T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/582 Esas
KARAR NO :2025/384
DAVA:Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15/09/2021
KARAR TARİHİ:12/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili ile davalı arasında 28/06/2016 tarihinde Sigorta Acentelik Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye istinaden .... Noterliği'nin 2016/... yevmiye numaralı 24/06/2016 tarihli vekaletnamesi ile yetkili acente olarak görevlendirildiğini, davalının .... Noterliği'nin 13.08.2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeye aykırı eylemler nedeniyle acentelik sözleşmesinin 24.08.2020 tarihi itibariyle feshedildiğini ve bu tarih itibariyle vekaletten azledildiği ihtar ettiğini, .... Noterliği'nin ... yevmiye ve 24.08.2020 tarihli ihtarnamesi ile vekillikten azledildiğini, davalının feshi ve azlinin sözleşmeye aykırı olduğunu, fesih nedenlerinin hukuka aykırı olduğunu, davalının sermaye birikimine başladıktan sonra müvekkiline karşı mobbing uyguladığını, 29.09.2019 yılında yaşan 5.8 büyüklüğündeki depremde müvekkilinin bulunduğu bina ağır hasarlı olması nedeniyle 05.01.2020 tarihinde belediye tarafından yıkım kararı çıktığını, davalının iş yeri hasar tazminatını müvekkiline ödediğini, müvekkilinin bu dönemde zorlandığını ancak davalının bu durumu bilmesine rağmen yüksek hedefler koyduğunu, 06.02.2020 tarihinde hedeflerin gerçekleşmemesi iddiası ile 2020 Mayıs ayı itibariyle acentelik ilişkilerinin gözden geçirileceğini bildirdiğini, 01.06.2020 tarihli ihtarnameyle hedeflerin gerçekleştirilmemesi durumunda sözleşmenin 01.09.2020 tarihinde feshedileceğinin bildirildiğini, davalının sosyal medyadaki gruplardan müvekkilini çıkardığını, yine sözleşme devam ederken müvekkilinin ekranının kapatıldığını ve poliçe kesmesinin engellendiğini, en son olarak da müvekkilinin başka bir acente ile iş paylaştığı iddiasını ileri sürdüğünü, bu iddianın gerçek olmadığını, bu nedenlerle feshin haksız olduğunu, müvekkilinin fesihten sonra kazanç kaybına uğradığını iddia ederek; davanın kabulünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont avans faiziyle birlikte 10.000,00-TL denkleştirme (portföy) tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Fesihlerinin haklı olduğunu, haklı nedenlerle fesih halinde 3 aylık ihbar süresinin beklenmesinin zorunlu olmadığını, bu hususun sözleşmede de yazılı bulunduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 122. Maddesi uyarınca davacının haklı fesih durumunda denkleştirme isteminde bulunamayacağının yazılı olduğunu, davacının yasal ve sözleşmesel düzenlemelere aykırı davrandığını, davacıya verdikleri yetkisinin münhasıran yetki olduğunu ve yetkili acentenin başkalarına kullandırmasının ve devredilmesinin haklı nedenle fesih sebebi olduğunu, müvekkilinin davacıya çeşitli kanallar vasıtasıyla iş paylaşımı yapılmaması hususunun bildirildiğini, buna karşılık 18.06.2019 tarihinde davacının iş paylaşımı yaptığının tespit edildiğini, 17.07.2020 tarihinde davacının müvekkili acentesi olmayan acentelerin müşterilerine poliçe düzenlediğinin fark edildiğini, ... Sigorta Aracılık firmasının müvekkilinin acentesi olmadığını, sigorta acentelerinin doğrudan sigorta şirketi tarafından yetkilendirileceğini, ayrıca davacının verilen üretim hedeflerini gerçekleştiremediğini, bu durumun da haklı fesih sebebi olduğunu, kabul etmemekle denkleştirme tazminatı şartlarının da mevcut olmadığını, davacının fesihten sonra herhangi bir yerde çalışamama durumunun gerçek olmadığını iddia ederek; davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir.
Mali Müşavir ve Aktüerya Uzmanlarından Oluşan Bilirkişi Heyetinin 21/11/2022 Tarihli Raporunda Özetle; "TTK m. 122/1’de belirtilen denkleştirme / portföy tazminatı isteme şartlarının
gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, davacının denkleştirme isteminde bulunabileceği kanaatine varılması halinde, davacı acentenin denkleştirme tazminatı tutarının sözleşmenin kalan süresi olan 208 gün için 269.082,87 -TL olarak hesaplandığı, eğer sayın mahkeme davacının portföy tazminatına hak kazandığı sürenin 1 yıl üzerinden hesap edilmesi gerektiği kanaatinde
ise bu durumda davacının talep edebileceği portföy tazminatı tutarının azami 472.188,69.TL olacağı," görüş ve kanaatine varılmıştır.
Mali Müşavir ve Aktüerya Uzmanlarından Oluşan Bilirkişi Heyetinin 25/04/2023 Tarihli Raporunda Özetle; "Acentelik sözleşmesinde ayrı bir düzenleme ile düzenlenen performans hususunda
acentenin performansında feshe sebep olacak şekilde düşme gerçekleştiği, acente tarafından yasak olmasına rağmen il dışı paylaşımı yapılıp yapılmadığı, fesihten önce de il dışı işlemler yapılıp yapılmadığı ve bundan davalının haberi olup olmadığı, bu yönde zımnen kabule yönelik uygulama sürekliliği bulunup bulunmadığı yönünden incelemeye yeter verinin dosya içeriğinde bulunmadığı, davacı acentenin sözleşme tarihinden itibaren kazandırdığı yeni müşteri sayısı, muhtemel kazanç kaybı, yeni müşterilerin diğer acenteliği üstlenilen sigorta şirketlerine kayıp kaymadığı, yeni müşteriler ile davalı arasında sözleşme ilişkisinin devam edip etmediği ve 20.12.2021 tarihli Mahkememiziz 2 Numaralı ara kararındaki dosya tevdiinde gözetileceği belirlenen esaslar yönünden inceleme yapılabilmesi için; davacı Acentenin, acente sözleşmesinin yürürlükte olduğu tarihte, kendisi aracılığı ile davalı tarafından sigortalanan Sigortalı menfaatlerin ve/veya Sigortalıların (Davacı tarafından Flash Bellek ile sunulan müşteri listesi eklenmek sureti ile) Acente Sözleşmesini başlangıcının asgari 1 yıl öncesinde (28.06.2015) ve acente feshinden sonra asgari 1 yıl sonrasına kadar (24.08.2021), hangi sigorta şirketinden – hangi acentelik/sigorta brokerliğinden sigortaya devam ettiğini gösterir listenin net primleri gösterecek şekilde ve poliçe bazında “Bakanlık tarafından belirlenen sigortalara ilişkin, poliçe, zeyil, hasar kayıtlarının sigorta şirketleri tarafından elektronik ortamdan transfer
edilerek toplandığı Bilgi Merkezi konumunda olan Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden elektronik ortamda Saygıdeğer Mahkemece celp olunmasını gerektiği," görüş ve kanaatine varılmıştır.
Konu Uzmanı, Sigorta Uzmanı ve Mali Müşavir Bilirkişilerden Oluşan Bilirkişi Heyetinin 03/13/2023 Tarihli Raporunda Özetle; "Davalı Acentenin faal olduğu dönemde 1.869.105-TL komisyon geliri etmiş olduğunun beyan edilen belgelerden anlaşıldığı, yıllık ortalamanın 448.241,38-TL olarak hesap edildiği komisyon x (365 gün / 1522 gün) ancak davalı Sigortacının beyan ettiği kayıtlardan davalı sigortacının feshi sonrasındaki 12 ay süresince acente portföyündeki müşterilerden toplam 162.382,35-TL net prim elde ettiği ve 19.227,49-TL komisyon tutarı devrettiği hesap edildiği, bu durumda denkleştirme tazminatının 448.241,38-TL'den ziyade 19.277,49-TL üzerinden değerlendirilmesinin hakkaniyetli olabileceği kanısına varılmıştır. Denkleştirme tazminatının 448.241,38-TL üzerinden değerlendirilmesinin nihai hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davalının Hasar Dosyası kapsamında 21.11.2019 tarihinde 1.949,28-TL, 12.05.2020 tarihinde 17.195,83-TL olmak üzere toplam 19.145,11-TL ödeme yaptığı, dolayısı ile davalının Yıkım Kararı Alınması durumunda hesaplanan hasar bedelini ödediği, davacının deprem nedeni ile hasar gören işyerinde mesaisine devam etmesinin can güvenliği açısında mümkün olamayacağı, deprem tarihinden yeni adresindeki işyerinin dekorasyonunu yapıp taşınana kadar geçen süre içerisinde iş kaybına uğramasının kaçınılmaz olduğu, sözleşmenin 24.08.2020 tarihinde feshedildiği, dolayısı ile davacının sekiz aylık bir süreçte davalı adına çalıştığı, 2020 yılındaki iş azalmasının kıst dönem nedeniyle olabileceği, 2016-2019 yıllarında davacın acentenin performansında adet ve prim tutarları yönünden herhangi bir performans düşüklüğünün yaşanmadığı, davalının sözleşmeyi davacı acentenin ...'da bir acente ile iş paylaşımı yaptığını ileri sürerek 10. Maddeye dayanarak feshettiği, fesih nedeni ile davalı ...” nın zarara uğramadığı, öne sürülen iş paylaşımından elde edilen sigorta poliçeleri prim ve komisyonlarının, davacı acentenin yaptığı işler ile oranlandığında davalı ...'yı zarar uğratacak ciddi bir değerde olmadığı, davalının haklı sebeple sözleşmeyi feshedip feshetmediğinin nihai hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu," görüş ve kanaatine varılmıştır.
Konu Uzmanı, Sigorta Uzmanı ve Mali Müşavir Bilirkişilerden Oluşan Bilirkişi Heyetinin 21/05/2024 Tarihli Raporunda Özetle; "Davalı Acentenin faal olduğu dönemde 1.869.105-TL komisyon geliri etmiş olduğunun beyan edilen belgelerden anlaşıldığı, yıllık ortalamanın 448.241,38-TL olarak hesap edildiği (komisyon x (365 gün / 1522 gün)) ancak davalı Sigortacının beyan ettiği kayıtlardan davalı sigortacının feshi sonrasındaki 12 ay süresince acente portföyündeki müşterilerden toplam 162.382,35-TL net prim elde ettiği ve 19.227,49-TL komisyon tutarı devrettiği hesap edildiği, bu durumda denkleştirme tazminatının 448.241,38-TL'den ziyade, 19.277,49-TL üzerinden değerlendirilmesinin hakkaniyetli olabileceği kanısına varılmıştır. Denkleştirme tazminatının 448.241,38-TL üzerinden değerlendirilmesinin nihai hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davalının Hasar Dosyası kapsamında 21.11.2019 tarihinde 1.949,28-TL, 12.05.2020 tarihinde 17.195,83-TL olmak üzere toplam 19.145,11-TL ödeme yaptığı, dolayısı ile davalının Yıkım Kararı Alınması durumunda hesaplanan hasar bedelini ödediği, davacının deprem nedeni ile hasar gören işyerinde mesaisine devam etmesinin can güvenliği açısında mümkün olamayacağı, deprem tarihinden yeni adresindeki işyerinin dekorasyonunu yapıp taşınana kadar geçen süre içerisinde iş kaybına uğramasının kaçınılmaz olduğu, sözleşmenin 24.08,2020 tarihinde feshedildiği, dolayısı ile davacının sekiz aylık bir süreçte davalı adına çalıştığı, 2020 yılındaki iş azalmasının kıst dönem nedeniyle ve deprem tarihinden yeni adresindeki işyerinin dekorasyonunu yapıp taşınana kadar geçen süre içerisinde iş kaybına uğraması nedeni ile de olabileceği, 2016-2019 yıllarında davacın acentenin performansında adet ve prim tutarları yönünden herhangi bir performans düşüklüğünün yaşanmadığı, davacının ...'nun 15.05.2020 tarihinden itibaren davacı şirkette çalıştığına dair SGK Kayıtlarını sunduğunu, SSK girişi olduğu tarihten itibaren ortağı olduğu şirketten sigortacılık teknik faaliyetinden feragat kaydının ticaret odasında olduğunu beyan ettiği, Sayın Mahkemece ... ...'nun ...' dan ... ... Limited Şirketi'nin sicil kaydının sorgulanması gerektiği, dava dışı acente ile davacının iddia edilen iş paylaşımının ilk olarak 17.07.2020 tarihinde davacının ilgili sigorta poliçesini davalı şirket sistemlerinden düzenlenmesi sonucu anında bilgi sahibi olabileceği, bu hususta zımni icazet verildiğine dair bir delilin olmadığı, Tablo- 8 Bilirkişi raporu eklerinde Ek- 8 olarak yer almakta olup, 53 adet liste inceleme esnasında davacı vekilince sunulması ile davalı yetkilileri sistemlerinden kontrol ederek poliçelerin yanına durumlarını belirttiği, Davalı yetkilileri sistemlerinde 36 adet poliçenin yer almadığını beyan ettikleri, yerinde inceleme SMMM bilirkişisi tarafından yapılmış olup, bilişim uzmanı olmaması nedeni ile 36 adet poliçe yönünden bizzat sistem üzerinden inceleme yapılamadığı, acentelik veya tek satıcılık sözleşmesi yazılı olma koşuluna bağlanmamaktadır. Buna göre yazılı olarak anlaşma yapmamış taraflar aralarında anlaşma olduğunu ve bu anlaşmanın münhasırlık unsurlarını haiz olduğunu her türlü delille ispatlama hakkına sahiptirler. TTK aslen acenteler için düzenlemiş olan denkleştirme talebinin hakkaniyete aykırı düşmemek kaydıyla tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi halinde de uygulanacağının hüküm altına alındığı, davalının sözleşmeyi davacı acentenin ...' da bir acente ile iş paylaşımı yaptığını ileri sürerek 10. Maddeye dayanarak feshettiği, fesih nedeni ile davalı ...'nın zarara uğramadığı, öne sürülen iş paylaşımından elde edilen sigorta poliçeleri prim ve komisyonlarının, davacı acentenin yaptığı işler ile oranlandığında davalı ...'yı zarar uğratacak ciddi bir değerde olmadığı, davalının haklı sebeple sözleşmeyi feshedip feshetmediğinin nihai hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu," görüş ve kanaatine varılmıştır.
Bilişim Uzmanı, Sigorta Uzmanı ve Mali Müşavir Bilirkişilerden Oluşan Bilirkişi Heyetinin 16/03/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "Davalı Acentenin faal olduğu dönemde 1.869.105-TL komisyon geliri etmiş olduğunun beyan
edilen belgelerden anlaşıldığı, yıllık ortalamanın 448.241,38-TL olarak hesap edildiği [komisyon x (365 gün / 1522 gün)] heyetimiz üyesi teknik bilirkişinin yapmış olduğu yerinde incelemedeki kayıtların ilavesi ilave
toplam 2.985,30-TL komisyon tutarı hesap edilmiş olup, daha önceden tespit etmiş olduğumuz 19.227,49-TL komisyon tutarına ilavesiyle 22.212,79-TL komisyon devredildiği hesap edilmiş, bu durumda denkleştirme tazminatının 448.241,38-TL’den ziyade, 22.212,79-TL üzerinden değerlendirilmesinin hakkaniyetli olabileceği kanısına varılmıştır. Denkleştirme tazminatının 448.241,38-TL üzerinden değerlendirilmesinin nihai hukuki
değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davalının Hasar Dosyası kapsamında 21.11.2019 tarihinde 1.949,28-TL, 12.05.2020 tarihinde 17.195,83-TL olmak üzere toplam 19.145,11-TL ödeme yaptığı, dolayısı ile davalının yıkım kararı alınması durumunda hesaplanan hasar bedelini ödediği, davacının deprem nedeni ile hasar gören işyerinde mesaisine devam etmesinin can güvenliği açısında mümkün olamayacağı,
deprem tarihinden yeni adresindeki işyerinin dekorasyonunu yapıp taşınana kadar geçen süre içerisinde iş kaybına uğramasının kaçınılmaz olduğu, sözleşmenin 24.08.2020 tarihinde feshedildiği, dolayısı ile davacının sekiz aylık bir süreçte davalı adına çalıştığı, 2020 yılındaki iş azalmasının kıst dönem nedeniyle ve deprem tarihinden yeni adresindeki işyerinin dekorasyonunu yapıp taşınana kadar geçen süre içerisinde iş kaybına
uğraması nedeni ile de olabileceği, 2016-2019 yıllarında davacın acentenin performansında adet ve prim tutarları yönünden herhangi bir performans düşüklüğünün yaşanmadığı, davacının ...’nun 15.05.2020 tarihinden itibaren davacı şirkette çalıştığına dair SGK Kayıtlarını sunduğunu, SSK girişi olduğu tarihten itibaren ortağı olduğu şirketten sigortacılık teknik faaliyetinden feragat kaydının ticaret odasında olduğunu beyan ettiği, Sayın Mahkemece ...'nun ...’dan ... ... Limited Şirketi'nin sicil kaydının sorgulanması gerektiği, dava dışı acente ile davacının iddia edilen iş paylaşımının ilk olarak 17.07.2020 tarihinde davacının ilgili sigorta poliçesini davalı şirket sistemlerinden düzenlenmesi sonucu anında bilgi sahibi olabileceği, bu hususta zımni icazet verildiğine dair bir delilin olmadığı, Tablo- 8 Bilirkişi raporu eklerinde Ek- 8 olarak yer almakta olup, 53 adet liste inceleme esnasında davacı vekilince sunulması ile davalı yetkilileri sistemlerinden kontrol ederek, poliçelerin yanına durumlarını belirttiği, davalı yetkilileri sistemlerinde 36 adet poliçenin yer almadığını beyan ettikleri, yerinde inceleme SMMM bilirkişisi tarafından yapılmış olup, bilişim uzmanı olmaması nedeni ile 36 adet poliçe yönünden bizzat sistem üzerinden inceleme yapılamadığı, acentelik veya tek satıcılık sözleşmesi yazılı olma koşuluna bağlanmamaktadır. Buna göre yazılı olarak anlaşma yapmamış taraflar aralarında anlaşma olduğunu ve bu anlaşmanın münhasırlık unsurlarını haiz olduğunu her türlü delille ispatlama hakkına sahiptirler. TTK aslen acenteler için düzenlemiş olan denkleştirme talebinin hakkaniyete aykırı düşmemek kaydıyla tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi halinde de
uygulanacağının hüküm altına alındığı, davalının sözleşmeyi davacı acentenin ...’da bir acente ile iş paylaşımı yaptığını ileri sürerek 10. Maddeye dayanarak feshettiği, fesih nedeni ile davalı ...’nın zarara uğramadığı, öne sürülen iş paylaşımından elde edilen sigorta poliçeleri prim ve komisyonlarının, davacı acentenin yaptığı işler ile oranlandığında davalı ...’ yı zarar uğratacak ciddi bir değerde olmadığı, davalının haklı sebeple sözleşmeyi feshedip feshetmediğinin nihai hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu," görüş ve kanaatine varılmıştır.
Davacı Vekili 05/05/2025 Havale Tarihli Dava Değeri Arttırım Dilekçesinde Özetle; Dava açılırken ilk başta denkleştirme tazminatı taleplerinin 10.000,00-TL olarak belirlendiğini, bilirkişi raporunda denkleştirme tazminatının 448.241,38-TL olarak hesap edildiğini, bu nedenle 448.241,38-TL denkleştirme tazminatını dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
DELİLLER:
-Davacı vekili tarafından sunulan; 07885 yevmiye numaralı ihtarname, fesih ihbarı, ... yevmiye numaralı ihtarname, ... yevmiye numaralı ihtarname, Sigorta Acentelik Sözleşmesi, ... yevmiye numaralı acentelik vekaletnamesi
-Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nden gelen davacı sigorta şirketinin hangi sigorta şirketinin acenteliğini üstlendiğini gösterir müzekkere cevabı
-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden gelen davacının kimlerin acentesi olduğunu ve primlerini gösterir müzekkere cevabı
-... Ticaret Odası'ndan gelen müzekkere cevabı dava dışı ... ...'ne ait ticaret sicil kayıtlarını içerir müzekkere cevabı
-... Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü'nden gelen ... ve ...'nun hizmet döküm listesini içerir müzekkere cevabı
-Sosyal Güvenlik ... Başkanlığı'ndan gelen
-Bilirkişi raporları
-Arabuluculuk son tutanağı
-Tarafların beyan ve dilekçeleri
-Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, acentelik sözleşmesinin haksız feshedilmesi iddiası ile portföy (denkleştirme) tazminatı talebi istemine ilişkindir.
Genel olarak portföy tazminatı, acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra, bu ilişki devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı kaybın karşılığıdır. 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesinde açıkça "denkleştirme istemi" olarak tanımlanan, doktrinde de "müşteri tazminatı", "portföy tazminatı", "portföy akçesi" olarak da ifade edilen bu tür tazminat, dava konusu uyuşmazlığa uygulanan mülga 6762 sayılı TTK'nın sigorta hükümlerinde açıkça düzenlenmemiştir. Ancak, anılan Kanun'un 134. maddesinde muhik bir sebep olmadan ve üç aylık ihbar müddetine riayet etmeksizin akdi fesheden tarafın, başlanmış işlerin tamamlanmaması yüzünden diğer tarafın uğradığı zararı tazmine mecbur olduğu, müvekkilin veya acentenin iflas veya ölümü yahut hacir altına alınması sebebiyle acentelik mukavelesi sona ererse, işlerin tamamen görülmesi halinde acenteye verilmesi gereken ücret miktarına nispetle tayin olunacak münasip bir tazminatın acenteye yahut yukarıdaki hallere göre onun yerine geçenlere verileceği hükme bağlanmıştır. Fesihten sonraki tazminat alacağı bu şekilde belirlenmiştir. Ayrıca, fesih tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigorta Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir. Öte yandan 6102 sayılı TTK'dan önceki dönemde de yerleşik Yargıtay İçtihatları uyarınca sözleşmenin sona ermesinde kusuru bulunan acentenin portföy tazminatına hak kazanması mümkün değildir.
Somut olayda; taraflar arasındaki 28/06/2016 tarihli acentelik sözleşmesinin davalı tarafından 13/08/2020 tarihli ihtarnameyle 24/08/2020 tarihi itibariyle feshedildiği sabittir. (3 ay sonra geçerli olacak şekilde) İhtarnamede fesih nedeni iş paylaşımı ve performans düşüklüğüne dayandırılmıştır. Celp edilen ve incelenen defter kayıtları ile tüm dosya içeriği kapsamında, davacı acentenin ...'da mukim ... Sigorta adlı acente ile iş paylaşımı yaptığı, bu acentenin davacı adına Kurumlu soy isimli kişiler tarafından ödeme yaptırılarak poliçe tanzim edildiği, dava dışı ... ve ...'nun 2008 yılından beri bu acentenin ortağı konumunda oldukları, 2024 yılına kadar ... ve ...'ın ortaklık ve yetkili sıfatlarının çeşitli değişikliklere uğrasa da devam ettiği, 18/06/2019 tarihinde iş paylaşımının tespit edildiği, 17/07/2020 tarihinde de aynı yönde tespitin bulunduğu, davacı yan bu kişilerin sigortalı çalışan olduğuna dayansa da ... Sigorta adlı acentenin kuruluşlarından beri ilişkili olduğu, davacı yan temsilcisinin ise 2017 yılından beri aynı ve anılan kişilerden farklı bir kişi olduğu, bilirkişi raporu ile de yapılan iş paylaşımlarının tespit edildiği, salt sigortalı çalışma sürecinde gelişen bir paylaşım bulunmadığı, nitekim iş paylaşımının 2017 yılından başladığı görülmüştür. Taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesi ile iş paylaşımının davalı müvekkilin yetki ve iznine tabi olduğu, bu yönde verilmiş bir izin veya suskun kalma ile teamül haline gelmiş bir zımni icazet bulunmadığı, yine sözleşmenin 26. maddesinde acentenin, müvekkil tarafından verilen talimata uymamasının derhal fesih nedeni olarak belirlendiği görülmüştür. Davalının, iş paylaşımı için davacı acenteye yetki ve izin verdiğine dair bir iddia veya delil bulunmadığı gibi bu yönde bir ticari teamül de oluşmadığı, bu durumda davalı feshinin taraflar arasındaki sözleşmenin çalışma alanına dair anılan maddelere aykırılık nedeniyle gerçekleştiğini, feshin haklı ve geçerli olduğunu kabul etmek gerekmiştir. Davalı tarafından sözleşme haklı nedenle feshedildiğine göre davacının denkleştirme tazminatına hak kazanması mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın reddine
2-Alınması gereken 615,40-TL maktu harçtan; 170,78-TL peşin harç ve 7.485,00-TL ıslah harcı toplamı olan 7.655,78-TL harçtan düşümü ile artan 7.040,38-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalının karşıladığı 5.500,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 71.236,21-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-6325 sayılı Kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okundu. 12/05/2025
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza