak 05.11.2019 tarihli cari hesap bakiyesini göstermiştir. Takip borçlusu yasal süresi içindeki itiraz dilekçesinde, borca, borç miktarına, işlemiş ve işlemiş faize, faiz oranına ve tüm ferileri ile birlikte takibe itiraz etmiştir. Yapılan itiraz üzerine takip durmuştur.
Bilirkişinin düzenlediği 08/01/2022 tarihli 8 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacının ibraz olunan elektronik ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin tam olduğu, ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfında olduğu, Davacının ticari defterlerine göre Davalının 20.11.2019 takip tarihi itibariyle kaydi olarak 287.295,26TL davacıya borçlu göründüğü, Davalının toplam tutarı 265.295,26TL olmak üzere 26 adet faturasının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davacının kaydi alacağının yukarıda listesi bulunan toplam tutarı 244.280,61TL olan davalı faturalarının düzeltme kaydı ila davalı hesabına borç olarak kaydedilmesinden, kalan 43.014,65TL'lik kısmının ise davalı hesabına borç kaydedilen akaryakıt dekontlarından kaynaklandığı, Davacının ticari defterlerindeki verilere ve dosyaya sunulu bilcümle bilgi ve beglere göre davacı kayden 287.295,26TL davalıdan alacaklı görünmekle birlikte söz konusu alacağın yukarıda listelenen toplamı 244.280,61TL olan 19 adet fatura içeriği taşıma hizmetinin davalı tarafından davacıya sağlanmadığı ibraz olunan dayanak taşıma evraklarının başkaca taşıma işlemlerinde de kullanıldığı, 43.014,65TL'lik davalı hesabına borç kaydedilen akaryakıt dekontlarının dayanaklandırılması gerektiği, bu nedenle davacını alacağının 244.280,61TL olabileceği, Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 20.11.2019 takip tarihi itibari ile avans oranının 418,25 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren 418,25 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişinin düzenlediği 23/12/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davacının ibraz olunan elektronik ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin tam olduğu, ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfında olduğu, Davacının ticari defterlerine göre Davalının 20.11.2019 takip tarihi itibariyle kaydi olarak 287.295,26TL davacıya borçlu göründüğü, Davalı vekili her ne kadar ticari defterlerinin incelenmesini talep etmiş ise de davacı ticari defter kayıtları, dosyaya sunulu ... ... Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan Sn. Bilirkişi S.M.M.M Bağımsız Denetçi ... tarafından tanzim olunan 10.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının ticari defter kayıtlı ile dava konusu maddi vakıa teyit edildiği, bunun yanında davalının ... ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyasındaki ifadesi de söz konusu durumu destekler nitelikte olduğu, Davalının adresi ... ... olduğundan tarafımca yerinde inceleme yapılamamış olduğu, ancak talimatla davalı defterlerinin incelenmesi Sayın Mahkemenizin takdirlerinde olduğu, Kök raporda arz ve izah olunan görüş ve kanaatlerin özü aynen muhafaza edilmekle birlikte ek rapor aşamasında sunulan akaryakıt dekontları ve kök raporda sehven yanlış tespit edilen tutarların düzeltilmesi sonucu davacının 287.295,26TL davalıdan alacaklı olabileceği ya da 287.295,26TL davacının zarara uğramış olabileceği, Her ne kadar savcılık soruşturmasında, usulsüzlüğün davacı şirket çalışan ve yetkilisi tarafından yapıldığı tespiti yapılmış ise de söz konusu alacak ya da zarardan mali/hukuki olarak davalının sorumlu olup olmadığı hukuki değerlendirme gerektirdiğinden Sayın Mahkemenizin takdirlerinde olduğu, Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 20.11.2019 takip tarihi itibari ile avans oranının 9018,25 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren 418,25 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişinin düzenlediği 27/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Açıklanan nedenlerle kök ve ek raporda arz ve izah olunan görüş ve kanaatleri değiştirecek mahiyette yeni bir bilgi ve belge olmadığından, kök raporda arz ve izah olunan görüş ve kanaatler .... ... Sulh Ceza Hakimliği'nin ... D. İş sayılı ve 22/03/2022 tarihli kararı içeriğindeki davalı beyanları ile sabit olduğundan kök rapordaki görüş ve kanaatin özü aynı perspektif ile aynen muhafaza edildiği, ancak Sayın Mahkemenin HMK 282 gereği bilirkişi görüşü ile bağlı olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafından yapılan iç denetim sonucunda davacı şirket çalışanı olan 3 kişi ile davalı dahil 14 nakliyecinin sahte fatura ve sevk irsaliyeleri ile davacıyı zarara uğrattıklarından bahisle davacının neden olduğu zararın tazminin talep edildiği, mahkememizce tarafların defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verildiği, davalı tarafça verilen kesin süre içerisinde mahkememize defter ve belge ibrazında bulunmadığından incelemenin davacı defter ve kayıtları üzerinden gerçekleştirildiği, davacının ibraz olunan elektronik ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin tam olduğu, ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfında olduğu, yapılan incelemede davalının takip tarihi itibariyle
287.295,26TL borcunun bulunduğu tespit edilmiş olup davalının ceza soruşturmasındaki ifadeleri nazara alınarak davacının zararına olacak şekilde sahte fatura tanzim edildiği, ... ... Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan mali bilirkişi ve Denetçi ... tarafından tanzim olunan 10.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının ticari defter kayıtları ile dava konusu maddi vakıanın teyit edildiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı her ne kadar icra inkar tazminatı talep etmiş ise de alacak likit olmayıp yargılama ile belirlendiğinden, davacının icra inkar tazminatı talebi reddedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına,
2-Alacak likit olmayıp yargılama ile belirlendiğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Kabul edilen 287.295,26 TL üzerinden hesaplanan 19.625,14 TL karar ve ilam harcından 3.469,81 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 16.155,33 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvuru harcı, 3.469,81 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.524,21 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 1.706,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 45.967,24-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır