T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/409 Esas
KARAR NO:2025/180
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15/06/2022
KARAR TARİHİ:05/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında 20.07.2018 tarihinde Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, yapılan sözleşme gereğince sözleşmenin 19.07.2019 tarihinde sona ereceği, öncesinde ise sadece tarafların karşılıklı mutabakatı ve 30 gün önceden yazılı bildirim yapmak koşuluyla feshedilebileceği kararlaştırıldığını, ancak, davalı şirket sözleşme hükümlerine aykırı davranmak suretiyle, 14.12.2018 tarihinde müvekkile göndermiş olduğu ... 2. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarname ile tebliğ tarihi itibariyle sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, davacı bu ihtarnameye cevaben, 24.12.2018 tarihinde ....Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmeden doğan bakiye alacaklarının ödenmesi ve sözleşmenin karşılıklı mutabakat ile fesih edilmediği hususunda davalı şirkete ihtar gönderildiğini, davacı aleyhine sözleşmeye aykırı davranmak suretiyle sözleşmenin haksız feshi sonucunda gerçekleştirilen bu eylem karşısında, davacı haksız fesih sonucu sözleşmeden doğan bakiye prim borçlarının tahsili için .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibi ve ayrıca sözleşmeden kaynaklanan bakiye danışmanlık alacağına ilişkin .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyaları ile takip başlattığını, .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında yapılan icra takibinde davalı şirketin sözleşmenin 3.1.6 maddesi uyarınca müvekkile ... rakamına göre %6 prim ödemesi yapılması gerektiğini, söz konusu hüküm uyarınca davacının sözleşmenin akdedildiği tarihten sözleşmenin fesih tarihine kadar olan bakiye alacağı 68.667 TL için davaya konu olan icra takibi başlattığını, davalı şirket mevcut icra dosyasına 19.700 TL ödeme yaparak kalan borç için itiraz ettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; yapmış olduğu kısmı itirazının iptali ve takibin devamını, %20 den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini, icra takibinden ödenmiş olan peşin harcın, dava harcından mahsup edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı takip alacaklısının sözleşmenin fesih tarihinden önce davalı hastaneye gelerek fesih hakkında konuşup kalan rakamın 19.700-TL olduğu yönde mutabakata varıldığını, danışmanlık sözleşmesinin feshi başlıklı 8. Maddesine göre 14.12.2018 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshinin karşılıklı mutabakat sağlanarak ve ihtarname çekerek bildirildiğini, davacının ihtarnamenin tebliğinden itibaren 30 günlük sözleşmenin devamı sürecince hak edildiğini düşündükleri ... rakamlarının da ödenmesi gerektiğinden bahisle icra takibi gönderdiğini, davacının yaptığı icra takibinde haklı olduğu düşünülecek olsa dahi sözleşme ihtarnamenin tebliğ edildiği 20.12.2018 tarihinden itibaren 30 gün sonrası sözleşmenin feshedilecek olursa yine de aradaki 30 günlük ... hak edişinin ödenmesi gerekeceğini, müvekkillerinin bu bedeli 19.700-TL olarak davacıya ödediğini, yapılan icra takibinin haksız ve yasal dayanaktan uzak olduğunu, davacı tarafın itirazın iptali davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1-Bilirkişi Raporları.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 11/10/2023 tarihli raporda özetle; davalı şirketin 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin yevmiye defteri ve defter-i kebir açılış ve kapanış onaylarının; T.T.K'nun 64. Madde, V.U.K'nun 220. Madde ile 222. Maddeleri ile 1. Sıra numaralı elektronik defter genel tebliği hükümlerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak düzenlenmiş olduğu, 2018-2019 yılları defter kayıtlarının tek düzen muhasebe sistemi uygulama genel tebliği ve muhasebe ilke ve kurallarına uygun olarak tutulduğu ve tutulması gereken zorunlu defterlerin birbirlerini doğruladığı tespit edilmiştir. Davalı şirketin defter, belge ve kayıtları üzerinde yapılan tetkik ve incelemeler neticesinde; davacının cari hesabının 320.1126 ... danışmanlıkl ... muhasebe alt hesap koduyla satıcılılar HS.'da takip edildiği tespit edilmiş olup ... tarafından 2018 takvim yılında danışma hizmeti hizmet adlı 7 adet fatura 116.200,00-TL toplam tutarlı hizmet faturası düzenlendiği, söz konusu fatura tutarlarına ilişkin davalı hastane tarafından ödenen toplam tutarın 96.500-TL olduğu ve 19.700-TL bakiye tutarının 2019 yılına devrettiği, 2019 yılı hesap hareketlerinin incelenmesi neticesinde 2018 yılından devreden 19.700-TL bakiyenin 08.02.2019 tarihinde .... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına ödendiği belirlendiği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen 16/04/2025 tarihli raporda özetle; Davacı Tarafın Ticari defterleri incelenmesi yö ide 13.12.2023 tarihli duruşma tutanağında “...Davacı vekiline defier ve belgelerini sunması için iki haftalık süre verilmesine...” şeklinde karar verilmiş olmasıyla dosya içeriği incelendiğinde davacı tarafın sayın mahkemenize defter ve belgeleri sunmadığı, Davalı tarafın ticari defterleri incelenmesi için alınan 11.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda ... tarafından 2018 takvim yılında "Danışma Hizmeti" hizmet adlı 7 adet fatura ile 116.200,00-TL Toplam tutarlı hizmet faturası düzenlendiği, söz konusu fatura tutarlarına ilişkin davalı Hastane tarafından ödenen toplam tutarın 96.500- TL olduğunu, ve 19.700-TL bakiye tutarının 2019 yılına devrettiği, 2019 yılı hesap hareketlerinin incelenmesi neticesinde 2018 yılından devreden 19.700-TL bakiyenin 08.02.2019 tarihinde .... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına ödendiğini Davalı tarafın kendi defterlerinde davacıya borcu ve alacağı olmadığı, Taraflar arasındaki 20.07.2018 yürürlük tarihli sözleşmenin 8. maddesinde olağan fesih yolu olarak sözleşmenin süresinden önce feshinin ancak tarafların karşılıklı mutabakata varması ve 30 gün önceden karşı tarafa bildirim yapılması ile mümkün olduğu Davalı tarafın cevap dilekçesinde ileri sürdüğü, “tarafların hastanede bir araya gelerek sözleşmeyi fesih konusunda mutabakata vardıkları” yönündeki beyanın ispat konusunu ilgilendirmesi nedeniyle takdirinin mahkemeye ait olduğu, Davalı tarafça gönderilen ... 2. Noterliği'nin 14.12.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı fesih ihtarnamesinin TTK m. 18/3'teki yazılılık unsurunu sağladığı, Sayın Mahkeme, davalı tarafa fesih ihtarı gönderilmeden önce tarafların fesih konusunda mutabık kaldığı kanaatine ulaşırsa, davalının feshinin olağan fesih yoluyla sözleşmeye uygun biçimde gerçekleştiği sonucuna ulaşılabileceği, Ancak Sayın Mahkeme, ... 2. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile .... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin karşılıklı” olarak incelenmesinden taraflar arasındaki mutabakatın sağlanamadığına kanaat getirirse; feshin, sözleşmede öngörülen olağan fesih yoluna uygun biçimde gerçekleştirilmediği sonucuna ulaşılabileceği, bu durumda sözleşmenin olağanüstü fesih (haklı sebeple) yoluyla sona erdirilmesinin söz konusu olacağı, dosya kapsamında davalı tarafın herhangi bir haklı sebep iddiası görülememiş olup feshin haklı sebebe dayanıp dayanmadığına yönelik takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Sözleşmenin feshinin haksız olduğu ihtimalinde; Yargıtay uygulamasına göre sözleşmeyi haksız yere sona erdiren tarafın tazminat ödemekle yükümlü tutulabileceği, tazminat kapsamında kâr mahrumiyetinin de “müspet zarar” olarak istenebileceği, müspet zarar hesabının hangi süreye göre yapılacağı somut olayın özelliklerine göre sayın mahkemenin takdirinde olmakla birlikte, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08.01.2019 T., 2017/1390 E., 2019/118 K., sayılı kararında kurduğu “davalının sözleşmeyi haksız feshi üzerine, öncelikle davacının sözleşmenin feshinden sonra aynı veya emsal nitelikte bir işi ikame etmesi için gereken makul süre tespit edilip, bu süreye karşılık gelen zarar miktarına hükmedilmelidir” hükmü emsal alınırsa davalının sözleşmenin feshinden sonra aynı veya emsal nitelikte bir işi ikame etmesi için gereken makul sürenin tespit edilip bu süreye karşılık gelen miktar için bir tazminat istenebileceği, anılan Yargıtay Kararı uyarınca, tarafların sözleşmenin başlangıcında fesih ihbar süresi olarak öngördüğü sürenin makul süre olarak kabul edebileceği, Davacı, sözleşmenin 3.1.6 hükmüne dayanarak sözleşmenin fesih tarihine kadar doğmuş ve ödenmemiş bir alacağı bulunduğunu ifade etmişse de bu alacağın hangi ay veya aylardan kaynaklandığına dair icra dosyasında da dava dosyasında da açıklama ve ticari defterleri de incelenemediğinden bir tespit yapılamadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
.... Asliye Hukuk Mahkemesinin... talimat sayılı dosyasının 12/02/2020 tarihli duruşma zaptında Tanık ... (T.C.K.N. ...) beyanında: ''Ben ... ... Hastanesinde 28/08/2012 ile 27/12/2019 tarihleri arasında hasta kayıt kabul görevlisi olarak başladığım işe en son işletme müdürü olarak devam ettim.İsmini söylediğiniz davacı ... hastaneye danışmanlık hizmeti verdiğini biliyorum.Danışmanlık konusu hastane yönetimi, işletimi konusunda olduğunu zannediyorum.Kurum ile davacı arasında bir sözleşme olduğunu duydum.Sözleşminin akdedilmesine veya sözleşmenin kendisine ilişkin görgüye dayalı bir bilgim yoktur.Bu sözleşme gereği kararlaştırılan ücretin miktarı, bu ücretin ödenip ödenmediği konusunda bilgi sahibi değilim.Bu sözleşme nedeniyle davacının icra takibi yaptığını duymuştum.Ancak bilgim duyuma dayalıdır.Tanıklık ücreti talebim yoktur.'' şeklinde beyan vermiştir.
.... Asliye Hukuk Mahkemesinin... talimat sayılı dosyasının 11/03/2020 tarihli duruşma zaptında tanık ... beyanında: ''Ben davalı şirkette 2018 yılının Eylül ayından beri şirket CEO'su olarak çalışıyorum, davacıyı tanıyorum, ben işe başlamadan evvel firmamız davacı ile bir sözleşme yapmışlar, bu sözleşme danışmanlık sözleşmesidir, alınan danışmanlık hizmeti maliye, yönetim konularında danışmanlık hizmeti alınmak amacıyla yapılmış, bu sözleşme ilişkisinin ben göreve başlamadan bir iki ay önce olduğunu biliyorum, 2018 yılı Aralık ayında sona erdirildiğini biliyorum, sözleşmede öngörülen süreden önce sözleşme sona erdi, bildiğim kadarıyla şirket yetkilisi ... ile davacı konuşarak sözleşmeyi sona erdirdiklerini biliyorum, ben bu görüşmede bulunmadım, davacı bu sözleşme gereği aylık bize fatura hizmet karşılığı kesiyordu, cari tüm faturalar ödenmişti, sözleşme bitene kadar ki tüm faturaları ödemiştik, sözleşme feshinden sonraki sözleşmede ön görülen sözleşmenin bitim tarihine kadar ki bölüm için alacak talebinde bulunmuş, sözleşmenin içeriğini bilmediğim için bu konuda değerlendirme yapamıyorum, bu arada da şirketin sahipleri değişti, davacının talep ettiği döneme ilişkin alacak ödenmedi, bu konudaki uyuşmazlığı avukatımız takip etmektedir, tanıklık ücreti talebim yoktur'' şeklinde beyan vermiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava İcra ve İflas Kanununun 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilen danışmanlık sözleşmesinin davalı borçlu tarafından haksız fesih edilip edilmediği, haksız fesih edilmiş ise haksız fesihten kaynaklı olarak davacının alacağının doğup doğmayacağı alacak doğacak ise hakkaniyet gereğince sözleşmenin geri kalanının ne kadarının talep edilebileceği davacının davalı aleyhine başlatmış olduğu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
Tarafların dayandıkları vakaların ispatı için delil olarak ileri sürdükleri, taraflar arasındaki danışmanlık hizmet sözleşmesinin, davalının sözleşmenin feshine ilişkin davacıya düzenlediği ihtarı ile davacının karşı cevabına ilişkin ihtarnamenin dosyaya sunulduğu, icra dosyasının celp edildiği görüldü.
Taraflar arasındaki arasındaki danışmanlık hizmet sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedilip edilmediği, haksız fesih var ise davacının fesih nedeni ile davalıdan bakiye ayların ücretini talep edip edemeyeceğinin tespiti için dosyada hukukçu ve SMMM' den oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülüdü.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; Dosyaya sunulan danışmanlık hizmet sözleşmesi ile ihtarnameler ve icra dosyasından taraflar arasında danışmanlık hizmet sözleşmesi kurulduğu ve davalının taraflar arasındaki sözleşmeyi süresinden önce feshettiği uyuşmazlık dışıdır. Davalı taraf, feshi sözleşmedeki haklı sebep göstermeden feshi düzenleyen hükme dayandırdığı, davacının ise ilgili madenin karşılıklı anlaşma halinde söz konusu olabileceğini ve taraflar arasında feshe ilişkin bir anlaşmanın olmadığını ileri sürmüştür. Taraflar arasındaki sözleşmenin her iki tarafa borç yükleyen çift taraflı bir sözleşme olduğu gözetildiğinde, sözleşmenin davalı tarafça haksız feshi halinde davacı davalı taraftan müspet zararını isteyebilecektir. Davacının isteyebileceği müspet zarar miktarı, üçüncü bir kişi ile yeni bir sözleşme kurabileceği süre kadar olabileceği, taraflar arasındaki fesih önel süresi baz alındığında davacının yeni bir sözleşme kurabileceği makul sürenin 1 ay olduğu bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiştir. Davalı defterlerine göre sözleşme süresi içerisinde düzenlenen faturaların davalı tarafından davacıya ödendiği, müspet zarar olarak talep edilebilecek tazminat tutarı olacak fesihten sonraki bir aya denk gelen ücretin davalı tarafça icra dosyasına yatırıldığı ve davacının davalı tarafta başkaca bir alacağı kalmadığı anlaşıldığından davanın ve Şartları oluşmadığından Kötü Niyet Tazminatı Talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE
2-Şartları oluşmadığından Kötü Niyet Tazminatı Talebinin reddine
3-615,40-TL karar harcının peşin alınan 492,91-TL den düşümü ile kalan 122,49-TL nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
6-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 05/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır