T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2024/462 Esas
KARAR NO:2025/342
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:18/07/2024
KARAR TARİHİ:05/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Davalının müvekkilinin dağıtımını sağladığı elektriği abonesiz olarak kullandığını, müvekkili memurlarının H/... seri numaralı tutanağın düzenlendiğini ve faturaya istinaden faturalar tahakkuk ettirdiğini, davalının kaçak elektrik tüketimlerinin haksız eylemden kaynaklanan zarar niteliğinde olduğunu, bu zarara ilişkin müvekkilinin davalıya karşı Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında fatura tahakkuk ettirdiğini ancak davalının zararı gidermediğini, bunun üzerine müvekkilinin davalı aleyhine icra takibi başlattığını ancak davalının itirazı ile durdurulduğunu, kaçak elektrik tutanaklarının aksi iddia oluncaya kadar geçerli olduğunu, aksinin ispat yükünün davalıda olduğunu iddia ederek; davanın kabulünü, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile devamını, davalının %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Usule ilişkin olarak öncelikle yetki ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, esasa ilişkin olarak; takibe konu tutanağın o tarihte ... isimli şahsın işletmesinde olan 104 numaralı perona ilişkin olduğunu, müvekkilinin aboneliğinin 105 - 106 numaralı peronlarda bulunduğunu, bu durumun haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin İstanbul ... Belediyesi'ne bağlı ... ... ve Tic. A.Ş'den "... No:105-106 .../.../İSTANBUL" adresinde bulunan iş yerini 2020 yılında kiraladığını, davacının ise 104 numaralı perona ilişkin tutanağa yönelik olarak müvekkili aleyhine takibe giriştiğini, müvekkilinin tutulan tutanakta da imzasının bulunmadığını, tutanakta sözleşmesiz elektrik kullanıldığının belirtildiğini ancak faturada 6 aylık süre için hesaplama yapıldığını, doğru bulgu ve belge olmadığında sürenin 90 günü aşamayacağını ve alacağın likit olmadığını iddia ederek; davanın reddini ve yetkisizlik kararı verilmesini, davacının tazminat taleplerinin reddini, davacının alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir.
... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 18.759,50-TL asıl alacak ve 377,79-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.137,29-TL borcun ödenmesi amacıyla 07/08/2020 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 16/10/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 19/10/2020 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.Elektronik Mühendisi Bilirkişinin 19/03/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "Davaya konu ... dağıtım hizmet noktasına ilişkin olarak; 27.12.2019-07.08.2020 tarihleri arasında tesisatın yasal abonesinin bulunmadığı, davalının 31.12.2019-16.06.2020 tarihleri arasında ilgili tesisat üzerinden sözleşmesiz elektrik kullanımı gerçekleştirmiş olduğu, (ilgili tesisata ilişkin abonelik sözleşmesi ve abone bilgileri evrakı, mükerrer tutanak, kira sözleşmesi vb evrak üzerinden) Davacı görevlilerince 16.06.2020 tarihinde “... Mah. ... Yolu Sk. Peron 14 .../İstanbul” adresinde bulunan ... dağıtım hizmet noktasında yapılan kontrollerde; Davalı ... Turizm Tic. Ltd. şirketi tarafından sözleşmesiz elektrik kullanıldığının tespit edildiği ve tespite istinaden davalı adına 16.06.2020 tarihli H/... seri nolu tutanağın düzenlendiği, işbu tespitin aksini gösterecek herhangi bir belgenin dosya kapsamında mevcut olmadığı (abonelik sözleşmesi vb. evrak), Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ilgili maddesi uyarınca “sözleşmesiz enerji kullanımının” kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edildiği hususları tümüyle değerlendirildiğinde davalının H/... seri nolu tutanağa istinaden kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirmiş olduğu, 16.06.2020 tarihli H/... seri nolu Kaçak Elektrik Tespit tutanağına istinaden, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 06.07.2020 son ödeme tarihli 18.759,50 -TL kaçak elektrik tüketim faturanın mevzuatlara uygun olarak hesaplanmış olduğu, EPTHY Tüketicilerin zamanında ödenmeyen borçlarına ilişkin madde 35/6 uyarınca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. Maddesine göre gecikme zammı hesabına göre; .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu 18.759,50-TL Kaçak Elektrik Bedeli (istenen %19,2 Yıllık) üzerinden fatura son ödeme tarihinden takip tarihine kadar gecikmiş gün faizi 320,16-TL ve Faizin KDV’ sinin 57,63-TL olmak üzere toplam alacak bedelinin 19.137,29-TL olarak hesaplandığı, ancak, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2014/20943 E, 2015/16857 K 28/10/2015 tarihli kararında; “Kaçak elektrik tahakkukuna 6183 sayılı Yasanın 51/1. maddesinde belirlenen gecikme zammı uygulanamayacağı, yasada belirlenen gecikme zammının uygulanabilmesi için, taraflar arasındaki elektrik abonelik sözleşmesinde buna ilişkin açık ve belirgin bir kararlaştırmanın olması gerekir” hükmü yer aldığı, Taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunmadığı hususu ve Emsal Yargıtay kararı dikkate alındığında Yasanın 51/1.maddesinde belirlenen %16,8 değişen oranlarda gecikme zammının uygulanamayacağı ve gecikme zammının TCMB avans faizi oranı ile hesaplanması gerektiği kanaatine varılması durumunda;
18.759,50-TL Kaçak Elektrik Bedeli (avans faiz %10 Yıllık) üzerinden fatura son
ödeme tarihinden takip tarihine kadar gecikmiş gün faizi 224,07-TL ve Faizin KDV’sinin 40,33-TL olmak üzere toplam alacak bedelinin 19.023,90-TL olarak hesaplandığı" görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLER:
-.... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası
-Davacı vekili tarafından sunulan; Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı, hesap bülteni, dava konusu fatura sureti
-Davalı vekili tarafından sunulan; kira sözleşmesi sureti
-... Belediye Başkanlığın'dan gelen dava konusu peronların kullanıcı bilgilerini içerir müzekkere cevabı
-... ... Elektrik Perakende Satış A.Ş'den gelen davalıya ait abonelik bilgilerini içerir müzekkere cevabı
-Bilirkişi raporu
-Arabuluculuk son tutanağı
-Tarafların beyan ve dilekçeleri
-Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki abonesiz kaçak bedeline ilişkin faturaya dayalı yapılan icra takibine davalının itirazı sonucu takibin durması ve mahkememize açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
EPDK'nin yayınladığı yönetmeliğin 26/1-b maddesinin, ''.... veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi...” şeklinde düzenlendiği, davalının sözleşmesiz kaçak tüketiminin bulunduğuna dair tutanak düzenlendiği, kaçak tespit tutanaklarının, kaçak elektrik kullanan suç failini açıkça belirtir ve doğru tespitlere yönelik düzenlenmesi halinde bundan sonra aksinin sabit oluncaya kadar geçerli olduğu anlaşılmıştır.
Hukuk Genel Kurulunun ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş uygulamasına göre; abonelik sözleşmesinde ödemelerde gecikme olması hâlinde, 6183 sayılı kanun da belirtilen gecikme zammının istenebilmesi için, gecikme zammına ilişkin şartın açık, anlaşılabilir ve oranları da belirtilmek suretiyle yazılması gerekir. Soyut olarak, salt kanun ve yönetmelik hükümlerine atıf yapılmış olması hâlinde gecikme zammı istenemez, abonenin sıfatına göre faiz istenebilir. Abonelik (elektrik, su, atık su ve doğalgaz) sözleşmesinde; 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı oranının uygulanacağına yönelik bir hüküm yoksa, borç ödenmediği takdirde, normal tüketim bedeline 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına (mesken ise yasal faiz, ticarî ise TTK’nuna tabi aboneler için ticarî faiz, diğer aboneler için yasal faiz) faiz uygulanacaktır. (HGK’nun 22/09/2010 tarih, 2010/13-466 Esas, 2010/410 Karar, 28/11/2012 tarih,2012/13-624 Esas, 2012/915 Karar, 3. HD’nin 27/02/2014 tarih, 2013/18346 Esas, 2014/3079 Karar sayılı ilâmlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.)
Elektrik faturalarından alınması gereken katma değer vergisinin (KDV) düzenlendiği, Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği'nin 9. maddesinde; tarife tespitinde yer almayan ve elektrik enerjisi tüketiminin kWh'ı başına tahsil edilmesi gereken ve Kanunlarla belirlenmiş olan vergi (Belediye Tüketim Vergisi, Katma Değer Vergisi ve bunun gibi) resim ve harcın, teşekkül veya şirket tarafından ayrıca faturalara ilave edilerek tahsil edileceği, düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, davacı kurum sözleşme yapmak ve böylece karşı edim borçlanmak şartıyla kamuya hizmet sunmuş bulunmaktadır. Davalı taraf ise, sözü edilen hizmetten sözleşme vasıtasıyla yararlanacağı yerde, böyle bir sözleşme yapmaksızın (ve belki de bunu istemeksizin) karşılıksız ve kaçak olarak elektrik enerjisinden yararlanmış bulunmaktadır. Davalı her ne kadar otogar peronunun kendisi tarafından değil üçüncü bir kişi tarafından kullanıldığını iddia etse de davalının davaya konu peronu 16/01/2020 tarihinden itibaren başlamak kaydıyla 15/01/2021 tarihine kadar kiraladığı, kaçak tespit tutanağının 16/06/2020 tarihinde düzenlendiği, yasal aboneliğin ise 07/08/2020 tarihinde kurulduğu, müzekkere yazı cevaplarından anlaşıldığından davalının bu yöndeki husumet itirazına itibar edilmemiştir.
O halde, taraflar arasında dürüstlük ilkesine uygun olarak kaçak kullanım halinde “sözleşme benzeri" bir borç ilişkisinin kurulduğu kabul edilmeli ve davacı idarenin bu gibi durumlara ilişkin olarak belirlediği kurallara uygun bedelin davalı tarafından ödenmesi gerekir. Bu sonuç için sunulan edimden davalının sadece yararlanmış olması gerekli ve yeterli görülmelidir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı şirketin Yönetmelik 42/1-a. maddesinde düzenlendiği şekilde sözleşme olmaksızın kaçak enerji tükettiği gözetilerek tutanaktaki tespitler kapsamında, sayaç üzerinde arıza veya eksik ölçüm tespiti bulunmadığından kayıtlı tüketim değerleri üzerinden hesap yapıldığı mükerrer tutanak nedeniyle iki kat hesap gerektiği, EPDK birim fiyatları ve ilgili yönetmelikler doğrultusunda asıl alacak tutarının usulüne uygun şekilde 18.759,50-TL hesaplandığı, bu miktarın doğru şekilde takibe konu edildiği görülmüştür.
Konuya ilişkin yasal mevzuat uyarınca kaçak kullanım bedeline KDV eklenmesi yasal bir zorunluluk olduğuna ve taraflar arasında sözleşme benzeri bir ilişki kurulduğuna göre, davacının kaçak kullanımından, bu çerçevede de sorumlu olduğu açıktır. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2014/ 5967 Esas 2014/12840 Karar sayılı emsal ilamı) dolayısıyla faturaya dahil edilen KDV ile işlemiş faiz yönünden de istenen KDV miktarının belirlenmesi gerekmiştir.
Davacı her ne kadar takipte %30 oranında gecikme faizi talebinde bulunmuş ise de kaçak elektrik kullanımı kapsamında taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunmadığı, dolayısıyla sözleşmesel gecikme zammına dair oranın uygulanamayacağı, davalının tacir olduğu ve olayın haksız fiil niteliği gözetilerek ticari işlerde avans faizinin esas olduğu anlaşılmakla işlemiş ve işleyecek faize dair hesap ve belirleme yapmak gerekmiştir. Tespit edilen 18.759,50-TL asıl alacak için haksız fiil tarihindeki avans faizi ve son ödeme tarihi (06/07/2020) ile takip tarihi (18/08/2020) arasındaki 43 gün sayısına göre işlemiş faizin 224,07-TL ve işlemiş faizin %18 KDV'si 40,33-TL hesaplanması gerekmiş ve itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir.
İcra inkar tazminatı yönünden; haksız fiile dayalı davacının alacağının varlığı ve miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği alacak tutarının likit olmadığı gözetilerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kötü Niyet Tazminatı yönünden; Kötüniyet tazminatı İİK 67/2. maddesinde düzenlenmiştir. İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca alacaklının kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Alacaklının fazlaya ilişkin reddedilen kısım yönünden kötü niyetli olarak takip yaptığı hususunda tespit veya ispat bulunmadığından yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yöneltilen davalı itirazının kısmen iptali ile takibin 18.759,50-TL asıl alacak 224,07-TL işlemiş faiz ve 40,33-TL işlemiş faizin KDV'si olmak üzere toplam 19.023,90-TL üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacağa takipteki oranı aşmamak kaydıyla avans faizi ve faizin KDV'sinin işletilmesine, fazlaya dair isteminin Reddine,
2-Alacak niteliği itibariyle likit ve belirlenebilir olmayıp haksız fiile dayalı olduğundan icra inkar tazminatı talebinin Reddine,
3-Davalının, yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin Reddine,
4-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 1.299,52-TL karar ve ilam harcından 427,60-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 871,92-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, ve 427,60-TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 19.023,90-TL (kabul-ret miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 113,39-TL (kabul-ret miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan toplam 4.099,00-TL yargılama giderinin (kabul-ret miktarı nazara alınarak) 4.074,71-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 24,29-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.600,00-TL'nin (kabul-ret miktarı nazara alınarak) 3.578,67-TL'sinin davalıdan; 21,33-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/05/2025
Katip .... Hakim ...
E-İmzalıdır* E-İmzalıdır*