T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/183 Esas
KARAR NO: 2024/539
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/03/2021
KARAR TARİHİ: 09/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın davalılar ile "..., ... ve ... Atıksu Arıtma Tesisleri İnşaatı İşi" kapsamındaki orta gerilim, alçak gerilim, otomasyon, trafo ve zayıf akım elektrik projelerinin hazırlanarak, elektrik özel şartnamesi, genel teknik şartname, elektrik tarifleri ve otomasyon tarifleri tablosunda belirtilen işlerin malzemeli olarak işverence belirlenen sürede yapımı ve iş bitiminde ... projelerinin çizimi kapsamında 06/01/2017 tarihinde sözleşme imzalandığını, müvekkilinin iş bu sözleşmenin alt yüklenicisi olduğunu, davalı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığının ise iş veren olduğunu, iş ortaklığının borçlarından ortaklığı oluşturan şirketlerinde sorumlu olması sebebiyle davanın ortaklığı oluşturan şirketlere karşı açıldığını, iş ortaklığının dava taraf ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin bu sözleşmeden kaynaklı fatura alacağını tahsil edemediğini, 06/01/2017 tarihli sözleşme konusu işte süre uzatımına gidildiğini ve müvekkilince sözleşmenin genel giderlerini 18/10/2019 tarihli fatura düzenleyerek istediğini ve faturanın 19/10/2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davalıların yasal süresi içinde faturaya itiraz etmediğini, müvekkilinin şirketin mailleri ile bu durumun defalarca yazılı olarak talep edildiğini ancak olumlu cevap alınamadığını, alacağın tahsili için müvekkilince öncelikle iş ortaklığı hakkında .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçilmiş ise de davalının borca ve yetkiye haksız itiraz ettiğini, dosyanın yetkili ... İcra Müdürlüğüne gönderildiğini ve 2019/... Esas sayılı dosyasıyla yapılan ödeme emrine borçlu iş ortaklığının aynı itirazlarda bulunduğunu, iş ortaklığını oluşturan her iki ortak şirket için .... İcra Dairesinin 2020/... Esas sayılı dosyası ile aynı alacağın tahsili için davalılar hakkında açıldığını ve davalıların borca haksız olarak itiraz edildiğini, davalı şirketlerin itiraz sebeplerinin haksız ve hukuka uygun olmadığını, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davanın kabulüne, icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının ek süre talebinin sözleşmeye aykırı şekilde gerçekleşmiş olup davacının gecikmesinde kusurlu olduğunu, davacı tarafın sunmuş olduğu "ek süre talebimizi içeren mail" başlıklı 3 nolu delili ve "ek süre talebimizi içeren mail eki" başlıklı 4 nolu delili incelendiğinde işin 01/09/2017 tarihinde teslim edilmesi ve sözleşmeye belirlenen hallerde isteyebileceği ek süre talebini en geç 5 gün içerisinde iş sahibine ulaştırmış olması gerekirken, ek süre talebi başlıklı yazının 28/12/2017 tarihinde yazıldığını, bunu ileten e-maillerinde 28/12/2017 ve 13/03/2018 tarihlerinde iletildiğinin görüldüğünü, dolayısıyla davacı tarafın ek süre talebini sözleşmeye uygun şekilde iletmediği, işi süresinde bitiremediği, ek süre talep etmekte gecikmiş olduğu ve gecikmesinde kusurlu bulunduğu nedenle bundan kaynaklanan zararını müvekkilinden talep edemeyeceğinin açık olduğunu, davacı tarafça belirtildiğinin aksine katibe konu 18/10/2019 tarihli faturanın usulüne uygun düzenlenmiş ya da müvekkiline tebliğ edilip kesinleşmiş olmadığını, bu nedenle iş ortaklığı usulüne uygun şekilde temerrüte düşürülmüş de olmadığını, bu nedenle temerrüt oluşmadığından faiz de talep edilemeyeceğini, sunulan kargo gönderi bilgilerini kabul etmediklerini, dava dilekçesine eklenen gönderi bilgileri evrakının bu faturaya ilişkin olduğunun belli olmadığını, davaya sunulan mutabakatın asılsız olduğunu, taraflar arasında böyle bir mutabakatnamenin söz konusu olmadığını, mutabakat talebinin dahi usulsüz olduğunu, kaldı ki bahsi geçen mutabakat talebinin usulüne uygun şekilde dahi gerçekleşmediğini, mutabakat talebinin sözleşme uyarınca belirlenen adreslere tebliğ edilmediğini, iş ortaklığının ortaklarından biri olan müvekkili şirkette bir dönem çalışmakta olan ... isimli bir çalışanın mail hesabına gönderildiğini, e-mailin gönderildiği 17/02/2020 tarihinde ise böyle bir çalışanın olmadığını, takibe konu faturanın gerçek bir alacağa dayanmamakta olup, faturanın nasıl bir alacağa dayandığının davacı yanca ispat edilmesinin gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının ek süre talebinin sözleşmeye aykırı şekilde gerçekleşmiş olup davacının gecikmesinde kusurlu olduğunu, davacı tarafın sunmuş olduğu "ek süre talebimizi içeren mail" başlıklı 3 nolu delili ve "ek süre talebimizi içeren mail eki" başlıklı 4 nolu delili incelendiğinde işin 01/09/2017 tarihinde teslim edilmesi ve sözleşmeye belirlenen hallerde isteyebileceği ek süre talebini en geç 5 gün içerisinde iş sahibine ulaştırmış olması gerekirken, ek süre talebi başlıklı yazının 28/12/2017 tarihinde yazıldığını, bunu ileten e-maillerinde 28/12/2017 ve 13/03/2018 tarihlerinde iletildiğinin görüldüğünü, dolayısıyla davacı tarafın ek süre talebini sözleşmeye uygun şekilde iletmediği, işi süresinde bitiremediği, ek süre talep etmekte gecikmiş olduğu ve gecikmesinde kusurlu bulunduğu nedenle bundan kaynaklanan zararını müvekkilinden talep edemeyeceğinin açık olduğunu, davacı tarafça belirtildiğinin aksine katibe konu 18/10/2019 tarihli faturanın usulüne uygun düzenlenmiş ya da müvekkiline tebliğ edilip kesinleşmiş olmadığını, bu nedenle iş ortaklığı usulüne uygun şekilde temerrüte düşürülmüş de olmadığını, bu nedenle temerrüt oluşmadığından faiz de talep edilemeyeceğini, sunulan kargo gönderi bilgilerini kabul etmediklerini, dava dilekçesine eklenen gönderi bilgileri evrakının bu faturaya ilişkin olduğunun belli olmadığını, davaya sunulan mutabakatın asılsız olduğunu, taraflar arasında böyle bir mutabakatnamenin söz konusu olmadığını, mutabakat talebinin dahi usulsüz olduğunu, kaldı ki bahsi geçen mutabakat talebinin usulüne uygun şekilde dahi gerçekleşmediğini, mutabakat talebinin sözleşme uyarınca belirlenen adreslere tebliğ edilmediğini, iş ortaklığının ortaklarından biri olan diğer davalı şirkette bir dönem çalışmakta olan bir çalışana, takibe konu faturanın gerçek bir alacağa dayanmamakta olup, faturanın nasıl bir alacağa dayandığının davacı yanca ispat edilmesinin gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER:
1-... İcra Dairesinin 2019/... Esas sayılı dosyası,
2-Hak ediş raporları,
3-Bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporları,
4-... Sosyal Güvenlik Merkezi ve ... Sosyal Güvenlik Merkezine yazılan müzekkere cevapları,
5-Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri,
6-06/01/2017 tarihli Alt Yüklenici Sözleşmesi,
7-.... İcra Dairesinin 2020/... Esas sayılı dosyası,
... İcra Dairesinin 2019/... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, davacının ... İcra Dairesinin 2019/... Esas sayılı takip dosyasında faturadan kaynaklanan 225.200,00-TL asıl alacak ve 2.526,56-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 227.726,56-TL takip yapıldığı, ödeme emrinin 05/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 05/12/2019 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu görülmüştür.
.... İcra Dairesinin 2020/... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, davacının .... İcra Dairesinin 2020/... Esas sayılı takip dosyasında faturadan kaynaklanan 225.200,00-TL asıl alacak olmak üzere takip yapıldığı, ödeme emrinin 15/01/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 15/01/2020 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu görülmüştür.
Mali Müşavir bilirkişi ... 'un 17/11/2021 tarihli talimat yolu ile aldırılan raporunda özetle; davacı tarafın 6102 sayılı TTK.'na göre tutulması zorunlu olan ticari defterlerinden elektronik ortamda tutulmuş olan 2019-2020 yıllarına ait yevmiye ve büyük defterlerin açılış ve kapanış beratlarının süresi içerisinde Gelir İdaresi Başkanlığına gönderilmiş olduğu, fiziki ortamda tutulmuş olan 2019-2020 yıllarına ait envanter defterlerinin Noterden açılış onaylarının süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, davacı tarafın 2019-2020 yıllarına ait ticari defterlerinin TTK'na göre usulüne uygun olarak tutulduğu, ticari defterlerdeki kayıtların birbirini doğruladığı, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, Davacı/Alacaklı tarafından davalı/borçlu adına düzenlenmiş olan icra takip konusu 18.10.2019 tarih ve SERİ A SIRA NO: ... faturanın AÇIKLAMA bölümünde: “..., ..., G. Gider Bedeli” ve Genel Toplamının: 225.200,00 TL tutarında açık fatura şeklinde olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinde, davacı ile davalı taraf arasındaki ticari ilişkinin ... SRI CARİ HESABINDA ve ... CARİ HESABINDA açık hesap olarak takip edildiği, ... CARİ HESABINDAKİ kayıtlara göre; davacı tarafından davalı tarafa düzenlenmiş icra takip konusu yapılmış olan 18.10.2019 Tarih Seri A Sıra ... numaralı “..., ..., ... G. Gider Bedeli” açıklamalı KDV dahil 225.200,00 TL tutarlı açık faturanın, davacı tarafın ticari defterlerinde 18.10.2019 Tarih ... yevmiye maddesinde kayıtlı olduğu, icra takip tarihi olan 28.11.2019 tarihi itibarıyla; davacı tarafın davalı taraftan 225.200,00-TL tutarında alacaklı olduğu şeklinde kayıt bulunduğu, 31.12.2020 tarihi itibarıyla; davacı tarafın davalı taraftan Türk Lirası cinsinden 1.235.186.76-TL tutarında, döviz cinsinden 109.998,14 EURO tutarında alacaklı olduğu şeklinde kayıt bulunduğu, ... CARİ HESABINDAKİ kayıtlara göre; icra takip tarihi olan 28.11.2019 tarihi itibarıyla; davacı tarafın davalı tarafa 556.364.,75 TL tutarında borçlu olduğu şeklinde kayıt bulunduğu, 31.12.2020 tarihi itibarıyla: davacı tarafın davalı tarafa Türk Lirası cinsinden herhangi bir borcunun bulunmadığı, döviz cinsinden 90.596,43 EURO tutarında borçlu olduğu şeklinde kayıt bulunduğu, davacı tarafın ticari defterlerindeki davalı tarafa ait ... Nolu-...- ... CARİ HESABINDAKİ kayıtların birleştirilmesinde; icra takip tarihi olan 28.11.2019 tarihi itibarıyla; davacı tarafın davalı tarafa (556.364,75-225.200,00)= 331.164,75 TL tutarında borçlu olduğu, 31,12.2020 tarihi itibarıyla; davacı tarafın davalı taraftan Türk Lirası cinsinden (1.235.186,76-0,00)= 1.235.186,76-TL tutarında, döviz cinsinden (109.998,14-90.596.43)= 19.401,71 EURO tutarında alacaklı olduğu, davacı tarafından davalı tarafa düzenlenmiş icra takip konusu yapılmış olan 18.10.2019 Tarih Seri A Sıra ... numaralı “..., ..., ... G. Gider Bedeli” açıklamalı KDV dahil 225.200,00 TL tutarlı açık faturanın, 18.10.2019 tarihinde davalı/borçlunun ... Mah. ... Sk.K ... No: ... -İstanbul adresinde gönderilmiş olduğu, 19.10.2019 tarih ve saat 11:58'de ... isimli kişiye teslim edilmiş olduğu, *Davacı tarafından davalı tarafa düzenlenmiş olan 18.10.2019 Tarih Seri A Sıra ... numaralı KDV dahil 225.200,00 TL tutarlı, fatura içeriği “..., ..., G. Gider Bedeli” şeklinde olup, söz konusu faturanın, davacı ve davalı taraf arasında düzenlenmiş olan sözleşmenin 19. maddesine göre düzenlenip düzenlenmediği ve sözleşmenin 19. maddesine göre de fatura bedelinden alacaklı olup olmayacağı konusundaki hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mali Müşavir bilirkişi ... 'un 05/01/2023 tarihli talimat yolu ile aldırılan raporunda özetle; gerek davalı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapmış olan bilirkişilerin tespitlerine göre ve davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazındaki yapılmış bulunan hatalı işlemlerin de sehven yapılmış olduğunun kabul edilmiş olduğu dikkate alınmak suretiyle, Kök Bilirkişi raporundaki ... ve ... nolu hesapların birleştirilmesi haricindeki tespitlerin aynen geçerli olduğu konusunda değerlendirilmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mali Müşavir ve Elektrik Mühendisi bilirkişilerin 22/08/2022 tarihli raporunda özetle; dosya mevcudu itibariyle, iş bu raporun "IX.) TESPİTLER" bölümünde açıklanan tespitler neticesinde, huzurdaki konu "ek süre yönünden" davacının bir alacağının olup olmadığının tespit edilmesine ve/veya bu hususta bir hesaplama yapılmasına ve/veya fatura içeriğinin doğruluğuna ve/veya fatura bedelinin talep edilip edilemeyeceğine ilişkin herhangi bir tespit yapılması imkanı bulunmadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mali Müşavir ve Elektrik Mühendisi bilirkişilerin 05/05/2023 tarihli ek raporunda özetle; taraflar arasında akdedilen 06/01/2017 tarihli Alt Yüklenici Sözleşmesi'nde yer alan düzenlemelere (dolayısıyla davacının belirttiği sözleşmenin 19. Maddesine de) kök raporda yer verilmiş olup, işbu sözleşmenin 19. Maddesinde süre uzatımı düzenlenmiş ve 19. Maddenin son paragrafında da alt yüklenicinin, süre uzatımından dolayı her ne ad altında olursa olsun bu Sözleşme’deki fiyatların değiştirilmesini isteyemeyeceği, zarar-ziyan talebinde bulunamayacağı, ancak uzatılan süre kadar genel gider (çalışanların maaşları, iaşe masrafları, konaklama masrafları vs.) talebinde bulunabileceği düzenlendiği, ... Sosyal Güvenlik Merkezi'nin Sayın Mahkemenize göndermiş olduğu 02.11.2022 tarih ve ... -... sayılı yazıda "...Müdürlüğümüzde bulunan davalı iş yerlerinde dava dışı ... isimli çalışanı bulunmamaktadır." belirtildiği ve işbu yazı ekinde de ortaklığın 2019/10. Ayına ait çalışanlarına ilişkin Aylık Prim Hizmet Belgesinin gönderilmiş olduğu; bu haliyle de ortaklığın çalışanı olmayan ... isimli şahsa yapılan tebligatın, ortaklığa (dolayısıyla davalılara) yapılmış olarak kabul edilip edilmeyeceğinin değerlendirmesinin Sayın Mahkemeniz takdirinde olduğu; kök raporda da belirtildiği üzere davalıların ortak oldukları iş ortaklığı ile davacı şirket arasında imzalanmış olan 02/09/2017 tarihli Zeyilnamede taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin "inşaat projelerinin gecikmesi ve hava şartlan nedeniyle 01/09/2017 tarihinde bitirilememiş olmasından dolayı, 31/05/2018 tarihine kadar süresi uzatıldığı" hususlarının taraflarca kabul edildiği; hak ediş raporları incelendiğinde, hakediş tutarlarının dizayn onayı, ekipman onayı, temin ve montaj, devreye alma gibi hizmetlerin bedelleri şeklinde ve taraflar arasında imzalanan sözleşme bedeline göre tanzim edildiklerinin görüldüğü; davacı şirket