T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/549 Esas
KARAR NO :2025/379
DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23/08/2023
KARAR TARİHİ:09/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Davalı, 12.10.2011 tarihinde davacı şirkette “... Bölge Sorumlusu” olarak çalışmaya başladığını, davacı şirkette, ... Bölge Sorumlusu olarak çalışmaya başlayan davalı, sonrasında sırası ile 01.01.2012-... Mağazalar ve ... Bölge Sorumlusu, 01.12.2013-... Mağazalar Müdürü, 01.02.2014-Bölge Müdürü, 01.12.2014-... Mağazalar ve ... Bölge Sorumlusu, 01.08.2017-Franchise Projeler Müdürü, 01.06.2018-... Mağazalar ve Franchise Projeler Müdürü görevlerinde çalıştığını, son olarak Master Franchise ve Özel Projeler Müdürü unvanı ile görev yapmakta olan davalı, 31.10.2021 tarihinde, iş sözleşmesini tek taraflı şekilde istifa ederek sona erdirdiğini, Davalının, iş sözleşmesini feshettiği tarihte aldığı aylık brüt ücreti 18.000-TL olduğunu, davalı, davacı şirkette yukarıda izah edildiği gibi Franchise ve Özel Projeler Müdürü olarak çalıştığını, davalı Franchise ve Özel Projeler Müdürü olarak, tüm müşteri bilgilerine, satış stratejilerine, ürün bilgilerine, ürünlerin satış fiyatlarına, ürün fiyat analizlerine, yatırım stratejilerine, maliyet ve satış analizlerine, kısacası, davacı şirketin çok önemli ticari sırlarına vakıf olduğunu, davalı, davacı şirketin ticari sırlarına vakıf olduğundan, davalıdan, rekabet etmeyeceğine ve öğrendiği sırları saklayacağına ilişkin yazılı taahhüt alındığını, davalı rekabet etmeme borcuna aykırı hareket ettiğini, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı, İş sözleşmesindeki, Gizlilik ve Rekabet Etmeme Taahhüdüne aykırı hareket ettiğinden, şimdilik 50.000-TL tutarındaki ceza koşulunun, (ihtarnamenin tebliğ tarihini izleyen beşinci gün olan) 19.03.2023 tarihinden itibaren, TCMB avans faizi oranında faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesini, tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar davacı yanca davalı işçi ile aralarında imzalanan hizmet sözleşmesi ve gizlilik sözleşmesinde yer alan rekabet etmeme borcuna aykırı davrandığından bahisle cezai şart alacağı talebinde bulunulmuş ise de; iş bu dava tamamı ile haksız, hukuka aykırı ve yasal dayanaktan da yoksun olup, aşağıda izah edilen hususlar sebebiyle davanın reddi gerektiğini, sözleşmede haklı fesih halleri hariç tutulmuş olup, davacının hizmet akdi haklı nedenle sona erdiğinden cezai şart talebinin reddi gerektiğini, rekabet yasağı yönünden bir yer/bölge sınırlaması geterilmeksizin tüm Türkiye için bir çalışma yasağı getirildiğini, rekabet yasağı süresinin 2 yıl gibi uzun bir süre belirlenmesi iyiniyet ve hakkaniyet kurallarına aykırı olduğunu, işçinin eski işinde yapmadığı görevler, deneyim ve bilgi sahibi olmadığı konular yasak kapsamına alınamayacağını, haksız rekabet sözleşmesindeki cezai şart koşulu tek taraflı ve fahiş olarak belirlendiğini, rekabet yasağı sözleşmesi, işçinin belirli bir faaliyet alanında, belirli bir coğrafi bölgede ve belirli bir zaman dilimi içinde işverenle rekabet teşkil edecek herhangi bir faaliyette bulunmaması ve işverenin haklı menfaatlerinin korunması amacıyla yapılan bir sözleşme olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme işçinin ekonomik geleceğini sınırlayacak şekilde işverence tek taraflı olarak düzenlenmiş olup, hiçbir şekilde yer sınırlaması içermediği gibi ölçüsüz/aşırı bir zaman ve konu sınırlaması içermekle, davacı şirkete haksız rekabet yoluyla zarar verme ihtimali bulunmayan işçinin sözleşmeye aykırılık nedeniyle şirketi uğrattığı zarar da ispatlanamadığını, mutlak geçerlilik koşullarını taşımayan sözleşmenin geçersizliğinin kabulü ile sözleşmede kararlaştırılan cezai şarta bağlı tazminat talebine ilişkin davanın reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir
DELİLLER
1-Bilirkişi Raporu.
2-Tanık beyanları.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda özetle; Taraflar arasında iş akdi bulunduğu, buna göre davalı ... Sucuka, 11.10.2011 —31.10.2021 tarihleri arasında davacı şirkette çalıştığı, davalı işçinin emeklilik nedeniyle istifa etmesi nedeniyle iş sözleşmesinin sona erdiğinin ihtilafsız olduğu, Sözleşmenin 14. maddesindeki rekabet yasağı kaydına yer verildiği, maddede, “işçi tarafından haklı nedenle veya işveren tarafından haklı neden olmaksızın hali hariç olmak üzere feshedildiğinde veya sona erdiğinde” denildiği, taraflarca sözleşmede, sözleşmenin işçi tarafından haklı nedenle feshedilmesi halinde rekabet yasağının uygulanmayacağına dair istisna düzenlemesine yer verdiği; Davalı işçinin, iş sözleşmesini emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini feshetmesinin ihtilafsız olduğu, her ne kadar 1475 Sayılı İş Kanunu'nun 14/1 fıkrasının 5. Bendi uyarınca kıdem tazminatına hak kazanma hali olarak ele alınmış ise de, haklı nedenle fesih hallerinin 4857 sayılı Kanunun 24. maddesinde sınırlı olarak sayıldığı ve burada, emeklilik nedeniyle yapılan fesihin haklı nedenle fesih hali olarak düzenlenmediği, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin 14. Maddesinde yer alan “işçi tarafından haklı nedenle feshi” halinde rekabet yasağı maddesinin uygulanmayacağına dair sözleşmede yer alan halinin somut olayda gerçekleşmediği, Emeklilik nedeniyle iş aktinin işçi nedeniyle feshinin geçerli nedenle fesih halini oluşturacağı, Davalı işçinin çalıştığı pozisyon itibariyle davacı şirkete ait gizli bilgileri edinme ihtimalinin olup olmadığı yönünden yapılan incelemede, davacının iddiası, davalının “Franchise ve Özel Projeler Müdürü” olarak, davacı şirketin, gizli bilgilerine vakıf olduğu yönündeki iddia bakımından, davacı Kahve Dünyası markasının en önemli ticari sırrının çikolatanın ve kahvenin içeriğinin olabileceği, Franchise ve Özel Projeler Müdürü pozisyonunda çalışan bir kimsenin üretimle ilgili ticari sırlara vakıf olmasının beklenemeyeceği, kaldı ki şirketin üretim kısmında çalışan işçilerin bile kısmi olarak bilgi sahibi olabileceği, Sektörel incelemede, her kahve markasının kendine özgü bir lezzet profili yaratmak isteyeceği, her iki marka da kendi hedef kitlelerine uygun stratejilerle kahve üretimi yaptığı, nihai tercihin ise tüketicinin lezzet beklentilerine, bütçesine ve tüketim alışkanlıklarına göre değişebileceği, bu kapsamda yapılan incelemede, Kahve Dünyası markasının, daha çok yerel lezzetlere ve geleneksel kahve çeşitlerine odaklanan, uygun fiyatlı ve geniş bir ürün yelpazesi sunan bir marka olduğu, ... markasının ise lüks ve premium olarak, özellikle çikolata ile uyumlu aromalı kahveleri ve hediye setleriyle öne çıkan bir marka olduğu, ...'nın kahve ürünleri, daha çok uluslararası bir tüketici kitlesine hitap ettiği, yönündeki görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Mahkememizin 05/06/2024 tarihli duruşmasında davacı tanık ... (T.C. NO: ... ) beyanında; '' ben davacı şirkette denetim sorumlusu olarak çalışıyorum, davalı asilde benimle birlikte çalıştı kendisinin 2011 yılında işe girdiğini ve 2021 yılında ayrıldığını hatırlıyorum davalı işten ayrıldığında master franch denilen bir statüde çalışıyordu bu statünün görevi yeni açılan mağazaların konsepte uygunluğu pazarlama stratejisi ve müşteri bulma konularında yetkiliydi, davacı üretim sürecinde bulunmadığından dolayı üretime ilişkin sırlarını bilmesi mümkün değildir ancak pazarlama stratejisi sorumlusu olduğu için müşterilerine satılan malların fiyatını bilebilecek durumdadır benim haksız rekabete ilişkin somut bir görgüm yoktur ancak şöyle ihtimaller doğabilir kilit müşterileri olabilir kilit müşterilerini sonrada çalıştığı firmalara taşımayabilir bizim çalıştığımız firma mağaza konseptiyle çalışan perakende sayış yapan ve toplu satış yapan ... benzer bir konseple çalışmaktadır farklılıkları da vardır, ben davalının ... adlı şirkete geçtiğini biliyorum, her iki şirkette aynı faailiyet kolunda çalışan şirketlerdir özellikle çikolata alanı çok benzerdir söz konusu çikolataları parakendenin dışında oteller ve firmalara toplu satışlar şeklinde gerçekleşmekte davalı da davacı firmanın fiyatını bildiği için fiyatını öğrenebilir ve müşterileri de başka yere çekme ihtimali vardır ben davacının bu hususlarda haksız rekabete dönük eylemlerine tanıklık etmedim, davalı sahip olduğu konum itibariyle yurtiçinde ve yurtdışında müşterileriyle bire bir iletişim halindedir,
Davalı vekilinin talebiyle soruldu; davalı daha öncesinde yurtiçi mağazalarıyla ilgilenirken daha sonraki pozisyonu itibariyle de yurtdışındaki mağazalar ile de ilgilenmeye başlandı yurtiçindeki mağazalarla ilgilenme süresini bilmiyorum, davacı şirkette 2011 yılından beri çalışmaktayım, ben başlangıçta dondurma ustası olarak çalışmış isem de 7 yıldır denetim sorumlusu olarak çalışıyorum, ben kamera kayıtlarını izlerim, araçlardaki kameraları ve yurtiçindeki şirkete ait mağazaları ve şirketin merkezindeki kameraları izlerim, yurtdışındakileri izleme imkanımız yoktur davalı ürünlerin fiyatını bilebilir, merkezde çalıştığı için bilebilir maliyet hesaplarını bilip bilemeyeceğini bilemiyorum, ürünlerin fiyatlarını davalının dışında herkeste bilebilir davalının yaptığı işle ilgili değildir, tanık ücreti talebim yoktur'' şeklinde beyan verdiği görülmüştür.
Mahkememizin 05/06/2024 tarihli duruşmasında davalı tanık ... (T.C. NO: ... beyanında; '' ben şuan itibariyle ... istanbul mağazalarından sorumlu bölge müdürü olarak çalışırım davalı da şirkete 2 yıl önce geldi kahve dünyasıyla çok ortak noktamız yoktur, davalının kahve dünyasında yurtdışı operasyonuna baktığını biliyorum, biz konsept olarak kendimize rakip olarak gördüğümüz firmalar ... ... ... çikolatalarıdır, biz kahve dünyasının üretmiş olduğu çikolataları kendimize rakip olarak görmeyiz, ben kahve dünyasının ne sattığını detaylı olarak bilmiyorum ben müşterisini de bilmem, ... yurtiçi mağazalarda çalışmaktadır yurtdışıyla hiçbir ilgisi yoktur, davalı ... şirketine yeni bir reçete davacı şirketle ilgili maliyet bilgileri pazarlama ve üretim stratejilerine ilişkin yeni bir bilgi getirmedi, zaten ... 100 yıllık dünyaca meşhur bir firmadır, davalı ... çikolata üretimine ilişkin üretim bilgisi sunamaz bunların bilgisi tamamen yurtdışından gelir'' şeklinde beyan verdiği görülmüştür.
Mahkememizin 05/06/2024 tarihli duruşmasında davalı tanık ... (T.C. NO: ...) beyanında; '' ben davalıyla birlikte davacı şirkette 7 yıl birlikte çalıştım, davacı şirket gurup şirketi olarak çalışır üretimi başka bir şirket yapar pazarlamayı başka bir şirket yapar, davacının üretim şirketinde çalışmaması nedeniyle çikolata ve diğer ürünlerin üret,imine ilişkin reçete bilgilerinin maliyet bilgilerinin üretim bilgilerinin bilmesi mümkün değildir ben davacı şirkette muhasebe müdür olarak çalışırdım davalı yurtdışı operasyonlarına bakardı sadece yurdışı satış ve operasyondan sorumluydu'' şeklinde beyan verdiği görülmüştür.
Mahkememizin 05/06/2024 tarihli duruşmasında davalı tanık ... (T.C. NO: ...) beyanında; '' ben davacı şirkette 2012-2020 arasında gıda mühendisi olarak çalışıyordum en son dondurma ve unlu mamuller fabrikasında fabrika müdür ve kalite müdürü olarak görevliydim bizim davalıyla olan ilişkimiz sadece siparişler üzerineydi davalının ürünlerin üretimindeki reçete bilgilerine maliyetlere üretim stratejilerine müdahale imkanı yoktu öğrenme imkanı da yoktu bu bilgiler şirket sırrıdır bu bilgileri sadece arge departmanı bilir fabrika müdürü olmama rağmen ben bile bilmem üretim aşamalarını bilirim detaylı reçeteleri bilmem, zaten üretim sürecindeki ham maddelerin mesela çikolatanın veya unun içindeki malzemeler dışarıdan alınır bunları biz birleştiririz reçeteleri aldığımız firmalar belirler, ben davalıyla 2012-2020 yılları arasında beraber çalışmıştık 2014'den itibaren ben fabrika müdürüydüm davacının siparişlerden sorumluluğu şöyleydi diyelim ki Suudi Arabistan da bir bayimiz var bu bayi ihtiyaç duyduğu ürünleri davalı ...'a bildirirdi ... da ürünleri bize bildirirdi ve teslim tarihini bildirirdi biz de ona göre üretim planlaması yapar ürünleri üretir lojistik birimine teslim ederdik, ben davalınu yurtiçi operasyonları ile ilgili bilgim yok yurtdışı operasyonlarında çalıştık '' şeklinde beyan verdiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava tazminat davasıdır.
Uyuşmazlık; taraflar arasında hizmet akdinden kaynaklı olarak davalının davacı şirkette çalıştığı süre içerisinde davalıya ait ticari sır niteliğindeki bilgileri öğrenip öğrenmediği ve taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesini aykırı olarak üçüncü kişi şirket lehine davacıyı zarara uğratacak şekilde faaliyette bulunup bulunmadığı, davacının taraflar arasındaki sözleşmenin geçerlilik koşullarını taşıyıp taşımadığı, davanın edinmiş olduğu bilgilerin mesleki kazanım kapsamında olup olmadığı ve davalının üçüncü kişi bilgisinde çalışmış olması nedeniyle davacı tarafın zarara uğrayıp uğramadığı bu nedenle davacının sözleşme hükümlerinde cezai şartı talep edip edemeyeceği noktalarında toplandığı görülmüştür.
Tarafların dayandıkları vakaların ispatı için delil olarak ileri sürdükleri, taraflar arsındaki belirsiz iş sözleşmesinin, davalıya ait işe giriş çıkış bildirgelerinin, davalının SGK kayıtlarının, davalının üçüncü kişi rakip şirkette çalıştığına dair sosyal medya çıktılarının mahkememiz dosyasına celp edildiği görüldü.
Taraflar arasındaki taraflar arsındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rekabet yasağı hükümleri kapsamında davalının rekabet yasağı hükümlerine aykırı davranıp davranmadığının rekabete aykırılık varsa davacının isteyebileceği tazminat miktarının tespiti için bilirkişi heyetinden alınan raporun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülüdü.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; Borçlar Kanunu 444 . Maddesinde Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi
bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip
işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine
girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin
yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin
önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.
445 maddesinde Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek
biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum
ve koşullar dışında iki yılı aşamaz Yine 446 maddesi Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün
zararları gidermekle yükümlüdür.
Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa,
işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak, işçi bu miktarı aşan
zararı gidermek zorundadır. İşveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı
haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir.
447 maddesi de Rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı
belirlenmişse sona erer.
Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi
tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer.
hükümlerine yer vermiştir.
Borçlar Kanununda işçinin rekabet yasağını ihlal edebilmesini iki ayrı koşula bağlamış olup, bunlardan birincisinin hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin
yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyor olmasını diğerinin ise bu bilgilerin kullanılması, işverenin
önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması şartını aramıştır. Diğer taraftan rekabet yasağına ilişkin olarak işçi aleyhine düzenlenecek yasağı zaman ve yer olarak sınırlandırma koşulunu sözleşmenin geçerlilik şartı olarak aramıştır.
Toplanan deliller ve dinlenen davacı tanıklarının anlatımlarında, davalı işçinin davacı şirkette Franchise ve Özel Projeler Müdürü olarak çalıştığı, davacının en önemli ticari sırrı niteliğindeki bilginin çikolatanın ve kahvenin içeriğinin olabileceği, bu sırra ancak imalatta çalışan işçilerin vakıf olabileceği, davalının çalıştığı pozisyon itibari ile davacı şirkette ki imalat ait gizli bilgileri edinme imkanının bulunmadığı, davacının müşteri sırlarına ilişkin bilgileri ve pazar payının kaybına ilişkin değerlendirmede ise alınan bilirkişi raporundaki tespitlerden de anlaşılacağı üzere davacı şirketin müşteri kitlesi olarak daha genele hitap ettiği üçüncü kişi şirketin lüks tüketime ve özel bir gruba hitap ettiği davacının hitap ettiği müşteri pazarı ile üçüncü kişi çikolata firmasının hitap ettiği
tüketici pazarının farklı kitleler olduğu dolayısıyla davalının çalıştığı çikolata firmasının davacı şirketin pazarına yönelik çalışmadığı bu hali ile de davalı işçinin üçüncü kişi şirkette çalışmasının davacı şirket yönünden önemli bir zarar verme ihtimali yaratmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE
2-615,40-TL karar harcının peşin alınan 853,88-TL den düşümü ile kalan 238,48TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.09/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır