T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARA
ESAS NO:2023/628 Esas
KARAR NO :2025/599
DAVA:Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ:27/09/2023
KARAR TARİHİ:16/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında, belirsiz süreli olarak "Elektrik Abonelik Sözleşmesi" imzalandığını, imzalanan elektrik abonelik sözleşmesinin sonucunda davacı şirket; ... adresinde ticari faaliyetini yürütürken elektrik hizmetini ... Firmasından tedarik ettiğini, sözleşme tarihinden itibaren 18.02.2023 tarihine kadar ilgili iş yerinde tahakkuk eden tüm elektrik faturalarını düzenli olarak ödediğini, davacının davalı şirkete hiçbir borcu bulunmadığını, davacının 2023
yılı Şubat ayında, elektrik hizmeti aldığı tesisat mahallinin bulunduğu işyerini tahliye etmek ve buradaki ticari faaliyetini sonlandırmak zorunda kaldığını, davacı şirketin tahliyesine ilişkin tahliye kaydının...'ın sistemine 26.02.2023 tarihinde düştüğünü, davalının en geç 01.04.2023 tarihinde tahliyeden haberdar olduğunu, davacı şirketin 10.04.2023 tarihinde ayrıca davalı şirkete ait "...(..." mail adresine davalı şirkete tahliyeyi bildirdiğini ve ilgili yerde yeni abonelik açıldığına dair bilgilendirme yaptığını, davacının tahliye işlemi onaylandığını ve serbest tüketici vasfi sona ermiş olmasına ve tahakkuk etmiş tüm faturaları ödemesine rağmen davalının haksız ve mesnetsiz bir şekilde 702.423,92 TL tutarlı bir fatura daha tahakkuk ettirdiğini, davalının davacıyı teminat niteliğindeki çeki tahsile koyacağı yönünde tehdit ettiğini ve davacıdan 05.05.2023 tarihinde 350.000,00 TL tutarında haksız ve mesnetsiz tahsilat yaptığını, davalı şirket ayrıca 702.423,92TL'lik mesnetsiz faturadan bakiye kalan kısmının ödenmesi için de davacıya baskı yaparak İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi 2023/... esas sayılı icra takibini başlattığını belirterek; davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, 702.423,92 TL tutarındaki faturanın iptaline, davacıdan tahsil edilen ve sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet veren 350.000TL'nin ödeme tarihi olan 05.05.2023 tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının 25.04.2023 tarihinde çağrı merkezi aracılığı ile davalı şirkete ulaşarak tahliye talebinin mal sahibi tarafından verildiğini beyan ettiğini, cayma faturası için sürecin nasıl işleyeceği hususunda bilgi talep ettiğini, davacıya kapanış evraklarının iletilmesi halinde tahliye işleminin işleme alınacağı bilgisinin verildiğini, tahliye bildiriminin davacı tarafından davalıya yapılmadığını, davalının herhangi bir şekilde kimseyi tehdit etmesinin söz konusu olmadığını, söz konusu çekin tahsil edilmediğini, davacının tamamen kendi istek ve rızasıyla ödeme yaptığını, davacının usulüne uygun olarak tahliye işlemini davalı şirkete bildirmediğinden, haksız bir şekilde sözleşme bitiş süresinden önce fesih nedeniyle cezai şart niteliğinde cayma bedeli faturalandırıldığını, Cayma Bedeline ilişkin faturanın hesaplamasının elektrik abonelik sözleşmesinin hükümlerine göre öngörülen cezai bedele ilişkin düzenlendiğini, davalı şirket tarafından kesilen tüm faturalar hukuka ve sözleşmeye uygun şekilde kesildiğini, davacı şirketin bu cayma faturasından ötürü borçlu olmaması gibi bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığını, davacının elektriği kullanıp ve sözleşmeyi haksız ve usulüne uygun olmayan şekilde feshetmiş olduğundan bu durum faturalandırılıp tahsil edildiğini belirterek; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER
1-Bilirkişi Raporu.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen 10/02/2025 tarihli raporda özetle; Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin eki niteliğindeki “ABONEYE ÖZEL SÖZLEŞME KOŞULLARI” bölümünün 1. maddesinin, sözleşmenin elektrik tedarik başlangıç tarihinden itibaren 24 ay içinde feshedilmesi veya herhangi bir sebeple abonenin (davacı) tedarikçinin (davalı) portföyünden çıkması halinde “fesih tazminatı” adı altında bir ceza koşulu hükmü İçerdiği, Dosyaya sunulu sözleşmede imza tarihinin boş bırakıldığı, bununla birlikte, faturalar ve taraf beyanları incelendiğinde, elektrik tedarik başlangıç tarihinin 01.10.2021 olarak anlaşıldığı, başlangıç tarihi olarak 01.10.2021 tarihi kabul edildiğinde, davacının 31.03.2023 tarihinde 24 ay dolmadan davalının portföyünden ayrılmasından bahisle, yukarıdaki maddede anılan sözleşme hükmünün uygulama bulabileceği, Diğer taraftan, uyuşmazlığa konu sözleşme, belirli bir mahalde davacıya elektrik tedarik hizmeti sunulması amacıyla akdedilmiş olduğundan, davacının söz konusu mahali tahliye etmesi ile birlikte sözleşme konusunun imkansızlaşmış kabul edilebileceği, davacının tahliye sonucunda sözleşmeyi sona erdirmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu; ancak tarafların tacir olduğu ve bu sözleşme koşullarına yönelik bir geçersizlik itirazı da bulunmadığından hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu, Dava konusu 702.423,92 TL tutarındaki fesih tazminatı, sözleşme bitiş süresinden önce davalının sözleşmeden cayması nedeniyle faturaların ortalama tutarının 2 katı olarak tahakkuk ettirilmiş olduğu, sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava menfi tespit davasıdır.
Uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilen elektrik abonelik sözleşmesinin davacı tarafından gerçekleştirilen feshin haklı olup olmadığı ve fesih nedeniyle tahakkuk ettirilen yasal takibe konulan ve yasal takip yapılmadan ödenen cayma bedellerinin koşullarının doğup doğmadığı cayma bedeli koşulu doğmuş ise hesaplamanın taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak hesaplanıp hesaplanmadığı ve bu kapsamda davacının davalı alacaklıya yönelik gerek MTS icra dosyası kaynaklı gerek ise yapmış olduğu ödemeler nedeniyle borçlu olup olmadığı ve yapmış olduğu ödemelerin istirdat koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
Tarafların dayandıkları vakaların ispatı için delil olarak ileri sürdükleri, taraflar arasındaki elektrik abonelik sözleşmesinin, davalı şirket tarafından davacıya düzenlenen faturaların, davacın davalıya yapmış olduğu ödemelere ilişkin çek fotokopilerinin, elektrik tüketim sözlemesinin ifa edileceği adresten davacı tüketici şirketin tahliye edildiğine dair kira sözleşmesi fesih protokolünün, davacı tüketici şirketin elektrik tüketim sözlemesinin ifa edileceği adresten tahliye edilmesi sebebi ile elektriğinin kesildiğine ilişkin ... elektrik dağıtım şirketinin cevabının, davalı tarafından kendisine düzenlenen faturayı itirazı kayıtla ödendiğine ilişkin davacı tarafın davalıya düzenlediği ihtarın, icra dosyasının mahkememiz dosyasına sunulduğu görüldü.
Taraflar arasındaki elektrik abonelik sözleşmesinin feshinden kaynaklı olarak davalı elektrik sağlayıcısı şirketin cezai şart talep edip edemeyeceği, cezai şart talep edebilecek ise cezai şart miktarının tespiti için dosya Elektrik Mühendisi, sözleşeme hukuku uzmanı hukukçu ile SMMM bilirkişisinden oluşan heyete tevdi edilerek rapor alınmış, bilirkişi heyetinin dosyaya sunduğu kök ve ek raporun denetime el verişli ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; dava ve cevap dilekçeleri ile dosyaya yansıyan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacı elektrik tüketicisinin faaliyet gösterdiği ... adresinde bulunan işletmesi için davalı elektrik tedarikçisi şirket ile davacının elektrik tedarik sözleşmesi imzaladığı, taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacının davalı şirketten belirli bir süre elektrik tedarik ettiği, daha sonrasında davacının söz konusu adresten tahliye edildiği ve tahliye nedeni ile taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacının davalı şirketten tedarik etmesi gereken enerjiyi tedarik edemediği, davalı şirketinde yaşanan eylemli fesih nedeni ile sözleşmedeki hüküm gereğince davacıya cezai şart alacağına ilişkin fatura düzenlediği, davacı şirketinde söz konusu fatura bedelinin bir kısmını itirazı kayıtla ödediği uyuşmazlık dışıdır. Uyuşmazlığın esasını taraflar arasındaki elektrik tedarik sözleşmesinin erken feshinden kaynaklı olarak davacının cezai şart ödeme koşulları oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosyaya sunulan bilgi belgelerden davacının ilgili adresten tahliye edildiği, davacı şirketin tahliye gerekçesi ile, elektrik dağıtım şirketi ... Elektriğe baş vurarak elektriğini kapatığı görülmüş, mahkemece alınan bilirkişi raporundaki tespitlerde de belirtildiği üzere uyuşmazlığa konu sözleşme, belirli bir mahalde davacıya elektrik tedarik
hizmeti sunulması amacıyla akdedilmiş olduğu gözetildiğinde, davacı tüketici şirketin söz konusu mahali tahliye
etmesi ile birlikte sözleşme konusunun imkansızlaştığı dolayısı ile davacının
tahliye sonucunda sözleşmeyi sona erdirmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı taraf tacir ise de, somut olayda sözleşmenin ifa imkansızlığı nedeni ile feshi söz konusu olduğundan davacı tarafa basiretli tacir karinesinin yüklenemeyeceği, ifa imkansızlığı nedeni ile davalının cezai şart alacağı talep etme koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından davalının davacıya düzenlemiş olduğu 19/04/2024 tarihli ... no’lu 702.423,92 TL bedelli fatura nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, söz konusu fatura nedeni ile davacının davalıya itirazi kayıtla ödediği 350.00,00 TL 'nin ödeme tarihi olan 05/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davlıdan istirdatı ile davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davacının 19/04/2024 tarihli ... no’lu 702.423,92 TL bedelli fatura nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-350.00,00 TL 'nin ödeme tarihi olan 05/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davlıdan istirdatı ile davacıya ödenmesine
3-Karar ve ilam harcı 23.908,50-TL nin peşin alınan 5.977,13-TL den düşümü ile kalan 17.931,37-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 6.246,98-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 12.169,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 56.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere karar verildi.16/07/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır