T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/63 Esas
KARAR NO: 2024/93
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/01/2023
KARAR TARİHİ: 19/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari nitelikte yapılan iş hususunda anlaştıklarını, davalının, müvekkilinden muhtelif zamanlarda malzeme aldığını ve iş bu malzemelerin davalıya teslim edildiğini, anlaşma gereği müvekkili üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini, müvekkili tarafından anlaşma gereğinde düzenlenen faturalardan; Pvc poşet satımına konu ... tarihli, ... nolu 16.911,05TL tutarlı fatura, pvc poşet satımına konu ... tarihli, ... nolu 4.434,94TL tutarlı fatura, kutu ve pvc poşet satımına konu ... tarihli, ... nolu 4.815,58TL tutarlı fatura, kutu ve kalıp satımına konu..tarih, ... nolu 10.532,39TL tutarlı fatura ve kutu satımına konu ... tarihli, ... nolu 17.573,30TL tutarlı (bakiyesi 12.267,04TL) olmak üzere toplam 48.961,00-TL ana para borcu tüm ihtarlara rağmen davalı tarafça ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı süresinde davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
Mahkememizce vergi dairesi kayıtları ve ... 1. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden celp edilerek dosya kapsamına alınmıştır.
İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının ... 1. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında 5 adet faturadan kaynaklanan 48.941,00-TL asıl alacak, 42.612,39-TL faiz olmak üzere toplam 91.573,39-TL alacak üzerinden takip yapıldığı, ödeme emrinin 21/12/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 28/012/2021 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Mali Müşavir bilirkişinin 26/09/2023 tarihli raporunda özetle; Davacının ibraz olunan ticari defterlerinin kapanış noter tasdiklerinin eksik olduğu bu nedenle davacı defterlerinin takdiri delil niteliğine haiz olabileceği, Davalının ticari defter ibrazında bulunmadığı, Davacının ticari defterlerine göre davacının dava ve takip tarihi itibariyle 168.728,35TL davalıdan alacaklı göründüğü, Ancak davacının dava konusu takipte son 5 adet faturasından bakiye 48.961,00TL asıl alacak talebinde bulunduğu, Davacının takibe dayanak faturalarının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davacının takibe dayanak toplam tutarı 26.161,54TL tutarlı 3 faturası davalının Ba formunda beyan edilmiş olmakla davalı aleyhine borç doğurduğu, takibe dayanak diğer faturaların davalı aleyhine borç doğurduğu hususunun ispata muhtaç olduğu, Davacının ticari defterlerindeki kaydi veriler, davacının takibe dayanak faturalarından davalının Ba formunda beyan edilmiş toplam tutarı 26.161,54TL tutarlı olan 3 faturasının davalı aleyhine borç doğurduğu ve davalı vekilinin cevap dilekçesinde fatura bedellerinin ödendiği yönünde savunmada bulunmasına rağmen dava dosyasına herhangi bir ödeme belgesi sunamamış olması nazara alınarak 29.11.2021 tarihi takip itibariyle davacının 26.161,54TL davalıdan asıl alacağı olabileceği, Davacının 26.161,54TL'yi aşan (22.799,43TL) alacak iddiasının bu aşamada ispata muhtaç olduğu, Takipten önce temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu, Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 29.11.2021 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının 16,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren 616,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.s
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında 5 adet fatura alacağına ilişkin yapılan icra takibine davalının itirazı sonucu takibin durması ve mahkememize açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "..." içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. Md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği,bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde,
Taraflar arasında ticari satım ilişki bulunduğu, mahkememizce deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor aldırıldığı, aldırılan bilirkişi raporu ile, davacının ibraz olunan ticari defterlerinin kapanış noter tasdiklerinin eksik olduğu bu nedenle davacı defterlerinin takdiri delil niteliğine haiz olabileceği, davalının ticari defter ibrazında bulunmadığı, davacının ticari defterlerine göre davacının dava ve takip tarihi itibariyle 168.728,35TL davalıdan alacaklı göründüğü, Ancak davacının dava konusu takipte son 5 adet faturasından bakiye 48.961,00-TL asıl alacak talebinde bulunduğu, davacının takibe dayanak faturalarının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davacının takibe dayanak toplam tutarı 26.161,54TL tutarlı 3 faturası davalının Ba formunda beyan edilmiş olmakla davalı aleyhine borç doğurduğu, takibe dayanak diğer faturaların davalı aleyhine borç doğurduğu hususunun ispata muhtaç olduğu, davacının ticari defterlerindeki kaydi veriler, davacının takibe dayanak faturalarından davalının Ba formunda beyan edilmiş toplam tutarı 26.161,54TL tutarlı olan 3 faturasının davalı aleyhine borç doğurduğu ve davalı vekilinin cevap dilekçesinde fatura bedellerinin ödendiği yönünde savunmada bulunmasına rağmen dava dosyasına herhangi bir ödeme belgesi sunamamış olması nazara alınarak 29.11.2021 tarihi takip itibariyle davacının 26.161,54TL davalıdan asıl alacağı olabileceği, Davacının 26.161,54TL'yi aşan (22.799,43TL) alacak iddiasının bu aşamada ispata muhtaç olduğu, takipten önce temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu, davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; 29.11.2021 takip tarihi itibari ile değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceğinin tespit edildiği görülmüştür.
Davaya cevap vermeyen davalı yan vekili ön inceleme duruşmasında hazır bulunmakla dava konusu tüm faturaların ödendiğini beyan etmiş ve ödeme iddiası kapsamında delillerini sunmak üzere aynı celsede kendisine süre verilmiş, herhangi bir delil bildirilmediği gibi usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defterlerini de ibraz etmediği, dolayısıyla ödeme itirazı ile davalının ispat yükünü üzerinde aldığı ve de HMK 222/3 maddesine göre lehe delil niteliklerini haiz davacı ticari defterlerinin hükme esas alınabileceği anlaşılmştır. Takibe dayanak olan faturalardan davalının haberdar olduğu, 3 fatura yönünden ba/bs formlarının da birbirini teyit ettiği, bunun yanında davalının ödeme itirazını ileri sürdüğü, böylelikle dava konusu faturaların sözleşmesel varlığı ile borç doğurduğuna itiraz edilmediği, davalı yanca ileri sürülen ödeme itirazı kapsamında defter veya delil ibraz edilmediği, incelenen davacı defterlerine göre dava konusu 5 fatura kapsamında davalı ödemesinin tespit edilemediği, davacı defterlerinde sadece 3 fatura kayıtlı olsa da salt kayda geçmemesi nedeniyle diğer 2 faturanın borç doğurmadığını kabul etmenin mümkün olmadığı, kaldı ki davalının da bu faturaların varlığını kabul ettiği, ödeme itirazı ile hükümden düşmeyeceği, davalı yanın üzerine düşen ispat yükünü yerine getirmediği, mevcut alacak için takipten önce doğan bir temerrüt durumu bulunmadığı, fatura bulunsa da vadenin belirli veya kesin olduğuna dair delil bulunmadığı, bu nedenle işlemiş faiz itirazının iptali gerekmediği anlaşılmakla takipteki asıl alacak yönünden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu edilen asıl alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
Kötü Niyet Tazminatı yönünden; Kötüniyet tazminatı İİK 67/2 maddesinde düzenlenmiştir. İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca alacaklının kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Alacaklının icra takibini kötü niyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Bu yönde tespit veya ispat bulunmadığından, talep de süresinde ileri sürülmediğinden yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... 1. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin TL 48.961,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin Reddine,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 9.792,20-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalının süresinde olmayıp yasal koşulları taşımayan kötüniyet tazminatı talebinin Reddine,
4-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 3.344,53-TL karar ve ilam harcından 1.105,98-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 2.238,55-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvuru harcı, 1.105,98-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.285,88-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.206,00-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına (%53,4665) göre 1.179,49-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 1.560,00-TL'nin davanın kabul-red oranına göre 834,08-TL'sinin davalıdan, 725,92-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/02/2024
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza