T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/527 Esas
KARAR NO : 2024/699
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/08/2023
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket ... A.Ş., 2016 yılından bu yana www.....com alan adlı internet sitesi üzerinden ve “...” markası ile kullanıcılara internet sitelerinden, pazaryerlerinden, sosyal medya hesapları ve blogları üzerinden satışa sundukları ürünlerin alıcılar tarafından satın alınmasını sağlayan bir elektronik ticaret çözümü olarak hizmet vermekte olduğunu, Müvekkili Şirketin, kendine ait internet sitesinde paylaşılan içerikler bakımından sorumluluğu, Müvekkil Şirket tarafından “...” markası ile verilen hizmet kapsamında satıcılar, ürünlerini sosyal medya hesapları, kendilerine ait internet siteleri ve başkaca pazaryerleri üzerinden satışa sunmalarının yanında, ... üyelikleri kapsamında sahip oldukları “....com/” alan adı ile başlayan kendilerine özel olarak açtıkları internet sitelerini istedikleri gibi yönetebilmekte olduğunu, ürünlerini listeleyebilmekte ve istedikleri mecrada potansiyel müşterileri ile paylaşıp ürün satışı yapabilmekte olduğunu, Müvekkili Şirket tarafından sağlanan altyapı ile satıcılar, www.....com alan adlı internet sitesine ücretsiz olarak kaydolduğunu, ürünlerini internet sitesine kaydetmekte ve alıcılar ise siparişlerine ilişkin ödemeleri www.....com alan adlı internet sitesinde bulunan platform aracılığı ile yapmakta olduğunu, Müvekkil Şirket, kendi adına ve hesabına herhangi bir mal veya hizmet satışı yapmamakta olduğunu, Müvekkili Şirketin verdiği hizmet, sadece sisteme kaydolan satıcılara satış yapabilecekleri alan adı, e-ticaret sitesi tasarım ara yüzü, ödeme altyapısı gibi imkanlar sunmaktan ibaret olup birebir olarak “...”, “... ” veya “...” gibi bir pazaryeri hizmeti vermemekte olduğunu, Usul açısından icra itirazının kendilerine tebliğ edilmediğini, diğer yandan; Müvekkili Şirket ile davalı arasındaki ilişki ticari bir ilişki olduğundan davalının hem eski unvanı hem de yeni unvanı olarak bildirdiği ... Ticaret Anonim Şirket için 18.07.2022 tarihinde ticari uyuşmazlık nedeniyle zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını, 17.08.2022 tarihinde yapılan arabuluculuk görüşmesi neticesinde anlaşma sağlanamadığını, bunun üzerine 18.10.2022 tarihinde Müvekkili Şirket tarafından, davalı aleyhine ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/... E. sayılı dosyası kapsamında itirazın iptali davası açılmışsa da taraflar arasındaki sözleşmenin münhasır yetki kuralı gereğince 09.03.2023 tarihinde yetkisizlik kararı verildiğini, davalı, 25.04.2020 tarihinde Müvekkili Şirkete ait internet sitesi üzerinden Üyelik Sözleşmesi’ne onay vererek “... ” kullanıcı ismiyle Müvekkili Şirketten hizmet almaya başladığını, davalı, Müvekkili Şirkete ait internet sitesine üye olduktan sonra, Müvekkili Şirkete ait olmayan pazaryerleri üzerinden tüketicilerin beğenisine sunduğu ve kendisinin belirlediği ürün bedellerini, Müvekkili Şirketin sağladığı hizmet aracılığıyla tahsil etttiğini, Müvekkili Şirket, bu ilişkide yalnızca aracı olup davalının tahsil ettiği bedeller üzerinden de Üyelik Sözleşmesi uyarınca yalnızca komisyon alarak hizmet verdiğini, Müvekkili Şirketin, ürünlerin alıcıya gönderilmesinde herhangi bir rolü bulanmadığını, davalı, Müvekkili Şirkete ait www.....com alan adlı internet sitesine üye olduktan sonra aşağıda bilgileri paylaşılan ve Müvekkili Şirkete ait olmayan pazaryerleri üzerinden tüketicinin veya alıcının beğenisine sunduğu 1 adet siparişe ilişkin ürün bedelini, Müvekkili Şirket aracılığıyla tahsil etmiş ve ürün bedeli Müvekkil Şirket tarafından 06.05.2020 tarihinde davalıya gönderildiğini, Müvekkili Şirket tarafından davalıya gönderildikten sonra, alıcı tarafından kendi bankası nezdinde harcama itirazında bulunulduğunu, siparişe ilişkin ödeme ise ... Bankası A.Ş.’ye ait POS sistemi üzerinden geçtiğinden, harcama itirazı bildirimi ... Bankası A.Ş. tarafından 07.08.2020 tarihinde Müvekkili Şirkete iletilmiş ve 7 gün içinde siparişe ilişkin bilgi ve belgeleri göndermesini talep edilmiştir, Müvekkili Şirket ise aynı tarihte davalıya e-posta göndererek harcama itirazının reddine mesnet olabilecek bilgi ve belgeleri göndermesi için davalıya e-posta göndermiş ve 09.08.2020 tarihine kadar göndermesi için süre verdiğini, davalı elindeki bilgi ve belgeleri göndermişse de davalının göndermiş olduğu belgeler, Müvekkili Şirket tarafından 10.08.2020 tarihinde ... Bankası A.Ş.’ye gönderilmiş ve fakat ilgili siparişle örtüşmediklerinden alıcının kendi bankası tarafından harcama itirazı kabul edilmemiştir, öte yandan, Müvekkili Şirket, siparişlerine harcama itirazı gelen üyelerine, siparişi veren alıcı ile iletişime geçmesi ve yapmış oldukları görüşmeleri bankaya sunmak üzere iletmeleri için de bildirimde bulunmaktaysa da Davalı tarafından, alıcı ile yapmış olduğu herhangi bir görüşme kaydı iletilmediğini, 18.10.2020 tarihinde kesinleşen harcama itirazı sonucunda söz konusu ödeme, Müvekkili Şirketin hesaplarından mahsup yoluyla tahsil edilmek suretiyle, yürürlükteki mevzuat uyarınca kart hamiline iade edildiğini, uygulamada bu sürece “chargeback” veya “ters ibraz” adı verildiğini, bankanın harcama itirazını kesinleştirmesi sebebiyle Müvekkili Şirket, yürürlükteki mevzuat gereğince ilgili bedel, alıcının kendi bankası aracılığıyla alıcıya iade edildiğini, alıcının ilgili harcamalara ilişkin itirazları Uluslararası Kredi Kartı Kuralları’na göre yapılmakta olup Müvekkili Şirketin uluslararası kabul gören kurallara veya bu kurallarla belirlenen itiraz sürelerine müdahale etme imkanı bulunmadığını, Müvekkili Şirketin harcama itirazlarına kapsamında siparişlere ilişkin bilgi ve belgeleri sunmaktan başka bir yükümlülüğünden de bahsedebilmek mümkün olmadığını, davalının alıcıyla iletişime geçmemesi ve doğru bilgi ve belge göndermemesi üzerine, bankanın harcama itirazını kesinleştirmesi sebebiyle gerçekleşen iade neticesinde, Müvekkili Şirket ile Davalı arasında rücu süreci başladığını, davalının kusurlu eylemleri ile zarara uğraması neticesinde Müvekkili Şirket, 30.12.2021 tarihinde ile iletişime geçerek süreci açıklamış ve bir sipariş bedeli olan toplam 12.441,56 TL bedelin iadesini talep ettiğini, davalının herhangi bir bedel iadesi yapmaması üzerine 05.05.2022 tarihinde e-posta yoluyla e-ihtarname göndererek bedel iadesi talebini tekrarladığını, davalı, 05.05.2022 tarihinde e-ihtarname niteliğindeki e-postaya cevap verdiğini, avukatıyla görüşülebileceğini belirttiğini, fakat herhangi bir avukat bilgisi iletmediğnii, davalı, 05.05.2022 tarihli ihtarname ve cevabıyla alacaktan haberdar edildiğini fakat verilen ödeme süresi içinde herhangi bir ödeme yapmadığını, davalının eylemleri sebepsiz zenginleşmeye sebep olduğu gibi haksız fiil sorumluluğunu da doğurmakta olduğunu, Bu kapsamda; Müvekkili Şirketin doğrudan kendi hesaplarına geçmek ve kullanmak üzere tahsil etmediği bir tutarı, alıcıların ve kart hamillerinin ödeme itirazının kesinleşmesi ile alıcıya iade edilmek üzere alıcının bankasına ödemek durumunda kalması, davalı açısından sebepsiz zenginleşme şartlarının oluştuğunu ortaya koyduğunu, tüm bildirim ve taleplere rağmen alıcının itirazının değerlendirilebilmesi için bankanın talep ettiği bilgi ve belgeler Müvekkili Şirket tarafından davalıdan talep edilmiş olmasına rağmen siparişle ilişkili doğru bilgi ve belgeler gönderilmemiş olup davalının kusurlu davranışları sebebiyle Müvekkili Şirket zarara uğradığını, davalının borca itirazı kötü niyetli olduğunu, davalı ile birden çok defa iletişime geçilmiş; borç hakkında bilgi verilmiş ve ihtarname gönderilmişse de davalı borçtan haberdar olmasına rağmen ödeme yapmaktan imtina ettiğini, kendisinden ürünlerin teslimine ilişkin bilgi ve belge talep edilmesine rağmen doğru bilgi ve belge ya da hiç belge sunmamış; kötü niyetli olarak takip aşamasını uzatmak ve Müvekkili Şirketin alacağına kavuşmasını ertelemek niyetiyle borca itiraz ettiğini, açıklanan nedenlerle davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, alacağımızın %20’ından aşağı olmamak üzere İcra inkar tazminatına hükmolumnası talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacının, davalı müvekkili tarafından üyelik sözleşmesine ve mevzuata uygun şekilde satışı gerçekleştirilen ve alıcısına gönderilen davaya konu ürün ile ilgili davalı müvekkilinden bilgi belge talebinde bulunulmasına rağmen bir dönüş alınamadığı iddiaları mesnetiz ve gerçeği yansıtmadığını, davalı müvekkili tarafından üyelik sözleşmesine ve mevzuata uygun şekilde satışı gerçekleştirilen ve alıcısına gönderilen davaya konu ürün ile ilgili davalı müvekkil’den bilgi belge talebinde bulunulmasına rağmen bir dönüş alınamadığı iddiaları mesnetiz ve gerçeği yansıtmadığını, dava konusu zarara kendi kusuru ile sebebiyet veren davacının genel işlem koşulu niteliğindeki üyelik sözleşmesine dayanarak sorumsuzluk iddiasında bulunması haksız ve kötü niyetli olup, sayın mahkemenizce dikkate alınmamasını, davalı müvekkili, işleme ilişkin herhangi bir risk uyarısı yapılmadığından ürünü gönderdiğini, dava konusu olay haricindeki siparişlerde riskli bir işlem bulunması durumunda davacı tarafından riskli işlem uyarısı yapılmış ve bunun üzerine davalı müvekkili platform üzerinden satılan ürünlerin gönderimini durdurduğunu, dilekçemiz ekinde de sunacağımız üzere, davacı şirket tarafından yüksek riskli işlem uyarısı yapıldığında davalı müvekkili ürünleri göndermemiş ve akabinde siparişler iptal edilmiş olduğunu, yine davalı müvekkili, başka bir satışında ürününü tam kargoya verecekken, davacı şirket tarafından son anda uyarılarak işlem iptal edildiğini, bunlar haricinde davalı müvekkilinin sorunsuz gerçekleştirdiği satışları da mevcut olduğunu, davacı tarafça hazırlanan üyelik sözleşmesi genel işlem koşulu niteliği taşımakta olup, davacı şirkete oranla küçük bir işletme olan davalı müvekkilinin genel işlem koşullarının aleyhe ve ölçüsüz sonuçlarından korunmak adına mevzuatın tanıdığı güvencelerden faydalanması gerekmekte olduğunu, davacı tarafından gönderilen 05.05.2022 tarihli e-ihtarname ile, davalı müvekkilce üyelik sözleşmesine aykırı davranıldığıni ve bu sebeple davalı müvekkilinin sebepsiz zenginleştiği iddiları hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, hiçbir şekilde aleyhe olan hükümlerini kabul etmemekle beraber, üyelik sözleşmesi’nin 4.9. maddesi uyarınca davacının ürün bedelini talep edebilmesi için ürünün davalı müvekkil’e iade edilmesi gerekmektedir. ürün iade edilmediğinden davacı tarafça talep edilen bedelin herhangi bir hukuki dayanağı bulunduğunu, davalı müvekkili tarafından icra takibine yapılan itiraz haklı ve yerinde olduğunu, bununla beraber, davacı tarafça haksız ve mesnetsiz başlatılan icra takibi sebebiyle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmeli olduğunu, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının esastan reddine, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere Kötü Niyet Tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı uhdesinde BIRAKILMASINA karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLER
1-Bilirkişi Raporu ve Ek Raporu
Bilirkişiler tarafından düzenlenen 01.06.2024
tarihli raporda özetle; Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu, her türlü delilin takdiri ve nihai karar Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;Dosyada mevcut üyelik sözleşmesinin www.....com sitesine üye olan her satıcı için aynı olarak akdedilmiş olması nedeniyle Genel işlem koşulu denetimine tabi olup olmadığının hukuki takdir ve değerlendirmesinin Muhterem Mahkemeye ait olduğu, Somut olayda davalı 03.05.2020 tarihinde alıcısı ... ... olan, ... sipariş numarasıyla 1.930,00 USD tutarlı ürünün satılması sonrasında ürünü ... kargo firması ile göndermiş ve alıcıya 06.05.2020 tarihinde teslim edilmesini sağlamıştır. Alıcı tarafından teslim alınmasından 3 ay sonra 07.08.2020 tarihinde şüpheli işlem bildiriminde bulunulduğu, Bunun üzerine davacı tarafından davalı/satıcıdan bankaya sunulmak üzere satış ile ilgili bilgi ve belge talebinde bulunulduğu, Davalı tarafından bilgi ve belgelerin gönderilmesi sonucu dava dışı banka tarafından işlemin şüpheli olduğu kanaatine varılmış ve işlem ücreti davacı hesabına borç olarak yansıtıldığı, Davacı tarafından davalının göndermiş olduğu bilgi ve belgelerin yanlış olduğu iddia edilmekte ise de dosya mevcudunda bu yönde bir bilgi ve belgeye rastlanılamadığı, Davacının aracılık faaliyetinin gereği olarak uzaktan pazarlama sistemini kurarak işletmekle yükümlü olduğu, sistemin teknik hakimiyetinin kendisinde bulunduğu, Dosyada mevcut belgelerde daha önce bazı satış işlemlerinin şüpheli işlem olduğu bilgisinin satıcıya verilmiş olduğu ve siparişin iptal edilmesi gerektiğinin belirtilmiş olduğu görüldüğü, Somut olayda ürünün satış işleminin üzerinden 3 ay süre geçtikten sonra gelen şüpheli işlem bildirimine kadar işlemin şüpheli olduğu ve/veya olabileceği her iki tarafça da bilinmediğinin dosya mevcudundan anlaşıldığı, Öte yandan sistemin teknik hakimiyetinin davacıda olması ve heyetimize mensup teknik bilirkişi tarafından Davacının www.....com uzantılı web platformu üzerinde çalışan alışveriş ve ödeme otomasyonu sistemini işlettiği, davalı yanın da işbu platformun / sistemin sunduğu teknik altyapıyı kullanarak oluşturduğu üyelik hesabı üzerinden satışa konu edeceği ürünleri listelediği, ürün satışı yapabildiği, gönderilerini takip edebildiği web hizmetinden faydalandığı, somut olayda davaya konu işlemde ürünün satışa dönüşebilmesi için davacının sunduğu sipariş ve ödeme otomasyonundan faydalanıldığı anlaşıldığı, davaya konu işleme yönelik itirazın davacının sunduğu kartlı ödeme yöntemlerine dayanan bir süreç olduğundan, ilgili işlemin anomalilik içerip içermediği, bu hususta izlenen bir güvenlik politikasının olup olmadığı, platform üzerinden yapılan işlemerin riskli olarak değerlendirilmesinde alınabilecek ölçütlerin niteliği ve davaya konu işlemin bu ölçütleri taşıyıp taşımadığı hususlarında dosyada herhangi bir somut veriye ulaşılamadığından, davaya konu işlem yönünden teknik bir değerlendirmeye gidilemediği, görüş ve kanaatine varılmış olduğundan davalı satıcının bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığı tespit edilemediği, Nihai takdir ve değerlendirmenin Muhterem Mahkemeye ait olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. Raporumuzu, HMK 282 hükmü gözetilmek kaydıyla ve HMK 266/c.2 uyarınca bilcümle hukuki tavsif ve takdir sayın yargı makamına ait olarak, Sayın Mahkemenin takdirlerine saygıyla arz ederiz.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen 30.09.2024
tarihli ek raporda özetle;
Rapora itirazların incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda, kök raporumuzda varılan kanaat ve
tespitlerde bir değişiklik yapılmasını gerektirecek bir niteliğin mevcut olmadığı anlaşılmakla kök
raporumuzdaki tespit ve değerlendirmelerimizde bir değişiklik yapılmamıştır. EK Raporumuzu, HMK 282 hükmü gözetilmek kaydıyla ve HMK 266/c.2 uyarınca bilcümle hukuki
tavsif ve takdir sayın yargı makamına ait olarak, Sayın Mahkemenin takdirlerine saygıyla arz ederiz.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava İcra ve İflas Kanununun 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Uyuşmazlık; taraflar arasında kurulan dijital pazarlama platformuna üyelik sözleşmesinden kaynaklı olarak davalının platform üzerinden üçüncü kişilerle kurmuş olduğu satım sözleşmesinden kaynaklı olarak üçüncü kişinin sözleşemeden dönerek kredi kartı ödemelerine yönelik itiraz yolunu kullanarak banka tarafından kredi kartı üzerinden yapılan ödemenin ters işlem suretiyle davacıdan alınmasına neden olan süreçte davalı şirketin kusurunun bulunup bulunmadığı davacının sattığı söz konusu malların davalı ya iade edilip edilmediği davacı şirketin süreç yönetiminde üçüncü kişi ve davalı açısından sorumluluk ve deneyim koşullarını yerine getirip getirmediği, davalının üyelik sözleşmesine aykırı davranıp davranmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
Tarafların dayandıkları vakaların ispatı için delil olarak ileri sürdükleri taraflar arasındaki Pazar Yeri sağlayıcılığına ilişkin Üyelik Sözleşmesinin, davacı şirketin davalıya yapmış olduğu ödemeye ilişkin makbuzun, ödemeye aracılık yapan İş Bankasının şüpheli işlem nedeni ile belge talep ettiğine ilişkin davacıya gönderdiği belge talebi yazısının, Kart sahibinin harcama itirazının, ters işleme ilişkin banka kayıtlarının icra dosyasının mahkememiz dosyasına sunulduğu görüldü.
Dava konusu edilen bedel iadesinden kaynaklı sebepsiz zenginleşmeye neden olduğu ileri sürülen şüpheli işlemden davalının sorumlu tutulup tutulamayacağı davacının aracı hizmet sağlayıcı olarak ödeme sağlayıcısı olan bankasının şüpheli olarak çekilmiş olan ve ters işlemle şüpheli kart sahibine iade edilen bedelin davalı müşterisinden talep edip edemeyeceği, ve söz konusu şüpheli işlemde davalının hatası bulunup bulunmadığı, yasa ve sözleşme gereğince üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin tespiti için mahkemece alınan 01.06.2024 tarihli kök raporu ile 30.09.2024 tarihli ek bilirkişi heyet raporlarının hükme esas alınabileceği ve denetime açık olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde;Taraflar arasında dijital ortamda pazarlama faaliyeti kapsamında aracı hizmet sağlayıcı sözleşmesinin kurulduğu ve davacının aracı hizmet sağlayıcısı olarak davalı satıcıya kindi sanal pazarından satış imkanı sağladığı söz konusu satışın davacının kontrolünde olan teknik alt yapının kullanılarak gerçekleştirildiği uyuşmazlık dışıdır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzer, davalı 03.05.2020 tarihinde alıcısı ... ... olan, ... sipariş numarasıyla 1.930,00 USD tutarlı ürünün satılması sonrasında ürünü ... kargo firması ile alıcıya göndermiş ve alıcıya 06.05.2020 tarihinde teslim edilmesini sağlamıştır. Alıcı tarafından teslim alınmasından 3 ay sonra 07.08.2020 tarihinde şüpheli işlem bildiriminde bulunulduğu bunun üzerine davacı tarafından davalı/satıcıdan bankaya sunulmak üzere satış ile ilgili bilgi ve belge talebinde bulunulduğu davalı tarafından bilgi ve belgelerin gönderilmesi sonucu dava dışı banka tarafından işlemin şüpheli olduğu kanaatine varılarak işlem ücretinin davacı hesabına borç olarak yansıtıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından davalının göndermiş olduğu bilgi ve belgelerin yanlış olduğu iddia edilmekte ise de dosya mevcudunda bu yönde bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı davacının aracılık faaliyetinin gereği olarak uzaktan pazarlama sistemini kurarak işletmekle yükümlü olduğu sistemin teknik hakimiyeti kendisinde bulunduğu, dosyada mevcut belgelerde daha önce bazı satış işlemlerinin şüpheli işlem olduğu bilgisinin satıcıyla paylaşılmış olduğu ve siparişin iptal edilmesi gerektiğinin belirtilmiş olduğu, davalı satıcının davacının talebi üzerine ,şüpheli satışları iptal ettiği anlaşılmaktadır. Somut olayda ürünün satış işleminin üzerinden 3 ay süre geçtikten sonra gelen şüpheli işlem bildirimine kadar işlemin şüpheli olduğu ve/veya olabileceği her iki tarafça da bilinmediği dosyada mevcudundan anlaşılamadığı gibi, sistemin teknik hakimiyetinin davacıda olması ve teknik bilirkişisinin www.....com u...web platformu üzerinde çalışan alışveriş ve ödeme otomasyonu sistemini davacının işlettiği, davalı yanın da işbu platformun / sistemin sunduğu teknik altyapıyı kullanarak oluşturduğu üyelik hesabı üzerinden satışa konu edeceği ürünleri listelediği ve ürün satışı yapabildiği, gönderilerini takip edebildiği web hizmetini kullanarak davaya konu işlemde ürünün satışa dönüşebilmesi için davacının sunduğu sipariş ve ödeme otomasyonundan faydalanmakta ise de davaya konu işleme yönelik itirazın davacının sunduğu kartlı ödeme yöntemlerine dayanan bir süreç olduğundan, ilgili işlemin anomalilik içerip içermediği, bu hususta izlenen bir güvenlik politikasının olup olmadığı, platform üzerinden yapılan işlemerin riskli olarak değerlendirilmesinde davalı tarafça alınabilecek ölçütlerin niteliği ve davaya konu işlemin bu ölçütleri taşıyıp taşımadığı hususlarını davacı taraf ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE
2- Şartları oluşmadığından Davalı şirketin Kötüniyet Tazminat talebinin reddine
3-427,60-TL karar harcının peşin alınan 269,85-TL den düşümü ile kalan 157,75-TL bakiye ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
6- Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 12.682,64-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı parasal miktar itibariyle kesin karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/10/2024
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır