T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2022/807 Esas
KARAR NO :2025/914
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:01/12/2022
KARAR TARİHİ:18/12/2025
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHGKEMESİ ... ESAS
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:09/12/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; Davalı/Borçlular ... Petrol ve ... Bilişim'e taraflar arasında imzalanan akaryakıt bayilik sözleşmesi ile doğan ticari ilişkiden kaynaklanan borçlarını ödememesi üzerine İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesi ... E. sayılı dosya ile borçlular aleyhine 1.500.000 TL bedelli ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, Davalı/Borçlu ... Petrol'ün 08.07.2022 tarihli borca ve faize itiraz dilekçesi ile takip ... Petrol açısından durduğunu, Davalı/Borçlu ... Bilişim'in ise 20.07.2022 tarihli borca ve faize itiraz dilekçesi ile takip ... Bilişim açısından durduğunu, ... Petrol, "... ili, ... ilçesi, Dumlupınar mahallesi, 1377 ada, 46 parsel"de bulunan taşınmaz üzerinde ... Petrol’ün ...’den almış ve alacağı risk sermayesi, demirbaş, eşya, akaryakıt, madeni yağ ürünleri, otogaz ürünleri ve sair hukuki ilişkilerden doğmuş ve doğacak 1.500.000,00-TL’ye kadar olan borçlarına karşılık 2. Dereceden 1.500.000,00 TL bedelli, 04.03.2011 tarihi, ... yevmiye numarası ile ... A.Ş. lehine ipotek tesis ettiğini, ... Petrol, söz konusu taşınmazı ... Bilişim’e satmış olup halihazırda tapuda malik olarak ... Bilişim gözüktüğünü, ... Bilişim, taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin varlığından ve ilgili bayilik sözleşmelerinden haberdar olduğunu, 10.03.2016 tarihinde ... Petrol ve ... Bilişim arasında imzalanan müteselsil kefaletname ile ... Petrol, ... Bilişim'in Müvekkilimiz ve grup şirketleri nezdinde doğmuş ve doğacak borçlarının 600.000 TL+KDV'sine kadar olan kısmını müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, 04.03.2020 tarihinde Davalı/Borçlu ... Petrol, .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/... E. Sayılı dosya ile müvekkilimiz ...A.Ş. aleyhine banka teminat mektuplarının haksız nakde çevrildiği iddiası ile borçlu olmadığının tespitini talepli menfi tespit davası açtığını, Davalı/Borçlular ... Petrol ve ... Bilişim arasında organik bağ bulunduğunu, ... Petrol'ün müvekkil şirket aleyhine ikame etmiş olduğu .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/... E. sayılı dosyadan alınan son bilirkişi raporunda şirketler arasındaki organik bağ tespit edilmiş ve Müvekkili ...'in banka teminat mektuplarından çok daha yüksek miktarda alacağı olduğuna kanaat getirildiğini, ... Petrol, 10.03.2016 tarihli müteselsil kefaletname ile ... Bilişim'in Müvekkili nezdinde doğmuş ve doğacak 600.000 TL'ye kadar olan borçlarını müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, Müvekkili ..., taraflar arasında imzalanan sözleşmeler uyarınca ... Petrol ve ... Bilişim'den alacaklı olduğunu,
Davalı/ Borçlular ... Petrol ve ... Bilişim'in borca, faize ve ferilerine yaptığı itirazların iptaline,
İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına konu icra takibinin devamına, haksız itiraz eden Davalı/Borçlular aleyhine alacağın %30’undan az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleriyle vekalet ücretinin Davalı/Borçlulara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ipotek borçlusu yalnızca davalı ... olup müvekkil şirket bizzat borçlu olmayan üçüncü şahıs konumunda olduğunu, davacının, müvekkil şirketi şahsen sorumlu olmadığı ipotek nedeniyle borç ilişkisinin tarafı haline getirmeye matuf iddialarının dikkate alınabilmesi mümkün olmadığını, davalı ... şirketi tarafından davacı lehine 04.03.2011 tarihinde dava konusu ipotek tesis edilmiş; taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi 2016 yılında sona ermiş, müvekkil şirket ile 11.05.2016 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, davacının ipoteğin paraya çevrilmesine yönelik iddiaları müvekkili ile imzalandığı belirtilen sözleşmeye dayandığını, bu halde müvekkili tarafından davacı lehine tesis edilen ipotek bulunmadığı ve ipotekle temin edilmeyen borç iddiası için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamayacağı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca kabul anlamına gelmemekle davacı talepleri zamanaşımına uğramış olup zamanaşımı def'i nedeniyle de davanın reddi gerektiğini,
müvekkili bizzat borçlu olmayan üçüncü şahıs konumunda olup borçtan şahsen sorumluluğu bulunmadığını, ipotek borçlusu yalnızca davalı ... şirketi' olup
somut olayda dava konusu ipotek 2011 yılında davalı ... şirketi tarafından davacı lehine tesis edilmiş olup müvekkil şirketin kuruluşu 2014 yılında gerçekleştiğini,
davalı ... şirketi ile davacı arasında 01.01.2011 tarihli olduğu belirtilen sözleşme tarihinde ve ipotek tesis tarihinde müvekkil, ipotek borçlusu olmadığı gibi müvekkil tarafından davacı lehine tesis edilen ipotek de bulunmadığını, müvekkili ipotekli taşınmazı satın alan kişi olması sebebiyle işbu davada usulen taraf olduğunu, bu halde de müvekkilin sorumlu tutulamayacağı ve müvekkile yönelik iddiaların dikkate alınamayacağını,
yukarıda açıklanan ve mahkemenizce re'sen gözetilecek nedenlerle; davanın usulden; aksi kanaatte esastan reddine, %20'den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacıya borcu olmayıp, aksine; borcu olmadığı halde haksız ve hukuka aykırı olarak paraya çevrilen teminat mektuplarının bedelleri nedeniyle davacıdan söz konusu teminat mektupları bedelleri ve ayrıca paraya çevrilme tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte alacağı mevcut olup, bu alacağına yönelik olarak da ....Asliye Ticaret Mahkemesinde 2020/... Esas dosyası ile alacak davası açmış olup derdest olduğunu, takibin durdurulması sonrasındaki aşamada ise, davacı tarafından işbu itirazın iptali davası açılmış olup; işbu dava hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olmakla davanın reddine karar verilmesine talep ettiklerini, Davalı ... Petrol Day.Tük.Elk.Gıda Zir.İlaç Mad.Tur.Teks.İnş.Oto. Nak.San.Tic.Ltd.Şti. BAYİ, ile davacı ... A.Ş.ise DAĞITIM ŞİRKETİ olarak, aralarında 5015 S. Kanuna göre BİR BAYİLİK SÖZLEŞMESİ imzalamış, bu sözleşme sebebi ile müvekkili tarafından davacıya işbu akaryakıt bayilik sözleşmesine teminat olmak üzere teminat mektupları verildiğini, daha sonra davalı ile davacı arasında 5015 S. Kanuna göre imzalanmış bayilik sözleşmesi taraflar arasında karşılıklı irade ile son bulduğunu, davacı tarafın iddiasını dayandırdığı 10.03.2016 tarihli müteselsil kefaletname başlıklı belgedeki davalı müvekkil şirket ... .... San.Tic.Ltd.Şti. kaşesi altında imzası bulunduğu davacı tarafından bildirilen ve beyan edilen ... adlı üçüncü kişinin,
.... Noterliğinin 19.08.2015 tarih ... yevmiye sayısı ile tasdiklenen 17.08.2015 tarihli davalı müvekkil şirket ... Petrol ... Ltd Şti 'nin genel kurul kararı ile şirketteki yetkisinin ve müdürlüğünün sona erdirildiği
bu hususun 21.08.2015 tarihinde Ticaret Siciline Tescil edildiği ve 26.08.2015 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği,
26.08.2015 tarihi itibari ile tüm üçüncü kişiler yönünden sonuç doğuracağı, davacı tarafın ilan tarihi olan 26.08.2015 tarihinden sonra ...'in davalı müvekkil şirket yetkilisi olmadığını bilmediğine dair iddiada bulunamayacağı, belgede gözüken tarih olan 10.03.2016 tarihinde şirket yetkilisi olmadığı ,bu itibarla ... 'in müvekkil davalı ... Petrol.... Ltd Şti yetkilisi olmadığını bildiğinin kabulü gerektiğini, bu nedenle, davacı taraf 10.03.2016 tarihli belgeye dayalı olarak müvekkilimden alacak iddiasında bulunamayacağını,
davaya cevap ve itirazların kabulü ile davanın reddine, delil listesinde bildirmiş olduğumuz delillerin toplanılmasına, kötü niyetli davacı alacaklının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... ve grup şirketleri ile Davalı ... Bilişim arasında, "... adresinde ve ... ili, ... ilçesi, Yavuz Sultan Mahallesinde kain, tapuda 1377 ada, 46 parselde kayıtlı -" bulunan gayrimenkul üzerindeki akaryakıt satış ve servis istasyonunda, münhasıran Müvekkilden satın alınacak akaryakıt, LPG, madeni yağ vb. ürünlerin satışı için çeşitli sözleşmeler akdedildiğini, 11.05.2016 tarihli Ürün Alım Taahhütnamesi ile ... Bilişim, ilk sözleşme yılı için asgari 1500 ton (binbeşyüz), bakiye sözleşme yılları için ise yıllık asgari 1.500 ton ürün almayı kabul beyan ve taahhüt ettiğini, anlaşma süresinin bitiminde hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 70-USD kar mahrumiyeti ödemeyi kabul ettiğini, Davalı ... Bilişim, 4 yıllık Bayilik Sözleşmesi boyunca 3.837,91 ton eksik ürün aldığını, bu doğrultuda Müvekkil ...'in 268.653,84 USD eksik ürün alımından kaynaklı cezai şart alacağı bulunduğunu, huzurdaki davanın, davalı borçlu aleyhine ikame edilen İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas Sayılı itirazın iptali davası ile birleştirilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle öncelikle haklı davanın kabulüne, yapılacak bilirkişi incelemesi sonrasında dava değerini arttırmak üzere, şimdilik 1000 USD’nin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, sözleşmenin sona erme tarihi olan 01.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek Kamu Bankalarının bir yıl vadeli kredilere uygulanan faizi esas alınarak, fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz kuru karşılığı hesap edilecek Türk Lirası karşılığının Davalı Borçlu tarafından Müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkil ile imzalandığı belirtilen sözleşme hükümleri uyarınca eksik ürün alımına dayalı cezai şart istemi ile huzurdaki davanın açıldığını ancak davacı tarafından iddia edilen cezai şart alacağına ilişkin olarak İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyasıyla anılan alacağa dayalı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını ve takibe itiraz neticesinde İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas Sayılı dosyasıyla 01.12.2022 tarihinde itirazın iptali davası açıldığını, sunulan sözleşme metninin davacı tarafından tek yanlı olarak yazıldığı ve tüm bayilere bu sözleşmenin tek tip olarak imzalatıldığı, davacının, sözleşmenin ilk yılından itibaren cezai şart alacağı bulunduğunu iddia etmesine karşın sonraki yıllarda ihtarda bulunmadığı gibi herhangi bir dava açmadığını, bu durumun davacının cezai şart hükümlerinin uygulanmasından zımnen vazgeçtiği anlamı taşıdığını, tüm bu nedenlerle davanın usulden; aksi kanaatte esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, asıl davada ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine yapılan itirazın iptali; Birleşen davada cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nun 313.maddesi gereğince sulh görülmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşme olduğu, aynı yasanın 313/4. maddesine göre sulhun şarta bağlı olarak da yapılabileceği düzenlenmiştir.
Yine 6100 sayılı HMK'nun 315/1.maddesi “Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.” şeklinde düzenlenmiştir.
HMK 331.maddesi uyarınca davanın konusuz kalması halinde hakim davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumlarına göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği belirtilmiştir.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu 22. maddesinde, davadan feragat ya da davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınacaktır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; asıl ve birleşen davada davalı ... vekili 17.12.2025 tarihli dilekçesi ile tarafların suh olduklarını, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini istediklerini belirtmiş,
Asıl ve birleşen davada davacı vekili 18.12.2025 tarihli dilekçesi ile dava konusu alacağın sulh neticesinde tahsil edildiğini, davalı ... yönünden yargılama ve vekalet ücreti talep etmediklerini, diğer davalı ... yönünden dava açılmasına sebebiytet verdiği için yargılama ve vekalet cüreti talep ettiklerini beyan etmiştir. Davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davacı vekilinin sulh olmaya yetkili olduğu, asıl ve birleşen davalarda davacı ve davalı ...'in birbirlerinden vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığı ancak asıl davada davacının davalılardan ...'dan yargılama ve vekalet cüreti talebi bulunduğu, taraflar arasında sulhun mahkememizin ilk celsesi vuku bulduktan sonra gerçekleştiği saptanmaktadır. Bu nedenlerle davanın sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Ana davada;
a)Davalı ... açısından sulh nedeni ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
-Davalı ... açısından ise konusuz kaldığı anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
-Davalı ... açısından işin esası hakkında davalı ... haklı olmakla lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine,
-Davalı ... açısından taraflar vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediğinden lehlerine ve aleyhlerine hüküm kurulmasına yer olmadığına,
b)Alınması gereken 205,13-TL harcın (ilam harcının 1/3), peşin alınan 18.116,25-TL peşin harç+84.000,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 102.116,25-TL'den mahsubu ile bakiye 101.911,12-TL'nin davacı tarafa talep halinde iadesine,
c)Davacı ve davalılardan ... tarafından yapılan masrafların üzerilerinde bırakılmasına,
d)Davalılardan ... tarafından yapılan 175,25-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalılardan ... tarafına verilmesine,
e)Davalılardan ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılardan ... tarafına verilmesine,
f)Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.200,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
2-Birleşen davada;
a)Davalı ... açısından sulh nedeni ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
-Davalı ... açısından taraflar vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediğinden lehlerine ve aleyhlerine hüküm kurulmasına yer olmadığına,
b)Alınması gereken 205,13-TL harcın (ilam harcının 1/3), peşin alınan 317,65-TL'den mahsubu ile bakiye 112,52-TL'nin davacı tarafa talep halinde iadesine,
c)Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
d)Talepleri bulunmadığından lehe ve aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
e)Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
3-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı karar kesinleştiğinde resen iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/12/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır