T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/228 Esas
KARAR NO :2025/181
DAVA:Sigorta (Yangın Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:17/09/2014
BİRLEŞEN ....ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN ...SAYILI DOSYASI
BİRLEŞEN DAVA
DAVA:Sigorta Rücuen Tazminat
DAVA TARİHİ:25/10/2013
KARAR TARİHİ:05/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Yangın Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; sigorta ettiren ... ... Limited Şirketi ile müvekkili arasında tanzim olunan Sınai Ticari Yangın Sigorta Poliçesi ile sigortalıya ait depolarda bulunan emtialarda oluşacak hasarların teminat altına alındığını, sigortalısı ile davalı ... ...A.Ş. arasındaki depolama sözleşmesi ile davalının sigortalıya ait tüm emtiaların güvenli olarak depolama hizmetlerini yapmakla yükümlü olduğunu, buna göre de sigortalının emtialarının Gebzedeki antrepoda muhafaza edildiği esnada 18/05/2012 tarihli yağmur yağışında deponun çatısının, çatıda bulunan yağmur suyu giderlerinin çalışmaması nedeniyle biriken yağmur suyundan ötürü çöktüğünü ve emtiaların ıslanarak hasarlandığını belirterek oluşan riziko nedeniyle sigortalısına ödenen tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalı saklayan şirketten ve mahkememizde birleşen .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...sayılı dosyası ile de depo binasının maliki ... ... İnşaat Taah. San. Tic. Ltd. Şti'den rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; olay günü meydana gelen yağışın mücbir sebeplerden kaynaklanması nedeniyle sorumluluklarının bulunmadığını, beklenmedik hal nedeniyle indirime de gidilmesi gerektiğini, çatı ve drenaj sistemi sorunlu ise bina malikinin sorumlu olması gerektiğini, kendilerinin de söz konusu depoda kiracı olduklarını, ayrıca depolama sözleşmesi uyarınca hasardan dolayı sorumluluğun 50.000,00 Euro ile sınırlı olduğunu, hasar gören emtialara ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleşen ....asliye Hukuk Mahkemesinin ...Sayılı
dosyasında davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;
müvekkilinin çökmenin yaşandığı deponun maliki olduğunu, çökmenin mücbir sebep ve beklenmeyen halden kaynaklanması nedeniyle sorumlu olmadıklarını, illiyet bağının bu nedenle kesildiğini, ancak aksi durumda bina yapımında kullanılan hammaddeleri, sistem ve malzemeleri üreten monte eden şirketlerin de sorumlu olacağını, ileride haksız çıkmaları halinde bu şirketlere rücu haklarının doğacağını, dolayısıyla davanın ihbarının gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkememizden verilen 01/03/2017 tarih ve ... sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 06/12/2018 tarihli 2018/1514 Esas, 2018/2156 Karar sayılı ilamı ile BOZULMAKLA, davalı vekilinin karar düzeltme talebinin ise Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22/02/2021 tarih ve 2021/1858 Esas 2021/1753 Karar sayılı ilamıyla REDDİNE karar verilmekle dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 06/12/2018 tarihli 2018/1514 Esas, 2018/2156 Karar sayılı ilamı gerekçesinde özetle; Hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçeli olduğunun kabulü gerekmiştir. Çünkü rapor, dava dışı sigortalı defter ve kayıtları, ekspertiz raporları, fotoğraflar ve tüm dosya kapsamına göre hazırlanmıştır. Raporun önceki tarihli düzenlenen raporların özellikle teknik kısımları yönünden herhangi bir farkı olmadığı gibi aksine detaylıdır. Tüm raporlarda tespit edilen eksiklikler ortak veya benzer nitelikte olduğu gibi diğer yandan mücbir sebep ve bina malikinin sorumluluğu zaten hakimin hukuki bilgisi ile çözmesi gerektiği konulardan olduğu gibi bilirkişi raporu bir takdiri delildir. Mahkemenin kabul ettiği bilirkişi raporu ile önceki bilirkişi raporları arasında teknik bilgiler yönünden çelişki olduğunu kabul etmek söz konusu olmayacaktır. Olaydan çok kısa süre sonrasında düzenlenen ... öğretim üyelerinin hazırladığı teknik raporda da aynı veya benzer eksikliklerin dile getirildiği görülmektedir. Dava dışı sigortalı şirket ile davalılardan ... ...A.Ş arasında depo yönetim sözleşmesi mevcuttur. Sözleşmede tarafların tüm edim ve sorumlulukları düzenlenmiştir. Hükme esas alınan kök ve ek raporda davalının sözleşme konusu edimlerini yerine getirmekte kusurlu eylemlerinin olduğu, kusurlu eylemleri neticesinde sigortalıya ait emtiaların zarar gördüğü, diğer yandan depo olarak kullanılan bina maliki davalı ... Lojistik...Ltd.Şti nin dava konusu taşınmazda ki eksiklikler nedeniyle zararın oluşmasına neden olduğu, mücbir sebep veya beklenmeyen durum olarak iddia edilen dolu ve aşırı yağışın mücbir sebep olmadığı, mücbir sebep kavramını bozan eksiklikler ve kusurlu eylemlerin bulunduğu, ilgili bölgede afet ilan edilmediği, geçmiş yıllarda benzer nitelikte yağışın gerçekleştiği, bu nedenlerle her iki davalının da söz konusu savunmalarının dosya kapsamına göre yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Diğer yandan her iki davalıda aynı olaydan ancak farklı sebeplerden dolayı zarar görene karşı müştereken ve müteselsilen sorumludur. 6098 sayılı TBK 61.maddede, birden çok kişinin birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağı düzenlenmiştir. Müteselsil sorumlulukta, borçlulardan her biri zarar görene karşı borcun kendine düşen payı kadar değil borcun tamamından sorumludur. Ancak TBK 62. maddede düzenlendiği üzere, iç ilişkide kendi payından fazlasını ödeyen kişi bu fazla ödemesi için diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahiptir. Bu düzenlemeler ve her iki davalının müteselsil sorumlu olmaları nedeniyle tazminata ilişkin hükümde her bir davalı için kusura göre tazminata karar verilemeyeceğinden buna dair istinaf nedenleri de yerinde değildir. Birleşen dava yönünden dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmemesi, dilekçe teatilerine ilişkin usulü eksiklikler istinaf nedenleri arasında sayılmışsa da, birleşen dosya davalısının davaya karşı cevap dilekçesini dosyaya ibraz etmesi, tarafların tamamının dosya hakkında bilgi sahibi olup savunmalarını yapmış bulunmaları, iddia edilen usulü eksiklikler konusunda herhangi bir hak kaybının bulunmaması ve özellikle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 30. maddede düzenlenen usul ekonomisi kuralı gereğince dosyanın geçirmiş olduğu safahat da dikkate alındığında geriye dönük olarak eksik hususların tekrar edilmesinin sonuca etkili olmayacağı kanaatine varıldığından sırf bu konularda hükmün kaldırılmasına gerek duyulmamıştır. 6102 sayılı 1472. maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği düzenlenmiştir. Davacı sigorta şirketinin, yasal düzenleme kapsamında rücuen tazminat hakkının subuta erdiği, zarar miktarını sigortalının ticari defter ve kayıtları ile örtüştüğü ve mahkemenin buna ilişkin kararının yerinde olduğu her iki davalının ise istinaf başvurusunun yerinde olmadığı kanaatine ulaşıldığından istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. Davada yalnızca ihbar olunan sıfatı ile yer alan ... Sanayi Ve Tic .A.Ş nin istinaf başvurusunun ise, davanın tarafı olmaması, aleyhine bir hüküm kurulmaması nedeniyle reddine dair karar verilmesi gerekmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22/02/2021 tarih ve 2021/1858 Esas 2021/1753 Karar sayılı ilamı gerekçesinde özetle; Bölge adliye mahkemelerinin 20/07/2016 tarihinde tüm yurtta göreve başlayacağı 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiğinden, bu tarihten sonra verilen kararlar hakkında 6100 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümleri uygulanacaktır. 6100 sayılı Kanunun 341 ila 381. maddelerinde istinaf, temyiz ve yargılamanın iadesi kanun yollarına yer verilmiş, 1086 sayılı HUMK döneminde tanınmış olan karar düzeltme yoluna yer verilmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi üzerine Dairemizce verilen kararlar aleyhine karar düzeltme yoluna gidilmesi mümkün olmadığından, bu yöndeki dilekçenin reddine karar vermek gerekmiştir.
DELİLLER
1-Bilirkişi Raporları.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen 09.05.2022 tarihli raporda özetle; Asıl davanın davalısı olan ... Şirketi ile davacının sigortalısı (... Şirketi) arasında 01.04.2011 tarihli “depo yönetim sözleşmesi” yapılmış olup, bu sözleşmenin 13.2 maddesinde, “...’nin (davalı ...) yükümlülükleri ve bu sözleşmeden doğan tüm sorumluluğu (kayıplarla ilgili olmak kaydıyla stok kayıp tolerans seviyesini aştıktan sonra), diğer taraftan kusurlu eylemleri neticesinde yol açtığı her türlü kayıp ve hasarı ile ilgili ...’a (davacı sigortalısı) olan ikame (...’nin kendi ürettiği ürünler için üretim maliyeti, satın aldığı ürünler için üretim ve nakliye maliyeti) bedeli uyarınca hesaplanan son stok değerini aşmaması şartıyla, her bir olay ile ilgili olarak en fazla Euro 50.000 ve yıllık toplamda Euro 400.000 ile sınırla tutulacaktır …” hükmüne yer verilmiştir.
Kanaatimizce bu hüküm açık olarak kaleme alınmamış bir hükümdür. Bu hükümden çıkarabildiğimiz anlama göre; davalı ... Şirketi’nin, kendi kusuru ile hasarlanacak olan ... Şirketi’nin (davacının sigortalısının) depoda bulunan mallarından dolayı davacıya karşı olan sorumluluğu 50.000 Euro ile sınırlanmışsa da; …….son stok değerini aşmaması şartına bağlı olarak sınırlanmıştır. Dolayısıyla ……son stok değerini aşması halinde, bu sınırlama söz konusu olmaksızın, davalı/... Şirketi ... Şirketi’nin (davacının sigortalısının) depodaki mallarının uğramış olduğu hasardan sorumlu olacaktır; yani bu durumda hasarın tamamından sorumlu olacaktır. Diğer bir ifadeyle; davalı ... Şirketi kural olarak, davacının sigortalısının (... Şirketi’nin) depodaki mallarının uğradığı zararın sadece 50.000 Euro’luk kısmından sorumlu olacaktır. Fakat, söz konusu hükümde sözü edilen “….son stok değerini aşması” şartının gerçekleşmesi halinde davalı ... Şirketi, davacının sigortalısının uğradığı zararın tamamından, somut olayda 59.000 Euro’luk zarar tutarının tamamından sorumlu olacaktır. İşbu bu şartın (olumsuz şartın) gerçekleştiğini ispat etme yükümlülüğü ise, kanaatimizce davacıya ait olacaktır. Davacı bu şartın gerçekleştiğini ispat edemediği takdirde, davalı/... Şirketi, dava konusu olayda, davacıya sadece 50.000 Euro’nun TL karşılığını ödemekle yükümlü olacaktır. Takdiri tamamen Mahkemeye aittir.
Bu hüküm, açık olarak kaleme alınmamış olup, son derece teknik ifadeler içeren bir hüküm niteliğindedir. Teknik ifadeler içeren bu hükümde yer alan “….son stok değerini aşmaması şartı” ifadesi ile teknik olarak neyin kastedildiği hususu kurulumuzun uzmanlık dışında olduğundan, bu şart ile teknik olarak neyin kastedildiği hususu kurulumuzca anlaşılabilmiş değildir. Bu nedenle, bu hüküm ile teknik olarak neyin kastedilmiş olduğunun ve hükümde sözü edilen olumsuz şartın somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin (davacının bu şartın gerçekleştiğini ispat edip edemediğinin) tespiti için DEPOLAMA SEKTÖRÜNDE uzman bir bilirkişinin görüşünün alınmasının uygun olacağı hususunda takdir Mahkemeye ait olduğu bildirildiği görülmüştür.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 18.12.2022 tarihli raporda özetle; Dava dosyası ve eklerinde yapılan ayrıntılı inceleme sonunda depolama hizmetini gerçekleştirirken kusurlu bulunan davalı ... ...A.Ş’nin davacı ... Sigorta A.Ş’ye karşı 59927,99 Euro karşılığı 141034,53 Türk Lirası tazminat yükümlülüğü bulunduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 13.03.2024 tarihli raporda özetle; Davalı depo işletmecisi ... ...A.Ş. firması dava dışı ... ISI SAN. TİC, LTD. ŞTİ. arasında 01.04.2011 tarihinde “Depo Yönetim Sözleşmesi” imzalandığı,
Depo Yönetim Sözleşmesi sözleşmenin 13.2. maddesinde "...' nin (davalımız ...) yükümlülükleri ve bu sözleşmeden doğan tüm sorumluluğu (kayıplarla ilgili olmak kaydıyla stok kayıp tolerans seviyesini aştıktan sonra), diğer taraftan kusurlu eylemleri neticesinde yol açtığı her türlü ürün kayıp ve hasarı ile ilgili olarak ...' a (davacı sigortalısı) olan ikame (...' nin kendi ürettiği ürünler için üretim maliyeti, satın aldığı ürünler için, üretim ve nakliye maliyeti) bedeli uyarınca hesaplanan stok değerini aşmaması şartıyla, her bir olay ile ilgili olarak en fazla 50.000 EURO ile sınırlı tutulacaktır, maddesi olduğu, Davaya konu hasar için hesaplamak için davalı taraftan ve ihbar olunan ... ISI SAN. TİC. LTD. ŞTİ.” lerinden davalıların ödeyeceği tazminat toplamını hesaplayabilmek için gerekli olan toplam ikame değeri ve yıllık toplam stoklanan ürün değeri bilgileri verilemediğinden stok kayıt tolerans seviyesinin belirlenemediği, buna bağlı olarak davalıların ödeyeceği toplam tazminat miktarının sözleşme gereği her bir olay ile ilgili olarak en fazla 50.000 EURO ile sınırlı tutulup tutulamayacağının tespit edilemediği, Davalıların ödeyeceği tazminat tutarının; ... ... Ltd. Şti. Tarafından 28.01.2013 tarihinde hazırlanan ... numaralı ekspertiz raporunda ... Isı Sanayi Ltd. Şti.'ne ait hasar gören 107 kalem ürün için tespit ettiği 59.927,99 EURO tutarının mı, sözleşme gereği her bir olay ile ilgili olarak en fazla 50.000 EURO ile sınırlı tutulup 50.000,00 Euro mu ödeyeceğinin taktirinin Sayın mahkemeye ait olduğu, Davaya konu hasarın meydana geldiği 18.05.2012 tarihinde Euro Döviz Satış Kuru Merkez Bankası verilerine ve 28.01.2013 tarihinde hazırlanan ... ... Ltd. Şti. tarafından | Euro: 2,3270 TL olarak belirlenmiştir. Hasarın meydana geldiği 18.05.2012 tarihinde;
59.927,99 Euro * 2,3270 : 139.452,43 TL
50.000,00 Euro * 2,3270 : 116.350,00 TL
Davacının dava dilekçesinde H.E.D : 59.927,99 Euro * 2,3534 : 141.034,53 TL
Davalıların ödeyeceği tazminat tutarı konusunda taktir Sayın Mahkemenin taktirinde olduğu, Davaya konu hasarla ilgili olarak 25.05.2015 tarihinde alınan bilirkişi heyet raporu sonuç bölümünde davalıların sorumluluk oranları; ... Lojistik Hizm. A.Ş. % 35 oranında, ... Lojistik Hizm. İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. % 65 oranında kusurlu bulundukları ve kusurları oranında sorumlu bulundukları kanaatine varıldığı, Sayın Mahkemenin ve Sayın Yargıtay'ın meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu olan davalıların zararın tamamından sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığına karar verdiği, Davacı sigortalısı ile davalı arasında döviz cinsinden borç doğumuna yol açacak bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı; olay tarihi (davalının sorumluluğunun doğduğu tarih) itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 58. maddesindeki bina malikinin sorumluluğu kuralları gereği davalının zarardan sorumlu olduğu dikkate alınarak; sorumlu olunan miktarın Türk Lirası cinsinden hüküm altına alınması gerektiği gözetilmediğinden döviz cinsi tazminat ödenemeyeceğine kararını verdiği, bildirilmiştir.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen 06/12/2024 tarihli ek raporda özetle; Davaya konu edilen hasarın hesaplanabilmesi açısından stok kayıt tolerans seviyesinin belirlenebilmesi için gerekli olan depolanan ürünlerin toplam ikame değeri ve yıllık toplam stoklanan ürün değeri bilgilerini sunmaları için davacı ... sigorta davalı ... ...A.Ş ile ihbar olunan ... Isı San. Tic. Ltd. Şti'ye iki haftalık kesin süre verilmesine (Süresinde verilmediği taktirde mevcut hali ile rapor tanzim edileceğinin ihtarına) “ karar verilmişti. Ancak işbu karar sonrası mahkemeniz dosyasına yeni bir bilgi sunulmadığını, Kurulumuz, davalıların ödeyeceği tazminat tutarının; ... ... Ltd. Şti. tarafından 28.01.2013 tarihinde hazırlanan ... numaralı ekspertiz raporunda ... A.Ş.'ne ait hasar gören 59 kalem ürün için tespit ettiği 70.590,53 EURO tutarının mı, sözleşme gereği her bir olay ile ilgili olarak en fazla 50.000 EURO ile sınırlı tutulup 50.000,00 Euro mu ödeyeceğinin taktirinin Sayın mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava hasar ödemesi nedeni ile sigortacının halefiyeti gereğince açılan rücuen tazminat davasıdır.
Türk Ticaret Kanunu 1472. maddesinde"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.
(2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." hükmüne yer vermiştir.
Uyuşmazlık; davacı sigorta şirketine sigortalı depoda bulunan emtiların 18/05/2012 tarihinde meydana gelen yağış esnasında çatıda bulunan yağmur giderlerinin çalışmadığı iddiasıyla yağmur suyu sebebi ile çatının çökmesi ile sigortalının emtialarının ıslanarak zarar gördüğü, buna karşılık hasar sebebiyle tazminatın sigortalısına ödenerek tazmin edilen bu miktarın sigortalı Vailand ile davalı arasında yapılan depo yönetim sözleşmesi kapsamında depolama yönetim hizmetlerini emniyetli şekilde sağlama yükümlülüğü bulunan davalıdan rücuen tazmini talebini içermektedir.
Tarafların bildirdiği ve davada ileri sürülen vakaların ispatı için delil olarak gösterilen, davalı ... ...Anonim Şirketi ile davacının sigortalısı ... Isı San.ve Tic.ltd.şti. arasında kurulan depo yönetim sözleşmesinin davacı sigorta şirketi ile sigortalısı arasında kurulan sınai yangın sigorta poliçesinin,, Depo edilen emtiaya ilişkin faturalar ile stok kayıtlarının, hasara ilişkin eksper raporunun, davacı sigorta şirketinin davalı ... ...Anonim Şirketine düzenlediği ihtarın, Depoya ilişkin mimari projeleri ile yapı inşa ruhsatının, depoya ilişkin yapı kullanım ruhsatı ile itfaiye raporunun dosyaya sunulduğu görüldü
Dava konusu edilen çatı çökmesi nedeni ile davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... Isı San.ve Tic.ltd.şti. ile davalı arasında kurulan depo yönetim sözleşmesi ve birleşen davada davalının yapı sahibi olması kapsamında, İhbar olunan ... Isı San.ve Tic.ltd.Şirketinin doğan zararından davalıların sorumlu bulunup bulunmadığı çatının çökmesine kusur durumunun kimlerde ve dağılımının nasıl olduğu, bozma kararında belirtilen ... Isı San.Tic. Ltd şirketinin kendi ürettiği mallar yönündün üretim maliyeti satın aldığı ürünler için satım ve nakliye maliyeti baz alınarak ve stok kayıp tolerans aralığı da gözetilerek, davacı sigorta şirketinin sigortalısı İhbar olunan ... Isı San.ve Tic.ltd. Şirketinin doğan zararının ne kadar olduğu ve davacının davalılardan talep edebileceği rücuen tazminat tutarının ne kadar olduğunun asıl ve birleşen davalılar yönünden tespiti için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetinin dosyaya sundukları raporların denetime el verişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; Taraflar arasındaki uyuşmazlık nedeni ile mahkememizin 2014/831 Esas 2017/182 Karar sayılı dosyasından yargılıma yapılmış yapılan yargılama neticesinde verelen hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/623 Esas 2020/3739 Karar sayılı dosyasından verilen bozma kararı doğrultusunda dosyanın yeniden esasa kaydı yapılmıştır. Davacı sigorta şirketinin sigortalısı ihbar olunan ... Isı San.ve Tic.ltd. Şirketi ile asıl davanın davalısı ... ...Anonim Şirketi arasında depo yönetim sözleşmesi kurulduğu ve söz konusu sözleşmeye göre davlı ... ...Anonim Şirketinin birleşen davanın davalısı antrepo maliki ... ... İnşaat Taahhüt San Tic Ltd Şirketinden kiralanan antrepoda ihbar olunan ... Isı San.ve Tic.ltd. Şirketine ait emtianın depolandığı, söz konusu deponun çatısının çökmesi nedeni ile davacının sigortalısı ihbar olunan ... Isı San.ve Tic.ltd. Şirketine ait ticari emtianın hasar gördüğü ve oluşan hasar nedeni ile davacı sigorta şirketinin hasar bedelini sigortalısı ihbar olunan ... Isı San.ve Tic.ltd. Şirketine ödediği uyuşmazlık dışıdır. Asıl davanın davalısının sorumluluğu sözleşme sorumluluğuna dayanmakta olup davalı sözleşme ile davacının sigortalısının ticari emtiasını sözleşeme hükümleri doğrultusunda saklama edimini üstlenmiş birleşen davada davanın sorumluluğu ise kusursuz sorumluluk hallerinden olan bina sahibinin sorumluluğuna dayanmaktadır.
Deponun bulunduğu yerde keşfen inceleme yapılarak binanın çatı ve drenaj sisteminin ayıplı olup olmadığı, herhangi bir ayıp bulunmaması halinde 18/05/2012 tarihindeki günlük yağış miktarına göre yoğun yağış nedeniyle elde olmayan mücbir sebep veya beklenmedik durum nedeniyle mi çatının çökmüş olabileceğinin dolayısı ile kusur ve illiyet bağı ile hasarın tespiti amacıyla olayın vuku bulduğu Gebze mahkemelerine talimat yazılmış, yapılan keşif sonrasında aldırılan teknik raporda, davaya konu taşınmazın çatısının bir hayli geniş olmasına rağmen tek tarafa %1 eğim verilmek suretiyle biriken yağmur sularının tahliyesinin sağlanmaya çalışıldığı, drenaj bölgesinde toplanan yağışın yükün misli ile artmasına neden olduğu, delilklerin tahliyede yetersiz kaldığı İnşaat aşamasında depo zemininde su birikimini engelleyecek ve birikmiş suyun doğru bir şekilde tahliyesi için de yapıya uygun sistem dizayn edilmediği sıvının tahliye deliklerine ulaşması için gerekli sürenin de göz ardı edildiği, bundan kaynaklı olarak ta olayın vuku bulduğu çatıda tek bir yöne doğru eğim bulunduğundan yağmur sularının tek tarafa yüklenmesine, bu durum ise, yağış yükünün tek bir noktada birleşmesine ve doğal olarak geç tahliye ya da tıkanmaya sebebiyet verdiği bu durumda da, çatıdaki hasarın ani bastıran dolu yağışı ve arkasından gelen sağanak yağışın sifonik sistemi ve taşkanları yetersiz hale getirmesi nedeniyle çatı yüklerinin projedeki yüklerin çok üstüne çıkması, aşırı zorlanan çatı sisteminin fazla sehim yapmasına göre eğilme, burulma, kesme kopma hasarları ile birlikte Çatıdaki 2. Blokta 2 farklı yerde ve 3. bloktaki bir bölgede çökmeler oluştuğu tespit edilmiş, söz konusu çökmeden kaynaklı olarak çatıda biriken dolu kar yağmur sularının bina içine girmesi ile binada bulunan malzemelerin hasara uğradığı tespit edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlere göre, Sifonik sistemlerin yağmur suyu drenaj sisteminde vakum etkisiyle sistemin tamamen yağmur suyu ile dolarak çalışmasıyla sağlandığı, sifonik yağmur suyu boşaltım sistemleri eğime gerek duymadan suyu tahliye edebildiği, ancak her bölgenin yağış oranları aynı olmayacağından aynı ölçüde binalar olsa dahi bulunduğu bölgenin coğrafi koşullarına nazaran farklı hesaplamalar yapılmasın zorunlu olduğu, özellikle eğimsiz çatılar için geliştirilen ve su birikintisi olmadan tahliye eden sifonik sistemlerin meteoroloji müdürlüğünden alınacak standart zamanlarda görülen en yüksek yağış değeri raporlarına dayalı olarak 100 yıl içinde sadece 5 dakikalık zaman zarfında görülen en yüksek yağış miktarı baz alınarak çatı hesabının yapılması zorunlu olduğu tespiti yapılmıştır. Olayın meydana geldiği deponun çatısının diğer raporlarda genel standartlara uygun olarak yapıldığı belirtilmiş ve davalı vekilince ısrarla savunulmuşsa da, farklı yağış alan bölgeler için aynı değerin değil meteoroloji müdürlüğünden temin edilecek olan binanın bulunduğu coğrafi bölgede tespit edilmiş en yüksek yağış değerlerine göre en kötü senaryo hesap edilerek hesaplamaların ve tasarlamanın yapılması gerektiği halde, somut uyuşmazlıkta tespit edilen azami yağış miktarı 1982 ile 2014 yılları arasında gözlenen mayıs ayı maximum yağış miktarları mukayese edildiğinde olay günü yağan miktardan daha önce defalarca fazlasının o bölgede yağdığı sabit olduğu, dolu maddesinin tahliye deliğine gidene kadarki erime süresi yönünden yapılan incelemede, mayıs ayındaki erimenin ocak ve şubat ayındaki erime oranına ve süresine göre daha çabuk olacağı, yani dolu parçacıklarının havanın sıcaklığına bağlı olarak kış mevsimine nazaran mayıs ayında çok daha hızlı bir şekilde eriyerek sıvılaşacağından somut olaydaki dolu yağışı mücbir sebep olarak nitelendirilemeyecektir.
