T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/112 Esas
KARAR NO: 2024/8
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/02/2023
KARAR TARİHİ: 08/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ... nolu Kurumsal Hat Abonelik Sözleşmesi akdedildiğini, davalı ile akdedilmiş olan bu sözleşme kapsamında düzenlenmiş olan Ekim-Kasım-Aralık 2021 ve Ocak 2022 dönemlerine ait 16.652,00-TL tutarlı faturalara ödeme yapılmadığını, işbu sebeplerle dava açılmasının zorunluluğu hasıl olduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle davanın kabulünü, asıl alacağın fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile ile beraber ödenmesini, dava yargılama giderleri ve sair tüm masrafların borçlu davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı şirket davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
Mali Müşavir bilirkişinin 28/11/2023 tarihli raporunda özetle; davacının alacağına dayanak olarak sunduğu toplam 16.652,00TL tutarındaki 4 adet faturanın, davalının tarife/kullanım bedelleri olduğu ve davacının da huzurdaki davada işbu fatura bedellerinin (asıl alacak tutarının) fatura tarihlerinden itibaren ticari faizi ile birlikte ödenmesini talep ettiği, davaya konu 4 adet faturanın "e-fatura" olarak tanzim edildiği ve davalıya elektronik ortamda iletilmiş olduğu; davalının söz konusu faturalara itiraz ettiğine ilişkin herhangi bir bilgi-belgenin dosyada mevcut olmadığı, davacı şirketin 2021-2022 yılları ticari defterlerinin incelenmesinde;ticari defterlerinin elektronik defter olarak tutulduğu ve işbu defterlerin açılış kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yapılmış olduğu; davacının alacağına dayanak olarak sunduğu, toplam 16.652,00TL tutarındaki 4 adet faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu; söz konusu faturaların karşılıklarının ödendiği yönünde herhangi bir kayda rastlanmadığı; dolayısıyla davalının söz konusu faturalar nedeniyle davacıya toplam 16.652,00TL tutarında asıl alacak borcunun mevcut olduğu, huzurdaki davada ayrıca, faturaların tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile beraber ödenmesinin talep edildiği; ancak telekomünikasyon alanında tanzim edilen faturaların, taraflar arasında akdedilen sözleşme doğrultusunda "belirli bir vade" niteliğinde tanzim edildiği; yani söz konusu fatura bedellerinin taraflarca önceden kararlaştırılmış olan (ve fatura üzerinde de yazılı olan) "son ödeme tarihinde" ödenmesi gerektiği;bu haliyle de "son ödeme tarihinde" ödenmediği takdirde borçlunun alacaklı tarafından temerrüde düşürülmesine gerek bulunmadığı ve fatura üzerinde yazılı son ödeme tarihinin geçmesiyle borçlunun temerrüde düştüğü; dolayısıyla somut olayda da faturaların son ödeme tarihlerinden dava tarihine kadar olan dönem için, ticari (avans) faizi oranına göre gecikme faizi hesaplandığında, davacının dava tarihi itibariyle talep edilebileceği işlemiş faizin toplam 3.300,45TL hesaplandığının tespit edildiği bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, gsm operatör aboneliğinden doğan ödenmeyen fatura ve yansıtılan indirimlere dair alacağın tahsili ve miktarı istemlerine ilişkindir.
TBK'nın 117/2. maddesi ile, ''Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır'' hükmü düzenlenmiştir.
Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği 16. maddesi;
"Taahhütlü aboneliklerde tüketicinin süresinden önce taahhütlü aboneliğini sonlandırması halinde, satıcı veya sağlayıcının talep edeceği bedel, tüketicinin taahhüdüne son verdiği tarihe kadar tüketiciye sağlanan indirim, cihaz veya diğer faydaların bedellerinin tahsil edilmemiş kısmının toplamı ile sınırlı kalmak zorundadır. Ancak, tüketiciden taahhüt kapsamında tahsil edileceği belirlenen bedellerin henüz tahakkuk etmemiş kısmının toplamının, bu tutardan düşük olması halinde sınır değeri olarak tüketici lehine olan tutarın esas alınması zorunludur." şeklindedir.
Dava konusu sözleşmenin incelenmesinde;
Sözleşmenin 5.6. maddesi ile, ''Fatura ödemeleri, ...'un belirleyeceği yöntemlerle ve duyurduğu anlaşmalı banka ve kurumlardan yapılır. Faturada belirtilen son ödeme tarihini geçen ödemeler için ... tarafından günlük bazda gecikmeli gün sayısı kadar faiz uygulanır. Uygulanacak faiz oranları hakkında düzenlenen faturalarda ve ilgili Hizmet Kanalları'ndan bilgi verilir" hükmü düzenlenmiştir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, Uyuşmazlığın gsm operatör aboneliğinden doğan ödenmeyen fatura ve yansıtılan indirimlere dair alacağın tahsili isteminden kaynaklandığı, Mahkememizce alanında uzman bilirkişiden rapor alınmış, aldırılan bilirkişi raporu ile, davacı şirketin 2021-2022 yılları ticari defterlerinin incelenmesinde; ticari defterlerinin elektronik defter olarak tutulduğu ve işbu defterlerin açılış kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yapılmış olduğu; davacının alacağına dayanak olarak sunduğu, toplam 16.652,00TL tutarındaki 4 adet faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve söz konusu faturaların karşılıklarının ödendiği yönünde herhangi bir kayda rastlanmadığı, davalının söz konusu faturalar nedeniyle davacıya toplam 16.652,00-TL tutarında asıl alacak borcunun mevcut olduğu, ayrıca, faturaların son ödeme tarihlerinden dava tarihine kadar olan dönem için, ticari (avans) faizi oranına göre gecikme faizi hesaplandığında, davacının dava tarihi itibariyle talep edilebileceği işlemiş faizin toplam 3.300,45TL hesaplandığının tespit edildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
Davacının abonesi olan davalıdan tanzim edilen faturalara rağmen ödeme alamaması karşısında sözleşmeyi sonlandırması, verilen hizmete dair fatura bedellerini talep etmesi, uygulanan indirimlerin geriye yönelik olarak az olan tutar esas alınmak suretiyle faturaya bağlanması usul ve anılan yönetmeliğe uygundur. Davacının alacak iddiası karşısında davalı cevap vermemiş, HMK 222/3 maddesine göre lehe delil niteliklerini haiz davacı ticari defterlerinin hükme esas alınabileceğine kanaat edilmiştir. Sözleşmenin 5.6. maddesi ile taraflar arasındaki akdi faiz oranının belirlenmesi davacı yana bırakılmış, davacı da bu oranı faturalarda ihtar ettiği gibi %4 olarak belirlemiş, davalının aşamalardaki faturalara herhangi bir itirazı olmamıştır. Dolayısıyla yıllık %48 oranında sözleşmesel faiz talebi tarafların tacir olduğu da gözetildiğinde yerinde görülmüş, fatura itirazı veya iadesi ile ödeme iddiası da ileri sürülmeyip bu yönde ispat bulunmadığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulüne, davacının alacağının toplam 16.652,00-TL olduğunun tespiti ile bu miktarın;
-12.324,50 TL'sine 01/11/2021 tarihinden,
-1.506,40 TL'sine 02/12/2021 tarihinden,
-1.506,30 TL'sine 03/01/2022 tarihinden,
-1.314,80 TL'sine 01/02/2022 tarihinden itibaren yıllık %48 oranında sözleşmesel faiz işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 1.137,50-TL karar ve ilam harcından 284,38-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 853,12-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvuru harcı, 284,38-TL peşin harç olmak üzere toplam 464,28-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.837,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 16.652,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/01/2024
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza