T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/603 Esas
KARAR NO : 2024/685
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/09/2023
KARAR TARİHİ : 21/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında "Endüstriyel Gazlar Tüplü Ürünler Tedarik Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmeye göre müvekkili şirketin davalı şirketin ihtiyaç duyduğu gazı temin etmeyi, davalı şirketin ise karşılığı ücreti ödemeyi yükümlediğini, müvekkili şirketin sözleşme uyarınca taahhütlerini yerine getirdiğini ve usule uygun faturalar düzenleyerek davalı şirkete gönderdiğini fakat davalı şirketin fatura bedellerini ödemediğini, faturaların ödenmemesi üzerine müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin takibe, borca, yetkiye ve davanın tüm ferilerine itiraz ettiğini, davalı şirketin davaya konu faturalara yasal süresinde itiraz etmemiş olması üzerine faturaların kesinleştiğini, iş bu faturalara ilişkin takibe itiraz etmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, takip konusu alacağın likit bir alacak olup davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile icra dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını, davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasındaki ticari ilişkinin İstanbul Anadolu yakasında cereyan ettiğini ve müvekkili şirket merkezinin de İstanbul Anadolu yakasında olduğunu, huzurdaki davanın yetkisiz yerde açılmış olduğunu ve yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/ ... Esas sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunduğunu ve ilgili dosyanın derdest olduğunu, konkordato kapsamında değerlendirilmesi kuvvetle muhtemel bir alacak için açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddedilmesinin gerektiğini, müvekkili şirketin herhangi bir borcunun olmadığını, müvekkili şirketin piyasada uzun süredir dondurulmuş hazır gıda alanında Türkiye'nin bir numarası pozisyonunda olduğunu, yerel marketlerden zincir marketlere hatta online marketlerde dahi kendi alanının bir numarası pozisyonunda olduğunu, piyasada gerek ticari faaliyeti gerek ödeme hususlarında güvenilirliği ile tanınan müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenlerle dava hakkında yetkisizlik kararı verilerek yetkili mahkemeye gönderilmesini, aksi takdirde usulden reddini, esasa girilmesi halinde esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER:
1-Endüstriyel Gazlar Tüplü Ürünler Tedarik Sözleşmesi,
2-E-faturalar ve sevk irsaliyeleri,
3-.... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı dosyası,
4-... Asliye Ticaret Mahkemesine, ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne, ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne ve ... Sosyal Güvenlik Merkezine yazılan müzekkere cevapları,
5-Bilirkişi Raporu,
6-Tarafların beyan ve dilekçeleri,
İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının .... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı takip dosyasında faturadan kaynaklanan 127.209,68-TL asıl alacak, 47.620,85-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 174.830,53-TL takip yapıldığı, ödeme emrinin 25/06/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 23/06/2023 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Mali Müşavir ve Kimya Mühendisi bilirkişilerin 27/05/2024 tarihli raporunda özetle; davacı tarafın usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu; inceleme gün ve saatinde ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmayan davalı tarafın, yerinde inceleme yapılmasına ilişkin bir talebi de dosyada bulunmadığından davalı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı; dava konusu icra takibinin dayanağı hesap ilişkisinin 2017, 2018, 2019 ve 2020 yıllarındaki faturalar ve ödemelerden oluştuğu; yapılan ihtara rağmen davalı taraf ticari defter ve kayıtlarının incelemeye sunulmamış olması nedeniyle usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş olan davacı şirket ticari defter kayıtları, sahibi lehine delil olarak kabul edilerek 15.06.2023 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 127.209,68 TL alacaklı olduğu; 15.06.2023 takip tarihi itibarı ile davacının davalıdan 127.209,68 TL hesap alacağı ve 47.620,85 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 174.830,53 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, endüstriyel tüplü gaz tedarik sözleşmesi kapsamında ortaya çıkan fatura alacağına ilişkin başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. Md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya ... aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği,bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, tüplü gaz temin etmeye dair 20/06/2017 tarihinde Endüstriyel Gazlar Tüplü Ürünler Tedarik Sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafça fatura alacağının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine icra takibi yapıldığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine başlatılan takibin durmasına karar verildiği, mahkememizce tüm delillerin toplandığı ve ön inceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verilerek dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, taraflara usulüne uygun ihtaratların yapıldığı, incelemenin davacı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinden yapıldığı, davalı tarafça ticari defter ve kayıtların sunulmadığı, bu durumda HMK. 222/3 maddesi uyarınca bir tarafın ticari defterlerinin hükme esas alınabileceğinin düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davacıya ait 2017-2020 arası yıllara ilişkin ticari defterlerin usulüne uygun şekilde e-defter olarak tutulduğu, incelenen ticari defterlere ilişkin mükellefiyetlerin tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiği, icra takibinin dayanağı hesap ilişkisi 2017-2020 arası yıllardaki faturalar ve ödemelerden oluştuğu ve toplam 332.457,96-TL tutarındaki 119 adet faturanın davacı şirket tarafından düzenlendiği ve ticari defterlerine kaydedildiği, davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı toplam 205.248,28-TL tutarındaki davalı ödemeleri ve iade faturaları düzenlendiği, başkaca ödeme tespit edilmediği, 15/06/2023 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 127.209,63-TL alacaklı olduğu, raporun denetime elverişli olduğu, hükme esas alınabileceği görülmüştür.
Taraflar arasında 20/06/2017 tarihli "Endüstriyel Gazlar Tüplü Ürünler Tedarik Sözleşmesi imza edilmiş ve davalı yan sözleşmeye veya imzaya dair bir inkarda bulunmamıştır. Tedarik süreci devam ederken davalı ödeme yapmamaya başlamıştır. Sözleşmenin "Ödeme Koşulları" başlıklı 5. maddesinde "Müşteri faturaları, fatura tarihinden itibaren en geç 30 gün içerisinde ödeyecektir" hükmü bulunmakla davalı ödemelerinin belirli vadeye bağlandığı anlaşılmıştır. Davacının ürün tedariki kapsamında tanzim ettiği e-faturalar davalı sistemine düşse de itiraz veya iade görmemiştir. Oysa bir tacirin fatura alması ve 8 günlük sürede itiraz etmemiş olması halinde içeriğini kabul etmiş sayılacağı kanun hükmüdür. Bunun yanında fatura tek başına alacak iddiasını ispata yeter belgelerden olmasa da ticari defter tutmakla yükümlü olan davalı tacire verilen ihtarata rağmen defterlerini bilirkişi incelemesine sunmamıştır. HMK 222/3 maddesi bu mazeretsiz durumu karşı tarafın defterlerinin hükme esas alınabileceği şekilde düzenlemiş, Mahkememizce de bu yöndeki ihtarat davalıya yapılmıştır. Ancak yapılan ihtara rağmen davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmamış olması nedeniyle usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş olan davacı şirket ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil olarak kabul edilip hükme esas alınabileceğine kanaat edilmiştir. Davacının defterlerinin kendi lehine delil olduğu, defterlerden alacağının açıkça anlaşıldığı, davalı yanın mazeretsiz defter sunmamakla birlikte faturalara da itirazının olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davalı yan her ne kadar konkordato sürecinde olduğuna dair itirazda bulunsa da takibin 2023 yılında yapıldığı, konkordato davasının 2020 yılında açıldığı, davacı bu süreçte alacak kaydı talebinde bulunmuş, nihai rapora red oyu kullanmış, netice olarak da davalı lehine tasdik kararı verilmeyip dava 2022 yılında reddedilmiştir. Davacının ödeme projesine onayı bulunmayıp ortada bir tasdik kararı da olmadığından konkordato sürecine yönelik takip veya alacak iddiasına engel bir durumun bulunmadığı anlaşılmış, itiraza itibar edilmemiştir.
Sözleşmede belirli vade bulunmakla birlikte her bir fatura için yapılan faiz hesabına göre davacı talebinin işlemiş faiz yönüyle de yerinde olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiş itirazın tümden iptaline, asıl alacağa avans faizi işletilmek suretiyle takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu edilen asıl alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, alım satım bedellerinin ve belirli vadeye göre ferilerin tespiti mümkün görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin aynen devamına, takipten sonra asıl alacağa değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 34.966,10 -TL'nın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 11.942,67-TL harcın, peşin alınan 2.111,52-TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.831,15-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvurma harcının ve 2.111,52-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.381,37-TL harç bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.110,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/10/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır