T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/639 Esas
KARAR NO :2025/236
DAVA:Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:21/09/2016
KARAR TARİHİ:19/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankadan 2014 yılından bu yana farklı tarihlerde kredi kullandığını, kullandığı her krediden "Kredi tahsis komisyonu", "her türlü kredi limit tahsis", "komisyon tahsilatı", "kredi açılışı faiz komisyonu" gibi isimler altında bedeller alındığını, alınan bu bedellere ilişkin belgelerin müvekkiline verilmediğini, müzakeresinin yapılmadığını, davalı müvekkiline imzalattığı sözleşmenin bir örneğini vermediğini, sözleşme hürriyeti ilkesine aykırı davrandığını belirterek haksız alınan bedellerin iadesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının imzaladığı genel kredi sözleşmesinin ne kamu düzenine, ne de şahsiyet haklarına aykırı olmadığını, sözleşmenin geçerli bir sözleşme olup; tam ya da kısmi butlanını talep etmenin somut dayanakları olmayan mücerret bir talep olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
BOZMA: Mahkememizden verilen 03/02/2021 tarih ve 2016/908 Esas 2021/48 Karar sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2023 tarih ve 2021/930 Esas 2023/1265 Karar sayılı ilamıyla KALDIRILMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2021/930 Esas 2023/1265 Karar sayılı kararının kaldırma gerekçesinde; '' Mahkemece daha önce rapor düzenleyen veya başka bir bankacı bilirkişiden taraflar arasında imzalanan ve dosyada mübrez genel kredi sözleşmelerinin ve gerekirse yerinde banka kayıtlarının incelenmesi suretiyle; davalı banka tarafından tahsil edilen ücretlerin kalem kalem türleri ile miktarları, hangi tarihte ve hangi kredi sözleşmesi sebebiyle alındıkları, genel kredi sözleşmelerinde alınan ücretler ve oranları ile ilgili açık bir düzenleme olup olmadığı, sözleşmelerde açık bir oran belirlenmemiş olması halinde davalı bankadan yukarıda sözü edilen tebliğin 6. maddesi uyarınca söz konusu ücretler ve oranları ile ilgili olarak internet sitesinde ilan yapıp yapmadığı, bu bedellerle ilgili Merkez Bankası'na bildirimde bulunup bulunmadığı tespitlerini, yine Mahkemece bu nitelikteki krediler için hangi miktar ve oranda masraf ve ücret alındığı diğer bankalardan sorulmak suretiyle davalı bankanın tahsil ettiği ücretlerin oranı ve miktarının emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirmesini içeren rapor alınması, alınacak rapor ile birlikte yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğünden sonra imzalanan sözleşmelerde bulunan masraf alınacağına dair hükümlerin genel işlem şartı olup olmadığının da değerlendirilmesi neticesinde sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. '' şeklinde karar verilmiştir.
DELİLLER
1-Bilirkişi Raporu ve bilirkişi ek raporu.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 03.06.2024 tarihli raporda özetle; Davalı Banka tarafından Önceki bölümde açıklanan belgelerin dosyaya sunulması halinde kesin raporumuzun düzenlenebileceğini, Bu nedenle şu aşamada dosyanın ekte iade edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 28.02.2025 tarihli raporda özetle; Önceki bölümlerde ve değerlendirme bölümünde kapsamlı olarak açıklandığı üzere, davacıya açılan 42 adet krediden dolayı iadesi talep edilen 12.105.21 TL ( doğrusu 12.078,81 TL olup, 27 TL hatalıdır) kredi komisyon tutarlarının İstinaf kararı kapsamında yapılan incelemede, Raporun 5. bölümünde bulunan 4 adette 8.365,88 TL kredi için alınan komisyonun iade konusu olabileceği, çünkü hangi krediden dolayı alındıklarının tespit edilemediği, sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava alacak davasıdır.
Uyuşmazlık; taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi kapsamında yapılan kesintilerin genel işlem koşulları nedeniyle davacının tacir olması da gözetilerek somut olayda kesintilerin tümden iadesi gerekip gerekmediği, kısmen iade gerekiyorsa gelen emsal banka uygulamalarına ilişkin yazılar karşısında iadeye tabi tutar bulunup bulunmadığı konularında toplandığı görülmüştür.
Tarafların dayandığı vakaların ispatı için delil olarak ileri sürdükleri, davacının davalı bankadan kullandığı kredilere ilişkin genel kredi sözleşmelerinin, kullanılan kredilere ilişkin hesap ekstrelerinin, Komisyon tutar makbuzlarının dosyaya celp edildiği görüldü.
Taraflar arasındaki kredi sözleşmeleri nedeni ile davalı bankanın davacıdan fazladan komisyon bedeli kesintisi yapıp yapmadığının tespiti için alınan bilirkişi raporunun denetime açık olduğu ve hükme esas alınabileceği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; Taraflar arasındaki uyuşmazlık nedeni ile mahkememizin... sayılı dosyasından yapılan yargılama neticesinde verilen kararın istinaf edildiği, BAM 13. Hukuk Dairesinin 2021/930 Esas 2023/1265 Karar sayılı kaldırma kararı doğrultusunda dosya yeniden esasa kaydı yapılmış, kaldırma kararı doğrultusunda davalı bankadan taraflar arasındaki kredi sözleşmeleri ile kesintilere ilişkin ekstreler dosyaya celp edilmiştir. Dosyaya celp edilen bilgi ve belgelerden, davalı Banka ile davacı arasında 04.09.2013 tarihli 320.000 TL.lık ve 24.10.2014 tarihli 550.000 TL.lık Genel Kredi sözleşmeleri imzalanmış, dosyaya sunulan hesap ekstrelerinden söz konusu kredi sözleşmelerine dayalı olarak davalı Banka tarafından davacıya bu dönemde çok sayıda ağırlıklı iskonto ve rotatif krediler kullandırıldığı, bu işlemlere karşılık peşin komisyon ve kredi komisyonları ile gider vergileri tahsil edildiği görülmüştür. Davalı Banka alınan komisyonları dosyaya takım halinde sunulan kredi sözleşmelerin 8.maddesine dayandırdığı, ilgili maddenin davalı bankaya açılan kredilere uygulanacak faiz oranları ile komisyon oranları tespit hakkı verdiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme metninde taraflarca belirlenmiş bir komisyon oran bulunmadığı görülmüş, davalı banka tarafından kredilere uygulanacak faiz ve komisyon oranlarının TC Merkez Bankasına (TCMB) bildirilmesi gerektiği ancak davalı Banka 2014-2016 yılları arasında uyguladığı azami oranlara ilişkin TC Merkez Bankasına yaptığı bildirimleri dosyaya sunmadığı görülmüştür. Buna karşılık komisyon oranlarının Banka web sitesi duyurular kısmında yer aldığı davalı banka tarafından beyan edilmiş ise de tek taraflı olarak duyurulan komisyon oranları davacıyı bağlamayacağı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda dosyada emsal olarak 3 Bankadan 2014-2016 yılları arasında kredilerden alınacak komisyon oranlarına ilişkin TCMB duyuruları dosyaya celp edilmiş, İki Bankanın açılan kredilerden (...) ortalama % 2, ... Bankasının ise ortalama Binde 5 komisyon aldığı tespit edilmiştir. Davalı Bankanın bu oranlardan daha düşük komisyon talep ettiği görülmüştür, Davacının iadesini talep ettiği 42 krediden 9 tanesinde davalı Bankaya açılacak kredi türü, faiz oranı ve alınacak komisyon oran/tutarı konusunda yazılı onay verdiği tespit edilmiş, davalı Banka kredi kullandırmadan önce müşteriden kredi koşulları konusunda bilgilendirme ve onay aldığı anlaşılmakla birlikte kalan 33 adet krediye ilişkin kredi onay belgelerini dosyaya sunmadığı diğer taraftan davacının talep ettiği 782,51 TL.nin davalı banka tarafından tahsil edilmediği anlaşılmaktadır. Bilirkişinin yapmış olduğu tespitler doğrultusunda davacının 9 adet krediden kaynaklı kesinti için onay verdiği, diğer komisyon alımlarında davacı onayının bulunmadığı, diğer taraftan 28 adette toplam 2.957,42 TL.lık komisyon işlemlerinin ise açılan iskonto kredilerden kaynaklandığı, alınan komisyonların kredi türü itibariyle dönem sonu alınan faiz işlemlerinden kaynaklandığı dolayısıyla genel kredi sözleşmesi kapsamında davalının yaptığı kesintinin yerinde olduğu, ancak bilirkişi raporunun 5.ç bölümünde yer alan kredi tahsis komisyonu olarak tahsil edilen 8.365,88 TL.lık kesintilerin hangi krediden kaynaklandığı davalı bankaca ispat edilemediğinden davanın kısmen kabulü ile, 8.365,88 -TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
Davanın Kısmen KABULÜ ile;
1-İstirdada tabi 8.365,88 -TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine
2-Karar ve ilam harcı 615,40-TL nin peşin harç ve ıslah harcından alınan toplam 204,20-TL den düşümü ile kalan 411,20-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 233,40-TL peşin, başvuru ve ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 3.395,75-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 2.527,90-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 8.365,88-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 2.872,12-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davalı tarafından yapılan 58,25-TL yargılama giderinin red edilen miktar oranlanarak takdiren 14,80-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı parasal miktar itibariyle kesin karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır