T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/250 Esas
KARAR NO: 2024/354 Karar
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 08/04/2021
KARAR TARİHİ: 21/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Davalı şirket ile banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi gereği borçlu şirkete krediler kullandırıldığını, diğer davalılar ise müteselsil kefil sıfatıyla sözleşme imzaladığı bu kapsamda borçtan sorumlu olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerin sözleşmenin bankaya vermiş olduğu yetkiye istinaden Üsküdar ... Noterliği'nin ... nolu ihtarnamesi ile borcun feriyleriyle birlikte ödenmesi borçlulara ihtar edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlular üzerine borçlular hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış olup davalı borçlular itiraz ettiğini, davalı borçlular gönderilen ödeme emrinde belirtilen borca ferilerine ve yetkiye itiraz ederek takibi durdurduğunu, davanın kabulü ile itirazın iptaline takibin devamına haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara yükletilmesini talep etmiştir.
İstanbul... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 261.032,08-TL alacak için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun itiraz ettiği görülmüştür.
Dava, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca davalı şirket tarafından kullanılan kredinin geri ödenmemesi ve diğer davalıların kefil sıfatıyla sorumlu olduğu iddiasıyla yapılan icra takibine davalıların itirazı sonucu takibin durması ve mahkememize açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun n 68/b maddesi uyarınca “Borçlu cari hesap veya kısa, orta ve uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır.” hükmünü içermektedir.
Alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ile ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Bu madde hükmüne göre,kefil yönünden alacağın muaccel olması için kat ihtarının borçluya tebliği gerekiyor ise de kat ihtarının kefile tebliğ şartı bulunmamaktadır. Ancak kefile yapılacak tebliğ, kefil hakkında temerrüt faizi uygulanması için değerlendirilir. Dosyada bulunan sözleşmenin, 6/3. maddesinde, müşteri ve kefillerin sözleşmede belirtilen adresine yapılacak tebligatların adlarına yapılmış sayılacağı, sözleşmede bildirilen adres değişikliğinin ticaret siciline kayıt edilerek bildirilmediği takdirde sözleşmede kanuni ikametgah kabul edilen adrese yapılacak tebligatların geçerli sayılacağı düzenlenmiştir. Bu madde hükmüne göre, kat ihtarının sözleşmedeki adrese gönderilmesi yeterli olup, borçluların sözleşmedeki adresten ayrılmış olmaları sebebiyle tebliğ yapılmamasının önemi yoktur.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 581 vd. maddelerinde kefalet detaylı ve sıkı şekil kurallarına bağlı olarak düzenlenmiştir. TBK'nun 583. maddesine göre kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için; yazılı olması, kefilin sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihinin müteselsil kefalet varsa bunu belirtmesi ve tüm bunların kefilin el yazısı ile yazılması gerekir. TBK'nun 584.maddesi gereğince ise kefilin evli olması durumunda eşinin en geç sözleşmenin kurulması anında açıkça yazılı rızasının bulunması gerekmektedir. Tüm bu şartlar kefalet sözleşmesi için geçerlilik şartı olup herhangi bir eksikliğin bulunması durumunda geçerli bir kefalet sözleşmesinden bahsetmek mümkün olmayacaktır.
Yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nın "Eş Rızası" başlıklı 584/1.maddesinde; ".....Beri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı bulunmadıkça yasal olmayan ayrı yaşama hakkı doğmadıkça ancak diğerinin yazılı rızasına kefil olan olabilir, bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır" hükmü düzenlenmiştir.
Aynı maddeye 28/03/2013 tarihli 6455 sayılı yasanın 77. maddesi ile eklenen 3.fıkrasında ise; "ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak yada yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkarlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkarlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkarlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz", hükmü düzenlenmiştir. Aynı yasanın 584/2.maddesi gereğince kefilin sorumluluğun artmasına ilişkin değişiklik içinde eş rızası aranacaktır.
Tüm bu açıklamalarla birlikte mahkemece yapılması gereken; alanında uzman bankacı bilirkişiden hesabın kat edildiği tarih itibariyle alacağın ulaştığı miktar belirlenip, bu miktara kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz ve faizin gider vergisi hesaplanıp, kapitalize edilerek temerrüt tarihindeki asıl alacak bulunmasını ve bu alacağa takip tarihine kadar temerrüt faizi ve faizin gider vergisi işletilerek takip tarihindeki toplam alacak miktarı ödemeler varsa tenkis edilerek saptanarak takip tarihindeki alacağın tespitini talep etmekdir.
Bilirkişi ...'ın düzenlediği 10/02/2022 tarihli 11 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacı Bankanın 14/07/2020 takip tarihi itibariyle tüm davalılardan
¸
Borç tamamen ödeninceye kadar 120.000,00 TL asıl alacak (İskonta Kredisi) üzerinden % 60,00 orandan temerrüt faizi ve faiz üzerinden BSMV talep edilebileceği, borç tamamen önderince kadar 100.000,00 TL asıl alacak üzerinden %60 oranında temerrüt faizi ve faizin üzerinden BSMV talep edilebileceği, borç tamamen ödeninceye kadar 19.401,32 TL asıl alacak üzerinden (KMH Kredili Mevduat ) %18,60 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi istenebileceği, borç tamamen ödenince kadar 12.428,53 TL asıl alacak üzerinden (Kredi Kartı) %18,60 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi istenebileceği, takibe konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü... esas sayılı dosyası ile talep edilen 5 adet 11.125,00 TL'lik çek depo talebiyle ilgili çek seri numaralar istenmiş ise de bu defa takip tarihine kadar banka çek sorumluk bedellerinin ödendiği ve takibe dayanak belge sunulmadığından alacağın varlığı tespit edilememiştir. Davalılar tarafından 14/07/2020 hesap kat tarihinden sonra İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına 22/07/2020-3.000 TL (Kredi Kart Ödemesi ) 30/07/2020-400,00 TL, 25/08/2020-120.000 TL 31/08/2020-23.000 TL, 10/10/2020-13.900 TL, 09/11/2020-13.900 TL 08/12/2020-13.900 TL, 27/01/2021-13.900 TL olmak üzere toplam 188.100,00 TL ödeme yapıldığı yapılan ödemelerin dosyanın infazı esnasında dikkate alınacağı, görüş ve kanaatinde raporunu sunmuştur.
Bilirkişinin ...'ın düzenlediği 13/02/2023 tarihli 5 sayfadan ibaret ek raporunu özetle; Davacı bankanın Spot ve Rotatif krediden 335.924,79 TL kredi kartı ve kredili mevduat kerdesinden 37.921,54 TL olmak üzere toplam 373.846,33 TL alacaklı olduğu hesaplanmıştır. Yapılan ödemenin 404.100,00 TL olduğu davalı tarafından 30.253,67 TL fazladan yapılan ödeme olduğu, ancak dava tarihine kadar yapılan hesaplamanın içerisinde icra dosya masrafı vekalet ücreti ve diğer masraflar olmadığından hesaplamamız için dahil edilememiştir.
Bilirkişi ...'in 02/11/2023 tarihli 21 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacı ... A.Ş ile Davalı ... San Dış. Tic. Ltd. Şti., Davalı ... ve Davalı... arasında aşağıda detayları sunulan
Sözleşmeler, Davacı ... A.Ş ile Davalı ... San Dış.Tic. Ltd. Şti., Davalı... ve Davalı ... arasında 26.09.2019 tarihli 1.200.000.-TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi akdedilmiş olduğu, 26.06.2019 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi için 1.200.000.-TLtutarlı Davalı ... ve Davalı...’den Kefaletname alındığı, Davalı ... ve Davalı ...’in müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak kefaletnameyi imzalamış olduğu kefaletnamelerde kefalet türü, kefalet tutarı, tarih, Ad Soyad kısımları el yazısı ile doldurulduğu tespit edilmiştir. Davacı ... A.Ş ile Davalı ... San Dış. Tic. Ltd. Şti., arasında Genel Kredi Sözleşmesi 29.saydasında,’’Taraflar, 32 Sayfadan ibaret Genel Kredi Sözleşmesinin bütün maddelerini okuduklarını bu maddelerde yer alan hükümlerin aynen uygulanmasını ve yükümlülükleri yerine getirmeyi, bu sözleşmenin herhangi bir sayfasında imzaların bulunmaması halinde dahi tüm sözleşme hükümlerinin taraflar için bağlayıcı ve geçerli olduğu hususunda mutabık kalmışlardır.’’ Hükmünün altına Davalı ...ve Gıda San Dış. Tic. Ltd. Şti’nin kaşe yapıp imzaladığı, Davalı ...ve Davalı ...’in imzaladığı görülmüştür. Davalıların ilgili sözleşmeyi imzalamakla borçtan sorumlu olduğu kanaatine varılmış olup Takdiri Yüce Mahkemenindir. Genel Kredi Sözleşmesinin 3.5.Kredinin Kefalet Karşılığı Kullandırılması ve Kefillerin Sorumluluğu Maddesi:3.5.1. ‘’Sözleşme’nin sonunda imzası bulunan kefiller ‘’birbirlerinden bağımsız olarak ayrı ayrı müteselsil kefil’’ sıfatı ile kefalet vermeyi kabul ederler. Kefiller, Müşteri’nin Banka’ya Sözleşme’den doğan borçları için Sözleşme’de belirtilen kefalet limitleri ile sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Kefiller, kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere müteselsil kefaletin, anapara ve akdi faizini, mer’i teminat mektupları çek kredisi gibi tüm gayrinakdi kredileri bilcümle işlemiş işleyecek temerrüt faizlerini, fonları, komisyonları, her türlü masrafları, vergi ve resimleri, dış işlemlerde kur artışı nedeniyle ortaya çıkacak ilave miktarları, kanuni takip giderlerini ve avukatlık ücretlerini de kapsadığını, bu sözleşmenin 4.maddesindeki koşullar gerçekleştiğinde nakdi kredilerin ödenmesinin, gayri nakdi kredilerin depo edilmesinin talep edileceğin, kabul ve taahhüt ederler.
Banka ile müteselsil kefiller; Türk Borçlar Kanunu(TBK) 582’nci maddesi gereği müteselsil kefaletin sözleşme sebebiyle doğmuş borçları kapsadığı gibi ileride doğması muhtemel borçları da kapsayacağı, TBK 598’nci maddesi gereği bu kefaletin süresiz olarak verildiği, bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan kefaletin, bu kefalet sözleşmesinin kurulmasından başlayacak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalakacağı, kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefillerin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azami on yıllık yeni bir dönem için uzatılabileceği, Kefiller bu sözleşme kapsamında mütemerrit hale geldikleri takdirde, temerrüdün doğduğu
tarihten borç tamamen bitinceye kadar bu sözleşmenin 2.7 maddesinde yazılı ve temerrüt faiz oranlarının kendileri için de geçerli olduğunu ve Banka tarafından uygulanacağını kabul ederler." hükmündedir. Davalı ...ve Davalı ...’in 1.200.000.-TL tutarına kadar müteselsil kefalet ibaresini yazıp tarih atıp imzaladığı görülmüştür. Davalı ...ve Davalı ...’in
ilgili sözleşmeyi imzalamakla borçtan sorumlu olduğu kanaati oluşmakla birlikte Takdiri Yüce Mahkemenin dir. TBK m. 131/I hükmünde “Asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur.” TBK m 598/1 hükmünde “Hangi sebeple olursa olsun, asıl borç sona erince, kefil de
borcundan kurtulur. Borçlu ve kefil sıfatı aynı kişide birleşmiş olursa, alacaklı için kefaletten doğan özel yararlar saklı kalır. Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna
ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir. Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azamî on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir. Hükmünde olduğundan, Takdir ve Hukuki yorum Yüce Mahkemenindir. Borcun varlığı ile birlikte TBK 583. maddesine uygun olarak kefalet sözleşmelerinin yazılı şekilde yapıldığı (kefillerin sorumlu olduğu azami miktar ile kefalet tarihinin ve müteselsil kefillik sıfatının kefilin kendi el yazısı ile yazıldığı) ve bu şekliyle geçerli bir kefalet sözleşmesi imzalandığı ve kefaletin geçerli olduğu, Davalı ...ve Davalı ...’in kefalet limitlerinin toplamda 1.200.000.-TL olduğu anlaşılmaktadır. Davalı ... San Dış. Tic. Ltd. Şti.’nin Sözleşmeyi imzaladıkları 26.06.2019 tarihinde, 02.03.2018 Tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde Şirket Ortakları ...ve ... olarak görünmektedir. 6098 Türk Borçlar kanununun; III. Eşin rızası başlıklı 584 maddesine istinaden Şirket Ortakları olduklarından Eş rızası aranmaz. 16.06.2020 tarihli ihtarnamenin 18.06.2020 tarihinde Davalılara tebliğ edildiği, İhtarnamede belirtilen 1 günlük sürenin sonu olan 19.06.2020 tarihinde Davalıların temerrüde düştüğü kanaati oluşmuş olup Takdiri Yüce Mahkemenindir. 16.06.2020 ihtar tarihinde TCBM’ye bildirilen akdi faiz oranı %40 olup Genel Kredi Sözleşmesinin 2.7.Temerrüt Faizi Maddesine göre %50 fazlası ile temerrüt faizi %60 olarak İskonto kredisi hesaplamaları yapılmıştır. Takdiri Yüce Mahkemenindir. 14.07.2020 Takip tarihinden sonra kredilere Toplam 193.260.-TL kısmi tahsilat yapıldığı, Davalı
... San Dış. Tic. Ltd. Şti.’nin tahsilatlardan sonra 109.501,57.-TL anapara, 17.427,93.-TL Faiz, 871,40.-TL Bsmv olmak üzere Toplam 127.800,90.-TL kalan borcu bulunmaktadır.
Davacı banka tarafından dava dosyasına ibraz edilen Gayrinakdi Çek Riskinin kapandığı bilgisi alınmıştır. Çek Tablosu incelendiğinde Çek riskinin olmadığı gözükmektedir.
Davalı ...ve Davalı...’ın Kefaletname tutarı 1.200.000.-TL olup Genel Kredi Sözleşmesinin 3.5.Kredinin Kefalet Karşılığı Kullandırılması ve Kefillerin Sorumluluğu Maddesine
istinaden, Davalı ... Tic. Ltd. Şti.’nin kullanmış olduğu kredilere yapılan tahsilatlardan sonra 109.501,57.-TL Anapara, 17.427,93.-TL Faiz, 871,40.-TL Bsmv olmak üzere Toplam 127.800,90.-TL olarak borçtan sorumlu oldukları kanaati oluşmakla birlikte Takdiri Yüce Mahkemenindir. Takip Talebinde 78,75.-TL Asıl Alacak Talepleri mevcut olup Dosya içerisinde yer alan evraklardan tespit edilmemiştir. Tarafların sair taleplerinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, görüş ve kanaatinde raporunu sunmuştur.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Uyuşmazlığın, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca kullandırılan krediye ilişkin alacağın asıl borçlu ve kefiller tarafından ödenmemesi üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacı ... A.Ş ile Davalı ... Ltd. Şti. arasında 26/06/20219 tarihinde, 1.200.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalılar ... ve ...'in sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladıkları görülmüştür.
Davacı banka tarafından, Üsküdar ...Noterliği 16.06.2020 tarihli ... yevmiye nolu ihtarname keşide ettiği, ihtarnamenin davalı asıl borçluya ve davalı kefillere gönderilen ihtarnamelerin 18/06/2020 tarihinde tebliğ edildikleri görülmüştür.
Taraflar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, işbu sözleşme de davalı şirketin asıl borçlu, diğer davalıların müteselsil kefil olduğu, müteselsil kefilin yukarıda ayrıntılı anlatılan kefalet sözleşmesi şekil şartlarını sağladığı, kefillerin şirket ortağı olduğu ve kefalet tarihi itibari ile eş rızasının aranmadığı, davacı tarafından hesabın kat edildiği, kat ihtarnamesinin davalıların sözleşmedeki adreslerine tebliğ edildiği, müteselsil kefillere de başvurulabileceği, temerrüdün oluştuğu, talep edilen faiz oranlarının yerinde ve sözleşmeye uygun olduğu, mahkememizce aldırılan 10/02/2022 tarihli bilirkişi raporunun ve buna bağlı ek raporların dosya kapsamına uygun olmadığı, özellikle hesap kısımlarının dosyamız ile ilgisi bulunmayan kısımlar içerdiği anlaşıldığından hükme esas alınmadığı, 02/11/2023 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, hükme esas alındığı, buna göre davacının 109.501,57-TL asıl alacak, 17.427,93-TL işlemiş faiz, 871,40-TL BSMV olmak üzere toplam 127.800,90-TL alacağının bulunduğu anlaşıldığından bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir
İcra İnkar Tazminatı yönünden; Dava konusu kredi borcu alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yöneltilen itirazın kısmen iptaline; takibin 109.501,57-TL asıl alacak, 17.427,93-TL işlemiş faiz, 871,40-TL BSMV olmak üzere toplam 127.800,90-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 60 oranında temerrüt faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine,
2-Hüküm altına alınan alacağın %20 si oranında hesaplanan 25.560,18- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar ve ilam harcı 8.730,07-TL nin peşin alınan 1.1307,31-TL den düşümü ile kalan 7.422,76-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 1.366,61-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.360,00-TL'nin 1.136,20 TL'sini davalıdan 223,80 TL'sini davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan 5.360,50-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 4.478,30-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 20.448,14-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır