T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/265 Esas
KARAR NO : 2025/874
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 12/04/2023
KARAR TARİHİ : 09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: 12/12/2021 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen faili meçhul aracın seyir halinde iken karşı araç sürücüsü olan ... ile çarpışması neticesinde trafik kazasının meydana geldiği, bu kaza nedeniyle müvekkili...'un yaralandığını, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurduklarını, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün 2918 sayılı K.T.K'nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında plakası tespit edilemeyen aracın Güvence Hesabı'nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapılmış olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili ...'un söz konusu trafik kazası nedeniyle ...Üniversitesi Hastanesi'nden 22/02/2023 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %16 oranında malul kaldığını, müvekkilinin haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiğini, 1.000 TL sürekli iş görmezlik, 500 TL geçici iş görmezlik, 250 TL bakıcı gideri, 250 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 2.000 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İstanbul ... Asliye hukuk mahkemesinin ... Esas ... Karar 13/04/2023 tarihli görevsizlik kararı nedeniyle mahkememize intikal etmiş olmakla, esas defterimizin 2023/265 Esas sıra numarasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edilmiştir.
Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Derdestlik dava şartı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafından müvekkili Güvence Hesabı aleyhine davaya konu 12.12.2021 tarihli kaza nedeniyle aynı talepler ile ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonuna ... sayılı dosyası ile başvuru yapıldığını, yerleşik içtihat gereğince, plakası tespit edilemeyen aracın varlığı, kusuru ve ZMMS poliçesi yaptırma yükümlülüğünün somut delillerle ispat edilemediğinden talebin reddedilmesi gerektiğini, 12.12.2021 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak kaza gününde herhangi bir tutanak düzenlenmediğini ve hiçbir mercie müracaatta bulunulmadığının görüldüğünü, kazadan yaklaşık 1 ay sonra polis merkezine yapılan müracaatta, 12.12.2021 tarihinde ...'un motosikleti ile seyir halindeyken karşı yönden gelip şerit ihlali yapan plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araca çarpmamak için manevra yaptığı sırada direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile devrilmesi sonucu yaralandığını beyan etmesi dışında kazanın oluşumuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, bu ifade dışında kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğu hususunda kamera kaydı vs. Gibi delillerin bulunmadığını, ancak ... ve Araştırma Hastanesi'nin 12.12.2021 tarihli acil servis raporunda olayın oluş şeklinin; 30 km hız ile giderken ıslak zeminde düşme olduğunun görüldüğünü, iş bu nedenle müvekkili kuruma yapılmış olan başvuru 04.10.2022 tarihli yazı ile reddedilmiş olduğunu, her ne kadar talebi faili meçhul araç kapsamında yapılmışsa da gönderilen belgelerden soyut iddia dışında meçhul şüphelinin kazaya sebep olduğu hususunda herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte; kazanın oluşumunda sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç sürücünün kusuru bulunmadığını, kazaya ...plakalı araç sürücüsünün neden olduğunu, sürücülerin kendi kusuruyla sebep olduğu zararların Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında olmadığından müvekkili Güvence Hesabı'nın sorumluluğu bulunmadığını, tazminatın hesabının en önemli unsuru olan kusur bulunmaksızın tazminat hesaplaması yapılmasının ve başvuru sahibine tazminat ödenebilmesinin de mümkün olmadığını, 05.09.2022 tarihli T.C. Kırklareli Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen rapor Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinde belirtilen yetkili bir sağlık kuruluşu tarafından düzenlenmediğini, müvekkili Güvence Hesabının kendisine yöneltilen taleplerin usul ve yasalara uygun şekilde sonuçlanabilmesi için gerekli bilgi ve belgeleri talep etme hakkına sahip olduğunu, başvuru sahibi tarafından, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve geçici bakıcı giderinin talep edildiğini, ancak söz konusu talebin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk Sigortası A.5 maddesinde teminat kapsamına giren zararlar belirlenmiş ve A.6 maddesi (o) bendinde de teminat içeriği dışında kalan tüm zararların (geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, rapor bedeli, tedavi gideri vs. zararların) teminat kapsamı dışında olduğunun açıklandığını, kabul anlamına gelmemek ile birlikte; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından dava konusu kaza ile ilgili başvuran tarafa herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususu araştırılarak, SGK tarafından ödeme yapılması halinde bu tutarın hesaplanan tazminattan tenzil edilmesi gerektiğini, davacı tarafından fiilen bakıcı tutulduğuna ilişkin ispata yarar hiçbir delil ve belgenin dosyaya sunulmadığını, bakıcı giderine ilişkin talebin haksız ve hukuka aykırı olduğunun anlaşıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, bakıcı giderinin talep edilebilmesi için fiili olarak, bir bakıcı çalıştırıldığının başvuru sahibi tarafından ispat edilmesi gerekiğini, talep edilen tedavi giderine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmamış olduğundan belgelendirilmiş olan tedavi giderine ilişkin talebinin reddinin gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, reddedilen kısım bakımından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, tespit halinde davanın iddia konusu araç sürücüsüne ve sigorta şirketine ihbarına, karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 6/1). 4721 sayılı Kanun’un bu hükmü 6100 sayılı Kanun’un 190. maddesinin birinci fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir” denilmiştir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilememiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Diğer taraf, ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK m. 191/1). İspat yükü kendisine düşen taraf bir vakıayı ispat ettikten sonra, artık ispat yükü aksini iddia eden karşı tarafa geçer. Bunun üzerine karşı tarafın o olgunun doğru olmadığını veya başka bir olgu nedeniyle hükümsüz kaldığını ispat etmesi gerekir.
Adli Tıp Kurumu'nun düzenlediği 08/11/2024 tarihli 4 sayfadan ibaret raporunda özetle; Abdullah ve Zehra oğlu, 16/08/1979 doğumlu, ...’un 12/12/2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümlerne göre değerlendirildiğinde; I.Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Alt ekstremite uzunluk farklılıkarı, Tablo 3.3’e göre alt ekstremite özürlülük oranı %5, II.Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, diz eklemi kısıtlılığı, Tablo 3.9’a göre alt ekstremite özürlülük oranı %20, Balthazard formülüne göre: %24 olup Tablo 3.2’ye göre; 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %12 (yüzdeoniki) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, 3.Başka birisinin geçici ve sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Adli tıp ikinci üst kurulu tarafından düzenlenen 06/03/2025 tarihli 4 sayfadan ibaret raporunda özetle; ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut belgelere ve İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayenesine göre; Abdullah oğlu, 1979 doğumlu, ...’un 12/12/2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi hakkında yönetmeliğine göre; Kas-İskelet Sistemi, Tablo 3.3 … %5, Tablo 3.9 … %20, Balthazard formülüne göre: %24, Tablo 3.2 … %12, 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %12(yüzdeoniki) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği, 3.Başka birisinin geçici ve sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi heyetinin düzenlediği 20/08/2025 tarihli 7 sayfadan ibaret raporunda özetle; Olay sonrası Kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağı dosyada bulunmadığı, Davacı motosiklet sürücüsünün beyanı esas alınarak hazırlanan Kusur uzmanı ...tarafından hazırlanmış Bilimsel Mütalaa raporu sunulduğu, Davacı motosiklet sürücü: beyanı esas alınarak hazırlanan Kusur Uzmanı ... tarafından hazırlanmış Bilimsel Mütalaa raporu ve oradaki bilgiler birlikte değerlendirildiğinde, kazanının meydana gelmesinde plakası belli olmayan aracın karşı yöndeki şeriti ihlal etmesinin neden olduğu, Plakası Tespit Edilmeyen Araç Sürücüsü, bu kazanın oluşumunda %75 oranında kusurlu bulunduğu, ...Plakalı Motosiklet Sürücüsü ...'un bu kazanın oluşumunda %25 oranında kusurlu olduğu, Davalının %75 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'un; a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 18.497993 TL, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait %12 maluliyeti ile ilgili maddi zararının 747.310,74 TL olduğu, toplamda 765.808,67 TL olduğu, c)Davacının sakatlık teminatı limiti kapsamında olan geçici ve sürekli iş göremezlik zararı toplamının kaza tarihinde geçerli olan 430.000,00 TL.lık sakatlık teminat limitini aşması nedeniyle davacının geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararından; Davalının sorumluluğunun 430.000,00 TL.lık limit ile sınırlı olacağı, d)ATK tarafından davacının geçici veya sürekli bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden bakıcı gideri nedeniyle zarar hesabı yapılmasının mümkün olmadığı, e)Dosya münderecatına göre davalı bakımından en erken temerrüt tarihinin davalı tarafından başvuru talebinin reddedildiği 04.10.2022 olarak belirlenebildiği, f)Dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili Mahkememize sunmuş olduğu 29/09/2025 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile; Fazlaya ilişkin talep, dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla Değer artırım dilekçesinin kabulü ile 411.502,07 TL Sürekli İş Göremezlik ,18.497,93 TL Geçici İş Göremezlik olmak üzere toplam 430.000 TL net tazminat alacağının davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, Alacak için kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, toplam alacak üzerinden hesaplanacak vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine, Değer artırım dilekçesinin davalı tarafa tebliğine, karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde davacı tarafından plakası tespit edilemeyen aracın neden olduğu kaza sebebiyle 12/12/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kazamında yaralanma nedeniyle maddi tazminat talep edildiği, mahkememizce kusura ilişkin alınan bilirkişi raporu ile davaya konu kazaya ilişkin yapılan soruşturmada daimi arama kararının verildiği, dosya kapsamında trafik kazası tespit tutanağının bulunmadığı, buna göre yukarıda ispata ilişkin açıklamalar ışığında trafik kazasının varlığını ispat yükü davacıda olup, davacı tarafından kazanın ne şekilde gerçekleştiği, kimin kusurundan kaynaklandığı ispat edilememiş olup salt davacının beyanına dayanılarak kusur atfının mümkün olmadığı, kaza tespit tutanağının dosya arasında bulunmadığı, ceza soruşturma dosyasında kazanın oluşumuna ilişkin hiçbir kanaate ulaşılamadığı, kaldı ki davacının ceza soruşturmasındaki ifadesine göre de kazaya başka aracın mı yoksa davacının frene basması sebebiyle tümsekden dolayı hakimiyetini kaybetmek suretiyle kendi sürüş kusuruyla mı neden olduğu hususunun ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Reddine,
2-615,40-TL karar harcının peşin alınan ve ıslah suretiyle ikmal olunan toplam 1.644,90-TL den düşümü ile kalan 1.029,50-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 68.800,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır