T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/492 Esas
KARAR NO : 2025/390
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/07/2023
KARAR TARİHİ : 12/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkillerinin 09/09/2022 tarihinde ... plakalı motosikletiyle ...'a doğru seyir halindeyken ...'da arkalarından ... plakalı kamyonun çarpması sonucu yaralandığını, olay sonrasında müvekkillerinin ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numarası ile açılan dosyada sanığın TCK 89/4. ve 59/6. maddeleri uyarınca cezalandırılması talepli olarak ... nolu iddianamenin hazırlandığını ve ... 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas numarası ile devam ettiğini, trafik kazası tespit tutanağına göre ... ...'in %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkillerinin kaza sonrasında ... Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığını, ... ...'in yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilecek nitelikte olduğu ancak ... ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilemez olduğunun tespit edildiğini, müvekkillerinin motorunun 9.300,00-TL tramer kaydının oluştuğunu, tamir masrafları sigorta şirketince karşılanmış ise de motorun tamirde kalması nedeniyle mahrum kalınan süreye veya değere ilişkin ödeme yapılmadığını, ayrıca davalının ... 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas nolu dosyasının ilk celsesinde verdiği yalan ifadeler ve müvekkillerinin kazadan olumsuz etkilenmeleri nedeniyle 100.000,00-TL manevi tazminat taleplerinin olduğunu iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden; sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi alınmasını, 100.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek avans faizi alınmasını, dava konusu motosikletin ederinin altına satılması sebebiyle değer düşüm ödemesinin hesaplanarak davalılardan alınmasını, sürücünün taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Usule ilişkin olarak; davacının mevzuata uygun alınan maluliyet raporu sunmadığından ve başvuru esnasında ruhsat sahibi bir eksperden rapor almadan başvuru yapılması nedeniyle davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak; ... plakalı aracın müvekkiline 19/04/2022 - 19/04/2023 tarihleri arasında geçerli olarak ... numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi (ZMMS) ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluklarının bedeni zararlarda sigortalının kusuru oranında 1.000.000,00-TL olduğunu, maddi zararlarda ise araç başına 100.000,00-TL olduğunu, dava konusu kazada maluliyet meydana gelmediğini, değer kaybı yönünden hali hazırda yürürlükte bulunan ZMSS Genel Şartları nazara alınarak hüküm kurulması gerektiğini, araçlarda; aynı yerden birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde 3'den fazla hasar olması ve kilometresinin 165.000 KM'den fazla olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağını, davacının araçtan mahrum kalınması nedeniyle talep ettiği trafik sigortasının teminat dışında olduğunu bu nedenle taleplerin reddinin gerektiğini, tazminat isteminde bulunulan araç ticari amaçlı kullanılmıyor ise kazanç kaybı söz konusu olmayacağını, müvekkilinin sorumluluğundan bahsedilebilmek için sigortalı aracının sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, son olarak ... plakalı aracın sadece ZMMS poliçesi kapsamında olması nedeniyle müvekkilinin manevi tazminata ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını iddia ederek; davanın usulden ve daha sonra esastan reddini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir.
Makine Mühendisi/Trafik Uzmanı Bilirkişinin 19/03/2024 Tarihli Raporunda Özetle; "... plaka sayılı araç sürücüsü ... ... kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ve %100 oranında kusurlu olduğu,
... plaka sayılı motosikletin sürücüsü ... ... kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır.
Dava konusu kaza kaynaklı davacı ... ...’e ait motosiklette değer kaybı meydana gelmeyeceği" görüş ve kanaatine varılmıştır.
Makine Mühendisi/Trafik Uzmanı Bilirkişinin 15/11/2024 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacıya ait aracın 11 gün kullanılamayacağı gözönüne alınarak kaza tarihi itibariyle araç kiralama bedeli 8126,47-TL olacağı, Motosikletlerde marka/model/ satış fiyatı ve tramer kaydı /hasar vasfına dayalı olarak ikinci el satış fiyatlarına ait yıllara sari ve genel kullanıma açık istatistiksel veri tabanlarına rastlanmadığı, ancak ikinci el satış sitelerindeki ilana çıkan araçların teknik özellikleri karşılaştırılarak emsal tramer kayıtlı ve tramer kayıtsız araçların ilan fiyatları karşılaştırılarak yapılan ve rapor kapsamında verilen incelemede motosikletlerde kaplama hasarına ait tramer kaydı olup olmamasının motosikletin ilan edilen satış fiyatlarına belirgin bir etkisi olmadığı, satış fiyatlarının tramer kaydına bağlı olarak belirli bir trend izlemediğinin gözlemlendiği, Davacıya
ait motosikletin kaplama hasarı kaynaklı değer kaybına uğramadığı yönündeki kök rapordaki kanaatin korunduğu, Dava konusu kaza kaynaklı davacı ... ...’e ait motosiklette değer kaybı meydana
gelmeyeceği" görüş ve kanaatine varılmıştır.
Uzman Doktor ve Aktüerya Bilirkişinin 06/03/2025 Tarihli Raporunda Özetle;
... ... İÇİN;
Yaralanma tarihi itibari ile bakıcı ihtiyacı yoktur.
Tıbbi iyileşme süresi ve rehabilitasyon süresi dikkate alındığında 10 gün süre ile geçici iş göremezliği
mevcuttur.
SGK kapsamı dışında takribi 50,00-TL harcaması olabileceği.
... ... İÇİN;
Yaralanma tarihi itibari ile bakıcı ihtiyacı yoktur.
Tıbbi iyileşme süresi ve rehabilitasyon süresi dikkate alındığında 21 gün süre ile geçici iş göremezliği
mevcuttur.
SGK kapsamı dışında takribi 125,00-TL harcaması olabileceği.
İddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğum inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda tarafımca; Kazazede‘nin Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli engellilik oranının olmadığı görüldüğünden maluliyet raporuna
istinaden kazazede yönünden sadece Geçici İş Göremezlik hesabı yapıldığı, Geçici İş Göremezlik hesabının Geçmiş (Bilinen) Dönem içerisinde sonlanan bir hesap olması sebebiyle, rapor/hesap tarihine göre yapılacak
hesaplamada hangi Yaşam Tablosunun kullanıldığının ve hesap yöntemi olarak Progresif Rant Yöntemi ya da Aktüeryal Yöntem kullanılmasının ve de hesap tarihi itibariyle bilinen son güncel kazancın dikkate alınmasının hesaplamaya herhangi bir etkisinin bulunmadığı, Dosyada mübrez Prof Dr. ... tarafından hazırlanan Kusur Bilirkişi raporu incelendiğinde; ... plaka sayılı araç sürücüsü ... ... kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ve %100 oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı motosikletin sürücüsü ... ... kusursuz olduğu; Davalı ya da dava dışı SGK tarafından davacıya sadece ... ...’e yapılan Geçici İş Göremezlik
ödemesi tespit edildiği, ... ... yapılmadığı tespit edildiği; davacı ... ... bakımından hesaplanan zararından bu yönde bir indirim söz konusu olduğu, diğer davacı ... ... bakımından
hesaplanan zararından bu yönde bir indirim söz konusu olmadığı; Davacı ... ... için hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 3.100,31-TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik zararının karşılanacağı sakatlanma ölüm teminatı olan 1.000.000-TL olduğu, teminat limiti aşan zararının olmadığı, Davacı ... ... için hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 7.981,63-TL olduğu, Yargıtay
kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik zararının karşılanacağı sakatlanma ölüm teminatı olan 1.000.000-TL olduğu, teminat limiti aşan zararının olmadığı,
Dosya da mübrez ... nolu kaza tarihini kapsayan poliçede yer alan sakatlanma ölüm teminatı kapsamında olduğu; Faiz türü bakımından dosya kapsamında davacı tarafın avans faiz talebi bulunduğu tespit edilmiş olup;
hesaplanan tazminata avans faiz uygulanması gerektiği; davacı tarafın davalı sigorta şirketine hasar başvuru tarihini kapsayan evraklar mübrez olmadığından davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihinin tespit
edilmediği; diğer davalılar bakımından dava tarihi olan 25.07.2023 tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği" görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLER:
-Davacılar vekili tarafından sunulan; kaza tutanağı, kusur raporu, araç satış sözleşmesi
-... 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...sayılı dosyası
-... Sigorta Anonim Şirketi tarafından sunulan; ... poliçe numaralı poliçe, hasara ilişkin fotoğraflar, 9.317,00-TL bedelli ödeme dekontu,
-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden gelen ... plakalı araca ait poliçe ve eksper rapor bilgilerini içerir müzekkere cevabı
-Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan gelen ... ... ve ... ...'e dava konusu kazaya ilişkin yapılan ödemelere ilişkin müzekkere cevabı
-... ... Devlet Hastanesi'nden gelen ... ... ve ... ...'e ait tedavi kayıtlarını içerir müzekkere cevabı
-... Noterler Birliği'nden gelen dava konusu araçların trafik tescil kayıtlarını içerir müzekkere cevabı
-Bilirkişi raporları
-Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı manevi tazminat, geçici iş göremezliğe dayalı zarar ile tedavi gideri ve araca ilişkin değer kaybı ile araç mahrumiyet gideri istemine ilişkindir.
Davacılar vekilinin dava dilekçesinde somut olmayan ve ayrıştırılmayan talepleri için süre verilmiş, sürekli iş göremezlik talebinin bulunmadığı, manevi zararın davalı gerçek kişiden talep edildiği, diğer zarar kalemlerinin kişi bazında ayrıştırıldığı görülmüştür. Netice olarak davacı ... tarafından araç mahrumiyeti, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve manevi tazminat; davacı ... tarafından araç değer kaybı, araç mahrumiyeti, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve manevi tazminat talep edilmektedir. Araç mahrumiyeti ve manevi tazminat talebi davalı araç sürücüsüne; diğer talepler ise tüm davalılara yöneltilmiştir.
2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, ... zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya sürücü gibi eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
09/09/2022 tarihinde davacı ...'in malik ve yolcu konumunda olduğu, davacı ...'ın ise sürücü olduğu ... plaka sayılı motosiklet ile ... plaka sayılı kamyonun karıştığı trafik kazasında davacı ... basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir şekilde; davacı ... ise basit tıbbi müdahaleyle giderilemez ancak hayati tehlikesi de olmayacak şekilde yaralanmıştır. Meydana gelen kazanın oluşumunda davacı aracına, takip mesafesini ayarlamayıp arkadan çarpması nedeniyle davalı sürücü ... tam kusurludur. Kaza tespit tutanağı ile alınan bilirkişi raporu aynı yöndedir.
Davacı ...'in değer kaybı talebi yönünden motosikletin zarar gören aksamlarının şasi ile ilgisiz plastik parçalar olduğu, eklenti niteliğinde bulunduğu, basit onarım ile değiştirilebilen parçalardan olduğu makine bilirkişisi tarafından değerlendirilmiştir. Alınan ek raporda da motosikletin davacılar tarafından satıldığı fiyat da gözetildiğinde kazalı ve tamir görmüş hali ile kazasız hali arasında değer farkı olmadığı bu nedenle değer kaybı doğmayacağı tespit edilmiştir. Tramer kaydına bağlı olarak da serbest piyasada bir fiyat farklılığı izlenmediğinden davacı malik ...'in değer kaybı talebi reddedilmiştir.
Davacı ...'in, davalı sürücüye yönelttiği araç mahrumiyet bedeli talebi kapsamında aracın 11 gün tamir sürecinin bulunduğu, bu makul süre kadar araç mahrumiyeti yaşamasının kazadan kaynaklandığı, araç sürücüsünün verdiği zarardan sorumlu olduğu, hesaplanan 8.126,47 TL bedelin piyasa rayiçlerine uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır. Aynı talep davacı ... tarafından da ileri sürülse de bu davacının malik konumunda olmadığı, bu talebi ileri sürebilecek kişilerden olmadığı, aktif dava ehliyeti bulunmadığı anlaşılmakla talebi reddedilmiştir.
Davacıların yaralanması kapsamında geçici süreyle tedavi görecekleri, bu sürenin uzman doktor bilirkişi tarafından davacı ... için 10 gün; davacı ... için 21 gün olarak belirlendiği, her iki davacının bu süreçte tamamen malul kaldığının kabulü gerektiği, bu süreçler için aktüerya bilirkişisi tarafından hesaplanan miktarlardan her iki davalının da sorumluluğu bulunduğu, bilirkişi raporunda davalı ...'a SGK tarafından yapılan ödemenin usulünce tenzil edildiği ve davacıların gelir durumlarının yapılan hesapta gözetildiği görülmekle hükme esas alınmıştır. Yine uzman doktor bilirkişi tarafından hesaplanan SGK tarafından karşılanmayan, davacıların iyileşme süreçlerine göre belirlenen tedavi giderlerine dair bedeller hükme esas alınmış, başkaca somut gider iddiası veya tespiti bulunmamış, bu kalem yönünden de davalıların, zarar gören davacılara karşı birlikte sorumlulukları bulunduğuna kanaat edilmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370). Bunun yanında ağır yaralanma ve ölüm halinde zarar görenin yakınları tarafından da manevi tazminat talep edilebilecektir.
Davacıların yaralanmalarının niteliği, kazadaki kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik gücü, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik durumu, davacıların iyileşme süreci gözetilmekle vücut bütünlüğünün ihlali ile manevi tazminat gerektiren yaralanma karşısında davacıların manevi tazminat talepleri kısmen kabul edilmiştir.
Hükmedilen bedellere davalıların müteselsil sorumlu oldukları miktarlar yönünden aracın ticari vasfı gözetilerek avans faizi (sigorta şirketi yönünden dosya kapsamından anlaşılan en geç 26/05/2023 arabuluculuk başvuru tarihinden hesaplanan temerrüt; gerçek kişi yönünden kaza tarihi itibariyle) işletilmiş; sadece sürücünün sorumlu olduğu miktarlar yönünden ise olay tarihinden itibaren tarafların ticari iş içermeyen sıfatlarından dolayı kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir. Nitekim sürücünün sigorta şirketi ile birlikte olan müteselsil sorumluluğu yine yasal faiz kadar olacak ancak varsa avans faizi yönünden fark miktar ödemeden sonraki rücu ilişkisinde değerlendirilecektir.
Her bir davacı ve davalı yönünden, maddi ve manevi tazminat davaları ayrıştırılarak, ileri sürülen talep miktarları ile kabul ve reddedilen miktarlar gözetilmek kaydıyla vekalet ücreti ve yargılama giderleri belirlenmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davacı ... ... yönünden;
a-Davacının değer kaybı talebinin Reddine,
b-Davacının cismani zarara dayalı taleplerinin Kısmen Kabulü ile, 7.981,63-TL geçici iş göremezlik ve 125,00-TL Tedavi gideri olmak üzere toplam 8.106,63-TL'nin davalı sürücü ... yönünden 09/09/2022, davalı sigorta şirketi yönünden 08/06/2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak anılan davacıya verilmesine, bu yöndeki fazlaya ilişkin istemin Reddine,
c-Davacının araç mahrumiyet giderine dair talebinin Kısmen Kabulü ile, 8.126,47-TL araç mahrumiyet giderinin 09/09/2022 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin Reddine,
d-Davacının manevi tazminat talebinin Kısmen Kabulü ile, 20.000,00-TL manevi tazminatın 09/09/2022 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin Reddine,
2-Davacı ... ... yönünden;
a-Davacının araç mahrumiyet gideri talebinin aktif husumet yokluğu nedeniyle Reddine,
b-Davacının cismani zarara dayalı taleplerinin Kısmen Kabulü ile, 3.100,31-TL geçici iş göremezlik ve 50,00-TL Tedavi gideri olmak üzere toplam 3.150,31-TL'nin davalı sürücü ... yönünden 09/09/2022 olay, davalı sigorta şirketi yönünden 08/06/2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin Reddine,
c-Davacının manevi tazminat talebinin Kısmen Kabulü ile, 10.000,00-TL manevi tazminatın 09/09/2022 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin Reddine,
3-Maddi tazminat talepleri yönünden;
a-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.324,08-TL ilam harcından peşin alınan 853,88-TL'nin mahsubu ile bakiye 470,20-TL ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
b-Davacılar tarafından yatırılan 853,88-TL peşin harç ve 269,85-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.123,73-TL'nin davalılardan (davalı sigorta şirketi 568,61 TL'sine kadar sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
c-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göreve her bir davacı yönünden kabul edilen miktarlar gözetilerek hesaplanan;
-16.233,10-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketi 8.106,63 TL'sine kadar sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... ...'e verilmesine,
-3.150,31-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... ...'e verilmesine,
D-Davalı ... sigorta şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre, anılan davalı yönünden reddedilen talepler ve davacı ... lehine hükmedilen bedelin aşılamayacağı gözetilerek hesaplanan;
-1.893,37-TL ücreti vekaletin davacı ...'den tahsili ile davalı ... sigorta şirketine verilmesine,
-3.150,31-TL ücreti vekaletin davacı ...'dan tahsili ile davalı ... sigorta şirketine verilmesine,
4-Manevi tazminat talepleri yönünden;
a-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.049,30-TL ilam harcının davalı ...'ten tahsili ile hazineye irat kaydına,
b-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan;
-20.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'ten tahsili ile davacı ... ...'e verilmesine,
-10.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'ten tahsili ile davacı ... ...'e verilmesine,
5-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca, zorunlu arabuluculuk gideri 3.200,00-TL'nin (davanın %32,92 kabul miktarı nazara alınarak) 1.053,44-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiye 2.146,56TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
6-Davacılar tarafından yapılan toplam 3.976,25-TL yargılama giderinin (davanın %32,92 kabul miktarı nazara alınarak) 1.308,98-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılar tarafına verilmesine; arda kalan bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
7-Adli yardım nedeniyle suçüstü ödeneğinden karşılanan tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretleri toplamı olan 7.970,00-TL yargılama giderinin (kabul-ret miktarı nazara alınarak) 2.623,72-TL'sinin davalılardan müştereken müteselsilen; bakiye 5.346,27-TL'sinin davacılardan müştereken müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okundu. 12/05/2025
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza