T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/449 Esas
KARAR NO: 2024/53
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/07/2022
KARAR TARİHİ: 24/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davalı şirket sözleşmeye aykırı hareket edip ayıplı ifada bulunduğunu, davalının sözleşmeye aykırı eylemleri sebebiyle TBK'nın 475. Maddesi gereğince sözleşme bedelinin iadesine ilişkin koşullar gerçekleşmiş olup mahkemece bu doğrultuda karar tesis edilmesi gerektiğini, davalı tarafın edimi gizli ayıp içerdiğini ve ağır kusurundan kaynaklandığını, söz konusu ayıplı ifa sonucu davacı şirket işini gereğini yapamadığını ve ticari itibari zedelendiğini, davanın kabulünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla TBK'nın 475. Maddesinin birinci fıkrasının bir nolu bendi gereğince sözleşmeden dönülmesi neticesinde davalıya ödenen sözleşme bedelinin şimdilik 100.000,00-TL'sinin iadesini, davacı şirketin ticari itibarının zedelenmesi sebebiyle davalı aleyhine 5.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı Şirket' in Sayın Mahkeme huzurunda ikame ettiği bu dava ile hüküm altına alınmasını istediği tüm talepleri, dava dayanağı olarak gösterdiği maddi vakıalar tümüyle haksız, Hukuka, Taraflar arasındaki Sözleşme hükümlerine, geçmiş ticari ilişki süreç ve esaslarına aykırı olup, kötü niyetle ve sebepsiz zenginleşme amacıyla açılan iş bu davanın reddine karar verilmesini, davacı yasal ve sözleşmesel sürelerde her hangi bir ayıplı hizmet ihbarında bulunmadığı gibi, talepleri de zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça davacı davalının hazırladığı hangi sprint kapsamında kalan hangi yazılımın ayıplı olduğu açıklanmadığı gibi, karşılıklı tahhütleri ihtiva eden taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi açısından davacı var olduğunu öne sürdüğü ayıbın giderilmesi için davacı davalıya her hangi bir mehil de tanımadığını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1-Bilirkişi Raporu
Bilirkişiler tarafından düzenlenen 14/12/2023 tarihli raporda özetle; taraflar arasında 29.03.2021 tarihinde Çerçeve Sözleşme isimli Eser Sözleşmesi akdedildiği, davacının, davalı tarafından kendisi için özel olarak yazılımının yapıldığı “Sigorta Cini'' isimli yazılım ve altyapı eserinin ayıplı olduğunu ileri sürmekteyse de, davacının kontrolünde bulunan adreste saklanan PI ve Sprintlerin tamamının kaldırılmış olması karşısında ayıba ilişkin herhangi bir inceleme yapılamadığı, davalının cevap dilekçesinde sunmuş olduğu “Kabul ve Tamamlandı” belgelerinin incelemesinde, davalının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirdiği ve yazılımları teslim ettiği, “Kabul ve Tamamlandı” belgelerinde iki tarafında imzalarının yer aldığı, bu belgelere dair davacının herhangi bir itirazının olmadığı, davalının, davacının istediği yazılımları tamamladığı, davalı Yüklenicinin TBK md 477 gereği kasten gizlediği ve usulünce yapılacak gözden geçirme ile ortaya çıkması mümkün olmayan ayıplar bakımından sorumluluğu sona ermese dahi, ayıbın ortaya çıktığının anlaşılmasından sonra ayıbın ne olduğunun ortaya koyulmadığı, sigorta şirketlerinden mahkemeye sunulan yazılarda davalının yapmış olduğu yazılımın ayıplı olmadığı, ... Sigorta ve ... ve Hayat Sigorta'nın 2018 ve 2022 yılları arasında ....com.tr kullanarak sigorta poliçesi satmış oldukları, sigorta şirketlerinden gelen yazılar incelendiğinde davalının yazılımının çalıştığı ve kullanıldığı, Sigorta şirketlerinden de yazılımın çalışmadığına dair herhangi bir geri dönüşün dava dosyasına yapılmamış olduğu, sözleşme kapsamında yapılan ve “Kapsam artışı işlerin” bedelinin toplamın 9.098.028,50TL olduğu bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava alacak davasıdır.
Uyuşmazlık; davacı sigorta şirketi ile davalı yazılım şirketi arasında sigorta karşılaştırma platformu karşılaştırma yazılımına ilişkin konulan sözleşme nedeniyle meydana getirilen yazılımın(eserin) sözleşmeye ve sözleşmeden beklenen amaca hizmet edebilecek şekilde fen ve tekniğe uygun olarak imal edip edilmediği bir başka deyimle yazılıma ilişkin eserin ayıplı olup olmadığı veya eksik iş niteliğinde kalıp kalmadığı, ayıplı ise ayıbın açık veya gizli ayıp olup olmadığı, davacı tarafın zamanında muayene ihbar külfetini zamanında yerine getirip getirmediği, eksik iş kapsamında kalıyor ise işin tamamlanamamasında taraflardan hangisinin edimini aykırı davranıp davranmadığı davalı tarafa yüklenebilecek ayıp veya eksik iş bulunması halinde davacı tarafça yapılan ödemenin istenip istenemeyeceği davacının sözleşmeden dönüp dönemeyeceği sözleşmeden dönecek ise davacının yapmış olduğu ödemelerin ne kadarının davalı taraftan talep edip edemeyeceği noktalarında toplandığı görülmüştür.
Tarafların sunduğu ve davaya etki edecek taraflar arasındaki 29/03/2019 tarihli çerçeve sözleşmenin, kişisel verilerin korunmasına dair ek sözleşmenin, Gizlilik sözleşmesinin, genel şartnamenin ve davacı tarafın davalıya düzenlediği ihtarın, davacının davalı tarafa verdiği kabul ve tamamlanma belgesinin dosyaya sunulduğu, Vergi dairelerine yazılan müzekkereye cevap verildiği ve BA/BS formlarının dosyaya celp edildiği, sigorta şirketlerinine yazılan müzekkerelere cevap verildiği görüldü.
Taraflar arasında kurulan eser niteliğindeki yazılıp sözleşmesi kapsamında tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, davalının meydana getirdiği eserin davacıya teslim edilip edilmediği teslim edilen eserin sözleşeme ve işin gereği olarak fen ve tekniği uygun imal edilip edilmediğinin muayene ve ihbar sürelerine uyulup uyulmadığının tespiti için dosya hukukçu sigortacı ve bilişim uzmanından oluşan üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş bilirkişi heyetinin dosyaya sunduğu bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görüymüştür.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesi olup, davacı taraf davalı tarafın yüklenmiş olduğu yazılımı sözleşmeye ve işin gereğine uygun olarak meydana getirmediği ve eksik olarak teslim ettiğini ileri sürerek sözleşmeden dönmüş olması sebebi ile ödediği işin bedelin iadesini ve manevi tazminat talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafın sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talebi yönünden yapılan yargılamada, dosyada alınan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere davacının kontrolünde bulunan adreste saklanan PI ve Sprintlerin tamamının kaldırılmış olması nedeni ile davacının eserin ayıplı olduğunu ispat edemediği, davalının cevap dilekçesinde sunmuş olduğu “Kabul ve Tamamlandı” belgelerinin incelemesinde, davalının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirdiği ve yazılımları teslim ettiği, “Kabul ve Tamamlandı” belgelerinde iki tarafında imzalarının yer aldığı, bu belgelere dair davacının herhangi bir itirazının olmadığı, davalının, davacının istediği yazılımları tamamladığı, davalı Yüklenicinin TBK md 477 gereği kasten gizlediği ve usulünce yapılacak gözden geçirme ile ortaya çıkması mümkün olmayan ayıplar bakımından sorumluluğu sona ermese dahi, ayıbın ortaya çıktığının anlaşılmasından sonra ayıbın ne olduğunun ortaya koyulmadığı, sigorta şirketlerinden mahkemeye sunulan yazılarda davalının yapmış olduğu yazılımın ayıplı olmadığı, ... Sigorta ve ... Sigorta'nın 2018 ve 2022 yılları arasında ... com.tr kullanarak sigorta poliçesi satmış oldukları, sigorta şirketlerinden gelen yazılar incelendiğinde davalının yazılımının çalıştığı ve kullanıldığı anlaşıldığından davacının davalı tarafın imal ettiği eserin eksik ve ayıplı olduğunu ispat edemediği anlaşıldığından davacının sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talebinin reddi yönünde, manevi tazminat talebinin değerlendirilmesinde ise davalı tarafa yüklenecek her hangi bir hukuka aykırı eylem ve kusur bulunmadığı anlaşıldığından davacının manevi tazminat talebi olmak üzere her iki talebi yönünden davasının ayrı ayrı reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
1- Maddi ve manevi tazminat istemli davanın her iki talep yönünden AYRI AYRI REDDİNE
2- 427,60-TL karar harcının peşin alınan 1.793,14-TL den düşümü ile kalan 1.365,54-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
5-Maddi tazminat yönünden; davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Manevi tazminat yönünden; davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.24/01/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*