T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/437 Esas
KARAR NO:2024/17
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:05/07/2023
KARAR TARİHİ:10/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekili mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhinde .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ilgili takibe borçlu tarafından itiraz edildiğini, yapılan itirazın kabul edilerek icra takibinin durduğunu, davacının dava dışı ... A.Ş. İle ... numaralı kar ve zarar katılım akdi imzaladığını, 3.793,00 USD ve 952,03 EURO ödeme yaptığını, ancak ilgili firmanın tasfiyeye girdiğini, tüm borçlarının davalı borçlu şirket tarafından temlik alındığını ve davalı ile davacı arasında 24/12/2010 tarihinde temlik sözleşmesi akdedildiğini, ilgili sözleşmeye göre davalı borçlu şirketin temlik aldığı borcu davacı şirkete ödeyeceğini kabul ve taahhüt etmesine rağmen iş bu borcu ödemediğini, izah edilen tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasındaki borçlunun haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçluya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, uyuşmazlıkta görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olmayıp Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davalı şirketin merkezinin ... olduğunu ve sözleşmenin ifa yerinin de ... olduğunu, Alacaklının kendisinin de Niğde de olup İstanbul Mahkemelerinin yetkili olmadığını, davacının ... mahkemelerinde dava açması gerekirken aksine yetkisiz olan İstanbul mahkemelerinde dava açmış olduğunu, bu itibarla davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, borcu nakil alan davalı şirketten borcun istenebilmesi için muaccel hale gelmesi gerektiğini, borcu nakleden şirketin halen tasfiye halinde olduğunu bu nedenle borcun ödenebilir hale gelmediğini, tasfiyenin bitmiş olması gerektiğini, tasfiye sonuçlanmadığından ve takip tarihi itibariyle alacak muaccel hale gelmemiş bulunduğundan, davanın zamansız açıldığı kabul edilerek reddedilmesi gerektiğini, zamanaşımı itirazının olduğunu, alacağın 24/12/2010 tarihli sözleşme nedenli alacak olup bu tarihli 10 yıllık zamanaşımına uğramış alacak mevcut olup bunlara da itiraz ettiklerini, ayrıca ödemeler olup bunların mahsup edilmediklerini, davacının dava tarihindeki dolar kurdan hesap yapmasının ve bu talebinin hukuka ve sözleşmenin hükümlerine aykırı olduğunu, arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle alacak konusunun yargılamayı gerektirdiğinde dar ve sınırlı görevli mahkemenin görevsiz olması ve davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanına girmesi sebebiyle öncelikle Mahkememizin görevsizliğine, yetkisizlik nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanaatte ise sözleşme 4.3 maddesi uygulanarak borcun dava tarihindeki kurdan değil her bir taksit tarihindeki kurdan "TL" ye çevrilerek hesaplanacak bedel üzerinden bir karar verilmesine, haksız ve kötü niyetli dava açıldığından reddedilen miktarın davacı aleyhine %20 icra-inkar tazminatına yükletilmesine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini bilvekale arz ve talep etmiştir.
Dava, ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir.
HSK'nın 25.11.2021 gün 1232 sayılı kararı ile İstanbul ilinde Finans İhtisas Mahkemesi kurulup, faaliyete geçtiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla;
1)13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
2)22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
3)19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'ndan (142.maddesinde düzenlenenler hariç),
4)23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
5)21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
6)06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
7)20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan,
Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere 15.12.2021 tarihinden itibaren İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemesine ihtisas mahkemeleri sıfatıyla tevzi edilmesine karar verilmiştir.
Finans İhtisas Mahkemelerinin görev alanının tayininde uyuşmazlığın yukarıda belirtilen kanunların ilgili maddelerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı esas alınır.
Somut olayda; uyuşmazlığın, dava dışı ihlas finansın tasfiyesinden kaynaklı olarak, ihlas finansın davalıya olan borcunun davalı tarafından nakil alınması sebebiyle açıldığı ve finans mahkemelerinin alanına girdiği anlaşıldığından dosyanın İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere İstanbul Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilerek esasın bu şekilde kapatılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi ve ayrıntısı açıklanan nedenlerle;
1-İş bu davanın İhtisas Mahkemesi olarak belirlenen İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE,
2-Mahkememiz dosyasının gönderme kararı uyarınca kapatılmasına,
3-Harç ve yargılama giderlerinin ihtisas mahkemesince hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.10/01/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır