T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/488 Esas
KARAR NO:2025/602
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:20/06/2012
KARAR TARİHİ:18/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
Asıl Davada Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile 25.11.2010 tarihinde aslı davalıda kalacak şekilde bir nüsha olarak imzalanan sözleşme uyarınca... İlçesi “ ...” ni alarak tamamladığını, müvekkili tarafından yapılan işlere ilişkin 06.04.2011 tarihli, 20368 sayılı 200.600,00-TL, 31.12.3011 tarihli 22883 sayılı ve 326.860,833 TL bedelli faturaların kesilerek 476,326,36 TL tahsil edildiğini, davalı şirket tarafından 10.05.2012 tarihli yazı ile bakiye fatura alacakları oları 51.134,47-TL'nin ve fatura edilmemiş 32.067,98-TL cari hesap alacaklarının ödenmeyeceğinin bildirildiğini, müvekkilinin alacağının sağlanması arnacıyla ....icra müdürlüğü tarafından icra takibi başlattığını, davalının takibe itiraz etteğinden takibin durduğunu ifade ederek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %40'tan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Karşı davada davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı karşı davalının personel seçimindeki kusuru nedeniyle 15/06/2011 günü bitmesi gereken işi 2012 mart ayında bittiğini, 10 aylık gecikmenin davacı karşı davalı yükleniciden kaynaklı kusur ve eksikliklere dayalı olduğunu, hatalar nedeniyle iki kere geçice kabul yapılmak zorunda kalındığı gibi, hatalı kamulaştırmalar nedeniyle fazladan 50.000,00 TL istimlak bedeli ödenmek zorunda kalındığını, ayrıca gecikme nedeniyle 10 aylık enerji satışından da mahrum kalındığını belirterek ortaya çıkan zararın tazminini talep ve dava etmiştir.
Davacı karşı davalı vekilinin karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; yüklenicinin sözleşme konusu edimini çok geç ve kötü ifa etmesi nedeni ile sözleşme konusu bedelin tamamı kendisine ödenemediğini, bu hususun projenin resimi kabul makamı ...Aş. tarafından müvekkili şirkete rapor edilmesi üzerine muvekkil şirket proje danışmanı ... tarafından davacı yetkilisine (Direk Kuyularının Standardın dışında geniş olduğu , Beton kuyusuna taş doldurulduğu vb.) Email ortamında bildirildiğini, davacı şirket yetkilisi ... tarafından gönderilen cevabi mail de yüklenici olarak yaptıkları yanlışlık ve eksikleri kabul ederek bundan sonra daha dikkatli ve özenli davranılacağını ve yapılan hataların en kısa sürede giderileceği taahhüt ettiklerini, davacı tarafın özensiz tutumları nedeni ile yeniden yapmak zorunda kaldıkları işlerin bedelini de müvekkili şirketten talep ettiklerini, davacı tarafın müvekkil firma ile yapmış olduğu yükümlülüklerini yerine getirmekte olduğunu belirterek karşı davanın reddini dilemiştir.
Karşı davada davalı karşı davacı vekilinin dilekçesinde özetle; yüklenicinin sözleşme konusu işi tamamladığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, sözleşme konusu işin davacı tarafça tümüyle eksiksiz olarak tamamlanıp taraflarına teslim edilmediğini, sözleşmeye göre yüklenicinin borçları kapsamında olan enerji nakil hattının geçtiği taşınmazların kamu yararı kararı alınıp kamulaştırılması işlemlerinin halen tamamlanamadığını, kamulaştırma işlemlerindeki gecikmenin davalı müvekkil şirketin güzergah belirlemedeki kararsızlığından kaynaklandığı yönündeki iddiaları tümüyle gerçek dışı olduğunu, zira sözleşme konusunun Enerji Nakil Hattının geçeceği güzergahı ve o yol üzerinde kalan ve bu nedenle kamulaştırılması gerekli olan taşınmazları belirleme ve bu taşınmazlar için kamu yararı kararı alınması işlemlerinin tümüyle davacı yüklenici tarafça yerine getirildiğini, davacı tarafça talep edilen ek ödemeler ve dayanak faturaların sözleşme konusu işin ifası kapsamında kalan ve bu nedenle yüklenici tarafça ödeme talep edemeyeceği kalemler olduğunu, davacı tarafın ekte sunduğu faturalardan da anlaşılacağını, davacı tarafın sözleşme ücreti istedikleri için karşı dava açıldığını iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı tarafça işlerin yapılamayacağı kesin kez anlaşılınca 23/05/2012 tarih ve 238006 nolu fatura ile davacının sözleşme konusu işin kötü ifası nedeni ile vermiş olduğu zarar nedeni ile toplam 120.000 TL fatura gönderildiğini, davacı karşı davalının haksız davasının reddini karşı davanın kabulünü talep etmiştir.
BOZMA:
Mahkememizden verilen 29/09/2021 tarih ve ... kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi 06/07/2022 tarih ve 2022/343 Esas 2022/1408 Karar sayılı ilamıyla KALDIRILMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi 06/07/2022 tarih ve 2022/343 Esas 2022/1408 Karar sayılı kararının kaldırma gerekçesinde; '' Mahkemece alınan rapor ve ek raporlarda tarafların alacaklarının belirlenmesi konusunda çelişki bulunmasına rağmen, söz konusu çelişkiler giderilmeksizin ve hangi gerekçe ile itibar edildiği belirtilmeksizin, hesaplamanın dayanağı tartışılmaksızın 07/07/2021 tarihli bilirkişi heyet raporuna itibar edilmesi doğru olmamıştır. Dosya kapsamında 3 kez kamulaştırma projesi yapıldığı ve 2 kez kamulaştırma işlemi yapıldığı belirlenmesine rağmen 2.kamulaştırmanın neden yapıldığı, gerekçesi ve 2.kamulaştırmanın kusur ve sorumluluğunun kime ne şekilde yükleneceğinin araştırılmadığı; EPDK'nın 23/08/2012 tarihli kararı ile 04/08/2011 tarihli kararı uyarınca irtifak hakkı tesis edilmesi kararı verilen taşınmazların yüzölçümlerinde değişiklik yapılmasına karar verildiği belirtildiğinden bu kararın değerlendirilmediği, kamulaştırma alanının EPDK tarafından belirlenip belirlenmediğinin araştırılması gerektiği; fazla yapıldığı belirtilen kamulaştırmalar nedeniyle kime hangi miktar ödeme yapıldığının tespit edilmediği; mahkemece kamulaştırma bedelinin kim tarafından ödendiğine dair ...'a yazılan 18/01/2013 tarihli yazıya cevap verilmemesine rağmen, kamulaştırma bedelini kimin ödediği tespit edilmeksizin kamulaştırma bedelini davalı yüklenicinin ödediği gerekçesi ile hüküm kurulması da doğru olmamıştır. Ayrıca taraflar arasında düzenlenen 05/04/2011 tarihli protokol ile iş miktarı ve iş bedelinin revize edilmesinin sonradan yapılan kamulaştırmalara onay verme anlamına gelip gelmeyeceği de tartışılmamıştır. Mahkemece, davacı karşı davalı vekili kamulaştırılan kısmın her zaman geri elden çıkarılmasının mümkün olduğuna dair itirazı hakkında, dava tarihi ve sonraki tarihler itibariyle herhangi bir satış mevcut olmadığı gibi varsayıma dayalı olarak bu zararın oluşmayacağının söylenemeyeceği, fazla kamulaştırılan kısımların elden çıkarılarak zararın giderildiği yönündeki ispat külfetinin davacı karşı davalı üzerinde olduğu belirtilmiş ise de; ... tarafından dosyaya yazılan 18/02/2013 tarihli yazıda fazla kamulaştırma kararı ve listesinin bulunmadığı, kamulaştırma kararı ve istimlak planına göre kamulaştırmaların devam ettiğinin bildirilmesine göre, kesinleşmeyen kamulaştırma işlemlerine dayalı fazla ödeme yapıldığına hükmedilmesi; 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 22-23. maddesi uyarınca asıl iş sahibi tarafından fazla yapıldığı iddia edilen taşınmazlarla ilgili işlem yapıp yapmadığının sorulmadan sonuca gidilmesi de doğru olmamıştır. Karşı davacı vekilinin 13/02/2017 tarihli duruşma sırasında alınan beyanı ve karşı davacı tanıklarının dosya kapsamında alınan beyanlarında 17-22 Nisan 2012 tarihleri arasındaki dönemde santralin, kamulaştırma bedelini alamayan malik ve köylüler arasında çıkan ihtilafa dayalı kapatıldığı ve enerji üretilmediği beyan edilmesine rağmen, bu hususta davacı taşeronun kusurunun bulunup bulunmadığı tartışılmaksızın enerji kaybı nedeniyle oluşan zarardan davacının sorumlu tutulması da doğru olmamıştır. Davacı vekili istinafında bilirkişi raporunun, o tarihte ofisten ayrılan eski sigortalı çalışanı Av. ...'e tebliğinin usulsüz olduğunu, adil yargılama yapılmadığını belirtmiş ise de tebliğ tarihine göre dosyada avukat tarafından vekillikten çekilme dilekçesi bulunmadığı gibi, ofisten ayrıldığı belirtilen tarihten sonra da birden çok duruşmaya girdiği tespit edildiğinden, bu yöne ilişkin istinaf itirazının reddi gerekmiştir. O halde, mahkemece yukarıda belirtilen hususlarda inceleme yapılmak suretiyle, ...'a yazı yazılarak karşı davacı yüklenicinin üzerine aldığı işin davacı taşerona ait kısmı ile ilgili tüm belgeler getirtilerek, fazla kamulaştırma yapılıp yaplmadığı, yapılmış ise miktarın tespit edilmek suretiyle kusur ve sorumlunun belirlenmesi, santralin 17-22 Nisan 2012 tarihleri arasındaki dönemde kapalı olmasının sorumluluğunun kime ait olduğunun belirlenmesi ve bilirkişi heyeti raporları arasındaki çelişkiler giderilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekir. '' şeklinde karar verilmiştir.
DELİLLER
1-Bilirkişi Ek Raporları.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen 08/03/2024 tarihli ek raporda özetle; Esas Dava Bakımından; Davacı / karşı davalı şirketin davalı/karşı davacı şirketten 32.067,98 TL. FATURA EDİLMEYEN tutar + hakkediş bedellerinden bakiye 51.134,47 TL. olmak üzere 83.202,45 TL. alacak talep edebileceği, Karşı dava bakımından; 13.000,00 TL. Bedelli Fiderin Otoprodüktör Fiderine dönüştürülme işi bakımından davalı/karşı davacı şirket talebi olamayacağı, Santralin 17-22 Nisan 2012 tarihler arasında faaliyette bulunmaması nedeniyle sözleşme madde 4.10 dahilinde kamulaştırma bedellerinin işverene ait olduğu bu kapsamda KÖYLÜLERE GEÇ ÖDENEN kamulaştırma bedeli nedenli santral durmasının davalı/ karşı davacı işverenin sorumluluğunun bulunduğu değerlendirilmekle 92.094,61 TL. tazminat talebinin olamayacağı, İstinaf kararında belirtilen ve dosya kapsamına sunulan, ...Dağıtım A.Ş. Emlak Kamulaştırma Yönetmenliği'nin 26/12/2022 tarihli yazı içeriğinde, Fazladan kamulaştırılan herhangi bir alan bulunmadığı, sadece enerji nakil hattının geçtiği güzergahlardaki parsellerde kamulaştırma bulunduğu belirtildiğinden fazladan yapılmış kamulaştırma ödeme bedel talebi olamayacağı, bildirilmiştir.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen 20/02/2025 tarihli ek raporda özetle; Davalı / karşı davacı vekilinin itirazları yukarıda ayrı başlıklar altında değerlendirilmiş olup, 08.03.2024 tarihli raporumuzdaki kanaatimiz aynen devam etmektedir. Davalı / karşı davacı vekilinin farklı bir heyetten rapor alınması hususunda nihai karar sayın Mahkemeniz takdirlerindedir, şeklinde bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava asıl alacak yönünden İcra ve İflas Kanununun 67. maddesine dayalı itirazın iptali karşı dava yönünden ayıplı ifa nedeni ile uğranılan zarardan kaynaklı tazminat davasıdır.
Uyuşmazlık; taraflar arasındaki enerji nakil hattı tesisi ve yapım işleri sözleşmesi kapsamında, asıl dava yönünden davacı yüklenicinin edimlerini sözleşmeye uygun ifa ederek davalı karşı davacıdan ücret talep etme hakkı doğup doğmadığı ve hak edişlerini tam olarak alıp almadığı ile karşı dava yönünden ise davacı karşı davalının edimlerinin eksik ve ayıplı ifasından kaynaklı olarak gereksiz masraf yapmak zorunda kalması ile hidroelektrik santralinin süresinde üretime girememesi ve üretim aksaklığı nedeni ile davalı karşı davacının zarara uğrayıp uğramadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Tarafların dayandıkları vakaların ispatı için delil olarak ileri sürdükleri, taraflar arasındaki enerji nakil hattı tesisi ve yapım işleri sözleşmesinin, hak ediş raporlarının, davacı karşı davalı tarafından belirlenen güzergahlara ilişkin kamulaştırma evraklarının ve tapu kayıtlarının, ...A.Ş'ye yazılan müzekkere cevaplarının, taraf defter ve belgelerinin mahkememiz dosyasına celp edildiği görüldü.
Taraflar arasındaki taraflar arasındaki enerji nakil hattı tesisi ve yapım işleri sözleşmesinden kaynaklı olarak davacı karşı davalı yüklenici şirketin üstlendiği işleri sözleşme ile işin gereği olan fen ve tekniğe uygun olarak yerine getirip getirmediği ile karşı dava yönününden ise davacı karşı davalının sözleşmeye aykırı davranıp davalı karşı davacıyı zarara uğratıp uğratmadığının tespiti için alınan bilirkişi heyet raporunun denetime açık olduğu ve hükme esas alınabileceği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; davalı karşı davacı şirketin ... Hidroeltrik Santrali enerji nakil hattının yapımı işini davacı karşı davalının üstlendiği uyuşmazlık dışı olup, uyuşmazlığın esasını davacı karşı davalı şirketin üstlendiği enerji nakil hattını işini sözleşmeye ve fen ile tekniğe uygun olarak ifa ederek, ücret hakkı doğup doğmadığı ve bakiye alacağı kalıp kalmadığı ile karşı dava yönünden ise davacının eksik veya ayıplı ifası nedini ile davalı karşı davacının zararı doğup doğmadığı noktasında toplanmaktadır. Dava konusu uyuşmazlık nedeni ile mahkememizin ... sayılı dosyasından yargılamaya yapılarak" Asıl dava açısından yapılan irdelemede, davacının icra takibine konu ettiği 51.134,47 TL fatura bedeli ile bakiye 32.067,92 TL yani toplamda 83.202,45 TL yönünden yapılan incelemede 51.134,47 TL faturanın davalı karşı davacının kayıtlarına itirazsız olarak işlendiği anlaşılmaktadır. Herhangi bir iade faturası da bu faturaya ilişkin düzenlenmemiştir. 32.067,92 TL bedelli bakiye alacak yönünden ise dava dışı ... firmasının cevabi yazısı uyarınca, ... markalı malzemeler tedarikçi listesinde olmasına rağmen ... firmasının haksız olarak bu malzemeleri farklı tedarikçiden alındığından talebi mümkündür. Fazla yapılan sarfiyattan asıl davada davalı taraf bu malzeme masrafından sorumlu olup ...'ın haksız reddi davalı karşı davacı ile dava dışı ... arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirir. Dolayısıyla asıl dava her iki alacak kalemi yönünden kabul edilebilir görülmüştür. Karşı davada ise, uyuşmazlık hatalı kamulaştırmadan kimlerin sorumlu tutulacağı hususuna ilişkin olup sözleşmenin 4.10, 4.13 ve 4.24 maddeleri gereğince kamulaştırma ile ilgili işlemler yönünden davacı karşı davalı yüklenicinin sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Gereğinden fazla alanın kamulaştırılması nedeniyle davacı karşı davalı yüklenicinin sorumlu olacağı aşikardır. Dolayısıyla fazla alana tekabül eden zarar karşı taraftan istenebilir. Davacı karşı davalı vekili kamulaştırılan kısmın her zaman geri elden çıkarılmasının mümkün olduğunu belirterek bu yöndeki zarar kalemine itiraz etmiştir. Ancak dava tarihi ve sonraki tarihler itibariyle herhangi bir satış mevcut olmadığı gibi varsayıma dayalı olarak bu zararın oluşmayacağı söylenemez. Fazla kamulaştırılan kısımların elden çıkarılarak zararın giderildiği yönündeki ispat külfeti davacı karşı davalı üzerindedir. Davacı karşı davalının söz konusu işleri 15/06/2011 tarihinde tamamlaması gerekirken 10 aylık bir gecikme meydana geldiği gecikmenin kamulaştırma işlemlerinin uzamasından ve dolayısıyla hatalı kamulaştırmadan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle müspet zarar kapsamında değerlendirilebilecek 10 aylık kar mahrumiyeti zararı 92.094,61 TL'den de davacı karşı davalının sorumlu olacağı aşikar olup aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. " gerekçesi ile hüküm verilmiş, ilgili kararın taraflarca istinaf edilmesi neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.hukuk Dairesinin 2022/343 Esas 2022/1408 Karar sayılı ilamı ile "Dosya kapsamında 3 kez kamulaştırma projesi yapıldığı ve 2 kez kamulaştırma işlemi yapıldığı belirlenmesine rağmen 2.kamulaştırmanın neden yapıldığı, gerekçesi ve 2.kamulaştırmanın kusur ve sorumluluğunun kime ne şekilde yükleneceğinin araştırılmadığı; EPDK'nın 23/08/2012 tarihli kararı ile 04/08/2011 tarihli kararı uyarınca irtifak hakkı tesis edilmesi kararı verilen taşınmazların yüzölçümlerinde değişiklik yapılmasına karar verildiği belirtildiğinden bu kararın değerlendirilmediği, kamulaştırma alanının EPDK tarafından belirlenip belirlenmediğinin araştırılması gerektiği; fazla yapıldığı belirtilen kamulaştırmalar nedeniyle kime hangi miktar ödeme yapıldığının tespit edilmediği; mahkemece kamulaştırma bedelinin kim tarafından ödendiğine dair ...'a yazılan 18/01/2013 tarihli yazıya cevap verilmemesine rağmen, kamulaştırma bedelini kimin ödediği tespit edilmeksizin kamulaştırma bedelini davalı yüklenicinin ödediği gerekçesi ile hüküm kurulması da doğru olmamıştır. Ayrıca taraflar arasında düzenlenen 05/04/2011 tarihli protokol ile iş miktarı ve iş bedelinin revize edilmesinin sonradan yapılan kamulaştırmalara onay verme anlamına gelip gelmeyeceği de tartışılmamıştır. Mahkemece, davacı karşı davalı vekili kamulaştırılan kısmın her zaman geri elden çıkarılmasının mümkün olduğuna dair itirazı hakkında, dava tarihi ve sonraki tarihler itibariyle herhangi bir satış mevcut olmadığı gibi varsayıma dayalı olarak bu zararın oluşmayacağının söylenemeyeceği, fazla kamulaştırılan kısımların elden çıkarılarak zararın giderildiği yönündeki ispat külfetinin davacı karşı davalı üzerinde olduğu belirtilmiş ise de; ... tarafından dosyaya yazılan 18/02/2013 tarihli yazıda fazla kamulaştırma kararı ve listesinin bulunmadığı, kamulaştırma kararı ve istimlak planına göre kamulaştırmaların devam ettiğinin bildirilmesine göre, kesinleşmeyen kamulaştırma işlemlerine dayalı fazla ödeme yapıldığına hükmedilmesi; 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 22-23. maddesi uyarınca asıl iş sahibi tarafından fazla yapıldığı iddia edilen taşınmazlarla ilgili işlem yapıp yapmadığının sorulmadan sonuca gidilmesi de doğru olmamıştır. Karşı davacı vekilinin 13/02/2017 tarihli duruşma sırasında alınan beyanı ve karşı davacı tanıklarının dosya kapsamında alınan beyanlarında 17-22 Nisan 2012 tarihleri arasındaki dönemde santralin, kamulaştırma bedelini alamayan malik ve köylüler arasında çıkan ihtilafa dayalı kapatıldığı ve enerji üretilmediği beyan edilmesine rağmen, bu hususta davacı taşeronun kusurunun bulunup bulunmadığı tartışılmaksızın enerji kaybı nedeniyle oluşan zarardan davacının sorumlu tutulması da doğru olmamıştır. Davacı vekili istinafında bilirkişi raporunun, o tarihte ofisten ayrılan eski sigortalı çalışanı Av. ...'e tebliğinin usulsüz olduğunu, adil yargılama yapılmadığını belirtmiş ise de tebliğ tarihine göre dosyada avukat tarafından vekillikten çekilme dilekçesi bulunmadığı gibi, ofisten ayrıldığı belirtilen tarihten sonra da birden çok duruşmaya girdiği tespit edildiğinden, bu yöne ilişkin istinaf itirazının reddi gerekmiştir. O halde, mahkemece yukarıda belirtilen hususlarda inceleme yapılmak suretiyle, ...'a yazı yazılarak karşı davacı yüklenicinin üzerine aldığı işin davacı taşerona ait kısmı ile ilgili tüm belgeler getirtilerek, fazla kamulaştırma yapılıp yaplmadığı, yapılmış ise miktarın tespit edilmek suretiyle kusur ve sorumlunun belirlenmesi, santralin 17-22 Nisan 2012 tarihleri arasındaki dönemde kapalı olmasının sorumluluğunun kime ait olduğunun belirlenmesi ve bilirkişi heyeti raporları arasındaki çelişkiler giderilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekir." gerekçesi ile mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiş kaldırma kararı neticesinde dosya yeniden esasa kaydedilmiş, kaldırma kararındaki eksik inceleme olarak belirtilen konuda ...'a müzekkere yazılarak karşı davacı yüklenicinin üzerine aldığı işin davacı taşerona ait kısmı ile ilgili tüm belgeler getirtilmiştir. Eksik belgeler temin edildikten sonra kaldırma kararında eksiklik olarak gösterilen, davacı karşı davalının sözleşmeye aykırılığını tespit açısından fazla kamulaştırma yapılıp yaplmadığı, yapılmış ise miktarın tespit edilmek suretiyle kusur ve sorumlunun belirlenmesi, santralin 17-22 Nisan 2012 tarihleri arasındaki dönemde kapalı olmasının sorumluluğunun kime ait olduğunun belirlenmesi ve bilirkişi heyeti raporları arasındaki çelişkiler gidermek için yeni bir bilirkişi raporu alınmış, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlerde de belirtildiği üzere ...'dan gelen müzekkere cevabında güzergahın kim tarafından belirleneceğine ilişkin taraflar arasında bir anlaşmanın bulunmadığı ancak taraflar arasındaki güzergah değişliği protokolü çerçevesinde değişilik nedeni ile doğan maliyetin davalı karşı davacı şirket tarafından ödenmiş olması, ilgili güzergah değişliğinden kaynaklı olarak protokolde davacı tarafa sorumluluk yüklenmemesi
dikkate alındığında güzergah belirleme yetkisinin davalı karşı davacıda olduğunun benimsenmesi gerektiği ve projedeki maliyet artışının güzergah hattının yerleşim yerlerine denk gelmesi ve hattın bir kısmının yer altından geçmesinden kaynaklandığı diğer taraftan ise fazladan kamulaştırma işleminin yapılmadığı yönünde ilgili kurumun cevabından anlaşıldığı, elektrik santralindeki gecikmenin ise toprak sahiplerine yapılacak kamulaştırma bedellerine ilişkin ödemenin gecikmesinden kaynaklandığı, ilgili ödemelere ilişkin yükümlüğün davalı karşı davacının üzerinde bulunduğu dolayısı ile bu gecikme nedeni ile davacı karşı davalıya kusur yüklenemeyeceği anlaşılmış, davacının hak edişlerine karşılık düzenlediği faturalardan kaynaklı ve faturalandırılmayan hak edişlerinden kaynaklı 83.202,45-TL alacaklı olduğu anlaşıldığından asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2012/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptali ile takibin 83.202,45-TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacak üzerinden hesaplanan 16.640,49- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönünde karşı dava yönünden ise Davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
1-Davanın Kısmen KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2012/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptali ile takibin 83.202,45-TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacak üzerinden hesaplanan 16.640,49- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar ve ilam harcı 5.683,55-TL nin peşin alınan 819,60-TL peşin harçtan düşümü ile kalan 4.863,95-TL bakiye ilam harcının davalı/karşı davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı/karşı davalı tarafından yatırılan 840,75-TL peşin ve başvuru harcının davalı/karşı davacıdan alınarak davacı/karşı davalıya verilmesine,
5-Davacı/karşı davalı tarafından yapılan 5.791,00-TL yargılama giderinin davalı/karşı davacıdan alınarak davacı/karşı davalıya verilmesine,
6-Davacı/karşı davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı/karşı davacıdan alınarak davacı/karşı davalıya verilmesine,
7-Davalı/karşı davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 0,55-TL vekalet ücretinin davacı/karşı davalıdan alınarak davalı/karşı davacıya verilmesine,
8-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
KARŞI DAVA YÖNÜNDEN;
1-Davanın REDDİNE,
2-615,40-TL karar harcının peşin alınan 148,50-TL karşı dava harcı ve 4.310,25-TL tamamlama harcı toplamı 4.458,75-TL'den düşümü ile kalan 3.843,35-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde karşı davada davacı/asıl davada davalıya iadesine,
4-Davalı tarafından yapılan 5.844,00-TL yargılama giderinin karşı karşı davada davalı/asıl davada davacıdan alınarak karşı davada davacı/asıl davada davalıya verilmesine,
5-Karşı davada davacı/asıl davada davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 41.982,69-TL vekalet ücretinin karşı davada davalı/asıl davada davacıdan alınarak Karşı davada davacı/asıl davada davalıya verilmesine,
6-Karşı davada davacı/asıl davada davalı tarafından yapılan yargılama giderininKarşı davada davacı/asıl davada davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair; Davacı/Karşı davalı Müflis şirket yönünden iflas idaresi vekilinin ve Davalı/karşı davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere karar verildi.18/07/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır