T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/448 Esas
KARAR NO : 2024/697
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/09/2014
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket ile davalı arasında yapılan bayilik sözleşmesine göre davalı şirkete hizmet verildiği, ticari ilişki nedeniyle verilen hizmet karşılığında cari hesap kaydı oluştuğu ve cari hesapta oluşan borcun ödenmesi talep edildiği, davalı borçlunun aldığı bu hizmeti inkar ederek borçlu olmadığı iddiasında bulunduğu, borçlu aleyhine başlatılan icra takibine yetkili İcra Dairesinin Manisa olduğu iddiası ile yetki itirazında bulunulduğu, taraftar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinde “ ...ihtilaf ve anlaşmazlıklardan İstanbul Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri yetkili olduğunu her iki tarafça kabul ve tasdik edilir” düzenlemesinin yer aldığı, borcun para borcu olması ve alacaklının ikametgâhı nedeniyle İstanbul İcra Dairesinin yetkili olacağı, şeklinde açıklandıktan sonra, sonuç ve istem olarak; davalı borçlunun haksız ve kötü niyetle yaptığı itirazın iptali ile icra takibinin devamına, alacak miktarının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin uzun yıllardır akaryakıt sektöründe yatırımları olan bir firma olduğunu, aleyhle başlatılan ilamsız takibe kendi muhasebe kayıtlarında davacı şirket lehine bir alacak kalemi bulunmadığından itiraz ettiğini, şirket kayıtlarının tetkikinde alacak kaleminin bulunmadığının anlaşılacağı, İstanbul İcra Müdürlüğünden başlatılan ilamsız takibe ilişkin 28.04.2014 tarihli ödeme emrinde takip dayanağı cari hesap alacağı olduğundan ve sözleşmeden bahsedilmediğinden yetkili mahkemenin Manisa olduğunu beyan etmiş, sonuç olarak; yetki itirazıma kabulünü, haksız davanın reddi ile davacı aleyhine icra inkâr tazminatına ve vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
BOZMA: Mahkememizden verilen 24/09/2019 tarih ve 2014/... Esas 2019/... sayılı kararı ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 28/06/2024 tarih ve 2022/... Esas 2024/... Karar sayılı ilamıyla KALDIRILMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 2020/... Esas 2023/... Karar sayılı kararının kaldırma gerekçesinde; ''Taraflar arasındaki sözleşmenin 50.maddesi ile bayilik sözleşmesinin tatbikatı sırasında bayi ile ... arasında herhangi hir ihtilafın doğması durumunda ...'in ticari defter ve kayıtlarının HMK 287. madde anlamında münhasır ve kesin delil olacağı taraflarca kararlaştırılmış bir diğer deyişle taraflar arasında münhasır delil sözleşmesi bulunduğu anlaşılmış ise de, bu husus usulüne uygun şekilde ileri sürülmüş diğer delillerin incelenmesine engel teşkil etmediği gibi ispat yükü üzerinde olan davacının fatura konusu malların teslimini ve fatura konusu hizmeti verdiğini ispat yükünü ortadan kaldırmaz. Zira davacı faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu ileri sürerken davalı faturalara konu malların teslim edilmediğini ileri sürmüş, mahkemece davacının fatura konusu malları teslim edip etmediği, hizmeti verip vermediği hususunda inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Ayrıca, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında davacının sunmuş olduğu faturaların davalının defterlerinde de kayıtlı olup olmadığı konusunda bir açıklama, karşılaştırma yapılmadığı gibi mahkemece de bu konuda rapor alınması yoluna gidilmemiştir. Davacı defterlerine göre davacının davalıdan alacağının bulunduğunun tespit edilmesi tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı gibi davalı defterlerinde de davalının borçlu bulunmadığının tespit edilmesi de borcun bulunmadığı anlamına gelmeyecektir. Bu kapsamda alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Tüm bu sebeplerle mahkemece belirtilen bu hususlarda eksik incelemeyle karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davacının alacağının dayanağı olarak sunduğu ve ''kıyafet, vade farkı ve otomasyon'' açıklamalı bir kısım faturalara konu malların teslim edilip edilmediği hizmetin verilip verilmediği husunun araştırılması, bu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığının açıklanması için yeni bir rapor veya ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
'' şeklinde karar verilmiştir.
DELİLLER
1-Bilirkişi Raporu.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 12/07/2024 tarihli raporda özetle; Dosyada itiraza konu ... İcra Müdürlüğü'nün 2014/... E sayılı dosyasındakı Takip Talebi'nde talep edilen asıl alacak miktarının 22.648,00 TL olduğu, Davacının dosyaya ibraz ettiği ve Davalı kayıtlarından teyidi yapılabilen faturaların tamamının bedel toplamının 19.476,19 TL olduğu, Davacı şirketin dava dosyasına sunduğu cari hesap dökümlerine göre, ... İcra Müdürlüğünün 2014/... sayılı Dosyasındaki 28.04.2014 takip tarihinde Davacı şirketin Davalı şirketten 22.648,01 TL alacaklı olduğu, Davacının Takip Talebi'ndeki talebinin cari hesap alacağı olarak beyan edildiği bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava İcra ve İflas Kanununun 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Uyuşmazlık; taraflar arasında mevcut olduğu ileri sürülen ticari ilişki sebebiyle alacağın tahsili yönünde yapılan takipte davacının davalıdan takibe konu cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı, icra dairesi ile mahkememizin yetkisine yönelik itirazların yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu görüldü.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; taraflara arasındaki cari hesaptan kaynaklı olarak davacının davalı aleyhine başlattığı icra takibine yönelik yapılan itiraz nedeni ile Mahkememizin 2014/... Esas 2019/... Karar sayılı dosyasından" Dosya mevcudundaki raporlar ve taraflara ait cari hesap ekstreleri incelendiğinde; Davacının cari hesap kayıtlarına göre davalıdan 22,648,00.-Tl alacaklı olduğu, Davalının cari hesap kayıtlarına göre ise davacıdan 76.455,96.-TL alacaklı olduğu, Taraflar arasındaki farkın 03/08/2015 tarihli Doğubeyazıt Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/43 Tal. saydı dosyası ile alman raporda detaylı şekilde anlatılmış olduğu, ancak taraflar arasında akdedilen sözleşmeye bakıldığında sözleşmenin TİCARİ DEFTER VE KAYITLAR başlıklı 50. maddesinin delil anlaşması mahiyetinde olduğu ve buna göre davacı tarafın ticari defter kayıtlatırım taraflar arasındaki anlaşmazlıklarda geçerli olacağı konusunda anlaşmaya varılmış olduğu anlaşılmaktadır. Yine 50. maddenin son paragrafı :"... Bayi kayıtlan ile ... kayıtları arasında bir farklılık olması durumunda ...' in kayıtlan geçerli olacaktır...” şeklinde olup, takdir Sayın mahkemeye ait olmak üzere davacının davalıdan 22.648,00,-TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Diğer yandan ... Asliye Hukuk Mahkemesinde davak yan ile ilgili aknan rapor incelendiğinde, bu raporun defter kayıtlanna dayanmadığı, muhasebe kayıtlanna dayandığı görülmektedir. Bundan çıkan sonuç, hazırlanan raporun davak yanın hesap ekstresi ile davacı yanın hesap ekstresinin karşılaştırılarak düzenlendiğidir. Davacı yan icra takibinde, Asıl Alacak yanında İşlemiş; Faiz talebinde de bulunmuş olup, taraflar arasında akdedilen Sözleşme’nin ödeme başlıklı 40. maddesi: “-..Bayi herhangi bir nedenle doğacak ... nezdindeki borçlarına tahsil tarihine kadar TC Merkez Bankası avans faiz oranına +20 puan ekleyerek bulunacak faiz oranı üzerinden doyacak borçlarını ödemeyi kabul ve taahhüt etmektedir...” şeklindedir. Ancak davacı tarafından hesaplamada sözleşmenin bu maddesine ilişkin avans faiz oranı değil takip tarihindeki % 11,75 lik oran dikkate alınmış olup, buna göre davacının talep edebileceği faiz tutan 444,74-TL olarak hesaplanmıştır. Tüm bu nedenlerle bu davanın kabulü ile ... İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas sayılı dosyasında davalının itirazının 23.092,74 Tl üzerinden iptali ile takibin devamına takipten sonra asıl alacak olan 22.648,-TL ye avans faiz yürütülmesine, fazla istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı likit bir borcunun varlığını bildiği halde sadece alacağın tahsilini geciktirmek için itirazda bulunduğu anlaşıldığından İİK 67/2 maddesi uyarınca alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminat tutarı olan 4.618,54-TL nin davalıdan alınarak davacıya vermek gerekmiştir."gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı şirketin istinafı neticesinde ... BAM ... Hukuk Dairesinin 2020/... Esas 2023/... karar sayılı" Mahkemece, taraf defterlerinin incelenmesine yönelik dosya kapsamında birden çok bilirkişi raporu alınmış olup davacının kendi defterlerine göre takip konusu kadar alacaklı olduğu, sunduğu faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olduğu; davalının ise kendi defterlerine göre alacaklı olduğu, tarafların kayıtlarının birbiri ile uyumlu olmadığı belirtilmiş, ancak davacının sunmuş olduğu faturaların davalının defterlerinde de kayıtlı olup olmadığı konusunda bir açıklama, karşılaştırma yapılmamıştır. Bunun yanında bilirkişi raporlarında taraflar arasındaki sözleşmenin 50.maddesi uyarınca uyuşmazlık halinde alıcının defter kayıtlarının esas alınacağı yönündeki hüküm sebebiyle davacının alacaklı olduğu kanaati belirtilmiştir. Mahkemece de davacının alacağını kanıtladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Fatura tek başına alacağın varlığının kanıtı olamaz. Faturada yazılı malların teslim edildiğini, hizmetin verildiğini ispat yükü davacı taraftadır. Fatura konusu mal bedellerinden davalıyı sorumlu tutmak için fatura konusu malların tesliminin kanıtlanması gerekir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, eksik incelemeyle karar verildiği görülmektedir. Şöyle ki; Taraflar arasındaki sözleşmenin 50.maddesi ile bayilik sözleşmesinin tatbikatı sırasında bayi ile ... arasında herhangi hir ihtilafın doğması durumunda ...'in ticari defter ve kayıtlarının HMK 287. madde anlamında münhasır ve kesin delil olacağı taraflarca kararlaştırılmış bir diğer deyişle taraflar arasında münhasır delil sözleşmesi bulunduğu anlaşılmış ise de, bu husus usulüne uygun şekilde ileri sürülmüş diğer delillerin incelenmesine engel teşkil etmediği gibi ispat yükü üzerinde olan davacının fatura konusu malların teslimini ve fatura konusu hizmeti verdiğini ispat yükünü ortadan kaldırmaz. Zira davacı faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu ileri sürerken davalı faturalara konu malların teslim edilmediğini ileri sürmüş, mahkemece davacının fatura konusu malları teslim edip etmediği, hizmeti verip vermediği hususunda inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Ayrıca, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında davacının sunmuş olduğu faturaların davalının defterlerinde de kayıtlı olup olmadığı konusunda bir açıklama, karşılaştırma yapılmadığı gibi mahkemece de bu konuda rapor alınması yoluna gidilmemiştir. Davacı defterlerine göre davacının davalıdan alacağının bulunduğunun tespit edilmesi tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı gibi davalı defterlerinde de davalının borçlu bulunmadığının tespit edilmesi de borcun bulunmadığı anlamına gelmeyecektir. Bu kapsamda alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Tüm bu sebeplerle mahkemece belirtilen bu hususlarda eksik incelemeyle karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davacının alacağının dayanağı olarak sunduğu ve ''kıyafet, vade farkı ve otomasyon'' açıklamalı bir kısım faturalara konu malların teslim edilip edilmediği hizmetin verilip verilmediği husunun araştırılması, bu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığının açıklanması için yeni bir rapor veya ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur." gerekçeli ilamı kaldırma kararı gereğince dosya yeniden esasa kaydedilmiş BAM'ın kaldırma kararındaki eksik hususların giderilmesi için dosya önceki bilirkişiye tevdi edilerek yeniden rapor alınmış alınan raporun hüküm kurmaya el verişli ve denetime açık olduğu görülmüştür. Tarafların uyuşamadığı ve BAM'ın eksik inceleme olarak gördüğü ve kaldırma yaptığı husus fatura içeriği olan mal ve hizmetlerin davacı tarafından yerine getirilip getirilmediğinin ispatının sağlanıp sağlanmadığı noktasındadır. Taraflar tacir olup gerek TTK gerekse HMK gereğince karşılıklı defter tutma zorunluluğu bulunmaktadır. Kaldırma sonrası alınan bilirkişi raporuna göre davacının düzenlediği faturaların 19.476,19 TL lik kısmının davalı tarafça defterlerine işlendiği diğer kısımlarının davalı defterlerinde kaydının bulunmadığı, davacının teslime ilişkin dosyaya sunduğu irsaliyeli faturalarda davalı tarafa ait imza bulunmadığı dolayısı ile davalının defterlerine işlediğinin dışındaki faturalara ait mal ve hizmetlerin davalıya teslim edildiğinin veya yerine getirildiğine ilişkin davacı tarafça ispat edilemediğinden davanın kısman kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 19.476,19 TL Asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacak üzerinden hesaplanan 3.895,23 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Şartları oluşmadığından Kötüniyet Tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Kısmen KABUL ile; davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 19.476,19 TL Asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacak üzerinden hesaplanan 3.895,23 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Şartları oluşmadığından Kötüniyet Tazminat talebinin reddine
4-Karar ve ilam harcı 1.330,41-TL nin peşin alınan 279,00-TL den düşümü ile kalan 1.051,41-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 304,20-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 4.370,20-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 3.685,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 19.476,19-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 3.616,55-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı parasal miktar itibariyle kesin karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/10/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*