T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/69 Esas
KARAR NO:2025/939
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:01/02/2022
KARAR TARİHİ:24/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davacı, sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... ili Merkez ilçesinde bulunan üç şeritli ... üzerinde ... Kavşağından ... Kavşağı yönüne doğru en sol şeritte seyir halinde iken plakası tespit edilemeyen ve orta şeritte seyir halinde olan bir aracın aniden önüne kırması sonucu araca çarpmamak için aniden fren yaparak direksiyonu kırmış ve neticesinde davacının aracı devrildiğini, davacının yaralandığı trafik kazasının meydana gelmesinde plakası tespit edilemeyen aracın sürücüsü, şerit izleme kurallarını ihlal etme, aracını hızının gerektirdiği şeritte kullanmama, trafiği tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirme, şerit değiştirmeden önce gidilecek olan şeritteki araçların emniyetle geçişinin beklememe, asli kusurlu sayılan hallerden şeride tecavüz etme ile bilirkişi incelemesi akabinde tespit edilecek diğer nedenlerle kusurlu olduğunu, davacı ise işbu olayın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, dava dışı üçüncü bir kişinin kusurlu olması ihtimaline binaen davayı 2918 sayılı KTK'nın 88. ile 6098 sayılı TBK'nın 61. maddeleri ile sair mevzuat uyarınca teselsül hükümlerine göre açıyor; davalının, dava dışı üçüncü kişilerin kusurlarından da sorumlu tutulmasını ve davacının zararının tamamının giderilmesini talep ettiğini, trafik kazası nedeniyle ... CBS'nin 2018/... Sor. numaralı dosyasında taksirle yaralama suçundan soruşturma yürütülmüş ise de tüm araştırmalara rağmen davacının yaralanmasına sebebiyet veren aracın plakası, sürücüsü ya da sigorta yaptırmakla yükümlü işleten tespit edilemediğini, olayın meydana gelme şekli, olayın yaşandığı yol ve hava koşulları, tanık ifadeleri, soruşturma dosyasının kapsamı, yargılama sırasında dinleteceğimiz tanıkların beyanları ile diğer hususlardan trafik kazasının tek taraflı olmadığı, davacının sevk ve idaresindeki aracın tek taraflı olarak devrilmediği, olayda davacının herhangi bir kusurunun olmadığı, kazaya sebebiyet veren aracın ve sürücünün tespit edilemediği açık olduğunu, bu halde davalı ... Hesabı, davacının cismani zararını karşılamakla yükümlü olduğunu, davacının 07/08/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında malul kalması nedeniyle alacağın belirlenmesi akabinde talebimiz belirlenmek ve harcı ikmal edilmek üzere belirsiz alacak davası olarak 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplamda 300,00 TL maddi tazminatın poliçe teminat limitleriyle sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 24/08/2020'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan müteselsilen tahsilini, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; dava konusu talep zamanaşımına uğradığını, davacı söz konusu kazaya kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, hak sahiplerinin kendi kusuruyla sebep olduğu zararlar karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında olmadığından davalı ... Hesabı’nın sorumluluğu bulunmadığını, meydana geldiği iddia edilen olayla ilgili davacı tarafın çelişkili ifade ve beyanları dışında kazanın oluştuğuna dair somut deliller bulunmadığını, başvuran tarafından fiilen bakıcı tutulduğuna ilişkin ispata yarar hiçbir delil ve belgenin dosyaya sunulmamış olduğu dikkate alındığında bakıcı giderine ilişkin talebin haksız ve hukuka aykırı olduğu anlaşıldığını, bilinmeyen aracın varlığı, kusuru ispatlanamamış olduğundan ve başvuru şartı yerine getirilmemiş olduğundan ... Hesabı’nın temerrüdü bulunmadığını, davacının temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine yönelik talebi usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... Hesabı’nın sorumluluğu, 07.08.2018 tarihinde geçerli olan teminat limiti ve kazaya sebep olan aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu, tazminat ödenmesine hükmedilmesi halinde, bu sınırların aşılması hukuka aykırılık teşkil edeceğini, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının reddini, reddedilen kısım bakımından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 27/01/2023 tarihli raporunda özetle; Mevcut belgelere göre; Mustafa oğlu 10/09/1989 doğumlu ...’in 07/08/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; I. Deri. VI. Deri tümörleri. A. Benign Neoplazm ve hiperplaziler. Hipertrofik skar ve keloid 1- Hafif(vücut yüzeyinin %1-9unu kapsayan); Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 30 (otuz) güne kadar uzayabileceği, bildirilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'nun 03/10/2024 tarihli raporunda özetle; ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut belgelere ve İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayeneye göre; Mustafa oğlu, 1989 doğumlu ...’in 07/08/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının; A- 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirilmesinde; Deri. VI. Deri tümörleri. A. Benign Neoplazm ve hiperplaziler. Hipertrofik skar ve keloid 1- Hafif(vücut yüzeyinin %1-9unu kapsayan); Kişinin tüm vücut engellilik oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, B- İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1 (bir) aya kadar uzayabileceği, C- Başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı, bildirilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 06/01/2025 tarihli raporunda özetle; olayda; 1.Durum: A) Davacı sürücü ...'in %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, B) Kimliği ve plakası bilinmeyen açık kasa kamyonet sürücüsünün %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, 2.Durum: Davacı sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, bildirilmiştir.
Bilirkişinin 10/04/2025 tarihli raporunda özetle; davacı tarafından yapılan başvurunun usulüne uygun olduğunun kabulü halinde ...
Hesabı’nın 27.08.2020 tarihinde temerrüde düştüğü, davalı ... Hesabı’nın geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğu, mahkemenin ara kararı uyarınca hazırlanan ATK Adli Tıp İkinci Üst Kurulu’nun 19.09.2024 tarih ve 2157 sayılı raporunda davacının başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı kanaati belirtildiğinden davacının bakıcı giderleri talebine ilişkin hesaplama yapılamadığı, dosya kapsamında davacının çalışmaya bağlı gelirine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığından hesaplamada asgari ücretin esas alındığı, İş bu raporda davacının %30 kusurlu olduğunun kabulü ihtimaline göre hesaplama yapılmış olup davacının %100 kusurlu olduğunun kabulü ihtimalinde “hiç kimse kendi kusurundan yararlanmaz” ilkesi gereğince tazminat hesaplaması yapılamadığı, 07.08.2018 tarihli kaza tespit tutanağında emniyet kemeri kısmının (-) olarak işaretli olduğu buna göre desteğin birlikte kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının sayın mahkemenin takdirinde olduğu, 07.08.2018 günlü trafik kazasında yaralanarak vücut engellilik oranının %5, geçici iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 1 ay sayılan davacı ...’in davacının kazada %30 kusurunun bulunmasına göre, geçici iş göremezlik tazminatının 1.122,18 TL, sürekli iş göremezlik tazminatının 374.980,17 TL olarak hesaplandığı, bildirilmiştir.
Bilirkişinin 16/06/2025 tarihli ek raporunda özetle; İş bu raporda kök rapordan farklı olarak davacının kaza tarihindeki yaşı gün/ay/yıl
olmak üzere yuvarlamadan net olarak hesaplanmış (28,90) ve bu yaşın karşılığına denk gelen bakiye ömür süresi de TRH-2010 yaşam tablosundaki 28 ve 29 yaşları denk gelen süreler dikkate alınarak hesaplanmıştır. Davacı tarafından yapılan başvurunun usulüne uygun olduğunun kabulü halinde ... Hesabı’nın 27.08.2020 tarihinde temerrüde düştüğü, ... hesabının sorumluluğunun 2018 kaza tarihi itibariyle sağlık giderleri yönünden kişi başına 360.000 TL, sakatlanma ve ölüm yönünden kişi başına 360.000,00 TL teminat limiti ile sınırlı sınırlı olduğu, Davalı ... Hesabının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğu, Sayın Mahkemenin ara kararı uyarınca hazırlanan ATK Adli Tıp İkinci Üst Kurulu’nun 19.09.2024 tarih ve 2157 sayılı raporunda davacının başka birisinin sürekli veya geçici bakımına
muhtaç durumda olmadığı kanaati belirtildiğinden davacının bakıcı giderleri talebine ilişkin hesaplama yapılamadığı, Dosya kapsamında davacının çalışmaya bağlı gelirine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığından hesaplamada asgari ücretin esas alındığı, İş bu raporda davacının %30 kusurlu olduğunun kabulü ihtimaline göre hesaplama yapılmış olup davacının %100 kusurlu olduğunun kabulü ihtimalinde “hiç kimse kendi kusurundan yararlanmaz” ilkesi gereğince tazminat hesaplaması yapılamadığı, 07.08.2018 tarihli kaza tespit tutanağında emniyet kemeri kısmının (-) olarak işaretli olduğu buna göre desteğin birlikte kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının sayın mahkemenin takdirinde olduğu, 07.08.2018 günlü trafik kazasında yaralanarak vücut engellilik oranının %5, geçici iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 1 ay sayılan davacı ...’in davacının kazada %30 kusurunun bulunmasına göre, Geçici iş göremezlik tazminatının 1.122,18 TL - Sürekli iş göremezlik tazminatının 378.074,82 TL olarak hesaplandığı, bildirilmiştir.
Davacı vekilinin 03/07/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunda; geçici iş göremezlik tazminatı: 1.122,18-TL, sürekli iş göremezlik tazminatı: 378.074,82-TL olarak hesaplandığını, bilirkişi raporunda belirtilen geçici iş göremezlik tazminatı 1.122,18-TL ve sürekli iş göremezlik tazminatı 378.074,82-TL olmak üzere toplam 379.197,00-TL olduğunu, bu tutar, sigorta poliçesinin 360.000,00-TL’lik teminat limitini aştığını, bu nedenle, söz konusu tazminat kalemlerinin sigorta teminat limiti olan 360.000,00-TL üzerinden garameten (oransal olarak) dağıtılması gerektiğini, belirsiz alacak davasında değer artırım ile işlemiş dönem değişikliği dahil ve fakat bunlarla sınırlı olmamak üzere, fazlaya dair hakları saklı tutmak kaydıyla; davanın kabulü ile 358.934,63-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.065,37-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere, toplamda 360.100,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan müteselsilen tahsilini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/... soruşturma sayılı dosyası
-Davacı vekili tarafından sunulan; hastane kayıtları, davalı sigorta şirketine başvuruya ilişkin evrak suretleri
-... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nden gelen davacının başvurusunun olmadığını ve ödeme yapılmadığını bildirir müzekkere cevabı
-... ... Uygulama ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği, ... ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği'nden gelen davacıya ait tedavi ve tetkik evraklarını içerir müzekkere cevapları
-Tarafların beyan ve dilekçeleri
-Savcılık dosyasında alınan trafik bilirkişisi tarafından sunulan 14/02/2019 tarihli 7 sayfadan ibaret bilirkişi raporu
-Adli Tıp Kurumu raporları
-Arabuluculuk son tutanağı
-Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, plakası tespit edilemeyen aracın sebep olduğu yaralamalı trafik kazası iddiası kapsamında davacının sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri talebinin davalı ... Hesabından tahsili koşullarının oluşup oluşmadığına yöneliktir.
Uyuşmazlığın; davacının ... plaka sayılı aracı ile seyir halindeyken plakası belirlenemeyen başka bir araçla karıştığı yaralamalı trafik kazası neticesinde davacının malul kalıp kalmadığı, meydana gelen kazada davacı ve plakası bilinmeyen üçüncü kişi sevk ve idaresindeki aracın hangi oranda kusurlu olduğu, kusur, maluliyet ve illiyet bağı bağlamında davacının ne kadar zararının doğduğu, davalı ... Hesabı'nın meydana gelebilecek zarardan hangi koşullar ve sınırlarda sorumlu olduğu konularına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54'te özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir.
Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir. Bunun gibi çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden de bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak gürülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğunun kabulü gerekmektedir (Yargıtay 17. H.D. 2016/10015 Esas 2019/4332 Karar sayılı emsal ilamı).
2918 sayılı KTK'nın 91.maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Hesabı Yönetmeliğinin 9. maddesinde; trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ... Hesabına başvurulabileceği belirtilmiştir. ... Hesabı, plakası tespit edilmeyen bir aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır.
Somut olayda; davacı, kaza tarihinde sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halinde iken plakası tespit edilemeyen bir aracın, önüne manevra yaptığı sırada önüne çıkan araca çarpmamak için aniden fren yaparak direksiyonu kırdığı ve davacının aracının devrilmesi ile sonuçlanan yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, her ne kadar kaza tespit tutanağında belirtilmese de davacının kaza tarihinde polise verdiği ifadesinde önüne çıkan aracın model ve rengini belirterek, yaralandığı kazayı somut bir şekilde anlattığı ve şikayette bulunduğu, aynı gün hastaneye trafik kazası öyküsü ile başvurduğu, bu kapsamda savcılık şikayeti ile desteklendiği şekilde trafik kazasının meydana geldiği ve buna sebep olan aracın plakasının tespit edilemediği, karşıdaki araca dair daha fazla bilgiyi elde etmesinin davacıdan beklenemeyeceği, dolayısıyla plakası tespit edilemeyen araç nedeniyle ortaya çıkan zarardan davalı ... Hesabının sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Meydana gelen kazanın oluşumu, tutulan kaza tespit tutanağında her ne kadar davacı sevk ve idaresindeki aracın önüne ani manevra yapan ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsüne ilişkin tespitler yer almasa da, davacının anlatımı, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler dikkate alındığında; davacı sürücü ..., sevk ve idaresindeki kamyonet ile olay mahalli yol üzerinde sol şeridi takiben seyir halindeyken seyrini müteyakkız şekilde sürdürmesi ve diğer araca karşı yol içerisinde emniyetli olacak şekilde etkin tedbir alması gerekirken anılan bu hususlara riayet etmeksizin seyrettiği sırada meydana gelen olayda, tali kusurlu, kimliği ve plakası bilinmeyen açık kasa kamyonet sürücüsü, sevk ve idaresindeki araç ile seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni vermesi, şerit değişlikliği yapmadan önce çevresel kontrolleri yapması ve geçiş yapacağı şerit üzerindeki araçların seyir durumlarını kontrol etmesi gerekirken anılan bu hususlara riayet etmeksizin dikkatsiz ve kontrolsüzce orta şeritten sol şeride geçiş yaptığı esnada sol gerisinden (sol şeritten) gelen davacı sürücü idaresindeki aracın hareket alanı içerisine hatalı bir şekilde girerek bu aracın seyir durumunun bozulmasına ve kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği anlaşılmakla meydana gelen olayda, asli kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilmiş olup Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin düzenlemiş olduğu 06/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda incelenen olayın seçenekli kusur tespitine ilişkin 1. durum benimsenerek; davacı sürücü ...'in %30 oranında, kimliği ve plakası bilinmeyen açık kasa kamyonet sürücüsünün %70 oranında kusurlu olduğuna kanaat edilmiştir.
Davacının yaralanmasının kaza tarihindeki yönetmelik kıstaslarına göre %5 sürekli maluliyete neden olduğu ve yaralanmanın niteliği itibariyle davacının sürekli veya geçici bakıcı ihtiyacının doğmadığı alınan ATK raporundan anlaşılmış, bu yöndeki talepler reddedilmiştir. Davacının 1 aylık iş göremezlik süreci için aktüeryal hesap yapıldığı, SGK tarafından tenzil edilecek bir ödeme bulunmadığı, fazlası iddia veya ispat edilmediği için asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya göre 358.934,63-TL sürekli iş göremezlik zararı, 1.065,37-TL geçici iş göremezlik zararı yönünden davalı sorumlu bulunmakla bu bedele hükmedilmiştir. Davacının yaralanma kapsamında koruyucu ekipman kullanarak zararı azaltabilecek bir tedbir olanağı bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Hükmedilen alacağa davalıya yapılan 14/08/2020 başvuru tarihine göre 8 iş günü sonrası için 27/08/2020 temerrüt tarihi kabul edilmiş ve bu tarihten yasal faize hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
358.934,63-TL sürekli iş göremezlik, 1.065,37-TL geçici iş göremezlik tazminatının 27/08/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacının fazlaya dair bakıcı gideri taleplerinin Reddine,
3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 24.591,60-TL harçtan, peşin alınan 80,70-TL peşin harç ve 1.229,00-TL ıslah harcı toplamı 1.309,70-TL'den mahsup edilerek kalan 23.281,90-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL peşin harç, 80,70-TL başvuru harcı ve 1.229,00-TL ıslah harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 57.600,00-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 100,00-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin Kabul-red oranına göre 1.319,60-TL'nin davalıdan, 0,40-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.308,60-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 8.306,30-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davacı tarafından yatırılan 1.828,00-TL, 4.800,00TL ve 13.025,00-TL olmak üzere toplam 19.653-TL ATK fatura giderinin kabul-red oranına göre 19.647,50-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı 24/12/2025
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır