T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/697 Esas
KARAR NO: 2024/473
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/10/2022
KARAR TARİHİ: 03/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekili Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket tarafından aleyhine ...'nin 2021/... E. Sayılı Dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi baslatılmış olup, davalının tüm fer'ileri ile birlikte borca itiraz ettiğini ve icra dairesinin davalının itirazı üzerine söz konusu takibi durdurmuş olduğunu, tarafınca ... Arabuluculuk Bürosu 2022/... nolu dosya ile başvurulmuş ise de davalı taraf ile anlaşma sağlanamamış olup bunun üzerine arabuluculuk son tutanağı düzenlendiğini, ... 2021/... E. sayılı dosyasına yapılan haksız ve mesnetsiz olan borç itirazının iptalinin gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının ... 2021/.. E. dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaliyle takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı yanın %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, AAÜT 16/2. Maddesinin C bendi uyarınca arabuluculuk avukatlık vekalet ücreti de dahil olmak üzere tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin Mahkememize sunulan 25/11/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; beliritlen uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinin görevi kapsamında olduğunu, Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevsiz olduğunu, bu nedenle görev itirazının bulunduğunu, davacının herhangi bir dayanak belge sunmaksızın müvekkile karşı elektrik aboneliğinden dolayı takip başlatmış olduğunu, müvekkilinin belirtilen adreste elektrik aboneliğinin olmadığını, bu nedenle yapılan takibin hukuka aykırı olduğunu, başka bir tüketicinin kullanım bedelinin müvekkilden tahsil edilmeye çalışılmakta olduğunu, müvekkilin söz konusu takibin tarafı olmadığını, davacı tarafın arabuluculuğa başvuru yapmış olduğunu fakat müvekkilin toplantıya katılmadığından bahisle toplantıya katılmama olarak tutanak düzenlendiğini, müvekkilin eline arabuluculuk görüşmesine ilişkin hiçbir belge ulaşmadığını, müvekkilin haberi olmadan yapılan arabuluculuk görüşmelerinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilin toplantıya katılmamasından bahisle tüm yargılama giderlerinin kendisine yüklenmesinin kabul edilemez olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle davanın öncelikle usulden reddine, kabul edilmemesi halinde esastan reddine karar verilmesi ile Davacının % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunulan 05/12/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceğini, ikame olunan davaya dava açma süresinin geçirilmiş olması hasebiyle itiraz ettiklerini, müvekkil adına akdedilmiş olan Abonelik/Müşteri No: ... 'lu sözleşmesinden müvekkilin haberi olmamakla beraber bahsi geçen sözleşmenin müvekkil tarafından da yapılan bir sözleşme olmadığını, müvekkil tarafından akdedilmemiş ve imzalanmamış sözleşme sebebiyle de faturaların tahakkuk ettirilmesi ile borcun doğmasının hukuken mümkün olmadığından takibe konu edilen borca itiraz edilmiş olduğunu, müvekkilin böyle bir borcu bulunmadığını, arz ve izah olunan hususlar dairesinde öncelikle İtirazın iptali davasının süresinde açılmadığına dair itirazlarımızın gözetilmesi ile davanın reddine karar verilemesine, Davaya konu alacak konusu abonelik sözleşmesi ve buna bağlı faturalara bağlı bir borcun olmayışı ile icra takibinin iptali ile haksız davanın reddine karar verilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Mahkememizin 27/09/2023 tarihli duruşmasında isticvap için mahkememiz huzuruna alınan davalı asil ... ... beyanında; "... elektrik enerji abonelik sözleşmesindeki ... isminin altındaki ... Ticaret Limited şirketi kaşesi üzerinde bulunan imza bana ait değildir, ben fatura düzenlerken Merkez mahallesi ... sokak, No: ... /İstanbul adresinde hiç ikametgah etmedim yetkilisi olduğum ... şirketinde bu adreste faailiyet göstertmedi, benim yetkilisi olduğum şirketin faailiyet gösterdiği adres ... Mahallesi, ... sokak, ... Apartmanı No:... 'de faailiyet göstertmektedir, burada tüketilen elektriklere ilişkin düzenlenen faturaların bedelini ödüyorum," beyanında bulunduğu görülmüştür.
DELİLLER
1-... 2021/... E. Sayılı Dosyası
2-Arabuluculuk son tutanağı
3- Elektrik aboneliğine ilişkin sözleşme ve ekler
4- İcra dosyasına konu fatura
5-Adli Tıp Kurumu Raporu
Mahkememize sunulan 29/04/2024 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda özetle; Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme belgede ''... TİC.LTD.ŞTİ.'' kaşe izi üzerine atılı imzalar ile ... ...'ün mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava İcra ve İflas Kanununun 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilen elektrik tüketim abonelik sözleşmesinden kaynaklı olarak söz konusu sözleşmenin altındaki imzanın davalı tarafa ait olup olmadığı, davalı tarafa ait ise tüketilen elektrik miktarı ile tahakkuk ettirilen faturaların örtüşüp örtüşmediği, davalı tarafın borcu var ise aleyhine başlatılan takip talebindeki tutar ile uyuşup uyuşmadığı ve davalı tarafın itirazının yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı.
Tarafların dayandıkları vakaların ispatı için ileri sürdükleri Elektrik Abonelik sözleşme aslının, İcra Dosyasının, Davalının sözleşme tarihi öncesi başka kurum ve kuruluşlardaki ıslak imzalı belge asıllarının mahkemeye celp edildiği ve davalının yazı ve imza örneklerinin alındığı diğer taraftan da isticvabının yapıldığı görüldü.
Davalı takibin dayanağını oluşturan sözleşme ilişkisini ve imzasını inkar ettiğinden davacı tarafın uyuşmazlığın esası olarak ileri sürdüğü sözleşmedeki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığının tespiti için dosya ATK'ya tevdi edilerek alınan ATK bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; Dava elektrik aboneliğinden kaynaklı olarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. Davalı taraf sözleşme ilişkisine itiraz etmiş olup sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığı savunmasında bulunmuştur. Mahkeme, öncelikli olarak, sahtecilik incelemesi için HMK 211. maddesinde ön şart olarak belirtilen davalının isticvabını yapmış ve davalının imza inkarına gittiği görülmüştür. Davalı tarafın mahkeme huzurunda alınan yazı ve imza örnekleri ile mukayeseye esas olacak ıslak imzalı belge asılları dikkate alınarak uyuşmazlık konusu sözleşmedeki imzanın davalının eli ürünü olup olmadığı yönünde ATK ... İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinden rapor alınmış adı geçen 30/04/2024
tarihli raporda uyuşmazlık konusu yapılan sözleşeme üzerindeki imzaların davalının eli ürünü olmadığı yönünde rapor tanzim ettiği görülmüştür. Mahkemece yapılan davalı isticvabı, ATK imza inceleme raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacı elektrik şirketinin takibe dayanak yaptığı abonelik sözleşmesindeki imzanın davalının eli ürünü olmadığı davalının davacı ile bu yönde bir sözleşme ilişkisi kurmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Kötü Niyetin varlığı tespit edilemediğinden Kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-427,60-TL karar harcının peşin alınan 1.130,36-TL den düşümü ile kalan 702,76-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
5-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yokluğunda davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.03/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
*5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*