T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2022/887 Esas
KARAR NO :2025/652
DAVA:Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:29/12/2022
KARAR TARİHİ:17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; 18/03/2021 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile şehir merkezinden ... istikametine doğru ...- ... Karayolundan seyir ettiği esnada sola dönüş yaptığı esnada ... istikametine doğru seyir eden ... idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması neticesinde çift taraflı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, davacı ... kaza sonucu ağır bir şekilde yaralandığını, söz konusu kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ..., 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusurlu sayılan hallerden“Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma” kuralını ve diğer kuralları ihlal etmesi ile asli ve tamamen kusurlu olduğunu, ... plakalı motosikletin sürücüsü müvekkil ...’in bu kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusuru olmadığını, fazlaya ilişkin ve başkaca dava ve talep hakları saklı kalmak üzere davacı şimdilik ...’in sürekli iş göremezliği dolayısıyla 100,00 TL ve geçici iş göremezliği sebebiyle 100,00 TL geçici bakıcı gideri ihtiyacı dolayısıyla 100,00-TL olmak üzere toplamda 300,00 TL maddi tazminatın (HMK madde 107 gereği aktüer raporu ile tam zarar belli olduktan sonra bedel artırım yapılmak üzere) kaza tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar tarafından müşterek müteselsilen ödenmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; işbu dava, kaza nedeniyle oluşan sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı talebine ilişkin olduğunu, başvuru sahibi vekili tarafından davalı şirket aleyhine yapılan işbu başvuruda başvuru şartı olan sağlık kurulu raporu, sigorta şirketine başvuru esnasında sunulmadığı gibi dava dosyasına da sunulmadığını, başvuru şartı eksikliği söz konusu olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalının kusuru oranında olduğunu, kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı talepleri teminat dışında olduğundan kabulü mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere başvuru sahibine SGK tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, sağlık kurul raporu ile sigorta şirketine başvuru şartı yerine getirilmediğinden başvurunun usulden reddini, kusur raporu alınmasını, Adli Tıp Kuruluna sevk ile davacıdan sağlık kurul raporu aldırılmasını, TRH 1.8 hesaplama yönteminin aktüer bilirkişi tarafından uygulanmasını, teminat kapsamına girmediğinden geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri taleplerinin reddini, davacının kask, dizlik ve kolluk gibi koruyucu tertibat kullanmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi uygulanmasını, faiz talebinin reddini, huzurdaki davaya sebebiyet vermediğimizden yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nun 06/05/2024 tarihli raporunda özetle; Kadir oğlu 18.09.1988 doğumlu ...’in 18.03.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle; 03.08.2013 tarih, ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak, Gr1 X (1C……….10)A %14, E cetveline göre %13.0(yüzdeonüçnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği, Devamlı olarak bakıma muhtaç durumda olmadığı, iyileşme süresi içinde 1(bir) ay bir başkasını yardımına ihtiyaç duyabileceği sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nun 09/01/2025 tarihli raporunda özetle; ... oğlu 18.09.1988 doğumlu ...’in 18.03.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik dikkate alındığında; I-Kas İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Tablo 1.7’ye göre %5+%5+%5, Balthazard formülüne göre %14.26, II-Kas iskelet Sistemi tablo 3.10’a göre %7 olup, Tablo 3.2’ye göre %4, Balthazard formülüne göre %17.68 Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %18 (yüzdeonsekiz) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceğiy birliği ile mütalaa olunduğu bildirilmiştir.
Davacı vekilinin 23/07/2025 tarihli talep artırım dilekçesinde özetle; bilirkişinin belirtmiş olduğu hesaplamada sürekli işgöremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı tutarlarının tarafımızca uygun olduğunu belirtir, sigortası poliçesine göre kaza tarihi olan 18/03/2021’de geçerli olan sigorta limitinin 410,000.00-TL olduğu, hesaplanan bakıcı gideri zararının 3.577,50-TL olduğu, hesaplanan geçici iş göremezlik zararının 8.477,70- TL olduğu , hesaplanan sürekli iş göremezlik zararının toplam 1.896.712,21 TL olmak üzere zararının teminat limitini aşması nedeniyle davalı ... Sigorta A.Ş sorumluluğu poliçe teminat limiti olan 410.000,00 TL ile sınırlı olacağından sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından 410.000,00-TL üzerinden talep arttırım yapacaklarını, dava dilekçesinde davacı ... için 100,00-TL olan sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 409.900,00 TL artırarak toplam 410.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 8.377,70-TL arttırarak toplam 8.477,70-TL ve geçici bakıcı gideri tazminatı talebini 3.477,50-TL artırarak toplam 3.577,50 TL bakıcı gideri tazminat miktarının davalıdan alınarak davacı davacı ...'e verilmesini, talebi için kaza tarihinden tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini, davacı müvekkil ... için tazminat miktarı olan 422.055,20- TL 'nin kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkilimize ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, 18/03/2021 tarihinde davacı ...'in kullanımındaki ... plaka sayılı motosiklet ile davalı sigorta şirketinin sigortaladığı dava dışı ...'ın kullanmış olduğu ... plaka sayılı aracın karışmış olduğu iki taraflı yaralamalı kaza nedeniyle davacının yaralanmasının niteliği, maluliyetinin doğup doğmadığı, kazada kusurun hangi tarafta ve hangi oranda bulunduğu ve bunlara bağlı olarak sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri talebine yöneliktir.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54'te özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir.
Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir. Bunun gibi çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden de bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak gürülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğunun kabulü gerekmektedir (Yargıtay 17. H.D. 2016/10015 Esas 2019/4332 Karar sayılı emsal ilamı).
2918 sayılı KTK'nın 91. maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, sigortalı bir aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, araç sürücüsünün kusuru oranında ZMMS'nin sorumluluğu bulunduğu sabittir.
Somut olayda davalı sigortalı aracının seyir halinde iken kontrolsüz şekilde dönmesi sonucu davacının yaralanmasında tamamen ve asli kusurlu olduğu, davacının kazada kusurunun ve kazayı engellemek adına alabileceği bir önlemin bulunmadığı, bu durumun hem kaza tespit tutanağı, hem ceza dava dosyasında tespit edildiği, dosyamızdaki tespit ile de uyumlu olduğu görülmüştür. Davacının yaralanmasının niteliğine ve yerine göre kask takmamasının zararı artıran bir müterafik kusur olarak değerlendirilemeyeceği, aralarında irtibat bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu kabulden sonra davacı zararının varlığı ve miktarının tespiti gerekmektedir.
Davacının yaralanmasının niteliği ATK tarafından kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun ve denetime elverişli şekilde tespit edilmiştir. 3 aylık iyileşme süresi, 1 aylık bakım ihtiyacı ve %18 oranındaki maluliyet kapsamında alınan aktüer raporunda davacının asgari ücrete miktarınca kazancı tespit edilmiş, TRH 2010 yaşam tablosu kıstas alınmış, usulünce artırım ve indirimlere dayalı hesaplama yapılmış, hesaplanan gerçek zarar hükme esas alınmıştır. Herhangi bir tenzil kalemi içermeyen zarar miktarının sürekli iş göremezlik yönünden limiti aştığı görülmekle kaza tarihindeki limit (430.000,00 TL) dahilinde talep edilen 410.000,00 TL 'ye (taleple bağlı kalınarak) hükmedilmiştir. Tedavi giderine dair poliçe limiti kapsamında karşılanması gereken ve limiti aşmayan 3.577,50 TL bakıcı gideri ile 8.477,70 TL geçici iş göremezlik bedeli yönünden de hüküm tesis edilmiştir. Hükmedilen bu miktarlara davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun tebliğine veya alındığı kayıt tarihine dosya içerisinde rastlanmadığından dava tarihinden itibaren, kazaya karışan sigortalı aracın hususi niteliği gözetilerek yasal faiz işletilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Kabulü ile;
a- 3.577,50 TL bakıcı gideri, 8.477,70 TL geçici iş göremezlik bedeli olmak üzere toplam 12.055,20 TL'nin (Tedavi giderine dair şahıs başına 430.000,00 TL'lik poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla)
b-Taleple bağlı kalınarak 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik bedelinin (sakatlık teminatına dair şahıs başına 430.000,00 TL'lik poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla),
dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 28.830,59-TL harcın, peşin alınan ve ıslah harcı toplamı 1.521,70-TL harçtan mahsubu ile bakiye 27.308,89-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç ve 1.441,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.602,40-TL harç bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.439,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 67.308,28-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan 4.453,00-TL bedelli Adli Tıp Kurumu fatura bedellerinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı 17/09/2025
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır