T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/385 Esas
KARAR NO :2025/357
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:07/06/2023
KARAR TARİHİ:06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Davacı ... ... vekili dava dilekçesinde özetle; “Olay günü olan 31.07.2021 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı motosikleti ile ... yolu caddesi üzeri ... Bulvarı istikametinden ... istikametine seyir halindeyken gri renkli plakası tespit edilemeyen otomobilin ...'ın sevk ve idaresinde bulunan araca arkadan çarpması yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen kazada sürücü ...'ın herhangi bir kusur ve kural ihlalinde bulunmadığı, kimliği tespit edilemeyen sürücünün ise kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla; ... için 16.800,00-TL sürekli iş görmemezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00-TL bakıcı gideri, 50,00 geçici bakıcı giderleri olmak üzere toplam 17.000,00 TL maddi tazminatın davalı Türkiye ... Hesabına başvuru tarihi olan 08.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tazmini ile ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Türk Medeni Kanunu Madde 6 Hukuk Mahkemeleri Kanunu Madde 190 ve TBK madde 50 gereği kazanın anlatılan şekilde gerçekleştiğini ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacı tarafından ispat edilemeyen huzurdaki davanın öncelikle usulden reddinin gerektiğini, davacının müvekkil kuruma ilettiği yazılı beyanında tazminatının rücu edilmesini istemediğini bildirdiklerini, iş bu beyan tazminatının talep beyanıyla örtüşmemekte olduğunu, başvuru şartının usulüne uygun gerçekleşmemiş olup davanın dava şartı sebebiyle de usulden reddinin gerektiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/... soruşturma numaralı dosyasının celbini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkil ... Hesabı'nın sorumluluğuna isabet eden tazminat miktarına ilişkin hesaplamanın yapılmasının söz konusu davada kusur yönünden inceleme yapılmasını talep ettiklerini, kazanın Karayolunda gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiğini, kaza ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağının bulunması gerektiğini, davacının yolcu konumunda bulunduğu motosikletin sigortacının bulunup bulunmadığı; var ise kazaya ilişkin tazminat talebinde bulunup bulunmadığı ve ödeme alıp almadığının araştırılmasını talep ettiklerini, başvuru tarafından sunulan rapor, yönetmelikte aranan şartları haiz olmayıp hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacıda maluliyet olup oluşmadığına ilişkin güncel muayene ile yetkili bir sağlık kuruluşu veya ATK ilgili İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiği, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat hesaplanmasının 01/06/2015 tarihli zorunlu mali mesuliyet sigortası yeni genel şartlarına göre yapılması gerektiğini, ... hesabının sorumluluğunun, kaza tarihi itibari ile geçerli olan zorunlu trafik sigorta poliçesinin teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek şartıyla aleyhine bir karar verilmesi durumunda hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılması şartlarının oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiğini, davacı geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatı talebinin fazlaya dair hakkı saklı kalmak kaydıyla, şeklinde yöneltmiş ise de bu şekilde talepte bulunmasının HMK'nın ilgili maddelerine açıkça aykırı olduğunu, davanın bu gerekçe ile de reddini talep ettiklerini, geçici iş göremezlik tazminatı talep edilebilmesi için davacının gelir getiren bir işte çalıştığının ispatı gerektiğini, ... hesabının geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatına ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından, huzurdaki başvurunun bu nedenle esastan reddi gerektiğini, aksi kanaat halinde davacının SGK'dan geçici iş göremezlik ödemesi alıp almadığına ilişkin bilgi istenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle bakıcı gideri ispatlanamamış olup davanın işbu nedenle reddinin gerektiğini, aksi kanaat halinde ise bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması, bakıcı tutulmadığından aile içi bakım nedeniyle bu tutardan indirim yapılması gerektiğini, temerrüt oluşmadığından faiz isteminin reddinin gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle müvekkil ... Hesabı aleyhine ikame edilen işbu davanın öncelikle usule ilişkin belirtmiş olduğumuz gerekçelerle usulden reddine; bu talebinin kabul edilmemesi halinde ise esastan reddine, masraf ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava trafik kazası nedeni ile sürekli işgöremezlik zararı, geçici iş göremezlik zararı ve bakıcı zararlarının, ... hesabından tazmini istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK'nın 91.maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Hesabı Yönetmeliğinin 9.maddesinde; trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ... Hesabına başvurulabileceği belirtilmiş, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK'nin 3.maddesinde; motorlu bisikletin, silindir hacmi 50 cc'yi geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km den az olan bisiklet olduğu düzenlenmiş, 2918 Sayılı KTK'nın 103. maddesinde ise; motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54 de özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir.
Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir. Bunun gibi çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden de bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak gürülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğunun kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 17. H.D. 2016/10015 Esas 2019/4332 Karar sayılı emsal ilamı)
... Hesabı, plakası tespit edilmeyen bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır.
Mahkememizce yapılması gereken dava konusu trafik kazası nedeniyle yapılan tedavilere ilişkin tüm evraklar toplanarak, Adli Tıp Kurumu'ndan maluliyet raporu almak, tarafların kusur oranları hususunda bilirkişi raporu almak ve tüm belgeler toplandıktan sonra aktüerya raporu almaktır.
Adli Tıp Kurumu'nun Mahkememize sunmuş olduğu 22/08/2024 tarihli ATK Raporunda özetle; Mevcut tıbbi belgelere göre; ... ve ... kızı, 21/05/1993 doğumlu, ...’ın 31/07/2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması, kaza tarihinde yürürlükte olan 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre değerlendirildiğinde; I.Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Alt ekstremitenin uzunluk farklılıkları, Tablo 3.3’e göre alt ekstremite özürlülük oranı %5, II.Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, diz eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.9’a göre alt ekstremite engellilik oranı %10, Balthazard formülüne göre; %14,5 Tablo 3.2’ye göre; %8 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %8 (yüzdesekiz) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, 3.Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi heyetinin düzenlediği 04/02/2025 tarihli 6 sayfadan ibaret raporunda özetle; Trafik kazasına karışan ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ın (kazalının yolcu olarak bulunduğu araç) bu olayda kusursuz olduğu, Trafik kazasına karışan plakası ve kimliği belirlenemeyen Araç Sürücüsünün %100 oranında asli kusurunun olduğu, Davalının %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı...'ın; a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 31.143,10TL, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait %8 maluliyeti ile ilgili bakiye maddi zararının 1.038.940,45 TL olduğu, toplamının 1.070.083,55 TL olduğu, Davacının maddi zararının kaza tarihinde geçerli olan 430.000,00 TL lık zorunlu trafik sigorta poliçesindeki sakatlık teminat limitini aşması nedeniyle; Davalının sorumluluğunun 430.000,00 TL.lık limit ile sınırlı olacağı, d)ATK tarafından davacının geçici veya sürekli bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden bakıcı gideri nedeniyle maddi zararı yapılamadığı, e)Taleple bağlılık ilkesi gereği temerrüt tarihinin 08.03.2023 olarak belirlendiği, f)Dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili Mahkememize sunmuş olduğu 13/02/2025 tarihli dava değeri artırım dilekçesinde özetle; Bilirkişi incelemesi sonucunda, dava dilekçesinde 16.800,00-TL olarak talep ettiğimiz daimi maluliyet tazminatı ile 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminat miktarını kusur ve maluliyet raporları doğrultusunda arttırdıklarını, dava dilekçesinde müvekkil... için ... Hesabı'na karşı 16.800,00-TL olan sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerini 413.200,00-TL artırarak toplam 430.000,00-TL tazminat ile 100,00-TL olan geçici iş göremezlik tazminatı taleplerini 31.043,10 -TL artırarak toplam 31.143,10-TL tazminat miktarının davalıdan alınarak davacı müvekkil...'a verilmesini talep ettiklerini, talepleri için ... Hesabı'na başvuru tarihi olan 08.03.2023 tarihten itibaren yasal faiz işletilmesini, arz ve izah olunan tüm bu nedenlerle; İşbu dilekçesinin davalı sigorta şirketine tebliğine, Davacı müvekkil... için tazminat miktarı olan 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 31.143,10-TL geçici iş göremezlik tazminatının ... Hesabı'na başvuru yapıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkilimize ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; 31/07/2021 tarihinde plakası tespit edilemeyen aracın, davacının üzerinde bulunduğu 16 DV 42 plakalı motosiklet ile çapışması neticesinde trafik kazasının meydana geldiği, karşı aracın ve sürücüsünün tespit edilemediği anlaşıldığından davalı ... Hesabının sorumluluğu bulunduğu, davacının kaza sebebiyle malul kaldığı, mahkememizce tarafların tüm delilleri toplandığı, Adli Tıp Kurumundan maluliyete ilişkin rapor alındığı, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının tüm vücut engellilik oranının % 8 olduğu, iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, başkasının sürekli veya geçici bakımına muhtaç olmadığının tespit edildiği, bu maluliyet oranına göre dosyanın kusur tespiti ve aktüerya hesabı yapılması amacıyla dosyanın bilirkişilere tevdi edildiği, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile meydana gelen trafik kazasında davacının kazaya karışan araç sürücüsü olmadığı, kazada 3. Kişi konumunda olduğu, dolayısıyla kusur olduğundan söz edilemeyeceği, davacının gelirine göre yapılan hesaplamanın yapıldığı, buna göre davacının sürekli iş göremezlik zararının 1.038.940,45 TL olduğu, geçici iş göremezlik zararının ise 31.143,10 TL olduğu, davalı ... hesabının bedensel zararlardan sorumluluğu kaza tarihi itibariyle 430.000,00-TL olduğu, geçici iş göremezlik tazminatından ise bedensel zarar teminatı kapsamında değil, ayrı sağlık gideri teminatı (430.000,00-TL) ile sınırlı olarak sorumlu olduğu, davacının bilirkişi raporu doğrultusunda talebini artırdığı, davacı tarafından 16/12/2022 tarihinde davalıya başvuruda bulunulduğu, başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olan 29/12/2020 tarihinde davalının temerrüt şartlarının oluştuğu, davacının belirsiz alacak davası olarak açtığı davasına bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatiyle sürekli ve geçici iş göremezlik zararları yönünden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Bakıcı gideri zararı yönünden ise mahkememizce aldırılan ATK raporu ile davacının sürekli veya geçici bakıcı ihtiyacının bulunmadığı tespit edildiğinden bakıcı gideri zararının tazmini talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminat isteminin Kısmen Kabulü ile 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 31.143,10 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 461.143,10 -TL maddi tazminatının, temerrüt tarihi olan 08/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,
2-Kabul edilen 461.143,10 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 31.500,69 TL karar ve ilam harcından 179,90 TL peşin harç, 1.575,00 TL ıslah harcı toplamı 1.754,90 TL harcın düşümü ile eksik kalan 29.745,79 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 178,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin harç, 1.575,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.933,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00.-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
5-Davacının toplam 13.652,50 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 13.649,54 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 2,96 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 461.143,10 TL üzerinden takdir edilen 40.107,16 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 100,00 TL üzerinden takdir edilen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır