T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/516 Esas
KARAR NO: 2024/459
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 05/02/2015
KARAR TARİHİ: 02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, dava dışı ...'un yönetimindeki ... plakalı otomobil seyir halinde iken önünde seyir halinde bulunan davalı ... Şirketi'ne ait davalı ... Sigorta AŞ'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı davalı ...'ın yönetimindeki kamyona arkadan çarptığını, olay sonucu dava dışı ...'un yönetimindeki ... plakalı otomobilde bulunan ...'nin öldüğünü, ..., ... ve ...'ın yaralandığını belirterek ...'nin ölümünden ötürü 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze gideri tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'ye ödenmesine; ...'nin ölümünden dolayı 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... Şirketi ile ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek ...'ye ödenmesine, ...'nin ölümünden ötürü ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... Şirketi ile ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılar ... ve ...'ye ayrı ayrı ödenmesine karar verilmesini talep etmiş; 13/11/2019 günü sunduğu dilekçeyle davacı ... için talep edilen destekten yoksun kalma tazminatını 154.820,82 TL'ye, cenaze gideri tazminatını 1.650,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; toplanmasını istediği kanıtları bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; toplanmasını istediği kanıtları bildirerek, ticari temerrüt faizi talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya ... plakalı otomobili kullanan dava dışı ...'un neden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra ; "Davanın kabulüne, 154,820,82 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 1.650,00 TL cenaze gideri olmak üzere toplam 156.470,82 TL tazminatın davalı ... AŞ'den alınarak davacı ...'ye verilmesine, davacıların ...'nin ölümü nedeniyle talep ettikleri manevi tazminat talebinin reddine, davacı ... için açılan dava ayrıldığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, diğer davalılar hakkında açılan davanın reddine" karar verilmiştir.
Bu karar davalı ... AŞ vekili ve davalılar ... ve ... Şirketi vekili tarafından süresi içerisinde istinaf edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 40. Hukuk Dairesinin ... E, ... K sayılı tarihli ilamı ile kaldırılmıştır.
Kaldırma ilamında özetle; "TBK'nın 74. maddesi gereğince hukuk hakimi ancak ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıa ile bağlı olmakla birlikte, zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığı konusunda karar verirken ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı şüphesiz hukuk hakimini bağlamayacaktır. Somut olayda ceza mahkemesinin hükmüne esas aldığı ve davalı ... Sigorta AŞ'ye sigortalı olan araç sürücüsünün tali kusurlu olduğunu belirten ATK raporunda; "(...) her nekadar arka ışık donanımı çalışmakta ise de kaza tespit tutanağında kamyona dair yapılan tespitler ile kamyonun fark edilebilirliğinin olması gerekenden daha az bulunması"ndan söz edilmektedir. Eldeki davada ise Mahkemece hükme esas alınan raporda bu husus tartışılarak sürücüye kusur atfedilmemiştir. Bu itibarla, davalı ... Sigorta AŞ'ye sigortalı kamyona, diğer davalı ... AŞ'ye sigortalı aracın arkadan çarptığı şeklindeki vakıa hukuk mahkemesini bağlayıcı olsa da, kamyonun arka ışık donanımının durumu itibarıyla ceza mahkemesince kabul edilen tarafların kusur durumu, "kesinleşen maddi vakıa" olarak kabul edilemeyecek ve hukuk mahkemesini bağlamayacaktır. Bu çerçevede, ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapor ile eldeki davada tahkikat aşamasında bilirkişi tarafından düzenlenen rapor arasındaki çelişki, -İTÜ Makine Mühendisliği (veya Ulaştırma Mühendisliği) Fakültesinden seçilecek bilirkişilerden yahut Karayolları Fen Heyetinden oluşturulacak bilirkişi kurulundan alınacak raporla- giderilmeden karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise yukarıda açıklanan ilkelere aykırı biçimde nüfus kaydı içeriğine göre ölen destek ...'nin sağ olan babası ... için pay ayrılmadığı gibi adı geçen desteğin eşi ... yönünden evlenme olasılığı nedeniyle hükmolunan tazminattan indirim yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle ölen destek ...'nin sağ olan babası ... için destek payı hesabı yapılması ve bu biçimde hesaplanacak destekten yoksun kalma tazminatından evlenme olasılığı indirimi de yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hükme elverişli olmayan rapora dayanılarak karar verilmesinin yerinde görülmediği, kararın kaldırılma nedenine göre davalılar ... ve ... Şirketi vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedeninin bu aşamada inceleme dışı bırakıldığı " gerekçesi ile mahkememiz hükmünü kaldırmıştır.
Mahkememizce kaldırma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bilirkişinin düzenlediği 17/09/2023 tarihli 5 sayfadan ibaret raporunda özetle; Dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgelere göre kazanın meydana gelmesinde Davalı ... A.Ş. firması tarafından Z.M.M.S. poliçeli davaya ihbar olunan ... plakalı araç sürücüsü ...'un %100 (Yüzde yüz) kusurlu olduğu, ... plakalı kamyonun sürücüsü davalı ...'ın olayda kusursuz olduğu, Davaya ihbar edilen ...A.Ş.'nin kusursuz olduğu, Davalı ... San. Ltd.Şti.'nin kusursuz olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişinin düzenlediği 26/12/2023 tarihli 7 sayfadan ibaret raporunda özetle; Hukuki durumların ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 11.08.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ... Sigortanın %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre ...'nin vefatı nedeniyle; 1.seçenekte; BAM kararından önceki hükme esas alınan 04.11.2019 tarihli hesap raporunda belirlenen kazanç tutarları aynen esas alınarak BAM kararı doğrultusunda destek payları yeniden belirlenerek ve eşin maddi zararından yeniden evlenme şansı indirilerek yapılan hesaplama sonucu; Davacı ...'nin destekten yoksun kalma sebebiyle bakiye maddi zararının 122.195,19 TL olduğu, 2.Seçenekte; Günümüze kadar bilinen verilerlasgari ücret artışları) ile güncel Yargıtay kararları (TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak) dikkate alınarak yeniden yapılan hesaplama sonucu; a)Davacı ...'nin destekten yoksun kalma sebebiyle bakiye maddi zararının 1.430.357,36 TL olduğu, b)Dava dışı Baba ...'la birlikte tüm hak sahiplerinin destek zararı toplamının davalının zorunlu trafik sigorta poliçesine istinaden sorumlu olduğu 189.431,76 TL'lik bakiye limiti aşması nedeniyle davalının bakiye limit ile sınırlı olarak sorumlu olacağı ve bu tutarın her bir hak sahibinin payına isabet eden tutarlarının aşağıdaki gibi olduğu,
-Sayın Mahkemece ilk kararda 1.650,00 TL Cenaze gideri ile davalı sigorta şirketi bakımından 25.12.2014 ödeme tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiş olup, bu hususun BAM kararı dışında kalarak kesinleşmiş olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı ... vekili 20/05/2024 tarihli feragat dilekçesinde özetle; ikame etmiş olduğu davadan, davalılardan ... A.Ş. ile sulh olunmuş olması nedeniyle yalnızca davalı ... A.Ş. yönünden feragat ettiklerini, sulh protokolü kapsamında davalı ... A.Ş. tarafından, davadan feragat sebebi ile doğacak karşı avukatlık ücretinden feragat edildiğini, iş bu sebeple feragat beyanının kabulü ile birlikte, taraflar arasındaki sulh protokolü gereği müvekkil aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili 31/05/2024 tarihli sulh dilekçesinde özetle; Dava konusu ihtilafla ilgili olarak davacı ile davalı ... A.Ş. nin dava konusu olay ve poliçe sebebiyle tazmini gereken maddi zararları konusunda karşılıklı olarak sulhen mutabakata vardıklarını, işbu sulh uyarınca müvekkil şirket tarafından mutabık kalınan tazminat miktarının davacı vekili ...'in ibranamede belirtilen banka hesap numarasına havale edilmek suretiyle ödenmiş ve müvekkil şirketin işbu ödemeyi yapmakla poliçeden kaynaklı sorumluluğunu tamamen yerine getirmiş olduğunu, müvekkil şirket ile müvekkil şirkete sigortalı araç maliki ve sürücüsünün olay ve poliçe sebebiyle tamamen ibra edilmiş ve müvekkil şirket hakkındaki maddi tazminat davasından feragat edilmiş olduğunu, kendilerinin de davacı taraftan dava vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığını, beyanları doğrultusunda yokluğunda davanın müvekkil şirket bakımından feragat nedeni ile reddine karar verilmesini, arz ve talep etmiştir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, 11/08/2014 tarihinde dava dışı ... idaresindeki ... plakalı aracın, davalı ...'ın kullanmakta olduğu... plakalı araca, arkadan çarpmak suretiyle trafik kazasının meydana geldiği, bu kaza sonucunda ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ...'nin vefat ettiği, Müteveffa ...'nin, davacılardan ...’nin eşi, diğer davacıların ise anneleri olduğu, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıların destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze gideri ve manevi tazminat talibinde bulundukları, davalı ... A.Ş.'nin ... plakalı aracın ZMMS olduğu, davalı ...'ın, ...plakalı aracın sürücüsü, davalı ... San. Ltd. Şti....plakalı aracın işleteni, davalı ... Sigorta A.Ş. ise ... plakalı aracın ZMMS olduğu anlaşılmıştır.
Yargılama devam ederken davacıların, davalı ... A.Ş. aleyhine açıkları davadan feragat ettikleri, feragat uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. Davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragate yetkili olduğu, anlaşıldığından davalı ... A.Ş. yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Tarafların birbirinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığından anılan taraflar yönünden bu yönde bir hüküm kurulmamıştır.
Mahkememizce istinaf ilamı doğrultusunda meydana gelen kazada tarafların kusur durumunun tespiti amacıyla İTÜ makine mühendisliği fakültesinde görevli öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden tarafların kusur durumunun tespiti amacıyla bilirkişi raporu alınmış, buna göre ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapor ile bozma öncesi mahkememizce alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkileri giderir şekilde rapor tanzim edildiği, ... plakalı araç sürücüsünün %100 (Yüzde yüz) kusurlu olduğu, ... plakalı kamyonun sürücüsünün kusursuz olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce istinaf bozma ilamı öncesinde davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ... San. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafından bu karar aleyhine kanun yoluna başvurulmamış, bu nedenle anılan davalılar yönünden usuli kazanılmış hak olduğundan bu davalılar yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... A.Ş. aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine,
2-Davalılar ... Sigorta A.Ş., ..., ...Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın reddine,
3-427,60-TL karar harcının peşin alınan ve ıslah suretiyle ikmal olunan toplam 605,45-TL den düşümü ile kalan 177,85-TL nin davacılardan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davalılar tarafından yapılan 80,50-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
5-Maddi tazminat yönünden; davalılardan ... Sigorta A.Ş., ... ve ...Ltd. Şti. kendilerini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 25.035,33-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılardan ... Sigorta A.Ş., ... ve ... San. Ltd. Şti.'ne verilmesine,
6-Manevi tazminat yönünden; davalılardan ... Sigorta A.Ş., ... ve ... Ltd. Şti. kendilerini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılardan ... Sigorta A.Ş., ... ve ... San. Ltd. Şti.'ne verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır