T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/377 Esas
KARAR NO : 2024/698
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 04/06/2022
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davacı Dr. ... ... tarafından 28.02.2011 tarihinde gerçekleştirilen bir tıbbi müdahele nedeniyle .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2011/... E. numarası ile ikame edilen davada müvekkilimden HMK 107. md çerçevesinde "107.000 TL" manevi, "25.131 TL" maddi tazminat talebinde bulunulduğunu, bilahare yetki itirazının kabulü ile davaya .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ... E. numarası ile devam edilmiş olup yargılama safahatında istihsal olunan tüm bilirkişi raporlarında davacıya kusur izafe edilmemesine karşın 14.11.2016 tarihli bilirkişi raporunda aydınlatılmış onam formunun yetersiz olduğu değerlendirmesinde bulunulduğundan ve ... Hukuk Mahkemesi'nin 23.05.2019 tarih ve ... E., 2019/... K. no'lu kararı, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 22.06.2021 tarih ve 2020/... E., 2021/... K. sayılı kararı ile düzeltilerek onanan 157.279,00 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28.02.2011 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte ve "30.000 TL" manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine" karar verildiğini, davacı Dr. ... ... tedaviyi gerçekleştirdiği dönemde başlangıç tarihi 30.07.2010, bitiş tarihi 30.07.2011 olan 645 acente, ... poliçe numaralı Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, sigorta poliçesinde her ne kadar ... Sigorta A.Ş sigorta ettiren olarak görünse de işbu sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş tarafından devralındığını, dava sigorta şirketine ihbar edilmiş olup bu husus karar başlığı ile de sabit olduğunu, ayrıca, 05.03.2019 tarihinde .... Noterliği'nin ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile davalı sigorta şirketine tekrar ihbarda bulunulmuş olup sigorta poliçesini, ihbar dilekçesini, ihtarnameyi ve tebliğ şerhini ekte sunduklarını, 14.07.2021 tarihinde bizzat davalı şirkete yeniden bir dilekçe ile başvurmuş isek de hiçbir ihbar ve başvuru dilekçemize davalı şirket tarafından hiçbir geri dönüş sağlanmadığını, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında verilen karar dayanak gösterilerek ... Dairesi'nin 2019/... E. sayılı dosyası marifetiyle davacı aleyhine icra takibi başlatılmış olup, söz konusu icra dosyasına davacı tarafından 10.08.2021 tarihinde "542.455,87 TL" ve 12.08.2021 tarihinde "1.386,00 TL" olmak üzere toplamda "543.841,87 TL" yatırılarak dosya borcu kapandığını, davacının sigortalı konumunda yer aldığı tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında poliçenin geçerli olduğu tarih aralığında davacı tarafından gerçekleştirilen tedavi nedeniyle davacı aleyhine açılan tazminat davası sonucunda ödenen 543.841,87 TL'nin sigorta poliçesi gereği davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri ile sınırlı olarak, 542.455,87 TL'nin ödeme tarihi olan 10.08.2021 tarihinden ve 1.386,00 TL'nin ise ödeme tarihi olan 12.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi ile yargılama, harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi 6100 sayılı hukuk muhakemeleri kanunu'nda (hmk) belirtilen unsurlarının tamamını ihtiva etmemekte olup davanın usûlden reddi gerektiğini, dava yetkisiz mahkemede açılmış olup mahkeme'nin yetkisizliğine karar verilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketi dava dilekçesinde belirtilen maddî - manevî tazminat talepli dava dosyasında taraf olarak yer almamış olup karar davalı sigorta şirketi yönünden bağlayıcı olmadığını, eksik olması halinde tamamlama imkânı verilmeyen, iddia edilen her bir vâkıanın hangi delillerle ispat edileceği hususu dava dilekçesinde yer almamakta olup tamamlama imkânı da verilmediğinden öncelikle usûl bakımından davanın açılmamış sayılmasını, huzurdaki dosya kapsamında yetkili mahkeme İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan Mahkeme'nin yetkisizliğini, huzurdaki davanın ikâme edilmesinden önce Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk yolunun tüketilmediği sabit olup davanın dava şartı yokluğundan usulden reddini, hukukî açıdan hekimin sorumluluğundan söz edebilmek için, hukuka aykırı eylem, zarar, zarar ile eylem arasında uygun illiyet bağı ve kusur unsurlarının birlikte bulunması gerektiği halde söz konusu şartların mevcut olmaması nedeniyle sorumluluğun bulunmaması nedeniyle hukuka aykırı davanın reddini, yerleşik Yargıtay içtihatlarında "izin verilen risk" olarak değerlendirilen komplikasyonların varlığı durumunda hekimin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğinden hukuka aykırı davanın reddini, yasal mevzuat gereğince aydınlatılmış onam konusunda şekil serbestisi bulunmasına rağmen ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23.05.2019 Tarih, ... E.sas 2019/... Karar sayılı kararında ve Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 22.06.2021 Tarih, 2020/... E.sas, 2021/... Karar sayılı kararında hükme esas alınan 07.12.2016 tarihli Bilirkişi Raporunda yalnızca dosyada mübrez aydınlatma formlarının gerekli standartları taşımadığı iddiasına dayanılarak aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmediği iddia edilmiş olup söz konusu iddia ve dayanağı açıkça hukuka aykırı olduğundan hukuka aykırı davanın reddini, zamanaşımı itirazında bulunduğumuzu bildirerek davaya konu edilen alacaklar zamanaşımına uğramışsa davanın reddini, davalı sigorta şirketi ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında taraf sıfatını hâiz olmadığından kesinleştiği ifade edilen karar müvekkil sigorta şirketi yönünden bağlayıcı olmayıp dosyanın, tüm delillerin toplanmasının ardından, öncelikle kusur değerlendirmesi yapılması için Yargıtay yerleşik kararlarında belirtildiği üzere Üniversitelerin davaya konu alanın uzmanları olan (profesör düzeyinde) bilirkişilerden ve sağlık hukukçusu bilirkişiden oluşan heyete tevdîine, akabinde iddia edilen mâlûliyet oranının tespiti ve aktüeryal çalışma yapılması için dosyanın alanında uzman bilirkişilere tevdîini, davayı kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, Yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda sigorta şirketinin temerrüdü zararın teminat kapsamına girip girmediğini incelemeye yeterli belgelerin tebliği tarihinden itibaren başlayacağından fazlaya ilişkin taleplerin reddini, davayı ve sorumluluğu kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun var olduğu iddiasında dahi, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince müvekkil sigorta şirketinin anapara ve tüm fer'ilerden sorumluluğunun toplamı poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğundan fazlaya ilişkin taleplerin reddini, Neticede davanın usûl ve esas bakımından reddini, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1-Bilirkişi Raporu.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen 18.09.2023 tarihli raporda özetle; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında, 10.11.2016 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı ve rapordaki “... hastanenin ve doktorun zincirleme ve ortaklaşa sorumlu oldukları” yönündeki kusur tespiti doğrultusunda karar verildiğinir anlaşıldığı, kusur oranları hususundaki nihai takdir ve değerlendirmenin Yüce Mahkemeye ait olduğu, Dava dosyasında örneği mevcut ... Dairesinin 2019/... Esas no.lu icre dosyasına ait 10.08.2021 ve 12.08.2021 tarihli Tahsilat Makbuzları içeriğinden; ... ... tarafından 542.455,87 TL * 1.386,00 TL olmak üzere toplam 543.841,87 TL ödeme yapıldığı, Sigorta poliçesinde teminat limitinin “Olay Başı Limit 300.000 TL” olarak belirtildiği, davalı sigorta şirketinin tazminat sorumluluğunun bu limitle sınırlı olduğu, 21.07.2010 tarihli ve 27648 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Tarife ve Talimatı'ndaki; TARİFE 1. Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında her bir olay için azami teminat tutarı 300.000 TL 'dir Teminat tutarı maddi, manevi tazminat ve yargılama giderleri için geçerlidir.” düzenlemesinin açıkça maddi ve manevi tazminat taleplerinin Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminatı kapsamında olduğunu gösterdiği, Yüksek miyopide göz içi lens implantasyonunun tıbben uygun olduğu, ameliyat sonrası retina yırtığı ve buna bağlı retina dekolmanı gelişebileceği, yani bu durumun öngörülen bir komplikasyon olduğu, davacı cerrahın gerek ameliyat endikasyonu, gerek cerrahi uygulama ve gerekse komplikasyon konusunda herhangi bir kusurunun olmadığı, konusu ameliyat öncesi hasta tarafından imzalanan muvafakatname ve tıbbi onam formlarında tıbbi ve teknik bir kusur ya da noksanlık bulunmadığı, bu nedenle hekime atfedilebilecek kusur bulunmadığı, İşbu raporun önceki bölümlerinde; “... davacı cerrahın gerek ameliyat endikasyonu, gerek cerrahi uygulama ve gerekse komplikasyon konusunda herhangi bir kusurunun olmadığı, söz konusu ameliyat öncesi hasta tarafından imzalanan muvafakatname ve tıbbi onam formlarında tıbbi ve teknik bir kusur ya da noksanlık bulunmadığı, bu nedenle hekime atfedilebilecek kusur bulunmadığı, ...” yönündeki tıbbi tespitler karşısında eldeki dava yönünden davacı hekimin, dolayısıyla da davalı sigorta şirketinin dava konusu ameliyat yönünden kusurunun bulunmadığı, davalı sigorta şirketinin davaya konu ... no.lu Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi çerçevesinde tazminat ödeme yükümlülüğünün olmadığı bildirilmiştir.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen 13.06.2024 tarihli raporda özetle; ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23.05.2019 tarih ve ... E., 2019/... K. numaralı kararında, hastanın aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmediği ve hastaya karşı özen yükümlülüğünün ihlal edildiğine hükmedilmiş olup, aydınlatılmış onam kavramının özel nitelikleri göz önüne alındığında, hastayı aydınlatma yükümlülüğünün aslen tanı ve tedavi sürecini yürüten hekimde olduğu, Taraflar arasındaki Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 3. maddesinin (c) bendi uyarınca, somut olayda rizikonun gerçekleştiği, Bu iki sonuç birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı sigorta şirketine başvuru koşullarının oluştuğu, Davaya konu sigorta poliçesinde “manevi tazminat” klozu açıkça belirtilmemiş ise de, sigorta poliçesinin zorunlu asgari teminatlarını belirleyen Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Tarife ve Talimatı A.2. maddesindeki “Teminat tutarı maddi, manevi tazminat ve yargılama giderleri için geçerlidir.” açık hükmü doğrultusunda sigorta poliçesinin teminat limiti ile sınırlı olmak üzere “manevi tazminat” taleplerinin sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğu, Genel Şartlar'da, Tarife ve Talimat'larda ve davaya konu sigorta poliçesinde, tazminat talepleri ile ilgili “yargılama giderlerinin” sigorta poliçe teminatı kapsamında olduğunun açıkça düzenlendiği, faiz, avukatlık ücreti ve makul giderlerin sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğunun da açıkça düzenlendiği, feri yargılama giderleri yönünden mevzuatta ve sigorta poliçesinde herhangi bir betimleyici ya da sınırlandırıcı klozun ya da düzenlemenin mevcut olmadığı, feri yargılama giderleri ile ilgili kalemlerin ucunun açık bırakıldığı, bunun Yüce Mahkemenin takdirinde olduğu, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. 2019/... K. sayılı kararıyla hükmolunan tazminat miktarı (187.279,00 TL) sigorta bedelini (300.000,00 TL'yi) geçmediğinden sigorta şirketinin salt tazminat sorumluluğunun 300.000,00 TL'ye kadar olacağı, sigorta şirketinin tazminat sorumluluğu ile sorumlu tutulabileceği miktarların farklı olabileceği, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.3.4. maddesi doğrultusunda genel hükümler çerçevesinde sigorta şirketinin dava sonucuna göre yargılama giderlerini ve avukatlık ücretlerini de sigorta poliçesi limitinden bağımsız olarak ödemekle sorumlu olabileceği, Tıbbi ve kusur yönünden kök raporda ulaşılan sonuç ve kanaatlerde herhangi bir değişiklik olmadığı, kök rapordaki görüş ve kanaatlerin muhafaza edildiği bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava tazminat davasıdır.
Uyuşmazlık; davacı ile davalı sigorta şirketi arasında akdedilen tıbbi kötü uygulamaya ilişkin ZMMS çerçevesinde dava dışı üçüncü kişi yapmış olduğu hatalı uygulama nedeniyle ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/... Esas ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyalarından davacı tarafça onan formunun yetersiz bilgilendirme içerdiğinden bahisle ödemiş olduğu maddi ve manevi tazminatların taraflar arasında ki 30/07/2011 tarih ... poliçe numaralı sigorta kapsamında kalıp kalmadığı bu kapsamda kalıyor ise davalı sigorta şirketinin gerçekleşen risk nedeniyle davacı tarafça üçüncü kişiye ödenen miktardan sorumlu olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
Tarafların dayandıkları vakaların ispatı için delil olarak ileri sürdükleri taraflar arasında akdedilen ... poliçe numaralı Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin, davalı tarafça açılmış hasar dosyası bulunmadığına dair müzekkere yazısı, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas, 2019/... Karar sayılı dosyasının, ... Dairesi'ne müzekkere yazılarak 2019/... Esas sayılı icra takip dosyasının mahkememiz dosyasına sunulduğu görüldü.
Davacının davalı sigorta şirketi ile, hekim olarak Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunup bulunmadığının ve davacının dava dışı üçüncü kişiye yönelik ödendiği tazminatın taraflar arasında kurulan sigorta poliçesinin teminat limitleri kapsamında kalıp kalmadığının ve davalı sigorta şirketinin gerçekleşen rizikoya rağmen davacının teminat altına alınan kusurlu uygulaması nedeni ile ödemesi gereken teminat kapsamındaki bedeli ödeyip ödemediğinin ve ödenecek zararın tespiti için mahkemece alınan 18.09.2023 tarihli kök raporu ile 13.06.2024 tarihli ek bilirkişi heyet raporlarının hükme esas alınabileceği ve denetime açık olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; Davacı tarafın Göz hastalıkları uzmanı olduğu ve yapmış olduğu tedavi nedeni ile hastası olan üçüncü kişinin görme kaybı yaşayarak sürekli iş gücü kaybına uğradığı, davacının aydınlatma ödevini yerine getirmediği ve özen yükümlülüğünü ihlal nedeni ile hakkında ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyandan yargılanarak maddi manevi tazminata mahkum edildiği ve davacının da söz konusu zararı üçüncü kişiye cebri icra kanalı ile ödendiği yargılama sırasında davalı sigorta şirketinin davanın ihbarı yolu ile davadan haberdar edildiği uyuşmazlık dışıdır. Uyuşmazlığın esasını taraflar arasında kurulmuş olan Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi bulunup bulunmadığı ve davalı sigorta şirketinin bu zarardan sorumlu olup olmadığı noktasındadır. Her ne kadar davalı sigorta şirketi davacı ile aralarında sigorta sözleşmesi ve sözleşmeye dayalı olarak düzenlenmiş bir Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi bulunmadığını ileri sürmüş ise de davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde taraflar arasındaki poliçeyi ikrar etmiş, davacı taraf davalının devralmış olduğu ... Sigorta ile aralarında düzenlenen başlangıç tarihi 30.07.2010, bitiş tarihi 30.07.2011 olan ... acente, ... poliçe numaralı Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçe suretini mahkeme dosyasına sunduğu ilgili poliçe kapsamında davacının tıbbı kötü uygulama kapsamında doğacak zararın davalı sigorta şirketi tarafından teminat altına alındığı anlaşılmaktadır. Gerek .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda gerekse mahkememizce alınmış olan bilirkişi raporuna göre davacının teminat altına alınan süre içerisinde tıbbı kötü uygulama kapsamında kalan hekim uygulaması nedeni ile üçüncü kişiye karşı maddi ve manevi tazminat sorumluluğunun doğduğu, söz konusu sorumluluk nedeni ile .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas 2019/... K. sayılı kararı dasyıs ile 157.279,00 TL maddi, 30.000 TL manevi
tazminatın olay tarihi olan 28.02.2011 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tazminat ödemesine mahkum edildiği görülmüştür. İlgili kararın kesinleşmesi ile birlikte ... Dairesi'nin 2019/... E. sayılı dosyasıyla davacı aleyhine yasal takip başlatıldığı ve davacının söz konusu dosyaya asıl alacak ve yargılama giderleri dahil dosyasına 10.08.2021 tarihinde 542.455,87 TL ve 12.08.2021 tarihinde 1.386,00 TL olmak
üzere toplamda 543.841,87 TL ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.1. Maddesi uyarınca, dava konusu tedavi sonucu maruz kaldığı zararlara ilişkin tazminat taleplerini, bu taleple bağlantılı yargılama giderlerini, hükmolunacak faizi ve tazminat talebine ilişkin makul giderleri, sigortalı hekimin mesleki faaliyetini yerine getirirken verdiği zararları teminat altına
alan Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi limitleri
içerisinde ilgili sigorta şirketinden talep edebileceği anlaşıldığından, asıl alacak ve yargılama giderleri dahil davalı sigorta şirketinin teminat limiti olan 300.000 TL ile sınırlı olmak üzere davacının sorumluluğundaki zararı karşılama yükümlülüğü bulunduğundan davanın kabulü ile 300.000,00 TL Tazminat alacağının ödeme tarihi olan 10/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davcıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, 300.000,00 TL Tazminat alacağının ödeme tarihi olan 10/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davcıya ödenmesine,
2-Karar ve ilam harcı 20.493,00-TL nin peşin alınan 5.123,25-TL den düşümü ile kalan 15.359,75-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 5.203,95-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 14.471,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 48.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 23/10/2024
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır