T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/626 Esas
KARAR NO:2025/139
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:10/06/2020
KARAR TARİHİ:25/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; 20.08.2012 tarihinde ... İlinde ... plakalı araç ... cd. üzerini takiben İkbal kavşağından gelip Refüjün bittiği yerde ... köyüne giden yol istikametin gitmek istediği sırada doğrultusunu değiştirerek sola doğru manevra yaptığı sırada aynı yönden gelen ... plakalı araç ile çarpışmaları sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini. Meydana gelen bu kazada ... plakalı araç içerisinde yolcu konumunda bulunan müvekkili ... yaralanarak resmi sağlık kurulu raporu ile de sabit %13 malul hale geldiğini. ... CBS 2012/... soruşturma sayılı dosyasından sabit olduğu üzere ... plakalı araç ilgili kazada kusurlu olduğunu. Kaza sonrasında müvekkili ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi gördüğünü, zorunlu mali sorumluluk sigortası; sigorta ettirenin üçüncü kişilere verdiği zararı karşılamak üzere oluşturulmuş bir sigorta türü olduğunu, kazaya sebebiyet veren şoför haricinde, kazadan zarar gören konumunda olan müvekkilinin üçüncü kişi olması sebebiyle zararlarının tazmininin sigorta şirketinden talep edilebileceğinin kabulü gerektiğini. Kaza sonrasında müvekkilinin maddi zararının, sürekli maluliyet, geçici maluliyetinin tazmini için ... plakalı araçların ZMSS bulunduğu ... Sigortaya müracaat edilerek açılan ... nolu hasar dosyası üzerinden müvekkilinin cismani zararı karşılanmadığını, 25.12.2020 tarihinde gönderilen ihtarlı dilekçelere de davalı ... Sigorta' tarafından yasal süre içerisinde cevap verilmeyerek talebim zımni olarak reddedildiğini, ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2017/645E. 2017/464 K. 04.05.2017 tarihli kararda " sigorta şirketince belirtilen eksik belgelerin dava aşamasında da tamamlanabileceği ve bu sebeple davacının haklarının sürüncemede kalmasına yol açacak nitelikte olduğundan başvurunun sonuçsuz kaldığının kabulüne" kararı gereği müvekkilinin maluliyet tespiti hususunda Adli Tıbba sevki gerektiğini. Kaza tarihi 20.08.2012 tarihi olması sebebi ile açılmış olan davada ceza dosyasındaki zaman aşımı uygulanacağından ilgili talep zaman aşımına uğramamış ve dava süresinde açlıdığını, arz ve izah ettiğimiz hususlar doğrultusunda müvekkilin maluliyetinden kaynaklı cismani zararın, kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini .” belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL cismani zarar tazminatının kaza tarihi olan 20.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş' den tahsiline, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; dava zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açılmış olduğundan zamanaşımı itirazlarımız doğrultusunda davanın reddi gerektiğini, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkı ortadan kaldırılmış; dava öncesinde Sigorta Kuruluşu’na başvuru zorunluluğu getirildiğini, haliye başvurunun tam yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin yasal merkezi İstanbul olup anılan dava yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemeler İstanbul Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle dosyanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddini talep ettiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan ve sözde maluliyet durumunu gösterdiği ileri sürülen raporların, yargılama neticesinde müvekkili şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesi hukuken mümkün olmadığını, dosyada kusur oranlarının tespiti için herhangi bir rapor alınmadığını, en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması zorunluluk gerektiğini, müvekkili şirket poliçe dahilinde davacının tedavi giderlerinden ve tedavi giderleri dönemine ait olduğu Yargıtay’ca da kabul edilen geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve geçici bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını, haksız eylem sonucu yaralanma ve maluliyet sebebiyle açılacak maddi tazminat davalarında, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi ile haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zararın belirlenmesi ve ona göre tazminata hükmedilmesi gerektiğini, Mahkemeniz’ce yapılacak yargılama sırasında, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatlar tespit edilerek, müvekkilimiz şirket aleyhine hükmedilecek olası bir tazminattan mahsup edilmesi gerektiği son derece açık olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için davalının haklı olduğu varsayılsa bile, müvekkilimiz şirket’in faizden sorumluluğu sınırlı olduğunu, öncelikle, zamanaşımı def’imiz, yetki itirazımız ve başvuru şartı itirazımız dikkate alınarak, sayın mahkemeniz nezdinde ikame edilmiş olan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden Ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasına, davacının maluliyet oranının tespiti için meslekte kazanma gücü kaybı yönetmeliği’ne göre rapor alınmasına, tazminat oranı ve miktarının tespiti için, yukarıdaki hususlar tamamlandığında hazine müsteşarlığı aktüerler sicili’ne kayıtlı aktüer bilirkişiden rapor alınarak gerçek zararın tespit ettirilmesine, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde sgk tarafından yapılan-yapılacak ödemelerin müvekkilimiz şirket’in sorumluluğundan tenziline, tarafımızca huzurda görülen davanın ikame edilmesine sebep olunmadığından harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İş bu dosya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/07/2021 tarih ve ... E.ve K.sayılı yetkesizlik kararına istinaden Mahkememize tevzi edildiği ve 2021/626 Esas numarasını aldığı görülmüştür.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54 de özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir.
Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir. Bunun gibi çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden de bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak gürülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğunun kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 17. H.D. 2016/10015 Esas 2019/4332 Karar sayılı emsal ilamı)
Sigorta şirketi kazaya karışan sigortalı aracın trafik sigortacısı (ZMSS) sıfatıyla, bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır.
ATK'nın düzenlediği 31/05/2022 tarihli 3 sayfadan ibaret raporunda özetle; Mevcut belgelere göre; ... kızı, 23/02/1968 doğumlu, ...’in 20/08/2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen C1 ve C6 vertebra kırığı yaralanmasının; 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur.
ATK'nın düzenlediği 25/07/2024 tarihli 5 sayfadan ibaret raporunda özetle; ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut belgelere ve İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayeneye bulgularına göre; ... kızı, 1968 doğumlu ...’in 20/08/2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen C1 ve C6 vertebra kırığı yaralanmasının; A- 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan kişinin maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, B- Üst Kurulumuz tarafından 20/08/2012 tarihinde geçerli olan yönetmenlik uygulandığı, ancak adı geçen raporların ise olay tarihinde yürürlüke bulunmayan 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğin uygulandığı dikkate alındığında, Özürlülük/Engellilik kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, bu nedenle aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, ayrıca ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 18/10/2018 tarihli raporunda kaza ile illiyeti bulunmayan lomber dejeneratif hastalıklar gibi şikayetlerin de değerlendirildiği, bu nedenle düzenlenmiş raporlar arasında çelişkiden bahsedilemeyeceği, C- İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, D- Başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur.
Bilirkişinin düzenlediği 04/01/2025 tarihli 8 sayfadan ibaret raporunda özetle; Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 20.08.2012 tarihinde meydana gelen trafik kazasında; Davalı tarafından zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalanmış bulunun ... plakalı araç sürücüsü ... ’ın olayda asli kusurlu olarak %80 oranında kusurlu, ... plakalı hususi aracın sürücüsü dava dışı ...’in %20 oranında kusuru olduğu, Davalının %80 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...’in; Geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının = 3.266,92 TL. olduğu, ATK tarafından kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet oranı %0 olarak belirlendiğinden, davacının sürekli iş göremezlik dönemi için maddi zararının söz konusu olmayacağı, Belirlenen zarar tutarının zorunlu trafik sigorta poliçesi limitleri içinde kaldığı, Dosya münderecatına göre davalı sigorta şirketinin 10.06.2020 dava tarihinden önce temerrüde düştüğünün belirlenemediği, Dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği, Kanaat ve sonucuna varıldığına dair tanzim olunan işbu bilirkişi raporu imzalanarak Sayın Mahkemenizin takdirlerine saygı ile sunulur.
Davacı vekilinin 20/01/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; İlgili dosyada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000 TL üzerinden açmış olduğu cismani zarar tazminat davayı bilirkişi raporu doğrultusuda 2.266,92 TL arttırarak 3.266,92 TL olarak belirli hale getirdiğini bildirir, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3.266,92 TL nin temerrüt tarihinden itibaren yargılama gideri ve ücreti vekalet ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde, 20/08/2012 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının ... plakalı araçta yolcu olduğu, davalının ise ... plakalı aracın sigortacısı olduğu, kaza nedeniyle davacının maddi tazminat talebinde bulunduğu, mahkememizce tarafların tüm delilleri toplandığı, Adli Tıp Kurumundan maluliyete ilişkin rapor alındığı,Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre davacının tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu ve iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayacağının tespit edildiği, buna göre dosyanın kusur tespiti ve aktüerya hesabı yapılması amacıyla alanında uzman bilirkişilere tevdi edildiği, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile davacının kusursuz olduğu, dava dışı ... plakalı aracın %20 oranında kusurlu olduğu, davalının sigortalısı olan araç sürücüsünün %80 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının bilirkişi raporu doğrultusunda talebini artırdığı, mahkememizin 25/02/2025 tarihli 8 nolu duruşmasında talebini somutlaştırdığı, buna göre 50,00 TL sürekli iş göremezlik zararı yönünden davacının sürekli maluliyeti tespit edilemediğinden reddine, geçici iş göremezlik yönünden bilirkişi raporu ile hesap edilen 3.266,92 TL'nin davacının dava tarihinden önce davalıya tebellüğ eden başvuruda bulunduğuna ilişkin bilgi belge bulunmadığından dava tarihi itibariyle davalının temerrüt şartlarının oluştuğu, davacının belirsiz alacak davası olarak açtığı davasına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminat isteminin Kısmen Kabulü ile 3.266,92 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihi olan 10/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,
2-Karar tarihi itibari ile alınması gereken maktu 615,40-TL harçtan, peşin alınan 62,14-TL harç mahsup edilerek kalan 553,26-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 54,40-TL peşin harç, 54,40-TL başvuru harcı ve 7,74-TL ıslah harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 3.266,92-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 50,00-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.931,00-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 9.781,30-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.360,00-TL'nin Kabul-red oranına göre 1.339,50-TL'nin davalıdan, 20,50-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8-19/01/2024 tarihli Adli Tıp Faturasında 10.375,00-TL ve 17/02/2022 tarihli Adli Tıp Faturasında 1.035,00-TL olmak üzere toplam 11.410,00-TL ATK fatura bedellerinin yatırılmadığı görülmekle; 11.410,00-TL'nin kabul-red oranına göre 11.238,00-TL'nin davalı tarafça, 172,00-TL'nin davacı tarafça Adli Tıp Kurumu hesabına (faturalarda bildirilen hesap numaralarından birisine) yatırılmasına,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır