T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/862 Esas
KARAR NO: 2024/58
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/12/2022
KARAR TARİHİ: 05/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı şirketin sigortalısı olan ... plakalı araç arasında 25/08/2022 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sonucunda davalı şirketin sigortalısı olan ... plakalı aracın %100 kusurlu bulunduğunu, işbu kaza neticesinde müvekkile ait ... plakalı araçta değer kaybı ve hasar tazminatı meydana geldiğini, müvekkiline ait araçta meydana gelen ve kusur oranına göre şimdilik 100,00-TL hasar tazminatı bedeli, 100,00-TL reel değer kaybı bedelini kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; 25/08/2022 tarihinde ... plakalı araç ile müvekkili şirket tarafından ZMMS sigortalı ... plakalı araç ile çarpışması neticesi maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak sigortalısının kusuru oranında kabulünün mümkün olduğunu, davacı tarafından iddia olunan kusur oranlarının kabulü mümkün olmadığını, müvekkili sigorta şirketi tarafından başvuruya konu kaza sonucu 13.10.2022 tarihinde 14.789,68TL hasar ödemesi başvuran vekiline yapıldığını, meydana gelen hasarın ödendiği için müvekkilinin başka herhangi bir yükümlülüğü kalmadığını, davacı tarafın bakiye zarar miktarını ispat edemediğini, bu yönde bir belgeye rastlanmadığını, bu yönde sunulan tek belgenin tek taraflı alınan ve taraflı, denetime elverişsiz ekspertiz raporu olduğunu, onarımın yetersiz olduğuna dair onarım faturası veya herhangi bir evrak sunulmamakla beraber afaki, uygulamadan uzak, davacıya zoraki haksız tazminat yaratılmaya çalışılan eksper raporunun sunulduğunu, müvekkili şirketin ancak gerçek zarardan sorumlu olacağını, hasar hesabında genel şartlar gereğince aracın hangi serviste onarıldığına bakılmaksızın anlaşmalı serviste onarılması halinde uygulanacak parça tedarik ve işçilik iskontosunun uygulanması gerektiğini, bu nedenle tazminat hesabında %20 oranında iskonto uygulanması gerektiğini, davacının belgelenmiş KDV zararının olmadığını, davacının KDV ödediğini ispatla yükümlü olduğunu, fatura düzenlenmemesi durumunda ödenmesine karar verilecek KDV'nin sebepsiz ...leşmeye yol açacağını, değer kaybı yönünden yapılan hesaplamada 12.247,00-TL bulunduğu ancak anlaşma sağlanamadığını, değer kaybı hesabının Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce hasar dosyasının ve araç sahiplik belgelerinin celp edilerek dosya kapsamına alınmıştır.
Makina Mühendisi bilirkişinin 24/07/2023 tarihli raporunda özetle; ... plakalı aracın sürücüsü ... ...'nın %100 oranında kusurlu, ... plaka sayılı aracın sürücüsü ... ... ...'ın %100 oranında kusurlu, ... plakalı aracın sürücü ... ...'in kusursuz, ... plaka sayılı aracının sürücüsü ... ...'ın kusursuz olduğu; davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasardan Sürücü ... ...'nın %50 ve sürücü ... ...'ın %50 oranında sorumlu olacağı; Aracın onarımın yedek parça ve işçilik dahil toplam 64.333,02TL (KDV hariç) olduğu, Davalı sigorta tarafından sigortalısının %50 kusuruna tekabül eden KDV hariç 14.789,68TL davacıya ödendiği, Davalının sigortalısının %50 kusuruna tekabül eden araç onarım tutarı 32.166,51TL (KDV hariç) olduğu, Davalı sigorta şirketinin ödemesi düşüldüğünde hasar onarım bedelinden kalan tutarın 17.376,83TL olduğu, Araçta meydana gelen değer kaybının 6000TL olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Makina Mühendisi bilirkişinin 28/11/2023 tarihli ek raporunda özetle; ... plakalı aracın sürücüsü ... ...'nın %100 oranında kusurlu, ... plaka sayılı aracın sürücüsü ... ... ...'ın %100 oranında kusurlu, ... plakalı aracın sürücü ... ...'in kusursuz, ... plaka sayılı aracının sürücüsü ... ...'ın kusursuz olduğu; Davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasardan Sürücü ... ...'nın %50 ve sürücü ... ...'ın %50 oranında sorumlu olacağı; Aracın onarımın yedek parça ve işçilik dahil toplam 64.333,02TL (KDV hariç) olduğu, Davalı sigorta tarafından sigortalısının %50 kusuruna tekabül eden KDV hariç 14.789,68TL davacıya ödendiği, Davalının sigortalısının %50 kusuruna tekabül eden araç onarım tutarı 32.166,51TL (KDV hariç) olduğu, Davalı sigorta şirketinin ödemesi düşüldüğünde hasar onarım bedelinden kalan tutarın 17.376,83TL olduğu, Yeniden yapılan değerlendirmede araçtaki değer kaybının 27.000TL olduğu, davalının sigortalısının %50 kusuruna tekabül eden tutarın 13,500 TL olduğu görüşüne varıldığı bildirilmiştir.
Bedel artırım dilekçesi; Davacı vekili 21/12/2023 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda talebini artırdığı, bedel artırım dilekçesinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğe çıkarıldığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının aracı ile davalı sigortacının sorumluluğu bulunduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının aracında hasar bedeli ve değer kaybı meydana geldiği ve davalı sigorta şirketinin sigortalı aracının tam kusurlu olduğu iddiasıyla davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir.
Sigorta şirketi kazaya karışan sigortalı aracın trafik sigortacısı (ZMSS) sıfatıyla, bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır.
Zarara sebebiyet veren aracın maliki-işleten sıfatıyla, araç sürücüsü-haksız fiil faili olarak, sigorta şirketi-trafik sigortası poliçesi nedeniyle müştereken ve müteselsilen sorumlu olup, müteselsil sorumluluk ilkeleri uyarınca zarar gören tarafça sorumluların tamamından talep edebilecektir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatlarında değer kaybının belirlenmesinde aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark dikkate alınmaktadır. Bu durumda mahkemece aracın tramer kayıtları ve varsa önceki hasarlarına ilişkin hasar dosyaları istendikten sonra aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalıların savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi gerekmektedir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde,
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, alanında uzman bilirkişiden rapor alınmış, Aldırılan bilirkişi kök raporu ile, ... plakalı aracın sürücüsü ... ...'nın %100 oranında kusurlu, ... plaka sayılı aracın sürücüsü ... ... ...'ın %100 oranında kusurlu, ... plakalı aracın sürücü ... ...'in kusursuz, ... plaka sayılı aracının sürücüsü ... ...'ın kusursuz olduğu; davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasardan Sürücü ... ...'nın %50 ve sürücü ... ...'ın %50 oranında sorumlu olacağı; Aracın onarımın yedek parça ve işçilik dahil toplam 64.333,02TL (KDV hariç) olduğu, Davalı sigorta tarafından sigortalısının %50 kusuruna tekabül eden KDV hariç 14.789,68TL davacıya ödendiği, Davalının sigortalısının %50 kusuruna tekabül eden araç onarım tutarı 32.166,51TL (KDV hariç) olduğu, Davalı sigorta şirketinin ödemesi düşüldüğünde hasar onarım bedelinden kalan tutarın 17.376,83TL olduğu, Araçta meydana gelen değer kaybının 6000TL olduğu kanaatine varıldığının tespit edildiği, Aldırılan bilirkişi ek raporu ile, kök rapora ek olarak, yeniden yapılan değerlendirmede araçtaki değer kaybının 27.000TL olduğu, davalının sigortalısının %50 kusuruna tekabül eden tutarın 13,500 TL olduğu tespitine varıldığı, bilirkişi kök ve ek raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılmış olup, hükme esas alınmıştır.
Bu kapsamda davacının aracındaki hasar bedeline ilişkin ödemenin kaza tarihindeki rayiçlere göre yeterli olmadığı, eksik kalan kısmın tazmini gerektiği, piyasa rayicine göre usulünce ve hasar dosyası gözetilerek hesap edilen bedelin davalıdan tahsili gerektiği, davalı yanca KDV yansıtılmasının mümkün olmadığı belirtilse de rapordaki miktara zaten Kdv yansıtılmadığı ve davacının da buna itirazı olmadığı, cevap dilekçesinde aynen onarım ile ilgili savunma varsa da aynı dilekçede ödemeden bahsediliği, aynen giderime dair delil bulunmadığı ancak mahsup edilen ödemenin iki tarafın da kabulünde olduğu, değer kaybının Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'nın 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli 2019/40 esas 2020/40 karar sayılı iptal kararı doğrultusunda genel şartların ekindeki formüle göre değil Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları doğrultusunda aracın kazadan önceki rayiç değeri ile kaza sonrası rayiç değeri arasındaki farka göre hesaplandığı ve 27.000,00-TL olduğu, davalı sigorta şirketine sigortalı ... plaka sayılı aracın sürücüsü ... ... ...'ın %50 oranında kusurlu, raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, diğer kazalardan meydana gelen zarar ile önceki hasar kayıtlarının da raporda gözetildiği, tespit edilen 13.500,00-TL'lik değer kaybı bedelinin davalının davacıya teklif ettiği bedele de yakın olduğu, davalı sigortanın iş bu değer kaybı ve hasar bedelinden sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğu, davalı sigortalısının ilk kazadan sonra çarpmamak için gerçekleştirdiği sola manevrası nedeniyle gerçekleşen kazadaki %50 kusurluluğuna dair kusur tespitinin oluşa uygun olduğu, iş bu nedenlerle davacının davasını ispatladığı, davanın belirsiz alacak olarak ikame edildiği, davacı tarafça bilirkişi raporu doğrultusunda talebin artırıldığı, dilekçesinin davalı vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacının davadan önceki 17/10/2022 tarihli başvurusuna göre temerrüdün 8 iş günlük süre sonuna denk gelen 28/10/2022 tarihinde gerçekleştiği, davacının ticari taksisine gelen zarar ve değer kaybında avans faizinin esas olduğu ancak değişen oranlara göre bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı şeklindeki talebi de aşmamak gerektiği, işleyecek faiz oranının bu suretle sınırlandırılması gerektiği anlaşıldığından, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulü ile, 17.376,83-TL hasar bedeli ve 13.500,00-TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 30.876,83 TL'nin temerrüt tarihi olan 28/10/2022 tarihinden itibaren, bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranını geçmemek kaydıyla, işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 2.109,20-TL karar ve ilam harcından 80,70-TL peşin harç ve 523,89-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 604,59-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 1.504,61-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvuru harcı, 80,70-TL peşin harç ve 523,89-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 685,29-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.670,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.05/02/2024
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza