T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR NO : 2025/938
DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/05/2023
KARAR TARİHİ : 24/12/2025
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
BİRLEŞEN İSTANBUL ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ...ESAS...
KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/05/2023
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
BİRLEŞEN İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2023/323 ESAS 2023/376
KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/05/2023
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
BİRLEŞEN İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2023/324 ESAS 2023/388
KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/05/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ... A.Ş. İle davalı-borçlu arasında Acentelik Sözleşmesi imzalandığını, daha sonrasında iş bu sözleşmenin sona ermesi ile acentelik ilişkisi de sona erdiğini, davalı - borçlu ilgili icra takibine itiraz ederken İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün yetkisine de haksız ve alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla olduğu belli şekilde itiraz ettiğini, davalı - borçlu ile davacı şirket arasında yapılan, takip alacağının dayanağını oluşturan, Acentelik Sözleşmesi'nde taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri'nin yetkili oldukları açıkça kararlaştırıldığını, davalı ile davacı şirket arasındaki sözleşme sona erdiğinde devir işlemleri gerçekleşmiş ve ilgili işyerinde yapılan kasa nakit, süspan ve diğer denetimlerinde Davalı Acente'nin davacı şirket hesabına aktarması gereken bedellerde açık olduğu tespit edildiğini, müşterilerin ödemelerini yaptıklarını beyan ettikleri, müşteriler tarafından tahsil edilmiş olmasına rağmen tahsil kaydı düşülmemiş faturalar ve sorunlu durumdaki üye müşteri faturalar incelendiğinde davacı şirkete aktarılması gerekip aktarılmayan açık olduğu görüldüğünü, ilgili tutarın davacı şirket hesaplarına gönderilmesi gerekirken davalının zimmet ve sorumluluğunda tutulduğu tespit edildiğini, bu tespitler tutanak altına alınmış olup, dosyaya sunulacağını, sonuç itibariyle ilgili birimde yapılan incelemeler sonucunda 284.809,02 TL tutarında açığın davalı ...'ın Acentelik Sözleşmesi kapsamında sorumlu olduğu döneme ait olduğu tespit edildiğini, 284.809,02 TL açığın tahsili amacıyla defalarca davalı-borçlu ile iletişime geçilmiş ancak sonuç alınamadığını, davanın kabulü ile borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı takibine yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamını, kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı acente değil davacı şirket bünyesinde çalışmış bulunan bir işçi olduğunu, taraflar arasında akdedilen vekalet sözleşmesi muvazaalı olup aslında iş akdi olduğunu, bu hususa dair aşağıda detaylı açıklama yapılacaksa da davalının işçi olması sebebiyle görevli mahkeme İş Mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının konusu olan icra takibi dosyası İş Mahkemesinde konu edilen ve iptali istenen rehinli araca ilişkin olup ...İş Mahkemesinde görülen davanın sonucu doğrudan sayın mahkemede görülen itirazın iptali davasını etkileyeceğini, bu nedenle davaların birleştirilmesini ve iş mahkemesinde görülen davanın bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.
Birleşen İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/322 Esas, 2023/375 Karar sayılı dosyasında davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı-borçlu ile müvekkili şirket arasında acentelik sözleşmesi imzalanmış olup, sona ermesine dek davalı borçlu müvekkili şirketin acentesi olarak faaliyet sürdürdüğünü, bahsi geçen acentelik sözleşmesinin sona ermesi neticesinde ilgili şubede devir işlemleri gerçekleştirildiğini, denetimler yapılmış olup, bu denetimler ve kontroller sonucunda kasa açığının mevcut olduğu tespit edildiğini, davalı-borçlu ile görüşmelerden netice alınamaması sonucunda alacağın tahsili amacıyla icra takibi yoluna başvurulduğunu ancak davalı tarafından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak takibe itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile takibin devamını, kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/323 Esas, 2023/376 Karar sayılı dosyasında davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı-borçlu ile müvekkili şirket arasında acentelik sözleşmesi imzalanmış olup, sona ermesine dek davalı borçlu müvekkili şirketin acentesi olarak faaliyet sürdürdüğünü, bahsi geçen acentelik sözleşmesinin sona ermesi neticesinde ilgili şubede devir işlemleri gerçekleştirildiğini, denetimler yapılmış olup bu denetimler ve kontroller sonucunda kasa açığının mevcut olduğu tespit edildiğini, davalı-borçlu ile görüşmelerden netice alınamaması sonucunda alacağın tahsili amacıyla icra takibi yoluna başvurulmuş ancak davalı tarafından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak takibe itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile takibin devamını, kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/324 Esas, 2023/388 Karar sayılı dosyasında davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı-borçlu ile müvekkili şirket arasında acentelik sözleşmesi imzalanmış olup, sona ermesine dek davalı borçlu müvekkili şirketin acentesi olarak faaliyet sürdürdüğünü, bahsi geçen acentelik sözleşmesinin sona ermesi neticesinde ilgili şubede devir işlemleri gerçekleştirildiğini, denetimler yapılmış olup bu denetimler ve kontroller sonucunda kasa açığının mevcut olduğu tespit edildiğini, davalı-borçlu ile görüşmelerden netice alınamaması sonucunda alacağın tahsili amacıyla icra takibi yoluna başvurulmuş ancak davalı tarafından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak takibe itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile takibin devamını, kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin 2023/322 Esas, 2023/323 Esas ve 2023/324 Esas sayılı dosyalarının mahkememize dosyasıyla birleştirildiği görülmüştür.
Bilirkişi heyetinin 08/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Taraflar arasındaki ihtilafın, davacı taraf vekilinin davalı aleyhine 05.12.2022 tarihinde İstanbul ... İcra Dairesi ...E. sayılı dosyası ile; 284.809,02 TL asıl alacağı için icra takibi başlatması karşısında, davalının takibe itiraz etmesi üzerine çıkmış bulunduğu, Davacı ile davalı arasında mali yönden ihtilafın ise Davalı Acente'nin Davacı Şirket hesabına aktarması gereken bedellerde 284.809,02 TL tutarında kasa açığı olduğu ve bu açıktan davalının sorumlu olduğu üzerinde toplandığı, bahsi geçen bedelle ilgili dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmelerde, bu açığın nereden geldiği ve nasıl oluştuğu ile ilgili detay belge ve veri mevcut olmadığı, bununla ilgili davacı şirket tarafından bu açığın nereden geldiği ile ilgili detay liste ve dayanağı belgelerin sunulması halinde bahsi
geçen belgeler incelenip, mali ve nihai sonuçlara ulaşılabileceği, sonuç ve kanaatine varıldığı, bildirilmiştir.
Bilirkişi heyetinin 20/06/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davacının kendi 2021 ve 2022 yılları e-defterlerine göre takip tarihi olan 05.12.2022 tarihinde, Davalıdan açıklardan oluşan tutarlarının kayıt
edildiği e-defter ve dayanağı cari hesap dökümüne göre 434.809,02 TL alacaklı olduğu, ancak taleple bağlılık ilkesi gereği, takip tarihi olan 05.12.2022 tarihinde talep ettiği 284.809,02 TL tutarı kadar alacaklı
olacağı, alacağın Sayın Mahkemece kabulü halinde, Davacının davalıdan takip tarihinden tahsil tarihine kadar talebi ile bağlı olarak değişen oranlarda faiz talep edebileceği, Sözleşme maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; acentenin tahsilat ve kasa yönetimine ilişkin yükümlülüklerinin açık biçimde tanımlandığı, ihlal hâllerinde doğabilecek sonuçların da belirli kurallara bağlandığının görüldüğü, değerlendirilmesi ve hukuki takdir yetkisi mahkemenin takdirinde olduğu, sonuç ve kanaatine varıldığı, bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl ve birleşen dosyalar yönünden dava, taraflar arasında kargo taşımacılığı acentelik sözleşmesi kurulduğundan bahisle sözleşme gereği davalının ödemesi gereken taşıma ücretinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine itirazın iptali istemine ilişkindir.
6102 sayılı Kanun'un 102 inci maddesinin birinci fıkrasında acente, “Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o tacir adına yapmayı meslek edinen kimse” olarak tanımlanmıştır. Bu tanıma göre acentelik sözleşmesinin konusu bir iş görme olup, aracı acente ve ticari işletme adına sözleşme yapma yetkisine haiz acente olmak üzere iki tür acente bulunmaktadır. Her iki acentelik türünde de ticari işletme sahibine tabi olmama (bağımsızlık), acentelik ilişkisinin bir sözleşmeye dayanması, acentenin belirli bir yer veya bölge içinde faaliyet icra etmesi, faaliyetinin süreklilik taşıması ve meslek edinilmiş olması unsurlarının bulunması gerekir. Acentelik sözleşmesinde, müvekkil adına yazılı olarak sözleşme yapma yetkisi verilmediği sürece aracı acentelik söz konusu olacaktır.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 2021/79 Esas, 2022/1749 Karar sayılı ilamında;"Acente olduğu belirtilen ...'ün müşterilerini kendisinin belirleyememesi, kendi adına antetli kağıt kullanamaması gibi bağımsız bir tacirde bulunması gereken yetkilere sahip olmaması ve teslim alınan kargoya konu malların alıcılarına ulaştırılması gibi müşterilerle sözleşme yapma veya aracılık etmenin ötesinde bir iş üstlenmemesi dikkate alındığında, somut olayda, 6102 sayılı Kanun'un anılan hükmünde belirtilen acente tanımı kapsamına giren bir ilişki bulunmamaktadır. 4857 sayılı Kanun'da belirtilen işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirme unsuru mevcut olmadığından geçerli bir asıl işveren - alt işveren ilişkisi de bulunmamaktadır. Dosya kapsamına göre, davalı ...Kargo ile...arasında imzalanan acente sözleşmesinin muvazaalı olduğu ve davacının... Kargo çalışanı olduğu anlaşılmaktadır. ...de muvazaalı işlemin diğer tarafı olup hiç kimse kendi muvazaalı işleminden faydalanamaz (Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 16.09.2014 tarih 2014/17000 - 24159, 23.01.2017 tarih 2017/832 - 616 sayılı kararları). Buna göre, davalı ... Kargo A.Ş. ile ...arasındaki acente sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu 2/7 maddesi uyarınca muvazaalı olduğu ve davalının dava konusu işçilik alacaklarından sorumluluğunun kabulü ile bu nedenle acentelik sözleşmesinin muvazaalı olduğunun tespiti için ... tarafından ...Kargo aleyhine İzmir ... İş Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında açılan davanın sonuca etkisi bulunmadığından Mahkeme kabulü hukuka uygun olup davalının istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir." şeklinde belirtilmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/8411 Esas, 2017/15769 Karar sayılı ilamında da; "Acentelik sözleşmesinin “Acentenin faaliyet ve sorumluluk sınırları” başlıklı 4. maddesinde, acentenin gerek bölgesi içinde, gerekse yurdun başka bir yerinde ...kargo dışında hiçbir gerçek ya da tüzel kişinin kargo acenteliğini yapmamayı, kendi acentelik bölgesi dışından her ne gerekçeyle olursa olsun kargo kabul etmemeyi, ...Kargo acenteliğini yaptığı işyerinde başka hiçbir işle iştigal etmemeyi, acentelik hak ve yetkilerini kısmen dahi olsa devir ve temlik etmemeyi, bu sözleşme hükümlerine kısmen dahi olsa aykırı davranmamayı kabul ve taahhüt ettiği, “Acentenin çalışma alanında yeni acentelikler açılması” başlıklı 6. maddesinde, acentenin faaliyet alanı için yeterli olmadığı kanaatine vardığı takdirde çözüm sağlayacağını düşünürse acenteye araç ve personel takviyesi yapılmasını da sağlayabileceği, “Demirbaş, araç temini ve kullanımı” başlıklı 7. maddesinde acentenin her halükarda ... Kargo tarafından belirlenen standartlarda demirbaş, mefruşat vs.’ kullanmasının asıl olduğu, daha önce şube olarak örgütlenen bu idari bölümde halen mevcut olan tüm demirbaş, araç, mefruşat vs.’nin kullanım haklarını (mülkiyet hakları ...Kargo’da kalmak kaydıyla) tutanakla devralacağı ve kullanılacağı, normal kullanım süreleri sonunda kullanılamaz duruma geldikleri tespit edildiği takdirde yenileme işlemlerinin ...kargo tarafından sağlanacağı, acentede kullanılacak araçların ise her 5 yılda bir ...Kargo tarafından yenileneceği, “Acente yerinin kiralanması ve ortak sorumlulukları” başlıklı 8. maddesinde, acente kiralık bir gayrimenkulde faaliyet gösterecek ise kira sözleşmesinin ...Kargo nam ve hesabına ...Kargo Acentesi sıfatıyla imzalanacağı, her halükarda kiracılık sıfatının ...Kargo’ya ait olacağı, “Acentenin ortaklık durumu” başlıklı 22. maddesinde, acentenin bir tüzel kişi olması halinde iş bu sözleşmenin imza tarihindeki ortaklık yapısı ve hisse durumlarının ...Kargo’nun onayı olmadan değiştirilemeyeceği, “Taşıma ücretlerinin tespiti” başlıklı 23. maddesinde, kargoların şehir içi ve şehirlerarası taşıma, adresten alıp adrese teslim, nakliye, sigorta ve müşteriye yansıtılacak telefon ihbar ücretlerini münhasıran ...Kargonun belirleyeceği, “Personel yapısı ve sorumlulukları” başlıklı 26. maddesinin (b) bendinde, acentenin halen çalışan personeli uygun görür ve bu kişilerle çalışmak isterse; personelin devir tarihine kadar ki döneme ait işçilik hak ve alacaklarından ...Kargo’nun, devir tarihinden sonraki döneme ait işçilik hak ve alacaklarından ise acentenin sorumlu olacağı, 26. maddenin (c) bendinde, acentenin halen mevcut personeli istihdam etmek istememesi durumunda, söz konusu iş akitlerinin feshinden kaynaklanacak her türlü ödemenin ...kargoya ait olacağı, 26. maddenin (d) bendinde, acentenin sözleşmenin herhangi bir döneminde mevcut personele ek olarak ilgili yasal mevzuatın öngördüğü hükümlerle (6. madde hükmü saklı) personel alabileceği veya mevcut personelin iş akitlerini feshedebileceği düzenlemelerine yer verilmiştir.
Dairemiz incelemesinden geçerek kesinleşen emsal dosyalarda, kargo şirketlerinin kendi çalışanları ile yaptıkları acentelik sözleşmelerinin muvazaalı olduğunun kabul edildiği dikkate alındığında, davalı şirket ile dava dışı önceki çalışanı...arasında imzalanan acentelik sözleşmesinin de muvazaalı olduğunun kabulü gerekir." şeklinde belirtilmiştir.
Yukarıda değinilen, istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen emsal dosyalarda, kargo şirketlerinin kendi çalışanları ile yaptıkları acentelik sözleşmelerinin muvazaalı olduğunun belirtildiği, somut olayda; davacı kargo şirketi ile kendi çalışanı olan davalı arasında imzalanan sözleşmenin davalının; müşterilerini kendisinin belirleyememesi, kendi adına antetli kağıt kullanamaması gibi bağımsız bir tacirde bulunması gereken yetkilere sahip olmaması ve teslim alınan kargoya konu malların alıcılarına ulaştırılması gibi müşterilerle sözleşme yapma veya aracılık etmenin ötesinde bir iş üstlenmemesi dikkate alındığında, 6102 sayılı Kanun'un anılan hükmünde belirtilen acente tanımı kapsamına giren bir ilişki bulunmadığı, emsal kararlar dikkate alındığında imzalanan acente sözleşmesinin muvazaalı olduğu ve davalının ...kargo çalışanı olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin işçi- işveren ilişkisine dayandığı anlaşıldığından davaya bakmakla görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğu dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan davanın, HMK 114/1-c maddesi gereğince USULDEN REDDİNE
2-6100 sayılı Yasanın 20/1 maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurularak dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına,
3-6100 sayılı Yasanın 331/2.maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
24/12/2025
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır