T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/464 Esas
KARAR NO : 2025/36
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/07/2022
KARAR TARİHİ : 21/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında "... İksa Taşeronluk Sözleşmesi" başlıklı sözleşme imzalandığını, sözleşme uyarınca İstanbul ili Üsküdar ilçesi ... Mah. ... Ada ... Parselde bulunan taşınmazda fore kazık ve iksa işleri müvekkili tarafından yüklenici olarak üstlenildiğini, müvekkili, sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde ve süresinde çalışmalarına başladığını, ancak davalı şirket sözleşme hükümlerine uygun davranmadığını, sorumluluğunda bulunan sorunları gidermediğini, proje değişikliği yaptığını, müvekkilinin hak edişlerini imzalamadığını, müvekkili şirket, sözleşme hükümlerine uygun davranılması konusunda davalı tarafa gerekli uyarıları yaptığını ve ... Noterliğinin 01.12.2021 Tarih ve ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini, buna rağmen davalı şirket tarafından sözleşme hükümlerine uygun davranılmadığını, müvekkili şirketin ankraj imalatı için tüm ekipmanı şantiye alanında hazır bekletmesine rağmen müvekkile hiçbir bilgi verilmeden ankraj imalatı işinin başka bir firmaya verildiğini, bu durum nedeniyle davalı tarafa ... Noterliğinin 27.01.2022 Tarih ve ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesi gönderildiğini ancak bir sonuç alınamadığını, davalı şirket, müvekkili şirket ile yapmış olduğu sözleşme devam ederken başka bir firmayla anlaşma yaptığını ve sözleşmeye aykırı davrandığını, müvekkili şirket, sözleşmeye uygun biçimde yapmış olduğu çalışmalara ilişkin alacaklı olduğu 54.460.54-TL'nin ödenmesi için 18.01.2022 tarihli fatura düzenleyerek davalı şirkete gönderdiğini, davalı tarafın bu faturaya itiraz etmediğini, müvekkili, hem sözlü hem yazılı olarak borcun ödenmesini talep etmesine rağmen davalı tarafından bir ödeme yapılmadığından, ... İcra Müdürlüğünün E. 2022/... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı şirket kendisine gönderilen faturaya itiraz etmemiş olmasına rağmen icra takibinde kendisine tebliğ edilen ödeme emrine, borca ve ferilerine haksız şekilde itiraz ettiğini ve takip durduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme, ihtarnameler, faturalar ve davalı tarafın taraflar arasındaki ticari ilişkiyi inkar etmemesi, borca itiraz ederken ödemeye ilişkin bir belge sunmamış olması, davalının müvekkilinin alacağını ödemekten kötü niyetli ve haksız olarak imtina etme saikinde olduğunu gösterdiğini, bununla birlikte günümüzün ekonomik koşulları, inşaat sektöründeki ekonomik sorunlar ve döviz kurundaki artış dikkate alındığında davalının mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ileride verilecek kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali bulunduğundan davalının taşınır ve taşınmaz malları ile banka ve 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarına dava değeri tutarında dava sonuna kadar ve teminatsız olarak ihtiyaten haczine karar verilmesinin talep ettiğini beyan ederek; Davalının mal kaçırma ihtimali göz önüne alınarak davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına dava değeri tutarında dava sonuna kadar ve teminatsız olarak ihtiyaten haczine, İtirazın iptali ile takibin devamına, Davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Davalı ile davacı arasında İstanbul İli, ... Mahallesi ... Ada. ... Parselde yapılacak olan inşaat için 27.08.2021 tarihinde Fore Kazık İksa Taşeronluk Sözleşmesi yapılarak işlerinin yapılması için anlaştıklarını, davacının, sözleşme gereklerini ve sorumluluklarını yerine getirmediğini, davacı taraf sözleşme gereği yükümlülükleri olan; sözleşmenin 4, 5, 12, 20, 24, 30 Maddelerine aykırı davranışlar sergilediğini, sözleşmenin 4. Maddesi gereği davacı taraf, yüklenmiş olduğu işi bitirmemiş ve aksine hatalı ve kusurlarla dolu işi yarım bıraktığını, sözleşmenin 5. Maddesi gereği davacı taraf, işi süresinde bitirmeyip 18.01.2022 tarihinde işi eksik hatalı ve yarıda bıraktığını, buna ilişkin müvekkili ... Noterliği 25.11.2021 tarihli ... Yevmiye numaralı İhtarname gönderdiğini, davacı yan iş bu ihtarnameye de uymayarak sözleşmeye aykırı davrandığını, yine davacı taraf sözleşmenin 20.maddesine da aykırı davranarak defalarca kez müvekkilinden fiyat artışı talebinde bulunmuş ve müvekkilini zor durumda bıraktığını, sözleşmenin 12. Maddesi gereği davacı taraf, yüklenmiş olduğu işe özen göstermeyerek yüklenmiş olduğu işi hatalı ve eksik yaparak yüklenmiş olduğu her türlü zarar ve ziyandan kaçındığını, sözleşmenin 20. Maddesi gereği davacı taraf, birçok defa müvekkili zor durumda bırakarak fiyat artışı istemiş ve müvekkilinin bu zor durumundan yararlanarak 27.08.2021 tarihinde müvekkil ile "İksa İşleri Ek Protokol” adı altında sözleşme yaparak haksız ve mesnetsiz bir şekilde sözleşmeye uymayarak fiyat artışına müvekkilini mecbur bıraktığını, tüm bunlara rağmen müvekkili zor durumda kalmasından dolayı fiyat artışını kabul etmesine rağmen davacı taraf fiyat artışı yapmasından kısa bir süre sonra tekrar tekrar fiyat artışı istemiş ve müvekkili şirket fiyat artışını kabul etmemiş ve davacı taraf sözleşme konusu işi eksik ve hatalı bir şekilde bırakarak işi bıraktığını, müvekkili ... Noterliği 20.01.2022 tarihli ... Yevmiye numaralı İhtarname göndererek müvekkili uğramış olduğu zararı talep etmiş fakat davacı müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığını, sözleşmenin 24. Maddesi gereği davacı taraf, yüklenmiş olduğu işi eksik ve hatalı yaparak müvekkilini zarara uğratmış ve hatalı ve eksik işleri düzeltmediğini, 20.01.2022 tarihli ihtarnameye uymayarak müvekkilinin zararını da gidermediğini, Sözleşmenin 30. Maddesi gereği davacı tarafın aykırı davrandığını, müvekkili, bu konuda eksik kalan işlerin tamamlanması ve inşaatın süresinde bitirilmesi için davacı tarafın yapması gereken işleri vermesi gereken ücretin çok daha fazlasını vererek başka bir firma ile anlaşarak yaptırmak zorunda kaldığını, bu hususta müvekkili davacının işi yarıda bırakmasından dolayı yeni sözleşme yaparak zarara uğradığını, davacı taraf düzenlemiş olduğu faturaya istinaden söz konusu icra takibini başlatmışsa da salt faturaya dayanarak mahkemenin hüküm kurmasının mümkün olmadığını, fatura ve sözleşme konusu edim yerine getirilmediğini, ayrıca faturanın içeriği de müvekkilinden habersiz hazırlanarak doğru şekilde hazırlanmadığını, sözleşme "fore kazık ve iksa işinin yapılması" işini içermekteyken faturada "İksa işleri 5 nolu hakediş bedeli" yazmakta olduğunu, davacı taraf faturada iksa işleri ibaresini kullanmasına rağmen, davacı tarafından kusurlu ve eksik kazık dışında herhangi bir imalat yapılmadığını, kaldı ki müvekkilinin de faturada imzası bulunmadığını, yine davacının faturanın davalıya tebliğ edildiği ve münderecatı hususunda mutabakata varıldığı ve kesinleştiği iddiasının yerinde olmadığını, müvekkili şirkete herhangi bir fatura tebliğ edilmediğini, hiçbir şekilde davacı tarafın iddiasını kabul anlamına gelmemekle birlikte, faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı takdirde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesi doğar; yoksa faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabulü anlamını taşıdığını, uyuşmazlık halinde ise işin yapılmış olduğunun kanıtlanması gerektiğini beyan ederek; Davanın reddine, Davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği, tam olarak iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir.
Taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığını ispat yükü davacı taraftadır. Karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmelerinde yüklenicinin görevi eseri sözleşmesine, amacına ve tekniğine uygun tamamlayarak teslim etmek, iş sahibinin görevi ise, sözleşmede kararlaştırılan yükümlülükler varsa bunların yerine getirilmesiyle eserin bedelini ödemekten ibarettir. Kural olarak eser sözleşmesi ilişkisinin kurulması herhangi bir şekil şartına tabi olmayıp, tarafların "icap" ve "kabul" iradelerinin birleşmesiyle sözleşme ilişkisi kurulur. Şekil şartı, sözleşmenin geçerlilik şartı olmayıp, ispat şartıdır. 4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir.
Ayıp, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. İlk bakışta görülebilen veya basit muayene ile anlaşılabilen neviden olan ayıplar açık ayıp; ilk bakışta görünemeyen veya basit muayene ile hemen anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilmektedir. Ayıplı iş ile eksik işi karıştırmamak gerekir. Ayıplı iş yukarıda belirtildiği gibi vasıf noksanlığını ifade ettiği halde, noksan iş yapılmayan işi ifade eder. TBK'nın 474-477. maddeleri ayıplı işler hakkında uygulanır. Eksik işler bu maddelerin kapsamında olmadığından bu hükümler eksik işlere uygulanamaz.
Eser sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda ayıplı imalât halinde açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesinde iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin doğal akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, 477. maddenin 1. fıkrasında eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenicinin her türlü sorumluluktan kurtulacağı, gizli ayıplarda da aynı maddenin son fıkrasında eserdeki ayıbın sonradan ortaya çıkmasAyıp, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. İlk bakışta görülebilen veya basit muayene ile anlaşılabilen neviden olan ayıplar açık ayıp; ilk bakışta görünemeyen veya basit muayene ile hemen anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilmektedir. Ayıplı iş ile eksik işi karıştırmamak gerekir. Ayıplı iş yukarıda belirtildiği gibi vasıf noksanlığını ifade ettiği halde, noksan iş yapılmayan işi ifade eder. TBK'nın 474-477. maddeleri ayıplı işler hakkında uygulanır. Eksik işler bu maddelerin kapsamında olmadığından bu hükümler eksik işlere uygulanamaz.
Eser sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda ayıplı imalât halinde açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesinde iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin doğal akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, 477. maddenin 1. fıkrasında eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenicinin her türlü sorumluluktan kurtulacağı, gizli ayıplarda da aynı maddenin son fıkrasında eserdeki ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde iş sahibinin gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, bildirmezse eseri kabul etmiş sayılacağı hükmü getirilmiştir.
Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. Ayıp giderim bedelinin ayıbın ortaya çıktığı tarihe ayıpların giderilmesi için gereken makul süre eklenmek suretiyle bulunacak tarihe göre belirlenmesi gerekir.
Eksik işler bedeli ise ihbar koşuluna ve ihbar süresine bağlı olmaksızın teslim tarihinden itibaren kural olarak beş yıllık zamanaşımı süresinde (TBK m. 147/son) talep edilebilir. Ancak eksikler için bedel hesabında teslimden itibaren geçecek makul süre dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine toplam 54.460,54-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 25.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 28.02.2022 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür.
Bilirkişinin düzenlediği 16/07/2023 tarihli 6 sayfadan ibaret raporunda özetle; Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, Davacı şirketin ibraz olunan ticari defterlerinden sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davalının ticari defter ibrazında bulunmadığı, Davacının ticari defterlerine göre 17.02.2022 takip tarihi itibariyle kaydi olarak davacının 54.460,54TL davalıdan alacaklı göründüğü, Davacının alacağının faturaya dayandığı, davacının takibe dayanak faturasının davalı aleyhine borç doğurduğu, Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 17.02.2022 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının 4015,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren 415,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişinin düzenlediği 10/11/2024 tarihli 3 sayfadan ibaret raporunda özetle; Yapılacak olan işin davalı tarafından evraklarla kanıtlanan toplam maliyeti ile davacının alacağı miktar göz önüne alınarak davacı tarafından dava konusu işin %80 lik kısmının tamamlanmış olduğu, bu durumda, davalı tarafından davacıya ödenmeyen miktar olan miktarın (54.460,54TL), davacı tarafından eksik bırakılmış olan işlerin yapımı ve eksikliklerin giderilmesi için gereke bedel olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Eser sözleşmesinde işin sözleşemeye uygun ifa edilerek teslim edildiğini ispat yükü yüklenicide, işin bedelinin ödendiğinin ispat yükü ise iş sahibindedir. Taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının eksik ve ayıplı iş yapıp yapmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların tüm delilleri toplandıktan sonra alanında uzman bilirkişiden rapor aldırılmış alınan raporlar ile davacının taraflar arasındaki sözleşmeye konu fore kazık işlerini bitirmediği, yapılan fore kazıkların bir kısmının hatalı olarak imal edildiği, buna göre davalının davacından alacağının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-615,40-TL karar harcının peşin alınan 723,22-TL den düşümü ile kalan 107,82-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır