T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/163 Esas
KARAR NO: 2024/563
DAVA: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 09/03/2023
KARAR TARİHİ: 16/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; 25/09/2022 tarihinde sürücü ... ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin İzmir'den Ankara istikametine doğru seyir ederken; .../MANİSA'da ... Sanayi Sitesi istikametinden E-96 karayolunun karşı istikametine geçmek isteyen müvekkillerinin kızı ... ...'e çarpması sonucu tek taraflı, maddi hasarlı ve ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonucunda müvekkillerinin kızının vefat ettiğini, ... plakalı otomobilin ... Sigorta A.Ş.'ye ait; ... poliçe numaralı ZMMS Poliçesi ile sigortalı olduğunu ve kaza tarihi itibariyle kişi başına vefat halinde sigorta şirketi tarafından 1.000.000,000-TL teminat sağlandığını, bu nedenle ... ...'in vefat nedeniyle müvekkillerine bu bedelin ödenmesi gerektiğini, bu hususta destekten yoksun kalma hesaplamalarının Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 tarihli, 2021/852 E. Ve 2022/167 K. Sayılı kararı gereğince genel hükümlere göre yapılması gerektiğini ve hesaplamalarda Prograsif Rant Yöntemi'nin kullanılması ve TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun kullanılması gerektiğini, bu bedellerin ödenmesi amacıyla davalı şirkete mail yolu ile 04/01/2023 tarihinde ihtar gönderildiğini ancak davalı şirketin süresinde ödeme yapmaması nedeniyle tarihinde temerrüde düştüğünü, davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun 04/01/2023 tarihinde tebliğ edildiğini ancak ödeme yapılmadığını iddia ederek; fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla maddi zararın tam ve kesin olarak belirlendiğinde artırılmak üzere; müvekkillerinin kızlarının desteğinden yoksun kalmaları nedeniyle şimdilik 200,00-TL (her bir müvekkil için 100,00-TL), belirsiz alacak davalarına ilişkin geçici talepleri olarak; maddi tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 17/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte kusur oranlarına göre davalı sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile her bir davacı için ayrı ayrı hesap edilecek vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinin üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 05/04/2022-05/04/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... nolu ZMMS Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu ve dava konusu hasara ilişkin ... nolu hasar dosyası açıldığını, kaza tespit tutanağındaki kusur tespitini kabul etmemeleri ve sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmaması nedeniyle tazminat talebinin reddedildiğini, müvekkili şirket nezdinde yapılan incelemede müteveffanın 2918 Sayılı KTK'ya bağlı yönetmeliğin 138/a-4 ,c ve d madde hükümlerini ihlalle kusurlu olduğunun tespit edildiğini, gelir ve tazminat yönünden davacının delil olarak gelir beyanında bulunmadığını, bu nedenle 01/06/2015 tarihli ZMMS Genel Şartlarında; tazminat hesaplaması yapılırken vergilendirilmiş gelir için belge sunulmadığında hesaplamanın asgari ücrete göre yapılacağını, TBK'da düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faiz türünün yasal faiz olması nedeniyle davacının ticari temerrüt taleplerini kabul etmediklerini, davacı tarafından şirkete yapılan müracaatın değerlendirilmeye alındığını ancak eksik evraklar nedeniyle dosyanın neticelendirilemediğini, bu nedenle müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini iddia ederek; müvekkil şirket hakkında açılan davanın eksik belgelerin olması nedeniyle dava şartlığı yokluğundan reddini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davanın reddini, davacıların desteğinden yoksun kaldığı vefat edenin müterafik kusuru uyarınca hesaplanacak tazminattan indirim yapılmasını, temerrüt tarihinden itibaren avans faiz talebinin reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
1-... Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/... Soruşturma sayılı dosyası,
2-... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, Türkiye Noterler Birliği, ... Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi, ... Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi, ... Polis Merkezi Amirliğine yazılan müzekkere cevapları,
3-Adli Tıp Kurumu raporu,
4-Bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu,
5-.... Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/... Ceza Dava dosyası,
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan alınan 27/11/2023 tarihli raporda özetle; Olayda; sürücü ... ...'ın %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ... ...'in %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir denilmiştir.
Aktüerya ve Hesap Uzmanı Bilirkişi'nin 03/04/2024 tarihli raporunda özetle;
Karayolları Trafik Kanunu‘nun bazı maddelerinde değişiklik yapan 09.06.2021 Tarihinde TBMM‘de Kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde Resmi Gazete‘de yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel
Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazete‘de yayınlanarak yürürlüğe giren “KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL
ŞARTLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR GENEL ŞARTLAR” yürürlüğe girdiği 04.12.2021 tarihinden sonra düzenlenen Poliçeleri kapsayacağından, Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ‘nin 27.09.2021 Tarihli 2021/4391 E., 2021/5518K. Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak; ilgili kurumlarca görüş değişikliği yapılıncaya kadar yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi‘nun ...
2023/... sayılı raporu kapsamında; sürücü ... ...'ın %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu,Müteveffa yaya ... ...'in %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, ... ...‘in vefatı nedeniyle Destekten Yoksun Kalma Tazminatı yönünden: Dava dışı SGK tarafından davacılara rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmadığı, Destekten Yoksun Kalma Tazminatı hesabında müteveffa ... ...‘in, muhtemel eş ve
çocukların payının hesaplanarak devre dışı bırakıldığı, davacı paydaş anne ... ...‘in hesaplanan zararının 245.854,61 TL olduğu, davacı paydaş baba ... ... ‘in yetiştirme gideri tenzili sonrası hesaplanan zararının 148.065,07-TL olduğu, toplam tazminatın 39.919,68 olduğu ve dosyada mübrez ZMMS poliçe teminat limiti olan 500.000 TL’yi aşan zararının olmadığı, faiz türü bakımından dosya kapsamında davacı tarafın avans faiz talebi bulunduğu tespit edilmiş olup;
hesaplanan tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği; faiz başlangıç tarihi bakımından ise davacı taraf her ne kadar temerrüt tarihinden itibaren talepte
bulunmuş ise de; faiz başlangıcının temerrüt tarihi olan 17.01.2023 tarihinden işletilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Aktüerya ve Hesap Uzmanı Bilirkişinin 21/06/2024 tarihli ek raporunda özetle;
Karayolları Trafik Kanunu‘nun bazı maddelerinde değişiklik yapan 09.06.2021 Tarihinde TBMM‘de Kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde Resmi Gazete‘de yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel
Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazete ‘de yayınlanarak yürürlüğe giren “KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL
ŞARTLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR GENEL ŞARTLAR” yürürlüğe girdiği 04.12.2021 tarihinden sonra düzenlenen Poliçeleri kapsayacağından Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi‘nin 27.09.2021 Tarihli 2021/4391 E., 2021/5518K. Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak; ilgili kurumlarca görüş değişikliği yapılıncaya kadar yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurum Başkanlığı ... İhtisas Dairesi‘nun ...
2023/... sayılı raporu kapsamında; sürücü ... ...'ın %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu,Müteveffa yaya ... ...'in %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, ... ...‘in vefatı nedeniyle Destekten Yoksun Kalma Tazminatı yönünden: dava dışı SGK tarafından davacılara rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmadığı, Destekten Yoksun Kalmaz Tazminatı hesabında müteveffa ... ...‘in, muhtemel eş ve
çocukların payının hesaplanarak devre dışı bırakıldığı, davacı paydaş anne ... ...‘in hesaplanan zararının 245.854,61 TL olduğu, davacı paydaş baba ... ...‘in yetiştirme gideri tenzili sonrası hesaplanan zararının 177.287,64 TL olduğu, toplam tazminatın 423.142,25 olduğu ve dosyada mübrez ZMMS poliçe teminat limiti olan 500.000 TL’yi aşan zararının olmadığı, Faiz türü bakımından dosya kapsamında davacı tarafın Avans faiz talebi bulunduğu tespit edilmiş olup;
hesaplanan tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği; faiz başlangıç tarihi bakımından ise davacı taraf her ne kadar temerrüt tarihinden itibaren talepte
bulunmuş ise de; faiz başlangıcının temerrüt tarihi olan 17.01.2023 tarihinden işletilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bedel artırım dilekçesi; Davacı vekilince 25/07/2024 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile anne ... ... yönünden 245.854,61-TL destekten yoksun kalma tazminatı, baba ... ... yönünden 177.287,64-TL destekten yoksun kalma tazminatı olarak taleplerini artırdığı, dava değeri artırım dilekçesinin usulüne uygun olarak davalıya tebliğe çıkarıldığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
6098 sayılı TBK'nun 49. maddesi; " Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklindedir.
Destekten yoksun kalma tazminatı; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesinin 3. bendinde düzenlenmiş olup, “Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların tazmini gerekmektedir”. Bu maddeye göre, haksız fiilin doğrudan doğruya muhatabı olmayan, ancak bu haksız fiil nedeniyle ortaya çıkan ölüm olayından zarar gören ya da ileride zarar görmesi güçlü olasılık içinde bulunan kimselere tazminat hakkı tanınmıştır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22/06/2018 tarih 2016/5 E 2018/6 K sayılı içtihadının gerekçesine göre; ''Destekten yoksun kalma tazminatının doğumu için destek ile tazminat talebinde bulunan kişi arasında bir destek ilişkisi bulunmalıdır. Burada bahsedilen destek ilişkisi hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar. Destek ilişkisinin varlığında destek olunanın ihtiyaçlarının sürekli ve düzenli olarak karşılanması yer almaktadır. Burada ifade edilmek istenen süreklilik ve düzenlilik hali yardımın belirlenen zamanlarda ve belirli miktarlarda yapılması değil, eğer destek ölmeseydi yardımların devam edeceğine dair bir beklentinin bulunmasıdır. Eğer yardım devamlı destek saiki ile değil de, tek seferlik, geçici, düzensiz ya da gelişigüzel zamanlarda yapılıyor ve ileride yardımın devam edeceğine dair bir beklenti yaratmıyorsa, bu durumda desteğin sürekli ve düzenli olduğundan bahsetmek mümkün olmayacaktır".
Türk Borçlar Kanununun ilgili hükümlerinden anlaşıldığı üzere; destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan yardımdır. Bu tazminatın amacı, ölüm olayı olmasaydı ölenin yardımda bulunduğu kimselere yardımda bulunmaya devam edeceğinin düşünülmesi ve ölüm olayının bu süreci kesmesi sonucu destekten yararlanan kimselerin uğradıkları zararın peşin ve toptan şekilde tazmin edilmesi, bu kimselerin ölüm olayından önceki durumlarına kavuşturulmasıdır. Eş deyişle amaç; destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 50. maddesi hükmüne göre; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler".
Türk Borçlar Kanununun 51. maddesine göre ise; "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler".
2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde,
Davacıların kızları olan müteveffa ... ...'in 25/09/2022 tarihinde yaya olarak karşıdan karşıya geçiş yaptığı sırada davalının sigortalısı olan ...2 plaka sayılı aracın çarpması sonucunda vefat ettiği, 2008 doğumlu ve medeni hali bekar olan müteveffanın geride kalan anne ve babasının 04/01/2023 tarihli başvuru ile tazminat talebinde bulunduğu, ZMMS sıfatındaki davalı sigorta şirketinin kusur yokluğu gerekçesiyle talebi reddettiği, arabuluculuk aşamasından sonra huzurdaki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Müteveffanın bekar ve çocuksuz şekilde vefat ettiği, geriye davacı anne ve babasının kaldığı, kişinin anne ve babasına desteklik durumunun karine olduğu, aksinin davalı yanca ileri sürümediği anlaşılmakla davacıların aktif dava ehliyetinin varlığı kabul edilmiştir.
Alınan ATK kusur raporu kapsamında davalı sigortalısının 70 hız limitine göre hızını ayarlayamadığı ve etkili tedbirlere başvurmadığı; müteveffanın ise geçiş üstünlüğüne uymadığı, müteveffaya verilen %75 oranlı asli kusur belirlemesinin olaya uygun olduğu, aynı sonucun ... CBS ceza soruşturması dosyasında da mevcut olduğu anlaşılmakla rapor hükme esas alınmıştır.
Alınan aktüer raporunda müteveffanın desteklik durumu irdelenmiş, TRH-2010 yaşam tablosu usulünce kullanılmış, aktif ve pasif dönemler progresif rant yöntemi ile belirlenmiş, davacıların payları kapsamında müteveffanın itiraz edilmeyen ve başkaca gelir durumu belgelenmeyen asgari ücreti ile hesaplama yapılmış, ek rapor ile itirazlar karşılanmış, yetiştirme gideri, evlenme durumu yaşa, cinsiyete ve ihtimallere göre değerlendirilmiş, kaza tarihi ve hüküm hakkındaki AYM iptal kararına göre teknik faiz uygulanmaması yerinde görülmüş, tenzili gereken harici bir ödeme tespit edilmemiş, poliçe limitinin aşılmadığı anlaşılmış, netice olarak denetime elverişli rapor hükme esas alınmıştır.
Davacıların dava ve bedel artırım dilekçesi kapsamında davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, sigorta şirketine 04/01/2023 başvuru tarihine göre sekiz iş günü sonrasına temerrüt tarihi belirlenmiş, işin ticari yanı bulunmadığından yasal faiz işletilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulü ile, Müteveffa ... ...'in vefatı nedeniyle davacı babası ... ... İçin 177.287,64 TL; davacı annesi ... ... için 245.854,61 TL olmak üzere toplam 423.142,25 TL destekten yoksun kalma tazminatının 17/01/2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
2-Alınması gereken 28.904,85-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.624,50-TL harcın düşümü ile eksik kalan 27.280,35-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvuru harcı, 179,90-TL peşin harç, 1.444,60-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.804,40-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, ATK rapor ücret, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.585,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-a)Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap edilen 28.366,02-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak anılan davacıya ödenmesine,
b)Davacı Ayşı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap edilen 38.878,19-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak anılan davacıya ödenmesine,
6-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.16/09/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır