T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/64 Esas
KARAR NO: 2024/546
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/12/2022
KARAR TARİHİ: 10/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin davalı şirket gibi birçok firma ile çalışmakta olduğunu ve ödemelerini çek vasıtasıyla yaptığını, bu zamana kadar karşılıksız çıkan bir çeki olmadığını, davalı şirket ile aralarında olan iş gereği yapılması gereken ödemeyi çek vasıtasıyla yaptığını, çekin zamanında ödendiğini açık şekilde şirket arasındaki mail yazışmalarında ifade ettiğini, davalı şirketin ödenmiş olan çeke ilişkin icra takibi başlattığını, başlatılan icra takibinin haksız ve mesnetsiz olduğunu beyan ederek ... İcra Dairesi 2022/...E sayılı icra takibinin durdurulmasına ve takibin iptaline, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacının menfi tespit talebi taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkili şirkete hiçbir borcu bulunmadığının tespitine ilişkin olup borçlarının ödeme ile sona erdiği iddia olunduğunu, bu durumda, müvekkili şirket ile davacı taraf arasında devam eden ticari ilişkinin incelenerek müvekkili şirketin TL ve döviz satışlarından doğan alacağı ile bu satışlara istinaden davacı tarafça yapılan ödemelerin ispatlanması gerektiğini, aleyhe hususları kabul anlamına gelmemekle beraber davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan e-posta yazışmasında dahi müvekkili şirketin alacaklı olduğunun belirtildiğini, bununla beraber, davacı tarafa hem USD bedel ile hem de TL bedelle satışlar yapılmış olup ilgili e-posta yazışmasında bahsedilen çek, davacı tarafça TL satışlarından doğan alacak ile yeni siparişlere istinaden verildiğini ve müvekkili şirket tarafından da aynı tarihte ciro edildiğini, dava dilekçesine eklenen e-postada sorulduğu üzere çekin USD hesabından doğan eski borcun ifası uğruna alınarak TL siparişleri için ayrıca ödeme yapılmasına da muvafakat edilmediğini, nitekim işbu e-postaya cevaben gönderilen herhangi bir kabul cevabı da bulunmadığını, delillerin incelenmesi ile tespit edileceği üzere davacı tarafça bu yönde bir delil sunulamadığı gibi TL satışına ilişkin teslim edilen ve aynı tarihte müvekkili şirket tarafından da ciro edilen döviz çeklerine ilişkin kur hesabında da çek teslim tarihi ya da en geç ciro tarihi esas alınması gerektiğini, açılan menfi tespit davasına göre ispat külfetinin davacının üzerinde olduğunu beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; icra takibine konu edilen çekin, ödendiği iddiasıyla borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.
İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya aittir. Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir. Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır. Borçlu, bononun başka bir amaçla verildiği yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlamalıdır. Bu konuda tanık dinletilmesi de mümkün değildir. (Yargıtay 19. HD 2018/2939 Esas 2019/4786 Karar sayılı 2017/3521 Esas 2019/1844 Karar sayılı içtihatları) Senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası yönünden ise TTK'nın 778. maddesi delaletiyle 680. maddesi gereğince açık bono düzenlenebileceği ve davacının bu iddiasını da ancak yazılı delille ispat edebileceği izahtan varestedir. Bir başka söyleyişle asıl olan senede karşı senetle ispat kuralıdır.
Tüm bu açıklamalar ışığında tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmiş, icra dosyası incelenmiş, alanında uzman bilirkişiden rapor alınmıştır.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 24.643,27 USD (449.118,67-TL) ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 10 Eylül 2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 15/09/2022 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür.
Bilirkişinin düzenlediği 08/01/2024 tarihli 7 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davalının ibraz olunan ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, e-defter beratlarının sürelerinde alındığı, envanter defterlerinin süresinde noter tasdiklerinin yapıldığı görülmekle sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalının ticari defter ibrazında bulunmadığı, davacının menfi tespit talebine konu takipte 24.623,27USD asıl alacak talebinde bulunulduğu, davalının ticari defterlerinde davacıya ilişkin USD ve Türk Lirası cinsinden iki ayrı hesap tutulduğu, davalının ticari defterlerine göre, davacının menfi tespit talebine konu takip tarihi olan 31.08.2023 tarihi itibariyle davalının davacıdan USD cinsinden alacağı olmadığı aksine davalı takip alacaklısının 60.623,57USD davacıya borcu olduğu, ancak davalının davacıya dair tuttuğu Türk Lirası Cinsinden olan hesapta kaydi olarak takip tarihi itibariyle 1.121.436,63TL davacıdan alacaklı göründüğü, davacının menfi tespit talebine konu USD cinsinden olmak üzere .... İcra Dairesinin 2022/... Esas dosyasından başlatılan takipte 31.08.2022 takip tarihinde davacının davalıya USD cinsinden borcu olmadığı aksine 60.623,57USD alacağı olduğu, davalı takip alacaklısının Türk Lirası cinsinden alacağına USD cinsinden takip yapabileceği benimsenirse, 31.08.2022 takip tarihi itibariyle davalının Türk Lirası cinsinden 1.121.436,63TL kaydi alacağından Davacının 60.623,57USD alacağının takip tarihindeki TCMB döviz kuru esas alınarak 18,1648 X 60.623,57 -1.101.215,02TL'nin mahsubu sonucu davalı takip alacaklısının takip tarihindeki alacağının 1.141.436,63TL-1.101.215,02TL- 20.221,61TL olabileceği, 31.08.2022 takip tarihindeki 20.221,651TL alacağının USD cinsinden karşılığının(20.221,61TL/18,16485)1.113,23USD olabileceği, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 07.06.2024 tarihli ek raporda özetle; Dava dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davalıya ait ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, davalının itirazlarına ilişkin hususlara Kök Rapor'da değinildiği ve ek rapor aşamasında da davalının yeni bir bilgi ve belge sunmadığı, kök raporda davalının ticari defter ve kayıtları incelenerek kanaat oluşturulduğu gözetilerek, bu aşamada da, aynı perspektif ile Kök Rapor'daki görüşün özünün muhafaza edildiği, ancak Sayın Mahkemenin HMK 282 gereği bilirkişi görüşü ile bağlı olmadığı gözetilerek, Sayın Mahkemenin davalı savları yönünde hüküm kurmakta muhtar olduğunun mütala edildiği, keyfiyeti, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifi 6100 sayılı HMK'nın md. 266/c.2 ve 6754 sayılı Kanun'un md. 3/3 hükümlerine dayalı olarak tamamen ve münhasıran muhterem Mahkememize ait olmak üzere sonuç ve kaanatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişkinin TL ve USD alacaklar için iki ayrı hesapta takip edildiği, taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, bu süre içerisinde davacı tarafından ticari defter ve kayıtlar sunulmadığından HMK 222. Maddesi gereği davalı tarafın usulüne uygun tutulan ticari defterlerindeki kayıtlar esas alınarak inceleme yapılmış buna göre takip tarihi itibariyle USD alacaklar için takip edilen hesaplara göre davacının borcunun bulunmadığı, aksine 60.623,57 USD alacağının bulunduğu, TL alacaklar için takip edilen hesaplara göre ise 1.121.436,63 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş, davaya konu icra takibinin USD alacağın tahsiline ilişkin olduğu nazara alındığında takip tarihi itibariyle davacının davalıya USD borcunun bulunmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar takip tarihi itibariyle davalının davacıdan TL alacağının olduğu tespit edilmiş ise de; davalının bu alacağının tahsilini talep etmediği, TL cinsi alacağın USD cinsi alacağa çevirmek suretiyle takip başlatamayacağı, taraflar arasında bu yönde bir anlaşmanın da bulunmadığı anlaşıldığından bu yöndeki davalı savunmalarına itibar edilmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile .... İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı takip dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Karar ve ilam harcı 26.299,14 nin peşin alınan 7.846,71-TL den düşümü ile kalan 18.452,43-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 7.927,41-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 2.650,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 59.749,55-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim v
e-imzalıdır