Bilirkişinin yaptığı tespitler doğrultusunda çatı hesabı yapılırken eğim verilen bölgedeki tahliye kesitinin diğer kesitlere göre daha fazla sıvıya maruz kalacağının gözetilerek sifonik sistemin buna göre yapılması gerektiği halde, sifonik sistemin tıkanma ihtimaline binaen suyun mutlak tahliyesi için uygun yedek deşarj sistemlerinin planlanmadığı, taşkın deliklerine yeterli önem verilmediği, dolu yağışı ve aşırı yağış doğal afet olarak nitelendirilse dahi, bina yapımından kaynaklı eksiklikler ve ihmaller zincirinin hasarın doğumundaki esas sebep olduğu görülmüştür.
Bilindiği gibi mücbir sebep için beklenmeyen, öngörülemeyen ve tahmin edilemeyen, öngörülse dahi alınabilecek tedbirlerle özen yükümlülüğünü aşar nitelikte olahanüstü cereyan eden bir olay olması gerekli olup bu nedenle davalıların mücbir sebep savunmalarına itibar edilmemiştir. Netice itibari ile kusur yönünden yapılan değerlendirmede Bilimsel gerçekliğe ve bölgenin bulunduğu yer şartlarına uygun meteorolojiden gelen bilimsel veriler ışığında yapılan teknik incelemede binadaki sifonik su tahliyesi sistemlerinin bölgenin coğrafi yağış özellikleri göz önüne alınmadan dizayn edildiği, yapılan yedek deşarj sisteminin yetersiz olduğu, meteoroloji genel müdürlüğünün istatistiksel verilerinin nazara alınmadığı, bina malikinin ve saklama yükümlüsü olan şirketin ağır kusurunun söz konusu olduğu, dolayısıyla da kazanın mücbir sebepten değil çatıdaki teknik sorunlardan kaynaklandığı görülmüştür. Yukarıda izah edilen nedenlerle zarar gören emtialardan ötürü bina maliki ... ...İnş. Taahhüt San. Ltd. Şti.'nin TBK'nın 69. maddesi uyarınca %65 oranında kusurlu olluduğu, dava dışı sigortalı ile davalı ... şirketi arasındaki saklama sözleşmesi uyarınca emanet alan depo şirketinin bina seçiminde ve bakımında gerekli ihtimam ve özeni göstermekle yükümlü olup, antrepoculuğu meslek edinen bir şirketin basiretli bir tacir gibi hareket ederek çalışacağı binayı ve risk analizlerini doğru tespit etmesi, binayı kiralamadan evvel gerekli teknik ölçümlemelerin ve en kötü senaryoların teknik uzmanlarca hesaba katılması ve analiz edilmesi gerektiği halde üzerine düşen edimi yerine getirmediği bu nedenlerle emtianın hasarlanmasında da gerekli tedbirleri almadığı anlaşılan ve depo işleteni olan davalılardan ... Lojistik Hiz. A.Ş.'nin de %35 oranında kusurlu bulunduğu görülmüş ise de kusur oranları kendi aralarındaki iç ilişkiyi ilgilendireceği davalıların davacının sigortalısına karşı müteselsilen sorumlu olduklarından her iki davalıda davacıya karşı borcun tamamından sorumlu oldukları anlaşılmıştır.
Hasar yönünden yapılan değerlendirmede ise, gerek asıl davada sözleşme sorumluluğu kapsamında gerekse birleşen davada bina sahibinin sorumluluğu kapsamında zararın ispatı yükü davacı sigorta şirketinin üzerinde olduğu dikkate alınarak davaya konu edilen hasarın hesaplanabilmesi açısından stok kayıt tolerans seviyesinin belirlenebilmesi için gerekli olan depolanan ürünlerin toplam ikame değeri ve yıllık toplam stoklanan ürün değeri bilgilerini sunmaları için davacı ... sigorta ile ihbar olunan ... Isı San. Tic. Ltd. Şirketine ihtar edilerek iki haftalık kesin süre verilmiş, verilen süreye rağmen davacı taraf zararın hesaplanması için gerekli olan bilgi ve belgeleri sunmadıkları görülmüştür. Taraflar arasındaki Depo Yönetim Sözleşmesi sözleşmenin 13.2. maddesinde "...' nin (davalı ...) yükümlülükleri ve bu sözleşmeden doğan tüm sorumluluğu (kayıplarla ilgili olmak kaydıyla stok kayıp tolerans seviyesini aştıktan sonra), diğer taraftan kusurlu eylemleri neticesinde yol açtığı her türlü ürün kayıp ve hasarı ile ilgili olarak ...' a (davacı sigortalısı) olan ikame (...' nin kendi ürettiği ürünler için üretim maliyeti, satın aldığı ürünler için, üretim ve nakliye maliyeti) bedeli uyarınca hesaplanan stok değerini aşmaması şartıyla, her bir olay ile ilgili olarak en fazla 50.000 EURO ile sınırlı tutulacağı kararlaştırılmıştır. Davacı taraf doğan zararın stok kayıp tolerans seviyesini aştığını veya saklama yaptıran ihbar olunan şirketin kendi ürettiği ürünler için üretim maliyeti, satın aldığı ürünler için, üretim ve nakliye maliyeti dahil stok değerini aştığını ispat edememiş ,davaya konu hasarın hesaplanması için davacı taraf ile ihbar olunan ... Isı San. tic. Ltd. Şirketinden talep edilen zararın azami tutarının hesaplanması için gerekli olan toplam ikame değeri ve yıllık toplam stoklanan ürün değeri bilgileri verilemediğinden stok kayıt tolerans seviyesinin belirlenemediği, buna bağlı olarak davalıların ödeyeceği toplam tazminat miktarının sözleşme gereği her bir olay ile ilgili olarak sınırlandırılan en fazla 50.000 EURO isteyebileceği anlaşılmıştır. Asıl davada davacının talebi gereğince birleşen dava yönünden ise bozma ilamında da belirtildiği gibi hukuki sorumluluğun haksız fiil olmasından kaynaklı olarak davacı tarafın yabancı para cinsinden talepte bulunamayacağından davaya konu hasarın meydana geldiği 18.05.2012 tarihi itibari ile geçerli olan döviz kuru baz alınarak yapılan hesaplamaya göre (50.000,00 Euro * 2,3270 : 116.350,00 TL ) ihbar olunan ... Isı San. tic. Ltd. Şirketin zararının 116.350,00 TL olduğu, dolayısı ile davacı sigorta şirketinin kanundan kaynaklanan halefiyetinin sigortalısının zararı kadar olabileceğinden bu bedel üzerinden talepte bulunabileceği, asıl davada taraflar arasındaki hukuksal ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeni ile avans faizi isteyebileceği, birleşen davadaki sorumluluğun haksız fiil sorumluluğu olduğundan yasal faiz isteyebileceği anlaşıldığından asıl ve birleşen davada davanın kısmn kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
A) Asıl dava yönünden;
Davanın kısmen KABULÜ ile;
1-Dava dışı sigortalıya ödenen 116.350,00 TL tazminatın ödeme tarihi olan 15/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak avans faiziyle birlikte (birleşen .... AHM ... Esas sayılı dosyasındaki davalıdan tahsilinde tekerrür olmamak kaydıyla) davalıdan rücuen tahsili ile davacıya ödenmesine, falaya ilişkin talebin reddine
2-Asıl dava yönünden karar ve ilam harcı 7.947,86-TL nin peşin alınan 2.408,55-TL den düşümü ile kalan 5.539,31-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Asıl dava yönünden davacı tarafından yatırılan 2.432,85-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Asıl dava yönünden davacı tarafından yapılan 11.289,50-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 9.313,60-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Asıl dava yönünden davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Asıl dava yönünden davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 24.684,53-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Asıl dava yönünden davalı tarafından yapılan 170,00-TL yargılama giderinin red edilen miktar oranlanarak takdiren 29,70-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Asıl dava yönünden davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
B)Birleşen .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı dava yönünden;
Davanın kısmen KABULÜ ile;
1-Dava dışı sigortalıya ödenen 116.350,00 TL tazminatın ödeme tarihi olan 15/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte (asıl dava dosyasındaki davalıdan tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalıdan rücuen alınarak davacıya ödenmesine, falaya ilişkin talebin reddine
2-Birleşen dava yönünden Karar ve ilam harcı 7.947,86-TL nin peşin alınan 2.783,75-TL den düşümü ile kalan 5.164,11-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Birleşen dava yönünden davacı tarafından yatırılan 2.808,05-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Birleşen dava yönünden davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Birleşen dava yönünden davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Birleşen dava yönünden davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Daİr, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır