T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/546 Esas
KARAR NO : 2025/57
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 31/08/2021
KARAR TARİHİ : 28/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; 28.07.2013 tarihinde, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı sayılı araç ile İlhamettin Dinar sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karışmış olduğu kazada ... plakalı araçta yolcu konumunda olan müvekkili ... ... yaralandığını, ... plakalı araç sürücüsü kavşağa geldiğinde yolun durumunu kontrol etmediğini ve ... plakalı araca geçiş üstünlüğü vermediğinden kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, 10.06.2016 tarihinde ... Hastanesi tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporunda müvekkilinin maluliyeti ilk olarak %1 olarak tespit edildiğini, ancak daha sonrasında müvekkilinin kazadan kaynaklanan arazlarına bağlı rahatsızlıklarının devam etmesi ve tedavilerin söz konusu arazları gidermemesi sebebi ile müvekkilde maluliyet artışı meydana geldiğini, müvekkilinde meydana gelen maluliyet artışının tespiti amacıyla ... Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nda uzman hekimler tarafından yapılan muayene ve tedavi evrakların incelenmesi doğrultusunda müvekkilinin %7,1 oranında maluliyetinin olduğu tespit edildiğini, 21.12.2020 tarihli adli tıp raporunda müvekkilinin dava konusu kaza sebebiyle oluşan %1 maluliyetinin artmış olduğunu ve %7,1 oranında iş gücü kaybının mevcut olduğu görüldüğünü, açıklanan nedenlerden dolayı, 28.07.2013 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucu meydana gelen bedensel zarar nedeniyle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesine göre belirlenecek şimdilik 50,00 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı , şimdilik 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, şimdilik 50,00 TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, 1.500,00 TL sağlık raporu ücretinin sigorta şirketinden tahsil edilmesine, yargılama giderleri ve A.A.Ü.T uyarınca hesaplanacak vekalet ücretinin davalılar işleten ve araç sürücüsü üzerinde bırakılmasına; karar verilmesini vekil eden adına talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Davacı yan Mahkemede görülmekte olan işbu dava ile 28.07.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında sigortalı olduğundan bahisle müvekkili ... ... adına maddi tazminat talep ettiğini, ... Tic. Ltd. Şti adına kayıtlı ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde ... ve ... poliçe numaraları ile 29.05.2013-29.05.2014 ve 22.04.2013-22.04.2014 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu bedeni zararlarda 250.000,00-TL azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, teminat limiti bildirmemiz davayı kabul anlamına gelmediğini, manevi tazminat talepleri Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi teminatı dışında olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacıya 20.07.2016 tarihinde 17.118,42-TL, 21.07.2016 tarihinde 5.706,14-TL olmak üzere toplamda 22.824,56-TL tazminat ödemesi yapılmış olduğunu, davacının karşılanmamış zararı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, her durumda müvekkili şirket sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, öncelikle davacı tarafından müvekkili şirket sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerekmekte olduğunu, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı hususu adli tıp kurumu 3. ihtisas dairesi tarafından “çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliği” doğrultusunda incelenmeli olduğunu, müvekkili şirketin poliçe kapsamında geçici iş göremezlik, bakım/bakıcı ve tedavi giderlerine ilişkin sorumluluğu bulunmadığından bu talep yönünden her halde davanın reddine karar verilmeli olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde maluliyet hesabının, sigorta aktüerleri yönetmeliği uyarınca hazine müsteşarlığınca yetkilendirilen aktüerler listesine kayıtlı, lisanslı aktüerler tarafından ve trh 2010 ulusal mortalite tablosunda yer alan verilere göre yapılması gerekmekte olduğunu, davacı tarafın dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerekli olduğunu, açıklanan ve sayın mahkemenizce re’sen nazara alınacak nedenler ışığında, tüm yasal haklarımız saklı kalmak kaydıyla, öncelikle kesin hüküm sebebi ile davanın reddine; Sayın Mahkeme aynı kanaatte değil ise; Davacının geçici iş göremezlik, tedavi/bakım giderleri talepleri bakımından poliçe kapsamında sorumluluğumuz bulunmadığından işbu taleplerin reddine, Kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi’ne gönderilmesine, Davacının maluliyetinin tespitinin “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği”e göre belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi’ne gönderilmesine, Sosyal Sigortalar Kurumu’na müzekkere yazılmak suretiyle var ise, davacılara dava konusu kaza nedeniyle ödenen rücuya tabi geçici iş görmezlik ödeneğinin ve var ise bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin ve tenzile tabi olup olmadığının sorulmasına, Sayın Mahkeme tarafından kusur ve maluliyetin tespitinin ardından aktüeryal hesaplamanın Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen aktüerler tarafından yerine getirilmesine, Sayın Mahkeme tarafından herhangi bir tazminata hükmedilmesi durumunda, hesaplanacak olan tazminat tutarından dilekçemizde belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasına, Sayın Mahkemece herhangi bir tazminata hükmedilmesi durumunda tazminat tutarına uygulanacak faiz tür ve başlangıç tarihinde dilekçemizde belirtilen hususların dikkate alınmasına, Dava konusu kaza sonrasında açılmış olan ceza dosyasının celbine, Davaya yönelik tüm beyanlarımız dikkate alınmak suretiyle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, aksi takdirde hesaplanacak olan tazminat tutarından dilekçemizde belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasına karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
HMK 190. Maddesine göre; İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Delil avansı, HMK’nın 324.maddesinde hükme bağlanmıştır. HMK’nın 324/2 maddesinde “taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır.” hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü gibi gider avansının yatırılmaması ile delil avansının yatırılmamasının sonuçları farklıdır. Bilirkişi ücreti delil avansı niteliğindedir. Belirtilen avansın yatırılmaması halinde belirtilen delilden vazgeçilmiş sayılır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, mahkememizin 17/09/2024 tarihli 7 nolu celsesinde ATK rapor ücretine ilişkin delil avansı eksikliğinin tamamlanması için davacı vekiline iki haftalık kesin süre verildiği, verilen süreye uyulmadığı takdirde bu delilinden vazgeçmiş sayılacağının ihtar edildiği, davacı vekilinin kesin süre içerisinde delil avansı eksikliğini tamamlamaması nedeniyle ATK raporuna dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, dava konusu uyuşmazlığın çözümü için davacının maluliyet oranının tespitinin zorunlu olduğu ve bu meselenin çözümünün uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektirdiği, davacı tarafça ATK ön raporlarında belirtilen eksikliklerin giderilmediği, son olarak da atk rapor ücretinin süresi içerisinde yatırılmadığı, mahkememizce mevcut delil durumuna göre davacının davasını ispatlayamamış kabul edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- İspatlanamayan davanın reddine,
2-615,40-TL karar harcının peşin alınan 59,30-TL den düşümü ile kalan 556,1-TL nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 1.650,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır