T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/451 Esas
KARAR NO: 2023/990
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/07/2022
KARAR TARİHİ: 18/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan davalı adına düzenlenmiş cari hesap ekstresinden anlaşılacağı üzere 7.574,63-TL ve işlemiş faizi olan 630,61-TL olmak üzere toplam 8.205,24-TL alacağının bulunduğunu, müvekkilinin alacağını tahsil edemediğini, davalı şirketin ticari ilişkileri gereği müvekkilinden hem mal aldığını, hem de aldığı malların karşılığını ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından yetkiye ve borca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, borçlu tarafından itiraz metninin içeriğinde veya ekinde borcu olmadığını gösteren hiçbir belge ve ibareye yer vermediğini, davalının icra dosyasına yaptığı yetki itirazının mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin TBK m. 89 gereğince merkezinin bulunduğu yerde icra takibi yapabileceğini, müvekkili şirketin alacağının tahsilinin engellenmemesi için elde kalan mevcut taşınmazlara ihtiyati tedbir şerhi eklenerek dava sonuçlanıncaya kadar davalının taşınmazlarına ve araçlarına üçüncü kişilere satışının önüne geçilmesinin gerektiğini, müvekkili şirketin davalıdan alacağını vadesinde tahsil edemediği için mevcut borçlarını geç ödemek zorunda kalarak hem itibar kaybına uğradığını, hem de borçlarını faizi ile birlikte ödemek zorunda kaldığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, gider avansları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının .... İcra Dairesinin 2020/... Esas sayılı takip dosyasında cari hesap ekstresinden kaynaklanan 7.574,63-TL asıl alacak, 630,61-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.205,24-TL takip yapıldığı, ödeme emrinin 05/11/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 09/11/2020 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu görülmüştür.
Mali Müşavir bilirkişinin 05/09/2023 tarihli raporunda özetle; Davalı tarafından incelemeye ibraz edilen 2019-2020 yıllarına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve delil kabiliyetlerinin Sayın Mahkemenin Takdirinde olduğu, davalı tarafça yasal defter ve dayanak belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden dava konusu olaylar yönünden davalı tarafa ait yasal defterler üzerinde inceleme yapılamadığı, davacı şirketin ticari defterlerinde borcun dayandığı belgelerin tamamının kayıtlı olduğu, dava dosyasında davacı tarafından düzenlenen faturalara ve dekontlara yasal süresinde itiraz edildiğine dair mevcut bir bilgi ve belge bulunmadığı, düzenlenen fatura ve dekontların davalıya yurt içi kargo ile gönderildiği, gönderi belgelerinin dosya da mevcut olduğu, faturaların ve dekontların davacıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği kanaatine varıldığını, dava dosyasında faturanın davacıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği kanaatine varıldığı, davacı taraf ticari defterlerine göre icra takip tarihi 05.10.2020 itibariyle davacı şirket davalı taraftan 7.574,63 TL alacaklı görünmekteyken, icra takibi sonrasında davalı tarafından davacıya 2.574,63 TL ödeme yapılması sonrası dava tarihi itibariyle davacı tarafın davalıdan 5.000.-TL alacaklı olduğu davalı taraf icra takibinde 630,61 TL işlemiş faiz talep etmiş olsa da, davacının takip tarihine kadar temerrüde düşmemesi nedeniyle davacının takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edemeyeceği, davacının inkâr tazminatı talebinin takdirinin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır denilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, açık cari hesap ekstresinden kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Cari hesap TTK 89 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Sözleşmenin yazılılık şartı geçerlilik şartı olarak düzenlenmiştir.Taraflar arasında yasal şekilde aranan bir cari hesap ilişkisi bulunmamaktadır. Ancak zamana yayılı olacak şekilde ticari ilişki bulunmaktadır. Bu durumda incelenen ticari defterlerden de anlaşıldığı üzere aralarında ticari ilişki bulunduğu ve alacak ile borçları açık cari hesap ile takip ettikleri anlaşılmıştır. Davacının doğrudan TTK 89 ve devamında düzenlenen cari hesap sözleşmesinden yazılı geçerlilik şartına aykırılıktan yaralanamayacağı açık ise de ticari defter kayıtlarından alacağını ispat etmesi mümkün olacaktır.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. Md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının alacağın tahsili istemiyle ... İcra Dairesinin 2020/... Esas sayılı icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, mahkememizce tüm delillerin toplandığı, mahkememizce ön inceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verilerek dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, taraflara usulüne uygun ihtaratların yapıldığı, incelemenin davacı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinden yapıldığı, davalı tarafça ticari defter ve kayıtların mazeretsiz olarak sunulmadığı, bu durumda HMK 222/3 maddesi uyarınca bir tarafın ticari defterlerinin hükme esas alınabileceğinin düzenlendiği, taraflar arasında gümrük hizmetine dair ticari ilişki bulunduğu, hizmetin davacı tarafça e-fatura ile davalı yana fatura edildiği, faturaya itiraz edildiğine dair bir tespit veya savunma bulunmadığı, e-fatura senaryosunda itiraza uğrayan fatura akıbeti açıkça tespit edilebilmesine rağmen bilirkişinin bu yönde tespitinin bulunmadığı, kaldı ki davalı yanın fatura ve ticari ilişki kapsamında icra dosyasına tamamen itiraz etmesine rağmen takipten sonra davadan önce kısmi ödemesinin de bulunduğu, gönderilerin davalıya teslim edildiğine dair davacı yanca kargo kayıtlarının sunulduğu, davalının mazeret olmaksızın ticari defterlerini Mahkememize sunmadığı da gözetildiğinde bu haliyle davacı defter kayıtlarının hükme esas alınabileceğine kanaat edilerek bilirkişi raporu ile tespit edilen 5.000,00 TL'lik bakiye alacağa dair itirazın haksız olduğu, icra takibi sonrasında dava tarihi öncesinde davalı yanca haricen yapılan 2.574,63-TL'lik ödeme bakımından itirazın iptali istenmesinde davacının hukuki yararının bulunmadığı, bu yönden asıl alacağa dair talebin reddi gerektiği, takip konusu alacak kapsamında taraflar arasında sözleşme ve vade belirlemesi bulunmadığı, takipten önce temerrüdün doğmadığı, dolayısıyla takipteki işlemiş faize dair itirazın yerinde olduğu kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargılama Gideri ve Vekalet Ücreti yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca, taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Aynı yasanın arabuluculuk ücreti 18/A-10 fıkrası uyarınca anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Somut olayda davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arabuluculuk toplantısına mazeretsiz olarak katılmadığı, arabuluculuk son tutanağı ile sabit olmakla yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmuştur.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu edilen asıl alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği, sonradan kısmi ödeme yapılmış olsa dahi takipte inkar edilen 7.574,63TL'lik asıl alacak miktarının tamamına göre tazminatın belirlenmesi gerektiği anlaşılmakla, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 5.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,
-İşlemiş faize dair davalı itirazının iptali talebinin takipten önce temerrüt yokluğu nedeniyle Reddine,
-Asıl alacağın 2.574,63 TL'lik bakiyesine dair davalı itirazının iptali talebinin takipten sonra ve davadan önce yapılan ödeme nedeniyle hukuki yarar yokluğu nedeniyle Reddine,
2-İtiraza uğrayan 7.574,63TL'lik alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 1.514,92 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 341,55-TL harçtan, peşin alınan 99,10-TL harç mahsup edilerek kalan 242,45-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 99,10-TL peşin harç, 80,70-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 179,80-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.000,00-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.965,00-TL yargılama giderinin tamamının geçerli bir mazeret göstermeksizin arabuluculuk toplantısına katılmayan davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin tamamının geçerli bir mazeret göstermeksizin arabuluculuk toplantısına katılmayan davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, kabul ve reddedilen miktarlar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/12/2023
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır