T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/118 Esas
KARAR NO :2025/218
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/02/2022
KARAR TARİHİ:13/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında uluslararası lojistik hizmetleri alanında süreklilik arz eden ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında tanzim etmiş olduğu faturaların aralarında süregelen teamüle göre davalıya gönderildiğini, davacının 13 adet fatura karşılığı ödemelerin karşılığını davalıdan tahsil ettiğini, ancak davacının davalıya karşı 20/11/2018 - 31/12/2019 tarihleri arasında düzenlemiş olduğu 23 adet fatura karşılığı kısmi ödeme yapıldığından davacının bakiye 34.853,94 Euro cari hesap alacağının bulunduğunu, müvekkilinin alacağa ilişkin olarak telefon ve e-mail ile talepte bulunmasına rağmen sonuç alamadığını, davalının herhangi bir ödeme yapmaması üzerine davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin yapılan haksız itiraz neticesinde durduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmaya varılamadığını, bu nedenlerle davalının sahibi olduğu taşınır ve taşınmazlarına, bankalardaki hesaplarına, hak ve alacakları ile 3. kişiler nezdinde doğmuş ve doğacak hak ve alacakları üzerine tedbir suretinde karar verilmesi için ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini, takip dosyasına vaki haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe vaki itiraz nedeniyle dava konusu alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahküm edilmesine, yargılama gideri (faiziyle birlikte 3.481,00-TL'lik Tercüme Hizmet Ödemesi dâhil) ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin adresi ''...'' olduğundan Bakırköy Ticaret Mahkemeleri görevli ve yetkili olduğunu, davalı ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin davacıdan bugüne değin hiçbir hizmet almadığını, dava dilekçesinde davacı tanzim ettiği faturaları müvekkile gönderdiğini iddia etmişse de müvekkil tarafından teslim alınan bir fatura bulunmadığını, iş bu davada müvekkilin ticari defterleri incelendiğinde davacı tarafça tanzim edilen herhangi bir faturanın defterlere işlenmediği görüleceğini, Davacı, müvekkil aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatmış ise de müvekkilinin davacıdan hizmet almadığı, ticari ilişkisi bulunmadığı, tarafına tebliğ edilen fatura bulunmadığı bahisle haklı olarak iş bu takibe itiraz ettiğini, yetki ilk itirazın kabulü ile, mahkemenizin yetkisizliğine ve dosyanın yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, aksi halde,
davann reddi ile takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. (Davalı vekili 03.08.2022 tarihli dilekçesi ile .... Noterliği 22/07/2022 tarih ve ... yevmiye sayılı azilname ile azledildiği bildirilmekle Uyap kaydı silinmiştir.)
Yetki itirazı; mahkememizin 29.09.2022 tarihli celse 3 no.lu ara kararı gereğince davalı şirket adresinin Arnavutköy'de bulunduğu, ... Adliyesi'nin yetki alanında bulunan davalıya karşı ... Müdürlüklerinde icra takibi başlatıldığı, ... Adliyesi'nde Asliye Ticaret Mahkemeleri bulunmadığından ve Ağır Ceza Mahkemesi yetki alanı da İstanbul Adliyesi'nde olduğundan buna göre davalı şirketin ticaret sicil kaydındaki şirket merkezinin mahkememiz yetkisi içinde kaldığı anlaşıldığından yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
İcra takip dosyasının incelenmesinde; davacının .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında faturadan kaynaklanan 34.853,94-EUR asıl alacak 694,93-EUR işlemiş faiz olmak üzere toplam 35.548,87-EUR takip yapıldığı, ödeme emrinin 16/11/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 23/11/2021 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, durdurma kararının alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Lojistik uzmanı, konu uzmanı ve mali bilirkişi heyetinin 06/05/2023 tarihli 9 sayfadan ibaret kök raporunda özetle; Davacı Şirketin yurt dışında Mukim olması nedeniyle defterlerinin incelenemediği, dava dosyasında mevcut belgelerin tetkikinde dava tarihi itibariyle Alacaklı-Davacı ...tarafından ... San. Ve Tic, A.Ş. 34.853,94 EUR alacağının olduğunun görüldüğü, davalı-borçlu şirkete ve vekiline ulaşılmadığından davalı şirket defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılamadığı, Davalı yanın ticari ilişkiyi tamamen inkar eden cevap ve savunması gözetilerek, ticari ilişkinin varlığı bakımından ticari defter kayıt ve belgelerini sunmaması halinde, davacının kendi dayanağı fatura ve ödemeleri gösteren hesap özetine göre alacaklı olduğunun değerlendirildiği, işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı ve hesabı yapılmadığı belirtilmiştir.
Bilgisayar Mühendisi bilirkişinin 14.05.2025 tarihli 25 sayfadan ibaret raporunda özetle;davacı tarafın yurtdışında faaliyet göstermesinden dolayı davacı taraf sunucusunda 2 farklı oturumda gerçekleştirilen yerinde inceleme neticesinde e-posta hesap yedeklerinin incelenmesi uzun sürdüğünden dolayı geri kalan sunucularda çalışma yapılamamış ve sunucu e-posta hesap yedeklerinin incelenmesi için iletilmesi beklenmiştir. İletilen tüm e-posta yedekleri usb bellek içinde teslim alınmış ve sıra ile hepsi incelenmiştir. Davaya konu 23 adet fatura teslim alınan 10 e-posta hesabı içinde araştırılmıştır. İnceleme sonucunda 06.05.2023 tarihli ilk bilirkişi raporunda mali bilirkişi tarafından tespiti yapılmış olan 23 adet faturanın ilk 4 tanesi e-posta içeriklerinde tespit edilememiştir, ancak ilerleyen zamanlarda davacının her bir fatura ekinde gönderdiği Hesap Ekstresi içeriğinde:
20.11.2018 tarih / 7547 sayılı 4.347,59 TL, 21.11.2018 tarih /7615 sayılı 2.614,01 TL,
21.11.2018 tarih / 8252 sayılı 8.588,17 TL, 31.12.2017 tarih / 2537 sayılı 1.993,03 TL tutarlı faturaların yer aldığı ve davalı tarafın 7547 sayılı faturanın 3.672,59 TL'sini ödemiş olduğu görüldüğü ve ekstrede sürekli yer alan bu 4 faturaya itiraz etmemiş olduğu,
Listedeki 5. Faturadan başlayarak 20. Fatura dahil olmak üzere;
01.03.2019 tarih /3918 sayılı 1.796,36 TL, 31.05.2019 tarih / 3919 sayılı 1.606,16 TL,
31.05.2019 tarih / 3026 sayılı 556,78 TL, 14.06.2019 tarih / 3833 sayılı 1.931,95 TL,
30.06.2019 tarih / 3834 sayılı 1.205,72 TL, 30.06.2019 tarih /3852 sayılı 557,73 TL,
02.07.2019 tarih / 4356 sayılı 182,31 TL, 22.07.2019 tarih / 4691 sayılı 96,16 TL,
27.08.2019 tarih / 4600 sayılı 2.859,71 TL, 31.08.2019 tarih / 4717 sayılı 254,89 TL,
31.08.2019 tarih / 4718 sayılı 521,96 TL, 17.09.2019 tarih / 5833 sayılı 54,59 TL,
30.09.2019 tarih / 6507 sayılı 979,10 TL, 31.10.2019 tarih / 6263 sayılı 1.875,05 TL,
31.10.2019 tarih /6265 sayılı 1.574,67 TL, 27.11.2019 tarih / 7586 sayılı 1.962,84 TL numaralı faturalar e-posta içeriğinde gönderildiği tespit edilmiş ve her bir e-posta ekinde iletilmiş olan fatura ve aynı e-posta beraberinde davacının göndermiş olduğu hesap ekstresi çıktıları bilirkişi raporu ekinde sunulduğunu,
Listede 21. Sırada yer alan 09.12.2019 tarih/ 6432 sayılı 1.547 TL tutarlı fatura için davacının iptal faturası düzenlemiş olduğu tespit edildiği,
Listedeki 22. Sıradaki 31.12.2019 tarih / 7448 sayılı 1.819,37 TL Ve 23. sıradaki Fatura 31.12.2019 tarih / 7449 sayılı 1.148,88 TL tutarlı faturalar e-posta yedeklerinde tespit edildiği, her bir fatura çıktısı ve beraberindeki hesap ekstresi bilirkişi raporu ekinde sunulduğu,
Davaya konu faturaların davacı tarafından davalı tarafa e-posta ekinde gönderilmiş olduğu belirtilmiştir.
Lojistik uzmanı, konu uzmanı ve mali bilirkişi heyetinin 08/08/2024 tarihli 9 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; "Davacı şirket ile davalı şirket arasında uzun süreye dayanan ticari ilişkinin devam ettiği, dökümü yapılan 23 adet faturanın 4 tanesinin e-posta yoluyla Davalı tarafa ulaştığının tespit edilemediği, kalan 19 adet faturanın davalı tarafın e-posta adreslerine ulaştığı, düzenlenen ve davalı borçlu tarafa gönderilen her fatura ekinde ayrıca hesap dökümünün de yer aldığı, dava dosyasında mevcut belgelerin tetkikinde ve zarf içerisinde tarafımıza tevdi edilen USB'nin incelenmesi sonucunda, tablo halinde gösterildiği üzere 4 adet fatura için mail gönderildiğine dair kayda rastlanmamıştır. Söz konusu 4 fatura toplamının 13.869,81 Euro olduğu, kalan 19 adet faturanın mail yoluyla Borçlu ... ŞTİ. ne gönderildiği, söz konusu faturaların ekinde borç tutarını gösteren ekstrenin de gönderildiği, 19 adet fatura toplamının 20.984,13 Euro olduğu, görülmüştür. Gönderildiğine dair mail tespit edilemeyen 4 adet fatura toplamı olan 13.869,81 Euronun da yer aldığı toplam borç ekstresinin de her faturaya eklendiği görüldüğü ve bu hususta Davalı Borçlu Şirket ... tarafından bir itirazın yağsonraki dönemlerde mail yoluyla gönderilen faturalara ekya isabet eden 4 faturanın ödenmesi için ayrıca e-postaya rastlanmadığı, geri kalan 20.984,13 Euroya isabet eden 19 fatura için ayrıca toplam Dava tarihi itibariyle Alacaklı-Davacı ... nin Borçlu-... Ulaştırma Depolama Lojistik Servis Hizmetleri San. Ve Tic. A.Ş. den 34 853,94 EUR alacağının olduğunun görüldüğü" belirtilmiştir.
Dava, cari hesap ilişkisinden ve faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
I. DAVANIN ÖZETİ
Davacı .... vekili tarafından mahkememize 22.02.2022 tarihinde açılan işbu dava, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 05.11.2021 tarihinde başlatılan ve davalının itirazı üzerine duran icra takibindeki itirazın iptaline ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı.... Ve Tic. A.Ş. arasında Türkiye-Yunanistan ve/veya Türkiye-Romanya ve/veya Yunanistan-Romanya güzergahlarında uluslararası dağıtım, toplama hizmetleri, elleçleme hizmetleri, depolama hizmetleri, müşterilerin irtibatı, belgelerin teslim alınması, düzenlenmesi ve diğer benzeri hizmetlere dayalı süreklilik arz eden bir ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda tanzim edilen faturalardan 23 adedine ilişkin kısmi ödeme yapıldığını ve bakiye 34.853,94 Euro alacak kaldığını, bu alacağın ödenmesi için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek, bu itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davacıdan hiçbir hizmet alınmadığını, herhangi bir fatura teslim alınmadığını ve defterlere kaydedilmediğini savunarak, öncelikle mahkememizin yetkisiz olduğu itirazında bulunmuş, aksi halde davanın reddini istemiştir.
II. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
1. Davacı Tarafın İddiaları
Davacı vekili, müvekkili ....'nın uluslararası lojistik hizmetleri alanında faaliyet gösterdiğini, Türkiye-Yunanistan ve Romanya güzergahlarında uluslararası dağıtım/toplama hizmetleri, elleçleme hizmetleri, depolama hizmetleri, müşterilerin irtibatı, belgelerin teslim alınması, düzenlenmesi, diğer benzeri hizmetleri ve bunlara aracılık edilmesi konusunda davalı ile süreklilik arz eden ticari ilişkilerinin bulunduğunu ileri sürmüştür.
Davacı vekili, müvekkilinin 20.11.2018-31.12.2019 tarihleri arasında davalıya düzenlemiş olduğu 23 adet faturadan 20.11.2018 tarihli faturanın kısmen (3.672,59 Euro), 09.12.2019 tarihli faturanın ise tamamen (1.547,00 Euro) ödendiğini, kalan 21 faturanın ise hiç ödenmediğini, bu suretle müvekkilinin davalıdan 34.853,94 Euro alacağı bulunduğunu belirtmiştir.
Davacı, merkezi Yunanistan'da bulunan ....'nın, Yunanistan ve Romanya'daki grup şirketleri vasıtasıyla uluslararası taşıma, lojistik ve freight forwarder (taşıma işleri organizatörü) olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin organizatörlüğünde grup şirketleri vasıtasıyla davalıya taşıma ve lojistik konularında hizmetlerin verildiğini, grup şirketi ... firmasının davacıya, davacının da davalıya fatura düzenlediğini, ödemelerin müvekkilinin banka hesaplarına yapıldığını (... faturalandırma sistemi) iddia etmiştir.
Davacı ayrıca, davalı şirket yetkilileri ... gibi kişilerle davalıya ait elektronik postalar üzerinden karşılıklı yazışmalar yapıldığını, sipariş, emir ve tekliflerin verildiğini, fatura tutarlarına ilişkin onayların alındığını, cari hesap ekstrelerinin gönderildiğini ve davalının bu faturalara ve ekstrelere süresinde itiraz etmediğini, dahası 2018 ve 2019 yıllarında bazı ödemelerin yapılarak hizmetin alındığının zımnen kabul edildiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı Tarafın Savunmaları
Davalı vekili, her ne kadar davacı ile müvekkili arasında süreklilik arz eden bir ticari ilişki olduğu iddia edilmişse de, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin davacıdan bugüne kadar hiçbir hizmet almadığını savunmuştur.
Davalı vekili ayrıca, dava dilekçesinde davacının tanzim ettiği faturaları müvekkiline gönderdiği iddia edilmiş olsa da, müvekkili tarafından teslim alınan bir fatura bulunmadığını, iş bu davada müvekkilinin ticari defterleri incelendiğinde davacı tarafça tanzim edilen herhangi bir faturanın defterlere işlenmediğinin görüleceğini belirtmiştir.
Davalı vekili öncelikle yetkisizlik itirazında bulunmuş, aksi halde davanın reddini istemiştir.
III. USUL İNCELEMESİ
1. Yetki İtirazının Değerlendirilmesi
Davalı vekili, müvekkil şirketin adresinin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görev ve yetkisinin bulunduğunu, bu nedenle mahkememizin yetkisiz olduğunu ileri sürerek yetki itirazında bulunmuştur.
Yapılan inceleme sonucunda, davalı şirketin ticaret sicil kaydındaki şirket merkezinin mahkememizin yetkisi içinde kaldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalının yetki itirazı reddedilmiştir.
2. Davalı Şirketin İhyası
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı şirketin ihyasına (yeniden canlandırılmasına) karar verilmiş olduğu tespit edilmiştir. Bu durum, davalı şirketin aktif hukuki kişiliğinin devam ettiğini ve bu dava kapsamında taraf ehliyetinin bulunduğunu göstermektedir.
IV. ESASA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
1. Delillerin Değerlendirilmesi
Dava dosyasına sunulan deliller, bilirkişi raporları, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:
Mahkememizce 02.01.2023 tarihli ara karar doğrultusunda, "Davacının dosyaya sunduğu ticari defter ve kayıtların sureti ile Davalı defterleri ve tüm dosya kapsamı itibariyle açık cari hesaba dayalı olarak düzenlenen faturalar nedeniyle Davacı alacağının olup olmadığı, varsa miktarı ve işlemiş temerrüt faizi miktarının tespiti için" bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dosyaya 06.05.2023 tarihinde sunulan kök bilirkişi raporunda; davacı şirketin yurt dışında mukim olması nedeniyle defterlerinin incelenemediği, davalı şirkete ve vekiline ulaşılamadığından davalı şirket defterlerinin de incelenemediği belirtilmiştir. Bununla birlikte, dava dosyasında mevcut belgeler incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen toplam 23 adet faturanın bulunduğu, bu faturalar karşılığında davalının toplam 5.219,59 Euro ödeme yaptığı ve kalan 34.853,94 Euro'luk tutarın ödenmediği tespit edilmiştir.
Kök bilirkişi raporu, taraflar arasında 2018 yılı öncesine dayanan ve 2019 yılı sonu itibarıyla davalının borcunu ödemediği için sona erdirilmiş sürekli bir ticari ilişkinin varlığını ortaya koymuştur. Raporda ayrıca, taşıma faturaları somut olarak itiraza uğramamış ise, iş görmeyi ispat bakımından karine oluşturacağı değerlendirilmiştir.
Mahkememizin 21.09.2023 tarihli ara kararı uyarınca, dosya içerisindeki mail çıktıları ve eklerinin gerçekliğinin tespiti amacıyla bilgisayar mühendisi bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 14.05.2024 tarihli bilgisayar bilirkişisi raporunda; davacı tarafın e-posta sunucuları ve yedekleri incelenmiş, davaya konu 23 faturanın 19 adedinin e-posta yoluyla davalıya gönderildiği kesin olarak tespit edilmiştir. Raporda, ilk 4 fatura için e-posta kaydı bulunamadığı, ancak sonraki dönemlerde gönderilen her bir e-postaya eklenen hesap ekstrelerinde bu faturaların da listelendiği ve davalı tarafından bunlara itiraz edilmediği belirtilmiştir.
Mahkememizin 27.06.2024 tarihli ara kararı ile, hangi faturaların hangi mail ve mail ekinde davalı tarafa gönderilmiş olduğunun detaylı tespiti ve somut olarak hangi fatura alacaklarının ispat edilip edilmediği hususunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınması istenmiştir.
08.08.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; davacı şirket ile davalı şirket arasında uzun süreye dayanan ticari ilişkinin devam ettiği, 23 adet faturanın 4 tanesinin (toplam 13.869,81 Euro) e-posta yoluyla davalı tarafa ulaştığının tespit edilemediği, ancak kalan 19 adet faturanın (toplam 20.984,13 Euro) davalı tarafın e-posta adreslerine ulaştığı teyit edilmiştir. Raporda ayrıca, gönderilen her fatura ekinde hesap dökümünün (ekstrenin) yer aldığı, bu ekstrelerin e-posta ile gönderildiği tespit edilemeyen 4 faturayı da kapsadığı ve davalı borçlu şirket tarafından ekstrelerde yer alan hiçbir faturaya itiraz edilmediği vurgulanmıştır.
Bilirkişi raporlarında ayrıca, davalının hizmet bedeli ödemelerinin davacının banka hesabına yapıldığı, davalı yetkilileri ... gibi kişilerle davalıya ait kurumsal e-posta adresleri üzerinden karşılıklı yazışmaların yapıldığı, davalı tarafından 10.000,00 Euro tutarlı ödemeler dahil çeşitli ödemelerin yapıldığının tespit edildiği belirtilmiştir.
2. Taraflar Arasındaki Ticari İlişkinin Varlığı
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında ticari ilişkinin bulunmadığını savunmuş ise de, dosya kapsamında yer alan deliller ve bilirkişi raporlarındaki tespitler bu savunmanın aksini ortaya koymaktadır.
Öncelikle, bilgisayar bilirkişisi raporunda tespit edildiği üzere, davacı taraf ile davalı taraf arasında ticari içerikli e-posta yazışmalarının bulunması, taraflar arasında ticari ilişkinin varlığını göstermektedir. Bu yazışmalarda siparişlerin, emirlerin, tekliflerin verildiği, fatura tutarlarına ilişkin onayların alındığı, hizmet bedelleri ve ödemelere ilişkin bilgi alışverişinin yapıldığı tespit edilmiştir.
İkinci olarak, davacı tarafından düzenlenen faturaların bir kısmına davalı tarafından ödeme yapılmış olması da taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığını kanıtlamaktadır. Nitekim, bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere, davalı tarafından davacıya çeşitli tarihlerde ödemeler yapıldığı, özellikle 20.11.2018 tarihli faturanın kısmen (3.672,59 Euro) ve 09.12.2019 tarihli faturanın tamamen (1.547,00 Euro) ödendiği tespit edilmiştir.
Üçüncü olarak, davacının her fatura ekinde gönderdiği ve önceki faturaları da içeren hesap ekstrelerine davalı tarafından itiraz edilmemiş olması, TTK m.21/2 uyarınca fatura içeriklerinin kabul edildiği anlamına gelmektedir. Ancak bu durum tek başına hizmetin ifa edildiğini değil, fatura içeriğinin (faturada belirtilen iş tanımı ve tutarın) kabul edildiğini gösterir. Taşıma işlerinin fiilen yapıldığının ispatı için dosyadaki diğer delillere bakmak gerekmektedir.
Bu kapsamda, taraflar arasındaki e-posta yazışmaları incelendiğinde, taşıma işlemlerine ilişkin operasyonel detaylar, araç bilgileri, güzergâh bilgileri, maliyetler ve ödeme planlarına dair kapsamlı yazışmaların bulunduğu tespit edilmiştir. Özellikle bilgisayar bilirkişisi raporunda tespit edilen yazışmalarda, davalının her araç için tüm taşıma verilerini içeren tablo gönderimleri, maliyetler ve operasyon teklifleri için onay yazışmaları bulunmaktadır. Bu yazışmalar, faturalara konu taşıma hizmetlerinin fiilen gerçekleştirildiğini göstermektedir. Tüm bu deliller bir arada değerlendirildiğinde, taraflar arasında yalnızca ticari ilişkinin varlığı değil, aynı zamanda faturalara konu taşıma işlerinin gerçekten yapıldığı da ispatlanmış bulunmaktadır.
Dördüncü olarak, davacının freight forwarder (taşıma işleri organizatörü) olarak grup şirketleri aracılığıyla davalıya hizmet verdiği, grup şirketi ... firmasının davacıya, davacının da davalıya fatura düzenlediği şeklindeki ticari yapı (... faturalandırma sistemi), uluslararası taşımacılık sektöründe yaygın bir uygulama olup, bu tür ticari ilişkilerde KDV istisnası/muafiyetinden faydalanarak maliyet avantajı sağlanması amaçlanmaktadır. Bu durum, taraflar arasında bilinçli ve sistematik bir ticari ilişkinin varlığını göstermektedir.
Bütün bu deliller bir arada değerlendirildiğinde, davalının "taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı" şeklindeki savunmasının gerçeği yansıtmadığı, aksine taraflar arasında süreklilik arz eden bir ticari ilişkinin varlığının sabit olduğu kanaatine varılmıştır.
3. Faturaların Tebliği ve Davacının Alacak Miktarı
Davalı vekili, davacıdan hiçbir fatura teslim alınmadığını ve defterlere kaydedilmediğini savunarak alacağın bulunmadığını savunmuş olsa da, bilgisayar bilirkişisi raporu ve bilirkişi heyeti ek raporundaki yukarıda da özetlenen tespitler bu savunmanın aksini ortaya koymaktadır.
Bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere, davaya konu 23 adet faturanın 19 adedi (toplam 20.984,13 Euro) e-posta yoluyla davalıya gönderilmiştir. Bu faturaların davalının kurumsal e-posta adreslerine (`...@...`, `operasyon@...`) ve bilgi olarak davalı şirket yetkililerine (`...@...` gibi) gönderildiği tespit edilmiştir.
İlk 4 fatura (toplam 13.869,81 Euro) için doğrudan e-posta kaydı tespit edilememiş olsa da, sonraki dönemlerde gönderilen her fatura ekinde yer alan hesap ekstrelerinde bu faturalar da listelenmiştir.
Ayrıca, 20.11.2018 tarihli faturanın kısmen (3.672,59 Euro) ve 09.12.2019 tarihli faturanın tamamen (1.547,00 Euro) ödenmiş olması, davalının bu faturaları teslim aldığını ve içeriklerini kabul ettiğini göstermektedir.
Davacı tarafından davalıya düzenlenen ve takibe konu edilen toplam 23 adet faturanın toplam tutarı 40.073,53 Euro olup, bu tutardan davalı tarafından yapılan 5.219,59 Euro tutarındaki ödeme düşüldüğünde, kalan borç miktarı 34.853,94 Euro olarak hesaplanmıştır. Bu hesaplama, üç ayrı bilirkişi raporunda da tutarlı bir şekilde doğrulanmıştır.
4. Temerrüt ve İşlemiş Faiz Değerlendirmesi
Davacı vekili, icra takibinde 34.853,94 EUR ana para ile birlikte 694,93 EUR işlemiş faiz de talep etmiştir. Ancak, bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere, davacının takipten önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü gösteren yeterli delil bulunamamıştır.
TTK m.20 uyarınca, tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe veya sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar veya ihtarların, kanunda ya da sözleşmede belirtilen şekilde yapılması gerekir. Dosya kapsamında davacının, takip tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürecek nitelikte bir ihtar veya ihbarda bulunduğuna dair delil bulunmamaktadır.
Bu nedenle, davacının işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
V. SONUÇ VE NİHAİ DEĞERLENDİRME
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalıya verdiği hizmetler karşılığında düzenlediği faturalardan kaynaklanan alacağın varlığı ve miktarı konusunda toplanmaktadır.
Dosya kapsamındaki bilirkişi raporları, tanık beyanları, yazılı deliller ve tüm dosya muhtevası bir bütün olarak değerlendirildiğinde:
1. Taraflar arasında uluslararası taşımacılık ve lojistik hizmetlerine dayalı, süreklilik arz eden bir ticari ilişkinin varlığı tespit edilmiştir.
2. Davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen 23 adet faturanın 19 adedinin e-posta yoluyla davalıya gönderildiği, kalan 4 faturanın ise davalıya gönderilen hesap ekstrelerinde yer aldığı ve davalı tarafından bunlara itiraz edilmediği anlaşılmıştır.
3. Davalının davacıya çeşitli tarihlerde ödemeler yapması da, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığını göstermektedir.
4. Bu kapsamda, taraflar arasındaki e-posta yazışmaları incelendiğinde, taşıma işlemlerine ilişkin operasyonel detaylar, araç bilgileri, güzergâh bilgileri, maliyetler ve ödeme planlarına dair kapsamlı yazışmaların bulunduğu tespit edilmiştir. Özellikle bilgisayar bilirkişisi raporunda tespit edilen yazışmalarda, davalının her araç için tüm taşıma verilerini içeren tablo gönderimleri, maliyetler ve operasyon teklifleri için onay yazışmaları bulunmaktadır. Bu yazışmalar, faturalara konu taşıma hizmetlerinin fiilen gerçekleştirildiğini göstermektedir
5. Davacının freight forwarder (taşıma işleri organizatörü) olarak grup şirketleri aracılığıyla davalıya hizmet verdiği, ... faturalandırma sistemi kapsamında tüm faturalandırma işlemlerinin davacı tarafından yapıldığı ve tüm ödemelerin davacının hesabına gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
6. Davalı tarafından davacıya düzenlenen faturalar karşılığında toplam 5.219,59 Euro ödeme yapıldığı, kalan 34.853,94 Euro'nun ödenmediği tespit edilmiştir.
7. Davacının takipten önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair delil bulunmadığından, işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Bütün bu tespitler ışığında, davacının davalıdan 34.853,94 Euro alacağı bulunduğu sabit olup, davacı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına karar verilmesi gerektiği, ancak işlemiş faize ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında 34.853,94 EURO asıl alacağa ve işleyecek faiz oranına itirazın iptaline, Bunların dışında takibin ödeme emrindeki kayıt ve şartlarda devamına,
-İcra dairesinin yetkisine itirazın iptaline,
-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-391.636,29-TL'nin (Euro alacağın takip tarihi 05.11.2021'deki efektif satış kuru 11,2365'e göre) % 20'si olan 78.327,25- TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 26.752,67-TL ilam harcından peşin alınan 7.422,53-TL'nin mahsubu ile bakiye 19.330,14-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 7.422,53-TL peşin harç ve 80,70-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 7.503,23-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 62.661,81-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı, kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 7.808,69-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin Kabul-red oranına göre 1.294,20-TL'nin davalıdan, 25,80-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8-Davacı tarafından yapılan 23.361,50-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 22.904,81-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; arda kalan bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/03/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır