T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/58 Esas
KARAR NO: 2024/476
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/01/2022
KARAR TARİHİ: 03/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketler ile müvekkil İdare arasında Kamu İhale Kanunu'na tabi ihalelere istinaden yapılan sözleşmeler kapsamında davalı şirketlerde hizmet akdiyle bağlı olarak çalışan ve yine iş akdi son çalıştığı müteahhit şirket tarafından feshedilen dava dışı ... ... tarafından ödenmeyen bir kısım işçilik alacağının tahsiline karar verilmesi talebiyle idaremize karşı dava açıldığını, yapılar yargılama neticesinde .... İş Mahkemesi 2018/... Esas 2019/... Karar sayılı ve 09.05.2019 tarihli karar ile davanın kabulüne, ayrıca yargılama gideri ve dava vekalet ücretinin ödenmesine karar verdiğini, İşbu karar ile dava dışı işçi ... ... tarafından, .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas dosyası ile idaremiz aleyhine ilamlı takibe başvurulduğunu, Mezkur karar konusu yargılama gideri, dava ve icra vekalet ücretleri, faizleri, asıl alacak ve faizleri toplamı 22.147,92 TL icra dosyasına idaremiz tarafından ödendiğini, dava dışı işçinin SGK kayıtlarına göre farklı yüklenicilerde çalışmış olduğu bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davalılar dışındaki diğer firmalardaki çalışmalarından dolayı idaremizce ödenen ve diğer firmaların çalışmasına denk gelen tutarlar söz konusu firmaların idaremizde bulunan teminatlarından kesilerek tahsil edildiğini, ancak davalıların çalışma dönemine denk gelen tutar tahsil edilemediğini, Hem Borçlar Kanununa göre hem de müvekkil İdare ile davalı şirketler (yüklenici firmalar) arasından yapılan sözleşme hükümleri gereğince, işçilik alacaklarının nihai ve asli borçlusu ve sorumlusu davalı şirketler olduğundan, icra dosyasına mahsuplar dahil ödemiş olduğumuz toplam bedelin, ödeme tarihinden itibaren, dava dışı işçinin davalı şirketlerde çalışma dönemleri de göz önünde bulundurulmak suretiyle yargılama sırasında tespit edilecek sorumluluk miktarları esas alınarak davalı şirketlerden ticari avans faiziyle birlikte rücuen tahsiline karar verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 20.417,00-TL bedelin davalıların sorumluluk miktarı belirlenmek suretiyle ve idaremiz tarafından ödenen ilam karar harcı ve diğer harçların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin arabuluculuk toplantılarına katılmayan davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER
1-Bilirkişi Raporu ve bilirkişi ek raporu
Bilirkişi tarafından düzenlenen 02/09/2023 tarihli raporda özetle; dava dışı işçinin kıdem tazminatına dahil edilmeyen 1001 gün için Davacı tarafından iş mahkemesinde ki dava dosyasına ödenen tutardan 20.417- TL'sı için Alacak davaya konu edildiğini, Toplam 20.417 TL / 1001 iş günü = 1 günlük tutar 20,40 TL olarak tarafımdan tespit edildiğini, Bu Dava özelinde Davacının Alacak konusu ettiği tutarın Alttaki alt işverenlerden karşılarında yazılı tutarlar kadar, - ... Ltd. Şti. ve ... İnş. Adi ortaklığı'ndan 11.340,51 TL'a, - ... Ltd. Şti.'nden 632,29 TL'a, - ... Ltd. Şti.'nden 448,73 TL'a, - ... Ltd. şti * ... Ltd. Şti. Adi Ort.'lığından 7.995,47 TL, davacının Alacaklı olacağı tarafımdan hesaplandığını, T.C. .... İş Mahkemesinin hükmettiği tazminat nedeniyle davacı ... nin ödediğini iddia ettiği kıdem tazminatının tutarlarından davacı şirketin IV kısımda detay verildiği üzere sorumlu olduğu, davacı ile davalı arasındaki sözleşmeden veya kanundan kaynaklı olarak rücu hakkının bulunduğu tespit edildiği bildirilmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 27/05/2024 tarihli ek raporda özetle; Dava dışı işçinin kıdem tazminatına dahil edilmeyen 1001 gün için Davacı tarafından iş Mahkemesindeki dava dosyasına ödenen tutar 22.147,92 TL olarak yer almaktadır. Toplam 22.147,92TL/ 1001 iş günü = 1 günlük tutar 22,13 TL olarak tarafımdan tespit edildiğini, Bu Dava özelinde Davacının Alacak konusu ettiği tutarın Alttaki alt işverenlerden karşılarında yazılı tutarlar kadar, ... . Ltd. Şti. ve ... . Adi ortaklığı'ndan 12.301,94 TL'a, - ... Ltd. Şti.'nden 685,90 TL'a, ... Ltd. Şti.'nden 486,77 TL'a, (İSKİ'nin 6.12.2023 tarihli yazısın da 777,13 TL Nakit Blokeden tahsil edilmiş olup “777,13 TL - 486,77 TL= 290,36 TL ... oto firmasının alacakı kalacaktır. 290,36 TL Alacakta Alttaki Teknik Güvenlik + ... Borcundan düşülmüştür. ... oto'dan Alacak sıfır olacaktır. Ltd. şti + ... Şti. Adi Ort.'ığından 8.673,31 TL olup (üstteki şıkta detay paylaşıldığı üzere ... oto'dan kalan 290,36 TL ve ... 'nin 6.12.2023 tarihli yazısın da 953,80 TL Teknik Güvenliğe ait Nakit Blokeden tahsil edilmiş olup “8.673,31 TL — 953,80 TL — 290,36 TL = 7.429,15 TL Teknik Güvenlik + ... oto Adi ort. Alacak olacağı, T.C. .... İş Mahkemesinin hükmettiği tazminat nedeniyle davacı İSKİ'nin ödediğini iddia ettiği kıdem tazminatının tutarlarından davacı şirketin IV kısımda detay verildiği üzere sorumlu olduğu, davacı ile davalı arasındaki sözleşmeden veya kanundan kaynaklı olarak rücu hakkının bulunduğu tespit edilmiştir. Sayın Bilirkişi raporunda “Diğer Davalı sözleşmeli alt taşeron ... oto İnş. Firması yönünden 30.03.2013 — 31.03.2016 tarih aralığında 3 yıl 9 ay 5 gün çalıştığını belirtmiştir.” ... Oto için 30.03.2013 tarihinden önceki tutardan sorumlu olacağı açıktır. Sonuç olarak Davacının dava ettiği alacağının firmalara göre dağılımı alttadır. ... Ltd. Şti. ve ... İnş. Adi ortaklığı'ndan 12.301,94 TL'a, - ...Ltd. Şti.'nden 685,90 TL'a, - ... Ltd. şti + ... Ltd. Şti. Adi Ort.'lığından 7.429,15 TL olacağı tespit edildiği bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava alacak davasıdır.
Uyuşmazlık; Uyuşmazlığın, davacı şirketin kamu ihale kanununun ilgili hükümleri kapsamında davalı şirketten hizmet satın alma sözleşmesinden kaynaklı olarak davalı şirkette çalışan işçinin kıdem tazminatından kaynaklı olarak .... İş mahkemesinin 2018/... Esas 2019/190 Karar sayılı dosyasından hükmedilen kıdem tazminatının davalı alt işveren şirketlerden talep edip edemeyeceği noktalarında toplandığı görülmüştür.
Üçüncü kişi işçinin taraflar aleyhine açılan işçilik alacaklarına ilişkin.... İş mahkemesinin 2018/... Esas 2019/190 Karar sayılı dosyasının ....İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı takip dosyasının Ödeme emri bilgilerinin üçüncü kişi işçilere ödenen kıdem tazminatı ve yıllık ücreti bordrosunun, SGK kayıtları, SGK işe giriş çıkış bildirgeleri ile diğer bilgilere ilişkin formları dosyaya sundukları görüldü.
Davacının Kamu İhale Kanunu gereğince davalı şirket ile yaptığı hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalı şirket bünyesinde çalıştırılan işçilere iş akitlerinin sona ermesi nedeni ile davacı şirketin ödemiş olduğu kıdem tazminatlarının tespiti ve ödeme tarihlerinin belirlenmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişinin dosyaya sunduğu raporun denetime elverişli olduğu ve hükme esas alınabileceği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde;857 Sayılı İş Kanunu'nun "Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışanların Kıdem Tazminatı"
başlıklı 112. Maddesi'ne 6552 sayılı Kanunu'nun 8. Maddesi ile eklenen ek fıkra ile 4734 sayılı
Kamu İhale Kanunu’nun 62’nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler
tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatlarından kamu kurum ve kuruluşlarının sorumlu
olacağı düzenlenmiştir.21.2.2019 tarihli ve 7166 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112.
maddesine eklenen altıncı fıkra ile '' 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e)
bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11.9.2014 tarihinden sonra imzalanan
ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11.9.2014
tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan
kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt
işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu
edilmez.'' hükmü getirilmiştir. Bu hükümle birlikte kıdem tazminatı ödemeleri yönünden alt
işverene rücu edebilmek için taraflar arasında imzalanan sözleşmede açık hüküm aranmıştır.
Ancak söz konusu madde fıkrası eşitlik ilkesine aykırılık teşkil edildiği gerekçesiyle 2019
yılında iptal edilmiştir. (Anayasa Mahkemesi 9.09.2019 Tarih ve 42/73 sayılı kararı.)
Paralel şekilde 4857 Sayılı Kanun 112. madde hükmüne rağmen Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017
yılındaki bir kararında, yalnızca bu düzenleme sebebiyle kamu kurum ve kuruluşlarının kıdem
tazminatından tek başına sorumlu tutulamayacağı, söz konusu düzenlemenin tarafların
müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı belirtilmiştir. Alt işverenlere rücuya
ilişkin bir düzenleme olmadığına da vurgu yapan kararda son alt işveren ile asıl işveren
tüm işçilik alacaklarından birlikte sorumlu olduğu, önceki alt işverenlerin ise kıdem
tazminatı açısından kendi çalıştırdıkları süre ve devir anındaki ücret seviyesiyle sınırlı
sorumlu olduğu belirtilmiştir. (Yargıtay 22. H.D.., 20.3.2017 Tarih ve 23144/5551 sayılı
kararı.) Karardan anlaşılacağı üzere önceki alt işverenlerin, devir nedeniyle iş akdinin feshinden
bahsedilemeyeceğinden feshe bağlı haklardan ihbar tazminatı ile yıllık izin alacağından
sorumluluklarından da bahsedilemeyecektir. Yerleşik Yargıtay kararlarında da görüleceği üzere
ihbar tazminatı ve yıllık izin alacağı yönünden son alt işveren sorumlu olmaktadır.
Uygulamada da asıl işveren sıfatını haiz kamu kurum ve kuruluşları tarafından, kıdem
tazminatı da dahil olmak üzere işçilik alacaklarına ilişkin ödeme yapılması halinde, işçiye
yapılan tüm ödeme yönünden alt işverenlere rücu edildiği görülmektedir. Kamu kurum ve
kuruluşu asıl işverenin, alt işverenlere yönelen rücu taleplerine ilişkin olarak ise Yargıtay kararları,
yarı oranda sorumluluk ilkesini benimsediği görülmektedir. Buna göre asıl işveren ve alt işveren
konumunda bulunanlar arasında imzalanan sözleşmelerde aksine hüküm bulunmaması, yani bu
alacaklara ilişkin yükümlülüğün belirlenmediği hallerde işçilik alacaklarından yarı oranda sorumlu
olmaktadırlar. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararları da bu doğrultudadır. İlgili
kararlarda tacir olan davalının çalıştırdıkları işçilerin fiili işçilik dışında sair tazminat haklarından
sorumlu olacaklarını bilebilecek durumda oldukları ancak, davacı kurumun da asıl işveren
durumunu muhafaza etmesi nazara alındığında doğan zararlardan tarafların yarı yarıya sorumlu
olduğunun kabulü gerektiği belirtilmiştir. (Yargıtay 13. H.D., 16.2.2017 Tarih ve 2015/14986 E. -
2017/1929 K. sayılı kararı.)
Somut olayda; Dosyaya sunulan ve mahkemece celp edilen dava ve takip dosyaları ile SGK kayıtlarından davacı şirketin Kamu İhale Kanunu kapsamında temizlik işlerinin yerine getirilmesi amacı ile hizmet alımı yapıldığı ve sözleşmenin sona ermesi nedeni ile davacı şirketin davalılar uhdesinde çalışan üçüncü kişi işçiye kıdem tazminatı ödemesi yaptığı anlaşılmaktadır. Üçüncü kişi işçinin açtığı lehine kıdem tazminatına hükmedilen tazminat davasına ilişkin dosyanın incelenmesinde, davalı yüklenicilerde belirli dönemler halinde çalıştırıldığı anlaşılan işçinin çalıştığı dönemleri kapsar şekilde belirlenen tazminatların yüklenici davalı şirketler ile davacı iş sahibi şirketin müteselsilen ödemeleri yönünde hüküm verildiği görülmüştür. Üçüncü kişi lehine hükmedilen tazminat kararı gereğince davacı iş sahibi şirketin müteselsil sorumluluk gereğince kıdem tazminatı ödemesi yaptığı dosyadaki üçüncü kişi işçiye ödenen tazminata ilişkin icra dosyası, ödemeye ilişkin bilgi formları, kıdem tazminatı hesap bordroları ve ödeme dekontları ile söz konusu işçinin davalı yüklenici şirketlerde çalıştığı dönemi gösteren SGK işe giriş ve çıkış bildirgelerinden anlaşılmaktadır. Dosyada bilirkişiden alınan raporda yapılan tespitler doğrultusunda davacı iş sahibi şirketin, davalı yüklenici şirketlerin yüklendiği temizlik işinin ifası döneminde çalıştırdıkları üçüncü kişiye ödediği 20.417,00 TL kıdem tazminatını davalıların yüklendikleri dönemleri kapsar ve bu dönemlerle sınırlı olmak üzere ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketlere rücu edebileceği anlaşıldığından davacının davasının kabulü yönünde karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
1- Davanın KABULÜ ile; 11.340,51 TL’nin davalı Tasfiye Halinde ... Ltd Şti ve ... A. Şirketinden müştereken ve müteselsilen 632,29 TL’nin davalı ... A. Şirketinden 448,73 TL ’nin davalı davalı ... Ltd. Şirketinden 7.995,47 TL’nin davalı ... Ltd. Şirketi ve Tic.Ltd. Şirketinden müştereken ve müteselsilen ödeme tarihi olan 05/11/2021 tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplam 20.417,00 TL'nin davalı şirketlerden tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Karar ve ilam harcı 1.394,68-TL nin peşin alınan 348,68-TL den düşümü ile kalan 1.046,00-TL bakiye ilam harcının davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.600,00-TL'nin davalılardan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 429,38-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 3.877,35-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda parasal miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.03/07/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*