T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2023/521
KARAR NO:2023/1008
BAŞKAN:... ...
ÜYE:... ...
ÜYE:... ...
KATİP:... ...
DAVACI :... - ...
VEKİLİ:Av. ... - [16651-56886-...] UETS
DAVALI :... - ... Yeni Mah. Şehit Rıza Can Cad. No: 12A Merkezefendi/ DENİZLİ
DAVA:Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
DAVA TARİHİ:01/06/2023
KARAR TARİHİ:08/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :16/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 26.02.2018 tarihinde 3133 İlan Sıra no,98656 Ticaret Sicil /Dosya no ile Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğüne, davalı şirketin 27.09.2021 tarihinde 4190 İlan Sıra no,45466 Ticaret Sicil/Dosya no ile Denizli Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından Ticaret Siciline tescil edildiğini, tarafların ticaret ünvanları incelendiğinde uzun bir süre daha sonra tescil edilmiş olan davalı şirketin, müvekkili şirketin ticaret ünvanının aynısını kullanmakta olduğunu, ticaret unvanlarının ayırt edicilik unsurunun bulunması gerektiği halde her iki ünvanın ayırt edilmesinin mümkün olmadığını, TTK 50/1 maddesi gereği tescil edilmiş ticaret unvanının o işletmeye ait olduğunu ve başkası tarafından kullanılamayacağını, ticaret ünvanının aynısının veya karıştırılma tehlikesi yaratacak kadar benzerinin bir başka kişi tarafından kullanılması halinde sicilden silinmesi gerektiğini, Yargıtay kararları ile de sabit olduğunu, ayrıca tarafların aynı sektörde faaliyet göstermekte olduğunu, davacı şirket yetkililerinin davalı şirketin ticari ünvanının varlığını,birkaç hafta içerisinde davalıdan alacaklı olan üç ayrı kişinin müvekkil şirketi aynı ünvan sebebi ile alacaklı oldukları şirket zannederek aramaları sonucu öğrendiklerini, kaldı ki davacı şirket sektöründe bilinen itibarlı, üretim ve ihracat yapan bir işletme olduğunu, müvekkil şirketin ticaret ünvanının davalı şirketten daha önce tescil edilmiş olması,terkin için zorunlu olmamakla birlikte her iki şirketin aynı sektörde faaliyet göstermesi sebebi ile haksız rekabet teşkil etmiş olması nedeni ile işbu davayı açmak gerektiğini belirterek davanın kabulü ile davalı şirketin ticaret ünvanının Ticaret Sicilinden terkinine,davalının müvekkil şirketin ticaret ünvanına tecavüzünün önlenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı tarafa usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava; davacının ticaret unvanına tecavüz olup olmadığı, var ise davalı şirket ticaret unvanının ticaret sicilinden terkini gerekip gerekmediğine ilişkindir.
TTK 43. maddesi uyarınca anonim ve limited şirketler işletme konusu gösterilmek ve 46. madde hükümleri saklı kalmak kaydıyla ticaret unvanlarını serbestçe seçebilir.
TTK 45. maddesi uyarınca, bir ticaret unvanına Türkiye’nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş bulunan diğer unvandan ayırdedilmesi için gerekli olduğu takdirde ek yapılır.
Aynı Yasanın 50. vd. maddelerinde, ticaret unvanının korunması düzenlenmiştir. Eldeki dava, TTK 52. maddesi uyarınca ticaret unvanına vaki tecavüzün önlenmesi, silinmesi istemine ilişkindir.
Ticaret ünvanı, tacirin ticari işletmesine ilişkin iş ve işlemlerinde kullandığı addır. Bu tanımdan hareketle ticaret ünvanının işlevi, taciri tanıtma ve onu diğer tacirlerden ayırt etme olduğu söylenebilir.
Ticaret unvanı, ana unsur ve ek unsur olmak üzere iki unsurdan meydana gelir. Ana unsur, ticaret unvanının zorunlu unsurudur; ek unsur ise kural olarak zorunlu değildir. Ticaret unvanı ana unsur yanında ek unsur içeriyorsa bir bütün olarak korunur.
Anonim ve limited şirketlerde ana unsur, işletme konuları ile birlikte şirketin türünü gösteren “limited şirket” “anonim şirket” ibarelerinden oluşur. Ek ise, ticaret unvanının ikincil (yan) unsurudur. Zorunlu olmayıp isteğe bağlıdır. TTK 46/1. maddesi uyarınca, kullanılan eklerin yanıltıcı olmaması gerekir. Ticaret unvanları, eklerle birlikte bir bütün olarak korumaya tabidir.
TTK 52. maddesi uyarınca, ticaret unvanının bir başkası tarafından ticari dürüstlüğe aykırı olarak kullanılması halinde koruma talebinde bulunabilirler. Somut olayda davalının, davacıya ait unvanı dürüstlük kuralına aykırı olarak kullanıp kullanmadığının, yani davacının unvanına bir tecavüz bulunup bulunmadığının ortaya konulması gerekir.
Kanuna uygun olarak seçilmiş ve kullanılan bir ticaret unvanının kullanılması, sahibi tacir için hem bir hak hem de kanuni bir yükümlülüktür (TTK. m. 50). Gerçekten de kanuna uygun olarak seçilmiş bir ticaret unvanının, Türkiye’nin başka bir yerinde başka bir şirket tarafından seçilmesi ve kullanılması yasaktır. Nitekim, TTK. m. 52/1 bu hakkı açıkça ortaya koymuştur. Buna göre, ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde, bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir, maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir.
Ticaret unvanının korunmasına ilişkin düzenleme, eldeki davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK'nın 52 ve devamı maddelerinde yer almış, tacirler için büyük önemi haiz, ticari işletme devri ve ticari işletme rehnine konu olan ticaret unvanı, bu hali ile kendine has özel koruma tedbirlerine tabi tutulmuştur. Bu türden açılan davalarda Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereğince, terkini talep edilen şirkete ait ticaret unvanının ayrıca ek alıp almadığı, tacirlerin iştigal sahalarının benzer olup olmadığı, unvanların genel görünüm itibari ile benzer olup olmadıkları ve bu benzerliklerin üçüncü kişiler açısından karışıklığa neden olup olmayacağı hususları incelenip değerlendirilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2019/1930 Esas, 2022/376 Karar sayılı ilamı)
Mahkememizce davacı ve davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtlarının ilk kuruluşundan itibaren gönderilmesine karar verilmiş ve yazı cevapları dosya arasına alınmıştır.
Davacı ... Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin 26/02/2018 tarihinde 98656 sicil numarası ile tescilli olup kaydının devam ettiği, kuruluş ve en son tescilli adresinin Vakıf Mahallesi Vakıfköyü Yolu Caddesi N:13/A/Z1 Yıldırım/Bursa olduğu, kurucu ortağının ... olduğu ve müdür olarak seçildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Davalı ...'nin ise Denizli Ticaret Sicil Müdürlüğüne ... sicil no ile kayıtlı olup şirketin kuruluş tarihinin 05/08/2021 olup, adresinin Saraylar Mahallesi 420.Sokak Kocayaka İşhanı Tekstilciler Çarşısı Blok N:17 İç Kapı NO:23 Merkezefendi/Denizli olduğu, Gökpınar Vergi Dairesine kayıtlı olup, 05/08/2021 tarihinden itibaren aksi karar alınıncaya kadar müdürünün ... olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 39 ve devam eden maddelerine göre, ticaret unvanı; tacirin, ticari işletmesine ilişkin işlemleri yaparken ve bu işlemlerle ilgili senet ve diğer evrakları imzalarken kullandığı addır. Buna göre ticaret unvanının işlevi, ticari işletmenin sahibi olan tacirin diğer tacirlerden ayırt edilmesini sağlamaktır.
6102 sayılı Kanunu’nun 50. Maddesi, “Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı sadece sahibine aittir.” hükmünü amirdir. Kanunun 52/1 maddesi “Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde ..... sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir.” hükmünü amirdir.
14.02.2014 tarih ve 28913 sayılı Ticaret Unvanları Hakkında Tebliğ’in 5/1 maddesine göre “Bir ticaret unvanı, Türkiye’nin herhangi bir sicil müdürlüğüne daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırt edilmesi için gerekli olan ek yapılmadan tescil edilemez.”
Haksız rekabet 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TTK m. 54 f.2'de "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." biçiminde haksız rekabet oluşturan fiiller genel olarak belirtilmiştir.
TTK 55.maddesinde ise başlıca haksız rekabet halleri örnekseme metodu ile belirtilmiştir. Madde düzenlemesinde belirtilen başlıca haksız rekabet halleri; “dürüstlük kurallarına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar (kötüleme, avantaj sağlama, hakkı olmayan unvanları, meslek, derece ve sembolleri kullanma, karıştırılmaya neden olma, karşılaştırma ya da üçüncü kişiyi benzer yollarla öne geçirme, tedarik fiyatının altında fiyatla satışa sunma yoluyla aldatma, gerçek değer hakkında yanıltma, karar verme özgürlüğünü sınırlama, nicelik ve nitelikte yanıltma, hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanın açık olmaması, tüketici kredilerine ilişkin açık beyanda bulunmamak, yanıltıcı sözleşme formüllerini kullanmak), sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek, başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak, üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek, iş şartlarına uymamak, dürüstlük kurallarına aykırı işlem şartlarını kullanmak” olarak belirtilmiştir. TTK’nın somut uyuşmazlıkla ilgili hükmü ise, TTK m.55 f.1 (a) bendinin dördüncü alt bendi olup, düzenleme "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" şeklindedir.
Açıklanan hususlar birlikte değerlendirildiğinde, özellikle ticaret unvanlarının işletmeleri birbirinden ayırma fonksiyonuna sahip kılavuz unsurları olan eklerini oluşturan ... Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve davalı ...'nin ise ... ibareleri arasında güçlü bir benzerlik bulunduğu, ünvana yeterli derecede ayırt edicilik katmadığı, karıştırılma ihtimalini bertaraf etmediği, her iki tarafın firma bilgilerinin incelenmesinde meslek gruplarının "tekstil " olduğu, bu benzerliğin iltibas yaratacak mahiyette olduğu, davacı şirketin ticaret ünvanını davalı şirkette daha önce tescil ettirdiği, bu durumda davacının ticaret ünvanının korunması kapsamında davalının ticaret unvanın ticaret sicilden terkin edilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuştur.
Bununla birlikte, tescilli bir ticaret unvanının, unvan biçiminde ve tescilli olduğu şekilde kullanılması, marka hakkına tecavüz veya haksız rekabet teşkil etmemektedir ve unvan terkin edilmedikçe de ticaret unvanının kullanılması önlenemez. Buna karşılık tescili de olsa, eğer ticaret unvanı, ticaret sicilinde kayıtlı olduğu haliyle ve sicilde kayıtlı olduğu şekilde bir bütün olarak kullanılmaz ve unvandaki çekirdek unsur öne çıkarılarak kullanılırsa, bu durumda artık bir unvan kullanımından değil, unvanın markasal kullanımından söz edilir. Tescilli unvanın, markasal değil, unvan olarak ve tescilli olduğu şekliyle kullanımı, terkin edilinceye kadar hukuka aykırı değil ise de, terkin kararının kesinleşmesinden sonraki kullanımlar marka hakkına tecavüz veya tescilli başka bir ticaret unvanı nedeniyle haksız rekabet teşkil edebilecektir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; taraf şirketlerin ticaret ünvanlarının ek unsurlarının "ve"olduğu, çekirdek unsurlarının benzer mahiyette olduğu, bu hali ile şirket ünvanları arasında iltibas olduğu ve tarafların aynı alanlarda faaliyet göstermeleri sebebiyle davanın kabulü ile, davalı şirket ticaret unvanı ile iktibas eden davalı firma ticaret unvanının ticaret sicilinden terkini için yeterli koşulların oluştuğu anlaşıldığından davacı vekilinin talebinin ise kabulüne karar verilerek davalı şirket ticaret unvanı ile iktibas eden davalı firma ticaret unvanının ticaret sicilinden terkinine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
1-Davanın KABULÜ ile, davalı şirket ticaret unvanı ile iktibas eden davalı firma ticaret unvanının ticaret sicilinden TERKİNİNE,
2-Alınması gereken 269,85.-TL maktu karar ve ilam harcın başlangıçta peşin alınan 179,90.-TL harçtan mahsubu ile bakiye 89,95.-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça yapılan aşağıda dökümü yazılı toplam 535,80.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/11/2023
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
DAVACI TARAFÇA YAPILAN
YARGILAMA
GİDERLERİ DÖKÜMÜ
179,90.-TL BH
179,90.-TL PH
176,00.-TL TEB. VE POSTA GİD
TOPLAM : 535,80.-TL