T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/241 Esas
KARAR NO: 2024/348
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/04/2023
KARAR TARİHİ: 20/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan tüketim ve cayma bedellerine ilişkin olmak üzere toplam 5 adet fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle, T.C. Merkezi Takip Sistemi'nin 2023/... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, müvekkili şirketin, davalı şirketten olan alacağı, elektrik kullanımına ilişkin ilgili sözleşme hükümlerinden kaynaklanmakta olduğunu, borca ve icra takibine konu fatura sözleşmedeki hükümlere karşılık düzenlendiğini, söz konusu fatura bedelinin davalı tarafından halen ödenmediğini, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde, davalının abonelik adresinin bulunduğu Konya İli, ... İlçesi sayaçları yerel dağıtım firması olan ... A.Ş. tarafından okunmakta olduğunu, bu okumalara dair veriler ...AŞ'a bildirilmekte ve ...AŞ'tan müvekkili şirket tarafından alınan veriler abonelik sözleşmesi ile belirlenen tarifeler uyarınca faturalandırılmakta olduğunu, takibe konu edilen faturalardan 2.789,94TL, 1.771,70TL, 3.001,54TL ve 138,25TL tutarlı olanların tüketim faturası olduğunu, ...AŞ'tan alınan sayaç değerleri davalı tarafın imza ettiği sözleşmeye göre faturalandırıldığını, buna ilişkin olarak ... A.Ş'den ve ...AŞ'tan talep edilecek sayaç okuma ve PMUM kayıtlarının incelenmesi ile davalının itirazlarının haksız olduğu anlaşılacağını, takibe konu edilen faturalardan 3.787,70OTL olan ise cezai şarttan (cayma bedeli) kaynaklanmakta olduğunu, cayma faturaları davalı ile akdedilen abonelik sözleşmesi ve PTF Küçük 915 tarife paketi kullanım şartlarında görüleceği üzere abonenin sözleşmesi ödenmemiş borç sebebiyle sözleşme feshedilmiş ve sözleşme bitiş süresinden önce fesih nedeniyle cayma bedeli 22.11.2022 tarihli faturaya yansıtıldığını beyan ederek, tüm bu açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile takibin devamını, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı şirket davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
Mahkememizce abonelik dosyası, vergi dairesi kayıtları, ...AŞ kayıtları, ... icra takibi dosyası UYAP sureti celp edilerek dosya kapsamına alınmıştır.
İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının ...'nin 2023/... Esas sayılı takip dosyasında faturalardan kaynaklanan toplam 12.466,20-TL üzerinden takip yapıldığı, ödeme emrinin 11/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 17/01/2023 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Mali Müşavir ve Elektrik Mühendisi bilirkişilerin 12/02/2024 tarihli raporunda özetle; Davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin eksiksiz, usulüne uygun ve birbirlerinin doğrulayan surette tutulduğundan sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davalının ticari defter ibrazında bulunmadığı, Dava ve icra takip dosyası dava dosyasına sunulan deliller ve davacının ticari defterler incelemesi sonucu, davacının ticari defterlerindeki kaydi verilere ve taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak düzenlenmiş davacı faturalarının davalı aleyhine borç doğuruyor olması sonucuna göre 06.01.2023 takip tarihi itibariyle davacının 11.489,13TL (takipteki asıl alacak miktarı kadar) davalıdan asıl alacağı olduğu, Davacının alacağının faturaya dayandığı, faturaların davalı aleyhine borç doğurduğu, Takibe dayanak her bir faturanın son ödeme tarihinden 06.01.2023 tarihine kadar olan dönemde toplam 1.364,64TL işlemiş akdi faiz hesaplandığı, ancak davacı takip alacaklısı takipte toplam 977,07TL işlemiş faiz talep etmiş olup taleple bağlılık ilkesi gereği takibe 977,07TL işlemiş faiz üzerinden devam olunabileceği, Sayın Mahkemece “Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği”nin 35. maddesinin 6. fıkrasında ve 4. maddesinin i fıkrasından belirlenen 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammının uygulanacağı benimsenirse davacının takibe kadar talep edebileceği işlemiş faizigecikme zammı 955,25TL olarak hesaplandığı, Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesi kapsamında aylık 5 oranında akdi faiz yürütülebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, akdedilen sözleşme kapsamında davalı yanca elektrik kullanımına ve cayma bedeline dair faturaların ödenip ödenmediği ve buna bağlı olarak davacının feshe bağlı haklarının doğup doğmadığı, cezalı faturanın sözleşmeye uygun şekilde tahakkuk edilip edilmediği ve buna bağlı olarak başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. Md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği,bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde,
Taraflar arasında elektrik tedarik sözleşmesi kapsamında ticari ilişki bulunduğu, Mahkememizce tüm delillerin toplandığı, ön inceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verilerek dosyanın bilirkişilere tevdi edildiği, taraflara usulüne uygun ihtaratların yapıldığı, incelemenin davacı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinden yapıldığı, davalı tarafça ticari defter ve kayıtların sunulmadığı, bu durumda HMK 222/3 maddesi uyarınca bir tarafın ticari defterlerinin hükme esas alınabileceğinin düzenlendiği, bu ihtimale dair ihtaratın ön inceleme tutanağının davalıya tebliği ile yerine getirildiği, Mahkememizce aldırılan ve hükme esas bilirkişi heyet raporu ile, davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin eksiksiz, usulüne uygun ve birbirlerinin doğrulayan surette tutulduğundan sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalının ticari defter ibrazında bulunmadığı, davacının ticari defterlerindeki kaydi verilere ve taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak düzenlenmiş davacı faturalara göre 06.01.2023 takip tarihi itibariyle davacının 11.489,13TL davalıdan asıl alacağı olduğu, davacının alacağının faturaya dayandığı, faturaların davalı aleyhine borç doğurduğu, takibe dayanak her bir faturanın son ödeme tarihinden 06.01.2023 tarihine kadar olan dönemde toplam 1.364,64TL işlemiş akdi faiz hesaplandığı, ancak davacı takip alacaklısı takipte toplam 977,07TL işlemiş faiz talep etmiş olup, taleple bağlılık ilkesi gereği takibe 977,07TL işlemiş faiz üzerinden devam olunabileceği, Mahkemece 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammının uygulanacağı benimsenirse davacının takibe kadar talep edebileceği işlemiş faizi gecikme zammı 955,25TL olarak hesaplandığı, davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesi kapsamında aylık % 5 oranında akdi faiz yürütülebileceğinin tespit edildiği, bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporunda açıklanan e-fatura senaryosunda davalının 4 adet normal kullanım ve 1 adet cayma için düzenlenen faturalardan haberdar olduğu, faturalara itiraz olmadığı, sadece cayma faturasına itiraz edildiği, ancak bu faturaya itirazın 29/11/2022 tarihinde davacanın akdin feshine sebep olması nedeniyle tanzim edildiği, bu aşamadan sonra davalının cayma faturasını iade etmesinin veya akdi feshetmesinin bir önemi bulunmadığı, faturalarda tahakkuka dair sözleşme aleyhine bir hesap bulunmadığının rapor ile sabit olduğu, cayma faturasının davalı için sözleşmedeki özel şartlar olarak belirlenen 1. maddedeki yöntemin kullanıldığı, normal kullanımlara ilişkin faturalara itiraz bulunmadığı, ödeme savunmasının da bulunmadığı, dolayısıyla takibe dayanak faturalardaki miktarların sabit hale geldiği, davalı tarafça davaya cevap verilmediği, mahkememizce belirlenen inceleme gün ve saatinde davalı yanca haklı neden bulunmadan ticari defterlerinin de Mahkemenin incelenmesine sunulmadığı, verilen süre içerisinde yerinde inceleme de talep edilmediği, akdi ilişkinin tamamen reddedilmeyip sadece belirlenen cayma bedeline dair itirazın bulunduğu, hal böyle iken HMK 222/3 maddesine göre lehe delil niteliklerini haiz davacı ticari defterlerinin hükme esas alınabileceğine kanaat edildiği gibi davalı yanca normal kullanım faturalarına itiraz edilmemekle faturadaki hizmetin alındığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Davalı yan tahakkuk edilen normal fatura kullanımlarını ödemediğinden sözleşmenin 5.11 maddesine göre davacının sözleşmeyi feshetme hakkı bulunmaktadır. Davacı bu yönde hakkını kullanmış ve sözleşmenin 6.2 maddesine göre de cezai şart niteliğindeki cayma faturasını düzenlemiştir. Bu faturanın ödenmeyen bedellerle birlikte istenmesi mümkündür. Zira sözleşmenin müşteriye özel hükümlerinden 1. maddesinde bu cezai şartın ek olarak düzenlendiği, yani ifaya ekli cezai şart olduğu anlaşılmaktadır. Davalı yan bu faturayı iade etmiş ise de anılan madde ortalama hesap yöntemine uygun olduğu rapor ile tespit edildiğinden bu yöndeki savunmaya itibar edilmemiştir.
Ödenmeyen faturalar için gecikme faizini belirlemek hususu sözleşmenin 5.5. maddesiyle davacı yana bırakılmış, faturalarda %5'lik oran davalıya bildirilmiştir. Aylık %5 oranındaki sözleşmesel faiz oranın tarafların tacir olduğu gözetildiğinde sözleşme serbestisi kapsamında kaldığı anlaşılmakla bu sözleşmesel belirlemeyi kıstas alan hesap uyarınca takipteki işlemiş faize dair talep aşılmayacak şekilde itirazın iptaline karar verilmiştir. İşleyecek faiz yönünden de takipte istenen oranın yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu edilen asıl alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; ... 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin ödeme emrindeki şartlarla aynen devamına,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 2.493,24-TL'nın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 851,57-TL karar ve ilam harcından 179,90-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 671,67-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvuru harcı, 179,90-TL peşin harç olmak üzere toplam 359,80-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.534,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 12.466,20-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/05/2024
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza