T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/651 Esas
KARAR NO :2025/203
DAVA:Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06/10/2023
KARAR TARİHİ:10/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 15.06.2022 tarihinde davalı ... A.Ş'den ... IMEI Numaralı, .../A ... marka ... model telefon satın aldığını, müvekkilini ürün arızalanana kadar kullanıldığını, daha sonra telefonun ses açma/kapama tuşunun 1 sene geçmeden arızalandığını, arızanın fark edilmesi üzerine telefonun kullanılmadığını, müvekkilinin arızanın giderilmesi için ...'ın yetkili teknik servislerinden olan davalı ... Teknik A.Ş'ye 02.03.2023 tarihinde ayıp bildirimi yaptığını, müvekkilinin ürünü hiçbir şekilde farklı teknik servise götürmediğini, davalı ... Teknik tarafından, ... süresi devam eden ürün üzerinde gerekli inceleme yapılmadan 08.03.2023 tarihli “Teslimat Formu”nda “... Merkezi tarafından cihazda kullanım kılavuzunda yer alan talimatlara aykırı olarak yetkili olmayan kişiler tarafından değişiklikler veya orijinal olmayan parçalar ve bunlara bağlı arıza tespit edilmiştir. Garantimiz yetkisiz yapılan değişikliklerden kaynaklanan sorunu kapsamamaktadır.” şeklinde belirtildiğini, davalı ... ve davalı ... Tekn. Ve Sat. Ltd. Şti'nin ürünün ... kapsamında olmadığı belirtilerek ürün onarımından imtina edildiğini, müvekkilinin için 17.03.2023 tarihinde Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurduğunu ve "Görev Yönünden Ret" kararı verildiğini, üründeki gizli ayıplar nedeniyle uğranılan hak kaybının giderilmesi gerektiğini, müvekkilinin seçimlik haklarını kullanma talebinin kabul edilmesi gerekmektiğini, mevzuatta yer alan seçimlik haklarından ücretsiz onarım hakkını seçmesi durumunda satıcının; işçilik masrafı, değiştirilen parça bedeli ya da başka herhangi bir ad altında hiçbir ücret talep etmeksizin malın onarımını yapmak veya yaptırmakla yükümlü olduğunun belirtildiğini iddia ederek; dava konusu telefonun ayıpsız misli ile değiştirilmesini, mümkün değilse cep telefonunun satış bedelinin ticari faizi ile birlikte davalılardan iadesini veya ücretsiz onarılmasını, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve Satış Ltd. Şti. Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin kendisi tarafından yetkilendirilmemiş kişilerce cihaz üzerinde yapılan yetkisiz müdahalenin tespiti halinde onarım hizmeti verme külfeti altında olmadığını, müvekkili tarafından yetkilendirilmemiş kişilerce ... markalı ürünler üzerinde yapılan yetkisiz müdahalenin tespiti halinde müvekkilinin ve yetkili teknik servis sağlayıcılarının) onarım hizmeti vermeme hakkının saklı tutulduğunu, ... Onarım Merkezinde uzman mühendisler tarafından yapılan incelemede cihazın yetkisiz müdahaleye maruz kaldığının tespit edildiğini, bu nedenle cihazın onarım işlemi sağlanmadan davacıya teslim edildiğini iddia ederek; davanın müvekkili açısından reddini, yargılama giderlerinin davacıya bırakılmasını ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Teknik Servis Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Öncelikle söz konusu cihazın satıcısı olmayan müvekkiline karşı husumet yöneltemeyeceğinden huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin dava konusu ürün de dâhil ürün ithalatçısı, satıcısı, dağıtıcısı, bayisi, acentesi olmadığını, bu nedenle taraflar arasında hukuki ilişki doğmadığını, diğer yandan kabul anlamına gelmemekle; davacının kusurlu eylemleri sonucunda meydana gelen arızanın mevcut olması nedeniyle cihazın ... kapsamı dışında tutulduğunu, tüketicinin seçimlik haklarını talep edebilmesi için mevzuat çerçevesinde gerekli koşulların oluşmadığının anlaşıldığını, müvekkilinin teknik servis kayıtlarında davacı tüketicinin 08.03.2023 tarihli başvurusunun bulunduğunu, ... onarım merkezi nezdinde yapılan incelemeler sonucunda davaya konu ürünün daha önceden yetkisiz müdahaleye maruz kaldığının tespit edildiğinden ürünün ... kapsamı dışında kaldığını iddia ederek; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin diğer taraflara yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... Tic. A.Ş. Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacının kanunda belirtilen sürelerde ayıp bildirimi yapmaması nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının telefonu 15.06.2022 tarihinde satın aldığını ve bu süreden sonra ayıp bildiriminde bulunmadığını, daha sonra ürünü 02.03.2022 tarihinde ...'nin yetkili servisi olan ... Teknik servise götürdüğünü, diğer yandan telefonun ses açma kapama tuşunun bozuk olmasıın gizli ayıp olmadığını ve telefonun alınmasından kısa süre içerisinde fark edilebileceğini, davalı ... firmasının uzman mühendisleri tarafından yürütülen incelemede yetkisiz müdahale olduğunun anlaşıldığını ve bu hususun 2301203282 Bildirim Numaralı Yetkili Teknik Servis Formu ile kayıt altına alındığını iddia ederek; davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
Bilgisayar Mühendisi Bilirkişinin 12/08/2024 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacı
tarafından 15/06/2022 tarihli fatura ile Davalılardan ... Bilişim' den satın alınan ...
IMEI numaralı ... marka ... model cep telefonunun 02/03/2023 tarihinde Davalılardan
... teknik servisine götürülmesi ve ... tarafından ürün üzerinde yetkisiz müdahale tespit edilmesi
dolayısıyla açılan davada dosyaya sunulan cep telefonu üzerinde yapılan incelemede cihazın yan düğme, ses
yüksekliği ayarlama düğmesi ve zil sesi anahtarının çalışmadığının tespit edildiği, cihaz üzerinde yapılan
incelemede Davalı ... tarafından tespit edildiği iddia edilen yetkisiz müdahaleye dair bir bulguya
rastlanmadığını, arızalı olduğu tespit edilen tuşların cihazın satın alındığı dönemde çalışır durumda olduğu
belirtildiğinden ve bu tuşların cihazın kullanımı sırasında aktif olarak kullanıldığı göz önüne alındığında;
ortaya çıkan bu arızanın cihazın ilk alındığı sırada mevcut olabilecek açık ayıp niteliğinde olamayacağı,
cihazın kullanımı sırasında ortaya çıkan gizli ayıp niteliğinde olduğu değerlendirileceği, ortaya çıkan gizli
ayıbın da üretimden kaynaklı olduğu sonucuna ulaşılacağı, üründe ... süresi içerisinde gizli ayıp
bulunduğu değerlendirmesi yapıldığından ve bu hali ile tamiri mümkün olduğundan dolayı misli ile
değiştirme veya ücretsiz onarım seçeneklerinin mümkün olabileceği," görüş ve kanatine varılmıştır.
Bilgisayar Mühendisi Bilirkişinin 10/02/2025 Tarihli Ek Raporunda Özetle; "Yetkisiz müdahale hususunda açıklanan görüşün aynen geçerli olduğu, yetkisiz müdahalenin
tespitine yönelik bir açıklama ve görsel sunulması halinde, varlığına yönelik bir değerlendirme
yapılabileceği,
Davacı tarafından servise başvuru tarihi olan 02/03/2023 tarihinde cihazın piyasa değerinin 27.000,00TL, dava açılma tarihi olan 06/10/2023 tarihinde söz konusu cihazın satış bedelinin 38.000,00-TL olduğunun değerlendirildiği, cihaz üzerinde tespit edilen arızaların giderilme ücretinin hem
Davacının başvuru tarihinde hem dava tarihindeki bedel karşılığı net olarak Davalılardan
istenebilecek olmakla birlikte 6.000,00–10.000,00-TL arası bir bedel olabileceğinin öngörüldüğü," görüş ve kanatine varılmıştır.
DELİLLER:
-Davacı tarafından sunulan; 15/06/2022 tarihli ve 20.999,00-TL bedelli fatura sureti, ... Teknik Servis Hizmetleri A.Ş. Teslimat Formu, Tüketici Hakem Heyeti Kararı
-Davalı ... Ve Satış Ltd. Şti. Tarafından sunulan; 08.03.2023 Tarihli Yetkili Teknik Servis Formu
-Davalı ... ... Tic. A.Ş. tarafından sunulan; ... Yetkili Servisine Ait Ürün Teslim Formu
-Bilirkişi raporları
-Tarafların beyan ve dilekçeleri
-Arabuluculuk son tutanağı
-Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satın alınan telefondaki ayıp nedeniyle ayıpsız misli ile değiştirilmesi olmazsa terditli olarak onarım ve bedel iadesi tahsili istemine ilişkindir.
Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur (6098/TBK.m.219)
6102 sayılı TTK'nın 23. maddesinde "Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır." düzenlemesine yer verilmekle birlikte, maldaki ayıbın ileri sürülmesi ile ilgili olarak ise 23/c maddesinde "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." hükmü düzenlenmiştir. 6098 Sayılı TBK'nun 223/2. maddesinde ise "alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır." hükmüne yer verilmiştir.
TTK m. 23/c uyarınca ticari satışlarda malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek ve incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa durumu bu süre içerisinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Gizli ayıp basit bir muayeneyle anlaşılamayacak durumda ise bu tür bir ayıbın ortaya çıkması halinde TBK.'nun 223-2. fıkrası uyarınca ayıbın derhal satıcıya bildirilmesi gerekmektedir.
TBK Alıcının seçimlik hakları başlıklı 227. maddesi;
"Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1.Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2.Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3.Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4.İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." şeklindedir.
TBK Dönmenin sonuçları başlıklı 229. maddesi;
"Satış sözleşmesinden dönen alıcı, satılanı, ondan elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya geri vermekle yükümlüdür. Buna karşılık alıcı da, satıcıdan aşağıdaki istemlerde bulunabilir:
1.Ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesi.
2.Satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış
olduğu giderlerin ödenmesi.
3.Ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesi.
Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür" şeklindedir.
Ayıba karşı tekeffül sorumluluğu, akdi bir sorumluluk türü olduğundan, sadece satım sözleşmesinin tarafları arasında geçerli olduğu, alıcının, ayıba karşı tekeffüle dayanan seçimlik haklarını, satıcı dışındaki kişilere, yani satım sözleşmesinin tarafı olmayan üçüncü kişilere (üreticiye, ithalatçıya, ara satıcıya ve benzeri) yöneltmek suretiyle onları ayıba karşı tekeffül hükümleri uyarınca sorumlu tutmasının mümkün olmadığı, aynı şekilde, alıcının, satıcı dışındaki üçüncü kişileri, akdi sorumluluğu ilişkin genel hükümler uyarınca sorumlu tutmasının da mümkün olmadığı, alıcının, satıcı dışındaki üçüncü kişilere, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 96 ncı maddesi ve diğer madde hükümlerine dayanan bir tazminat talebini yöneltemeyeceği, tacirler arası ticari satımlarda, satıcının ayıplı mal teslim etmesi halinde, alıcının, akdi sorumluluğa dayanan talep haklarını, satım sözleşmesinin tarafı olmayan üçüncü kişilere (üreticiye, ithalatçıya, ara satıcıya ve benzeri) yöneltmesinin mümkün olmadığı, 6098 sayılı Kanun'un satım akdi hükümlerine göre üretici firmanın ancak ... vermesi halinde ayıba karşı sorumlu olacağı kuşkusuzdur. (Yargıtay 11. HD. 2023/4152 E, 2024/6306 K sayılı kararı)
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, dava konusu telefonun alıcısı davacı, satıcısı ... isimli davalı şirket, ithalatçısı ... isimli davalı şirkettir. Telefonun üretici ve ithalatçısı olan ... garantisinde olduğuna dair uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı ... isimli şirket ise davalı ... ile arasındaki ticari ilişki gereği kendisine gelen ürünlerin servis hizmetlerini vermektedir.
Dava konusu telefon 15/06/2022 tarihinde ... isimli şirketten satın alınmış, yaklaşık bir sene sonra yan tuşların çalışmadığından bahisle servise verilmiştir. Ancak cihaza yetkisiz müdahale yapıldığının tespitiyle tamir edilmemiş, davacıya işlemsiz iade edilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği iddia edilen yetkisiz müdahale görülememiştir. Yetkisiz müdahalenin ne suretle gerçekleştiği verilen süreye rağmen davalılarca ispat edilmemiş, buna ilişkin dayanak belge ve tespitler bildirilmemiştir. Davalıların tek dayanağı bu yönde tanzim edilen ancak gerekçe ve detay içermeyen servis formudur. Dava konusu cihazın yan tuşlarının çalışmadığı sabit olup davalılarca servis hizmeti verilerek mağduriyetinin giderilmesinin gerekip gerekmediği esas uyuşmazlık konusudur. Bununla birlikte davalı yan, cihaza yetkisiz müdahale yapıldığını ispat edememiştir. Bu yönde somut bir tespit yapıldığı iddia edilse dahi dosyaya sunulmamış veya bilirkişi tarafından denetlenebilecek teknik gerekçesi açıklanmamıştır. Hal böyle iken iki yıllık ... süresi devam eden ve ... kapsamından çıktığı ispatlanamayan cihazdan dolayı oluşan mağduriyetin giderilmesinden davalı satıcı ve ... sorumluluğu bulunan ithalatçı ... sorumludur. ... sorumluluğunun devam ettiği süre içinde gerçekleştiği anlaşılan arızanın ayıp ihtar süresinin önemi bulunmadığından bu yöndeki itirazlara itibar edilmemiştir. Cihazın tamiri mümkün olsa da, bilirkişi tarafından tamir bedeli 6.000,00 TL -10.000,00 TL arasında belirlenmiştir. Cihazın satın alma bedeli ise 21.999,00 TL'dir. Görüldüğü gibi cihazın neredeyse satın alma bedelinin yarısına denk gelen bir tamir masrafı bulunmakla birlikte açma kapama ve ses tuşunun telefondaki fonksiyonu gözetildiğinde cihazdan yararlanamamanın süreklilik arz etmesine sebep olacağına kanaat edilmiş, bunun yanında ... Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğine göre de davalının süresinde cihazı tamir etmemesi nedeni ile yenisi ile değiştirilmesini isteyebileceği gerekçesiyle davalı satıcı ve ithalatçı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı her ne kadar asıl ve terditli tüm taleplerinin tüm davalılara yönelik olduğunu 4. celsede verilen ara karar kapsamında açıklamış ise de davalı ...'nın ... ile servis sözleşmesinin bulunduğu, ayıba karşı tekeffül hükümlerinden dolayı yasal veya sözleşmesel bir yükümlülüğünün bulunmadığı, dolayısıyla cihazın misliyle değiştirilmesi veya tamiri yönünden davacıya karşı bir sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davalı ... Teknik Servis şirketi aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle Reddine,
2-Diğer davalılar yönünden davacının davasının Kabulü ile; İthalatçı davalı ... şirketi tarafından ithal edilen ve 15/06/2022 tarihli fatura ile davalı ... şirketi tarafından davacıya satılan ... marka ve model, ... İMEİ numaralı cep telefonunun anılan davalılarca AYIPSIZ BİR MİSLİ İLE DEĞİŞTİRİLMESİNE, ayıpsız misli ile değişim mümkün olmadığı takdirde İİK.'nun 24. maddesi gereğince işlem yapılmasına,
3-Alınması gereken 1.502,75-TL harçtan peşin alınan 375,69-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.127,06-TL harcın davalılar; ... ... Tic. A.ş. ve davalı ... ve Satış Ltd. Şti'den müştereken müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvurma harcı ve 375,69-TL peşin harç olmak üzere toplam 645,54-TL harcın davalılar; ... ... Tic. A.ş. ve davalı ... ve Satış Ltd. Şti'den müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 4.687,00-TL yargılama giderinin davalı ... ... Tic. A.Ş. ve ... ve Satış Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 21.999,00-TL vekalet ücretinin davalılar; ... ... Tic. A.ş. ve ... ve Satış Ltd. Şti'den müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı ... Teknik Servis şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 21.999,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Teknik Servis şirketine ödenmesine,
8-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.120,00-TL'nin davalı ... ... Tic. A.Ş. ve davalı ... ve Satış Ltd. Şti'den müştereken müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/03/2025
Katip .... Hakim ...
e-imza e-imza