vekilince, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu faturanın kesilme sebebinin sözleşmenin 19. maddesine uygun olarak işin uzamasından kaynaklandığı; dolayısıyla hakediş raporlarının faturanın dayanağı olamayacağı gibi işin süresinin uzamasından kaynaklı işçilik ve ek maliyet kalemlerini içermediği, taleplerinin işin uzamasından kaynaklı maliyetlerinden dahi az olup bordrolar ile tamamen belgelenmesine rağmen davalılar tarafından kötü niyetli olarak yok sayıldığı, belirtildiği, konu ile ilgili olarak, huzurdaki davaya konu takibin “18/10/2019 fatura tarihli 21/10/2019 vade tarihli 225.200 TL tutarlı fatura 227.726,56 TL
” açıklamasıyla 225.200,00 TL asıl alacak (toplam alacak) için 09/01/2020 tarihinde başlatıldığı; davacı şirketin hesap mutabakatı hususunda sunduğu mailin tarihinin ise 17/01/2020 (yani takip tarihinden sonra olduğu) (sunulan mutabakat yazısında, davalıların ve/veya ortağı bulundukları iş ortaklığının "mutabık kalındığına ilişkin" herhangi bir kaşe/imzası, dolayısıyla da onayı bulunmamaktadır) hususlarının ve davacı vekilinin diğer beyanlarının değerlendirmesinin Sayın Mahkemeniz takdirinde olduğu; kök raporda davacı şirketin virman işlemi yaptığına ilişkin herhangi bir tespit yapılmadığı; talimat bilirkişi raporunda "davacı şirketin ... hesaplarda takip ettiği şirket ile ilgili olarak" bilirkişinin bu hesaplar arasında virman işlemi yapmış olmasının doğru bir tespit ve hesaplama/virman işlemi olarak kabul edilemediği belirtildiği, davalıların dilekçelerinde kök raporda yapılan tespitler ile ilgili olarak herhangi bir itiraza rastlanmadığı; tarafların kök rapora beyanlarının değerlendirmesinin Sayın Mahkemeniz takdirinde olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mali Müşavir ve Elektrik Mühendisi bilirkişilerin 05/05/2023 tarihli ikinci ek raporunda özetle; dosya mevcudu belgeler (davacı tarafın sunduğu bordrolar, ücret hesap pusulaları, işçilere ödenen ücretlere ilişkin dekontlar, banka kayıtları vs) incelendiğinde; sözleşme süresinin uzatıldığı 9 aylık sürede (01/09/2017-31/05/2018) davacının çalıştırdığı işçilere ödediği net ücretlerin aşağıdaki gibi olduğu tespit edildiği;
Sıra No: Ay/Yıl Çalıştırılan İşçi Sayısı İşçilere Ödenen Net Ücret Toplamı (TL)
1 2017/09 3 14.220,78
2 2017/10 3 13.973,82
3 2017/11 13 19.367,97
4 2017/12 4 15.912,20
5 2018/01 13 26.574,06
6 2019/02 19 28.069,55
7 2019/03 26 42.864,75
8 2019/04 24 48.300,71
9 2019/05 20 38.856,08
Toplam 248.139,92
Hakediş raporları incelendiğinde, hakediş tutarlarının dizayn onayı, ekipman onayı, temin ve montaj, devreye alma gibi hizmetlerin bedelleri şeklinde ve taraflar arasında imzalanan sözleşme bedeline göre tanzim edildikleri; uzatılan döneme ilişkin hakediş raporlarının da işçilere ödenen ücretleri ve diğer işçilik maliyetlerini (SGK primleri, işçilerin konaklama ve iaşe masrafları gibi) içermediği, görüldüğü, yukarıdaki tabloda da tespit edildiği üzere, sözleşme süresinin uzatıldığı 9 aylık dönemde, çalıştırılan işçilere 248.139,92 TL net ücret ödendiği, sadece işçilere ödenen bu ücretler, taraflar arasında uyuşmazlık konusu (takip konusu) fatura bedelinden fazla olduğu, takip konusu fatura (18/10/2019 tarih ... seri - sıra numaralı “..., ..., ... G.Gider Bedeli” açıklamalı KDV dahil 225.200,00 TL tutarlı faturanın birim fiyatı 220.000,00 TL olup, 40418 KDV (36.000,00 TL) dahil 236.000,00 TL ve 3/10 tevkifat tutarı hesaplanan KDV'den — (36.000,00 x 3/10 — 10.800,00) mahsup edildiğinde ödenecek(davalının ödemesi gereken) ödenecek fatura tutarının (KDV dahil) 225.200,00 TL olduğu; dolayısıyla, davacının tanzim ettiği faturanın birim fiyatının (220.000,00 TL) ve hatta ödenecek fatura tutarının (KDV dahil-225.200,00 TL), sözleşmenin uzadığı 9 aylık dönemde davacının işçilere ödediği net ücretten de (248,139,92 TL'den) düşük olduğu görüldüğü, tarafımızca tanzim edilen kök raporda davalıların ortağı bulundukları "iş ortaklığının” 2019-2020 yılları ticari defter kayıtlarında, takip konusu faturanın kayıtlı olmadığı ve tarafların ticari defter kayıtlarındaki tek uyuşmazlık konusunun da işbu fatura olduğu, tespit edildiği, tarafların defterlerinde hakediş bedelleri konusunda bir uyuşmazlık olmadığından ve hakediş raporları da işçilere ödenen ücretleri ve diğer işçilik maliyetlerini (SGK primleri, işçilerin konaklama ve iaşe masrafları gibi) içermediğinden, uzatılan döneme ilişkin olarak davacının işçilere ödediği net ücretin de altında bir tutar /birim fiyat üzerinden davalı adına tanzim ettiği takip konusu faturanın (dolayısıyla takip konusu asıl alacak tutarının) kabulü hususunda takdirin Sayın Mahkemede olduğu, takip konusu faturanın davalıya tebliğ edilip edilmediğine ilişkin önceki raporlarımızda yapılan tespitlerin işbu rapor itibariyle de aynen geçerli olduğu (yani söz konusu faturanın davalıya tebliğ edildiğine ilişkin açık bir tespit yapılamadığı; konu ile ilgili olarak ek-i raporda da belirtildiği üzere, davalıların ortak olduğu ortaklığın çalışanı olmayan ... isimli şahsa yapılan tebligatın, ortaklığa (dolayısıyla davalılara) yapılmış olarak kabul edilip edilmeyeceğinin değerlendirmesinin Sayın Mahkemeniz takdirinde olduğu tespit edilmiştir denilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesi kapsamında sözleşme süresinin uzamasından bahisle düzenlenen genel gider faturasından kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
TBK Madde 470; "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir."
TBK Madde 480; "Bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez.
Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Dürüstlük kurallarının gerektirdiği durumlarda yüklenici, ancak fesih hakkını kullanabilir.
Eser, öngörülenden az emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile işsahibi, belirlenen bedelin tamamını ödemekle yükümlüdür."
Taraflar arasındaki 06/01/2017 tarihli sözleşmenin 19. maddenin son cümlesi; "Alt yüklenici süre uzatımından dolayı her ne ad altında olursa olsun bu Sözleşmedeki fiyatların değiştirilmesini isteyemez, zarar ziyan talebinde bulunamaz. Ancak uzatılan süre kadar genel gider talebinde bulunabilir. (Çalışanların maaşları, iaşe masrafları, konaklama masrafları vs.)" şeklindedir.
Yasal ve sözleşmesel dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde;
Taraflar arasında 06/01/2017 tarihinde atık su arıtma tesisi inşaat işi ile ilgili sözleşme imzalandığı, aralarında adi ortaklık bulunan davalıların yüklenici, davacının ise alt yüklenici konumunda olduğu, sözleşmenin bir milyon Euro götürü bedel ile belirlendiği, 6. maddeye göre sözleşmenin teslim süresinin 01/09/2017 olduğu, 02/09/2017 tarihinde taraflar arasında zeyilname düzenlendiği, "inşaat projelerinin gecikmesi ve hava şartları nedeniyle" sözleşmenin 31/05/2018 tarihine kadar mutabakat ile uzatıldığı, 17/08/2018 tarihinde geçici kabul tutanağı düzenlendiği, 18/10/2019 tarihinde dava konusu faturanın düzenlendiği, 09/01/2020 tarihinde davacının davalılar aleyhine takip başlattığı görülmüştür.
Tarafların sözleşme süresini mutabık kalarak uzattığı, metin içeriğinden uzamaya neden olan olayın davacı alt yükleniciden sadır olduğuna dair bir iddia veya tespit bulunmadığı, hava şartlarında davacının kusuru olamayacağı, dolayısıyla süre uzatımında davacının doğrudan bir kusuru bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacının, dava konusu faturasının dayanağı süre uzatımına dayalı 19. maddedir. Buna göre davacı, götürü bedel değişmese de kendi kusuruyla sebep olmadığı süre uzamasından kaynaklı genel giderlerini davalı yükleniciden talep edebilecektir. Ancak sözleşmede bu kapsamda bir birim fiyat veya sınır belirlenmemiştir. Bu noktada tarafların iradesini yansıtan Çalışanların maaşları vs. şeklindeki örnekseme yol gösterici olacaktır. Genel gider bedeli iddiasının yapılan iş ve rayiç ile uyumlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekecektir. Bu kapsamda doğan alacağın nasıl hakediş veya faturaya konu edileceği de belirli değildir.
Davacı 2017/09 ve2018/5 ayları için 9 aylık gider talebinde bulunmuş ve bunu fatura etmiştir. 18/10/2019 ve 03/01/2019 tarihli maillerde davacı İşçi maaş ve SGK giderlerini 160.000,00 TL , iaşe ve konaklama masraflarını 40.000,00 TL olarak bildirilmiştir. Davacının uzama sürecinde 9 ay çalıştığı ve işi ilerlettiği, uzama süresinin kendi kusurundan kaynaklanmadığı, sözleşmeye göre uzamadan kaynaklı gider talebinin yerinde olduğu, 9 aylık sürede çalışan işçilerin maaş ve SGK primlerinin 160.000,00 TL'den fazla olduğunun rapor ile tespit edildiği, taraflar arasındaki mail yazışmaları ve davacının uzlaşma ile sonuç alamaması üzerine dava konusu alacağın hakedişlere dahil edilmeyip doğrudan fatura edilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği, talebin makul giderlere yönelik olduğu, iaşe ve konaklama yönündeki talep yönünden ise bunların davacı işveren tarafından salt davalı işini tamamlamak için sarf edildiği yönünde ispat bulunmadığı, belgelendirilmediği anlaşılmakla, 160.000,00 TL için %18 KDV ve 3/10 tevkifat tenzili gözetilerek 180.160,00 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir.
İcra inkar tazminatı yönünden; davacının alacağının varlığı ve miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği, davalılara ulaşan detaylı bir alacak hesabı bulunmadığından alacak tutarının likit olmadığı gözetilerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kötü Niyet Tazminatı yönünden; Kötüniyet tazminatı İİK 67/2 maddesinde düzenlenmiştir. İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca alacaklının kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Alacaklının icra takibini kötü niyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Bu yönde tespit veya ispat bulunmadığından yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 180.160,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin Reddine,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin Reddine,
3-Davalının yasal koşulları bulunmayan tazminat talebinin Reddine,
4-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 12.306,73-TL harçtan, peşin alınan 2.657,66-TL harç mahsup edilerek kalan 9.649,07-TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 2.657,66-TL peşin harç ve 59,30-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.716,96-TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 28.825,60-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.445,00-TL yargılama gideri kabul durumuna (%80) göre takdiren oranlayarak 5.156,00-TL'lik kısmının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı ... Merkezi İtalya Mersin Şubesi tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 130,00-TL yargılama gideri ret durumuna (%20) göre takdiren oranlayarak 26,00-TL'lik kısmının davacıdan tahsiliyle anılan davalıya verilmesine; arda kalan kısmın anılan davalı üzerinde bırakılmasına,
10-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 1.360,00-TL'nin Kabul-red oranına (%80 kabul) göre 1.088,00-TL'sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen, 272,00-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/09/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır