T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/284 Esas
KARAR NO: 2023/878 Karar
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/04/2022
KARAR TARİHİ: 31/10/2023
YAZIM TARİHİ : 22/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Müvekkil ile borçlu taraf arasında 20.10.2020 tarihli hizmet satış sözleşmesi imzalandığı, sözleşmesi gereği borçlu tarafa 07.10.2020-03.09.2021 tarihleri arasında yemek satışları karşılığı faturaların düzenlendiği, düzenlenen faturaların yasal defterlere kaydedildiği, taraflarca da kabul edildiği üzere müvekkil davacının davalı borçlu taraftan 100.813,66 TL alacaklı olduğu, ekli 13.12.2021 tarihli mutabakat formundan da 30.09.2021 tarihi itibariyle davacı müvekkilin 100.813,66 TL alacaklı olduğu konusunda mutabık kalındığı, sözleşmenin 8.2. maddesi gereği ... Noterliğinin 24.01.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname çekildiği, davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiği, haksız ve kötü niyetli itirazın iptali için açılan bu davanın kabul edilmesi, temerrüt tarihinden itibaren asıl alacağa ticari avans faizi işletilmesine, davalı borçlu aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Davacı tarafın iş bu davasını yetkisiz Mahkemede açmış olduğu, öncelikle yetkisizlik kararı verilmesi gerekir. Müvekkil şirketin faaliyet adresi gözetilerek İstanbul Anadolu Mahkemelerinde açılması gerekmektedir. Bu haliyle yetkisiz mahkemelerde dava açtığından Sayın Mahkemenizce yetkisizlik kararı verilmesi gerektiği, davacı tarafın sözleşmede üstlendiği edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirmediğinden, müvekkilin davacıya böyle bir borcunun bulunmadığı, davacı tarafın TBK nun 97. maddesinde düzenlenen “karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerektir” hükmüne aykırı şekilde davrandığı, Mahkemenin de malumu olduğu üzere davacı taraf alacağın varlığını ispatla yükümlü olduğu, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil temerrüde düşürülmemiş olduğundan işlemiş faize itiraz ettikleri, takas ve mahsup defi haklarının olduğu, bu durumun yargılama aşamasında dikkate alınması gerektiği, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı, bu nedenle davanın red edilmesi gerektiği, takipte işletilen faiz miktarı ve faiz oranının fahiş olduğu, hukuk ve yasaya aykırı olarak fahiş faiz uygulandığı, davacının icra inkar tazminatı talebinin red edilmesi gerektiği, öncelikle Mahkemenin Yetkisizlik kararı vermesinin gerektiği, ayrıca tüm beyan ve itirazlar dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacı aleyhine alacağın % 20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
Dava, cari hesap ilişkisinden ve faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir.
Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır.
... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 100.813,66-TL asıl alacak 2.740,00-TL geçmiş gün temerrüt faizi olmak üzere toplam 103.553,66 TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun itiraz ettiği görülmüştür.
Bilirkişinin düzenlediği 11/04/2023 tarihli 9 sayfadan ibaret raporunda özetle; Taraflar 20.10.2020 tarihli “Hizmet Satış Sözleşmesi ” nin düzenlendiği, sözleşme kapsamında davacı tarafından davalı şirkete yemek hizmetlerini verdiği, söz konusu hizmetler için düzenlenen e-faturaların davalı tarafa tebliğ edildiği, davacı şirketin e-defter mükellefi olduğu, defter beratlarının süresinde alındığı, defterlerin muhasebe ilke ve standartlarına uygun olarak süresinde işlendiği, defterlerin delil değeri taşıdığının görüldüğü, davacı tarafından TTK nun 92. maddesine göre düzenlenip davalı şirkete gönderdiği mutabakat mektubunu, davalı şirket kaşe ve imzalamak suretiyle davacı şirkete 100.813,66 TL borçlu olduğunu teyit ettiğini, borç konusunda mutabık kalındıklarına dair notun mevcut olduğu, davalı şirket tarafından defter ve belgeler ibraz edilmediğinden bu kapsamda bir tespitin yapılamadığı, taraflar arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmesinde ödemelerin süresinde yapılmaması halinde uygulanacak faiz konusunda bir belirlemenin yapılmadığı, bu nedenle faizin alacaklı ... A.Ş. vekili tarafından ... A.Ş. ne ... Noterliğinin 24.01.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı çekilen ihtarname tarihinden itibaren 7 günün sonundan başlayacağı, davacı defter kayıtlarına göre davalı şirketten 30.09.2021 tarihi itibariyle 100.813,66 TL alacaklı olduğunun göründüğü, davalı tarafın yetkili mahkeme ve diğer konulardaki talepleri hususunda takdir ve değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu, görüş ve ve kanaatine varmıştır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davaya konu takibin konusu para borcu olduğundan davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 89. maddesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceği, davanın dayanağı icra takibine konu para alacağı olup, talep edilen borç TBK 89. maddesi uyarınca götürülecek borçlardan olduğu, İİK 50 ve TBK 89 maddeleri gereğince, para borcunun ifa yeri alacaklının yerleşim yeri olduğundan davalının icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine ilişkin itirazının reddine karar verildiği, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, dava konusu takibe ilişkin borç bakiyesi bulunduğu, davacının alacağın tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, mahkememizce tüm delillerin toplandığı, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, mahkememizce öninceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davalının yerinde inceleme talep ettiği ve 300 TL'nin mahkememiz veznesine depo edildiği, mahkememizin 3 nolu celsesinde yerinde inceleme ücretinin yetersiz olduğu anlaşıldığından 750 TL ücretin depo edilmesi amacıyla davalı tarafa kesin süre verildiği, davalı tarafından her ne kadar mazeret talep edilmiş ise de mazeretinde somut olarak gerekçelendirmediği, farklı adliyelerde duruşmam olması şeklinde soyut olarak mazeret bildirdiği, kaldı ki e-duruşma ile duruşmaya katılım sağlayabileceği anlaşıldığından mazeretin reddine karar verildiği, 750 TL yerinde inceleme ücretinin davalı tarafından mahkememiz veznesine depo edilmediğinden incelemenin sadece davacı defterleri üzerinden yapıldığı, davacının alacağına dayanak olan e-faturaların davalıya tebliğ edildiği, davacının ticari defterlerini usulüne uygun tutulduğu ve faturaların defterinde kayıtlı olduğu, ancak yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere faturanın tek başına alacağın varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığı, davalı tarafından imzalanan mutabakat mektubu ile 30/09/2021 tarihi itibariyle 100.813,66 TL borçlu olduğunun kabul edildiği, mutabakat mektubunun davacının ticari defter ve kayıtlarını doğruladığı anlaşıldığından davacının davasını tüm bu açıklamalarla ispatladığının kabulü gerektiği, davacı tarafından ... Noterliğinin 24/01/2022 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıyı temerrüte düşürdüğü anlaşıldığından işlemiş faize ilişkin talebinin yerinde olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek,
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 20.710,73-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine
3-Karar ve ilam harcı 6.886,58-TL nin peşin alınan 1.203,88-TL den düşümü ile kalan 5.682,70-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 1.284,58 TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 1.565,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde tarafların iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır