T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/52 Esas
KARAR NO :2025/387
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23/01/2023
KARAR TARİHİ:12/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili ile davalının bir süredir cari hesap üzerinden çalıştığını ve defalarca faturalı ürün alışverişi gerçekleştirdiklerini, davalının cari hesap ekstresinden kaynaklı müvekkiline 152.766,20-TL borçlu olduğunu, müvekkilinin alacağı nedeniyle davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ederek durdurduğunu, icra takibinin haksız olma sebebinin müvekkilinin siparişlerini gereği gibi ifa ettiği ancak davalının ödemeyi parça parça yaptığını ve ödemenin tamamen bitmemesine rağmen ek siparişler verdiğini, ticari ilişkiye dayalı kesine faturalara davalının itiraz etmediğini ve imza ettiğini, müvekkilinin yeni siparişlere ilişkin ödeme alamadığını iddia ederek; .... İcra Müdürlüğü'nün ... E.
Sayılı dosyasına vaki haksız ve kötü niyetli itirazın iptalini, alacağa vade tarihinden itibaren ticari faizi işletilmesini, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkumiyetini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine asıl alacak, toplam 152.766,20-TL cari hesap alacağının ödenmesi amacıyla 28/11/2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçlu ...'a çıkartılan ödeme emrinin 05/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ... Turizm Tic. Ltd. Şti'ye çıkarılan ödeme emrinin 15/01/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ... Turizm Tic. Ltd. Şti'nin 23/12/2019 havale tarihinde tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.Mali Müşavir Bilirkişinin 15/10/2023 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacı tarafça incelemeye ibraz edilen 2019 yılı yasal defterlerinin tasdikle ilgili yükümlülüklerinin yasal sürelerinde yerine getirildiği, delil kabiliyetlerinin sayın mahkemenin takdirinde olduğu, davalı tarafça yasal defter ve dayanak belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden dava konusu olaylar yönünden davalı tarafa ait yasal defterler üzerinde inceleme yapılamadığı, davacı şirketin ticari defterlerinde ve belgelerinde borcun dayandığı belgelerin tamamının kayıtlı olduğu, davacı firmanın yasal defterlerinde davalı taraftan 152.766,20-TL tutarında alacaklı olarak göründüğü, dava konusu faturaların ve muhteviyatı ürünlerin davalıya teslim edildiğine dair dosyada mevcut belge bulunmadığı davalı firmaya ait 2019 yılına ait BA formalarının dava dosyasında mevcut olmadığı, dosyaya celbi halinde dava konusu faturaların davalı tarafından alış olarak bildirimlerinin yapılıp yapılmadığının tespit edilebileceği, tarafların inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin sayın mahkemenizin takdiri içinde kaldığı," görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLER:
-Davacı vekili tarafından sunulan; cari hesap, dava konusu faturalar, depo çıkış formu, sevk ırsaliyesi
-.... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyası
-Davacıya ait ticari defter ve kayıtlar
-... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davacının BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı
-... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalının BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı
-... Sosyal Güvenlik Merkezi'nden gelen davalının çalışan listesini içerir müzekkere cevabı
-... Mühendislik ...Limited Şirketi'nden gelen müzekkere cevabı
-Bilirkişi raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturaya dayalı alacak nedeniyle başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının satıcı, davalının alıcı olduğu mal satımına dair 2019 tarihli faturalar kapsamında takip edilen açık cari hesap ticari ilişkisindeki alacak iddiasıyla başlatılan ilamsız takipte itirazın iptaline ilişkindir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Fatura tek başına alacağın kanıtı değildir. Faturanın dayanağı olan temel ilişkinin ispatı gerekir. Tek yanlı düzenlenen faturanın, düzenleyen tarafın kendi ticari defterlerine kayıt edilmiş olması alacağın varlığını ispatlamaz (Yargıtay 19 H.D. 2009/8074 E- 2010/5025 K sayılı içtihadı).
Somut olayda, davacı yan malların doğrudan dava dışı tedarikçi ... adlı şirketten davalıya nakledildiğini, bu şirket aracılığıyla davalıya teslim edildiğini iddia etmektedir. Davalı ise ticari ilişkiyi tamamen reddetmektedir. Bunun yanında verilen süreye rağmen dava dışı ... adlı şirketle bir ticari ilişkisi bulunduğuna dair iddiası bulunmamaktadır. Yine irsaliye altındaki teslim alan kısımda bulunan ... adlı kişinin kendi çalışanı olduğunu kabul etmekle beraber imzanın bu kişiye ait olmadığına dair bir savunması bulunmamaktadır. Anılan kişinin davalı çalışanı olduğu SGK kayıtları ile de sabittir. Fatura üzerinde bulunan "..." da davalı işletmesi olup tebligat ve faturadaki davalı şirket adresi aynıdır. Davacı zamanında usulüne uygun bs bildirimini yapmıştır. Bu bildirim (KDV'si ayrıca eklenerek) ile talep edilen alacak miktarı uyuşmaktadır. Dava dışı ... adlı şirket ile davacı arasındaki ticari ilişki sabit olmakla birlikte, anılan şirket ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğuna dair bir savunma bulunmamaktadır. Tek taraflı düzenlenen fatura karşı yan için tek başına borç doğurmaya elverişli bir belge olmasa da davalı aleyhine borç doğurup doğurmadığının tespiti açısından ticari defterler incelenmek üzere bilirkişi raporu alınmış, ancak davalı yan mazeretsiz şekilde ticari defterlerini sunmamıştır. HMK 222/3 maddesine göre bu durumda davacının usulüne uygun tuttuğu defter kayıtları kendi lehine delil olarak kabul edilebilecektir. Davacı defterleri ile bildirimler, faturalar ve dava konusu takip çıkışı uyumludur. Tüm bu hususlar ve HMK 222/3 maddesine yönelik Mahkememiz ihtarı kapsamında davalı yanın işçisi aracılığıyla aldığı malların karşılığını ödemediği, buna yönelik ticari defterlerini sunmadığı, usulüne uygun tutulan davacı defterlerinin hükme esas alınabileceği, bu yönüyle davacının iddiasını ispat ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 30.553,24-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine
3-Alınması gereken 10.435,46-TL harcın, peşin alınan 2.424,09-TL harçtan mahsubu ile bakiye 8.011,37-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcının ve 2.424,09-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.603,99-TL harç bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 2.212,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okundu. 12/05/2025
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza