T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/739 Esas
KARAR NO :2025/44
DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:19/08/2011
BİRLEŞEN ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN... ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA:ALACAK
DAVA TARİHİ:19/12/2006
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ... İlçesindeki servis ile ilgili olarak 17.02.1999 tarihinde bayilik anlaşmasının akdedildiğini, 31.10.2000 tarihli ariyet demirbaş senedi ile bir kısım demirbaşların davalıya verildiğini, mevcut anlaşmaya göre davalının müvekkiline ait markalı ürünleri satmayı taahhüt ettiğini, anlaşma süresince yılda 15 ton ... markalı ürün alacağını, anlaşmanın süresinden önce feshedilmesi veya anlaşma hükümlerinin ihlali durumunda davalının müvekkiline ait zarar ve ziyanı karşılayacağını ve ayrıca 25.000.00 USD tutarında cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, davalının yıllık 15 ton alım taahhüdünü yerine getirmediğini, bundan Ötürü anlaşmanın ihlal edildiğini, ... sayılı dosyasından yapılan tespit neticesinde davalının başka şirketten mal alımı yaptığının belirlendiğini, müvekkilinin ....Noterliğinden 06.01.2006 tarihinde ... yevmiye sayı ile keşide edilen İhtarname ile sözleşmenin fesih edildiğini müvekkilinin kar mahrumiyetinin, cezai şart bedelinin ve ariyet olarak verilen malzemenin iadesini talep ettiğini ihtar ettiğini, davalının 150 ton ürün alımı yapması gerekirken 31.5 ton ürün satın aldığını, bundan ötürü uğranılan kar mahrumiyetinin 177.000.00 USD olduğunu, bu bedele istinaden şimdilik kaydı ile 5.000.00 USD ile cezai şart tutarı olan 25.000.00 USD.ye karşılık şimdilik 5.000.00 USD ve ariyet malzemesi bedeli olan 65.894.00 USD.nin tahsiline karar verilmesini talep ederek işbu davayı açmıştır.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; 19.01.2007 tarihli dilekçesi ile süre uzatım vermiş ve bilahare vermiş olduğu 28.03.2007 tarihli olarak verilen cevap dilekçesinde özetle, mevcut sözleşmeye istinaden davacının liste fiyatı üzerinden %15 İskonto ve 45 gün vadeli olarak satış yapması gerektiğini, ancak davacının bu satış fiyatlarına uymadan daha fazla fiyat ile satış yaptığını, buna karşılık davacının müşterilerine daha düşük fiyat ile mal satışı yaptığını, sözleşmeye aykırı hareket edenin davacı olduğunu, bundan ötürü zarar görenin müvekkili olduğunu, sözleşmeye göre 15 ton ürün satışının yapılacağı taahhüdünün hukuka aykırı olduğunu, bu konuda davacının talebinin olamayacağını, sözleşmenin feshedilmediğini, fiilen devam ettiğini, 02.06.2006 tarihli ve 01 ... 003 ile 06 ... 004 sayılı iki adet yazı ile ürün siparişi verdiğini, ürünlerin müvekkiline teslim edilmediğini, sözleşmenin fesih edildiğinin bildirilmesinden sonra fiyat listesinin gönderildiğini ve sipariş alındığını, bunun ne anlama geldiğinin anlaşılamadığını, davacının talebinin fahiş olduğunu demirbaşlar için de talep edilen bedelin fahiş olduğunu, talebin 2007 yılına ait fiyatlandırma olduğunu, açılan davanın haksız olduğunu reddine karar verilmesini talep ettiğini bildirmiştir.
Birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili şirket arasında İstanbul ili, ... ilçesi, ... mevkiine kain tapu siciline 5 pafta 12248 parselde kayıtlı 3000m2 kapalı servis alanına sahip servis ile ilgili olarka 05/08/1998 başlangıç tarihli bayilik anlaşması akdedildiğini, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında yapılan anlaşma gereğince davalı şirketin müvekkilinden yıllık 15 ton asgari alış taahhüdünde bulunduğunu fakat bunu yerine getirmediğini, bunun üzerine müvekkili şirketin davalı şirkete Kadıköy 15. Noterliği kanalı ile 06/01/2006 tarih, 1208 yevmiye sayılı ihtarname ile kar kaybı, cezai şart ödenmesi ihtarının yapıldığını fakat davalı tarafça bu yönde herhangi bir girişimde bulunulmadığını belirterek 25.000,00-USD cezai şart alacaklarının bu aşamada 5.000,00-USD'sinin; 180.000,00-USD kar mahrumiyeti alacaklarının bu aşamada 5.000,00-USD'sinin yabancı paralara iletilecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında akdedilen sözleşmenin 2.maddesi C bendine göre müvekkile "Liste fiyatı üzerinden %15 iskontolu ve 45 gün vadeli yapılacak" hükmünü ihtar edildiğini, bu ibarenin davacı şirketin bayii olan müvekkil şirkete normal müşterilere uyguladığı fiyattan daha düşük bir fiyata sözleşme konusu emtiayı satması anlamına geldiğini, fakat davacının söz konusu emtiayı müvekkiline diğer müşterilere sattığı fiyattan daha fazlasına sattığını, bunun üzerine müvekkili şirketin emtiaları davacıdan almak yerine davacının diğer müşterilerinden daha uygun bir fiyata aldığını, müvekkilini yılda 15 ton tutarında madeni ve sentetik yağ taahhüdü altına sokan sözleşmenin 2.maddesinin e bendinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirketin ihtiyacı kadar madeni ve sentetik yağ aldığını, ihtiyaç fazlası ile yükümlü tutulmasına hukukun da cevap veremeyeceğini, davacının iddia ettiği gibi sözleşmenin feshedilmediğini, aksine fiilen ve resmen devam ettiğini, buna ilişkin olarak davacı tarafından müvekkili şirkete Otomotiv ve Endüstriyel Yağlar Fiyat Listesinini gönderildiğini, müvekkilinin de buna istinaden iki adet ürün siparişi verdiğini fakat siparişlerin müvekkiline teslim edilmediğini, davacının herhangi bir kar mahrumiyetinin olmadığını, olsa bile iddia edilen miktarların fahiş olduğunu, bu hesaplamanın neye göre yapıldığının ve neye göre talep edildiğinin bilinmediğini belirterek açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20/06/2022 tarihli 2021/2765 Esas 2022/5006 karar sayılı kararının gerekçesinde özetle; ''1-Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan kar mahrumiyeti alacağının tahsiline ilişkindir.
Tarafların arasında 05.08.1998 ve 17.02.1999 tarihli iki ayrı yere ait iki ayrı bayilik sözleşmesi imzalanmıştır. Davacının kar mahrumiyetini yalnızca sözleşmenin feshinden sonraki dönemde makul bir süre için isteyebileceği bozma ilamı ve dosya kapsamı ile anlaşılmış olmakla, fesihten sonraki dönemde makul bir süre için ve asıl ve birleşen davaların konusu olan her iki sözleşmenin yerleri de göz önüne alınarak, davacının bu yerlerde, aynı şartlarda, her bir sözleşme için yeni bir bayilik ilişkisi kurması hususunda gerekli süreyi ayrı ayrı değerlendiren rapor alınması gerekirken, bu husus gözetilmeksizin denetim olanağı bulunmayan bilirkişi raporuna dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Ayrıca, taraflar arasındaki sözleşmeler feshedilmiş olup bu sözleşmelerde, fesihten sonraki döneme yönelik kar mahrumiyeti hesabı için özel bir düzenlemenin bulunmaması karşısında, kar mahrumiyeti yalnızca Türk parası olarak istenebileceği, böylece TBK 99. madde uyarınca kar mahrumiyeti alacağına Türk parası üzerinden karar verilmesi gerekirken, gerekçesi belirtilmeksizin yabancı para üzerinden hüküm kurulması da doğru görülmemiştir. (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine'' şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13.07.2023 tarih ve 2023/504 Esas 2023/4467 Karar sayılı ilamında özetle; Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
Mahkememizden verilen 04/11/2020 tarih ve ... sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20/06/2022 tarih ve 2021/2765 Esas 2020/5006 Karar sayılı ilamıyla BOZULMAKLA, dava mahkememizin 2022/677 Esas sayılı esasına kaydı yapıldığı, davalı vekilinin karar düzeltme talebinde bulunduğu, dosyanın Yargıtay'a gönderildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13.07.2023 tarih ve 2023/504 Esas 2023/4467 Karar sayılı ilamıyla davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilerek, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
DELİLLER
1-Bilirkişi Raporu ve bilirkişi ek raporu.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen 15/01/2025 tarihli raporda özetle; Sayın Mahkemece verilen görev babında kar mahrumiyeti yönünden mali olarak yapılan tetkikatlar neticesinde; Dosya içeriğinde bulunan 24.06.2023 tarihli Gerekçeli karardaki alınan 25.03.2013 tarihli Bilirkişi raporunda belirlenen, asıl dava yönünden davacının talep edebileceği kar mahrumiyetinin miktarı ise 18.894,64 TL olacağı, birleşen dava yönünden ise talep edilecek kar mahrumiyetinin ise 13.672,/0 TL olarak hesaplandığını bildirmişlerdir. İncelemelerimizde bu tutarların 9 aylık belirlendiği anlaşılmakla, iş bu heyette mukim teknik Bilirkişinin ”...büyük merkezlerde ise 3 Ay gibi bir süre gerekeceği düşüncesiyle kar mahrumiyeti hesabı yapılabilir...” ifadesine müteakip, takdir ve kararın tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere bu tutarlar üzerinden 3 seçenekli yani, 3 ay, 6 ay ve 9 ay olarak davacının talep edebileceği kar mahrumiyetleri aşağıda hesap edilmiştir. Buna göre; Asıl davada; 9 Aylık kar Mahrumiyeti : 18.894,64 TL, 6 Aylık kar Mahrumiyeti : 12.596,43 TL, 3 Aylık kar Mahrumiyeti : 6.298,21 TL, Birleşen davada; 9 Aylık kar Mahrumiyeti 13.672,70 TL, 6 Aylık kar Mahrumiyeti 9.115,13 TL, 3 Aylık kar Mahrumiyeti 4.557,57 TL, olabileceği, Asıl ve Birleşen dosyalarda diğer tüm taleplerin takdir ve kararının Sayın Mahkemeye ait olduğu, sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen 01/05/2025 tarihli ek raporda özetle; Sayın Mahkemece verilen görev babında kar mahrumiyeti yönünden mali olarak yapılan tetkikatlar neticesinde; Dosya içeriğinde bulunan 24.06.2023 tarihli Gerekçeli karardaki alınan 25.03.2013 tarihli Bilirkişi raporunda belirlenen, asıl dava yönünden davacının talep edebileceği kar mahrumiyetinin miktarı ise 18.894,64 TL olacağı, birleşen dava yönünden ise talep edilecek kar mahrumiyetinin ise 13.672,70 TL olarak hesaplandığını bildirmişlerdir. İncelemelerimizde bu tutarların 9 aylık belirlendiği anlaşılmakla, iş bu heyette mukim teknik Bilirkişinin “...İstanbul İli ... İlçesi ... Mevkü, küçük bir yerleşim yeri olması nedeniyle, davacının aynı bölgede yeni bir sözleşme akdedebilmesi için 6 aylık bir süre yeterli olduğu kanaatindeyim..."ve “.... servisi için ; İstanbul İli ... İlçesi ... Mahallesi E-5 Karayolu üzeri ise İstanbul İli" nin en kalabalık ve trafiği en yoğun yerlerinden biri olduğu için, davacının bu bölgede yeni bir sözleşme akdedebilmesi için 3 aylık bir süre yeterli olduğu kanaatindeyim...”beyan ve ifadelerine müteakip, takdir ve kararın tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere davacının talep edebileceği kar mahrumiyetleri aşağıda hesap edilmiştir. Buna göre; Asıl davada; 3 Aylık kar Mahrumiyeti : 6.298,21 TL, Birleşen davada; (Birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas Savılı Dosyası) : 6 Aylık kar Mahrumiyeti 9.115,13 TL, olduğu, Asıl ve Birleşen dosyalarda diğer tüm taleplerin takdir ve kararının Sayın Mahkemeye ait olduğu, sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava alacak davasıdır.
Uyuşmazlık; Asıl dava yönünden davalı şirketin ... ilçesinde bulanan servisine ilişkin birleşen dava yönünden davalı şirketin ... ilçesinde bulanan servisine ilişkin taraflar arasında kurulan madeni yağ satışı bayilik sözleşmesi kapsamında, davalı şirketin sözleşmeyi haksız olarak fesih edip etmediği, alım taahhütlerini yerine getirip getirmediği, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü ihlal söz konusu ise cezai şart koşullarının doğup doğmadığı ve davacı şirketin ariyet alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların dayandıkları vakaların ispatı için delil olarak ileri sürdükleri, taraflar arasındaki madeni yağ bayilik sözleşmesinin, davacının kişide ettiği ihtarın, davacının davalı şirkete verdiği ariyete ilişkin demirbaş listesinin, taraflar arasındaki alım satıma ilişkin fatura ve irsaliyelerin, davacının yaptırdığı tespite ilişkin Sulh Hukuk Mahkemesi D,.İş dosyalarının celp edildiği görüldü.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık nedeni ile .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararının temyizi neticesinde, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/2825 Esas 2016/9158 Karar sayılı ilamında "Taraflar arasındaki 05.08.1998 ve 17.02.1999 tarihli sözleşmelerin 7-B maddesine göre, davalının ...'nin fesih sebebiyle maruz kalacağı bil cümle zarar ve ziyanı karşılayacağı hüküm altına alındığından hem kâr mahrumiyeti zararı hem de cezai şart istenebileceğinin kabulünde isabetsizlik bulunmamakta ise de, uzun yıllar asgari alım taahhüdüne uyulmadığı halde tedarikçi firma tarafından fesih tarihine kadar bu duruma ses çıkarılmaması nedeniyle fesihten önceki dönem bakımından kar mahrumiyeti talep edilemez. Aksi düşüncenin kabulü TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralıyla bağdaşmaz. Bu itibarla, somut olayda ancak fesihten sonraki dönem yönünden zarar talep edilebileceğinin kabulü gerekir. Fesihten sonraki dönemde ise kâr mahrumiyeti zararı hesaplanmasında, davacının aynı bölgelerde aynı şartlarla yeni bir bayilik ilişkisi kurabilmesi için gerekli olan makul süre yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yön üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesi ile bozma kararı vermesi neticesinde dosya yeniden mahkememizin esasa kaydedilmiş, yapılan yargılama neticesinde ... sayılı ilamı ile davanın kabulün karar verilmiş davanın temyizi neticesinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/2765 Esas 2022/5006 Karar sayılı ilamında " Tarafların arasında 05.08.1998 ve 17.02.1999 tarihli iki ayrı yere ait iki ayrı bayilik sözleşmesi imzalanmıştır. Davacının kar mahrumiyetini yalnızca sözleşmenin feshinden sonraki dönemde makul bir süre için isteyebileceği bozma ilamı ve dosya kapsamı ile anlaşılmış olmakla, fesihten sonraki dönemde makul bir süre için ve asıl ve birleşen davaların konusu olan her iki sözleşmenin yerleri de göz önüne alınarak, davacının bu yerlerde, aynı şartlarda, her bir sözleşme için yeni bir bayilik ilişkisi kurması hususunda gerekli süreyi ayrı ayrı değerlendiren rapor alınması gerekirken, bu husus gözetilmeksizin denetim olanağı bulunmayan bilirkişi raporuna dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Ayrıca, taraflar arasındaki sözleşmeler feshedilmiş olup bu sözleşmelerde, fesihten sonraki döneme yönelik kar mahrumiyeti hesabı için özel bir düzenlemenin bulunmaması karşısında, kar mahrumiyeti yalnızca Türk parası olarak istenebileceği, böylece TBK 99. madde uyarınca kar mahrumiyeti alacağına Türk parası üzerinden karar verilmesi gerekirken, gerekçesi belirtilmeksizin yabancı para üzerinden hüküm kurulması da doğru görülmemiştir." gerekçesi ile bozma kararı vermesi neticesinde dosya yeniden mahkememizin 2023/739 esasına kaydedilmiş, dosya taraflar arasındaki sözleşme, dosyaya yansıyan bilgi v belgeler ile Yargıtay bozma ilamları kapsamında davacı şirketinin isteyebileceği, cezai şart, mahrum kalınan kar ile ariyet bedellerinin tespiti için dosya akaryakıt uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyetinin dosyaya sunduğu 28/04/2025 tarihli ek raporun denetime ve hüküm kurmaya el verişli olduğu görüldü.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; Davacı davalı taraftan cezai şart alacağı, mahrum kalınan kar alacağı, ve ariyet alacağı talep ettiği görülmüştür. Taraflar arasında asıl ve birleşen davaya konu olan iki ayrı iş yeri ile ilgili madeni yağ Bayilik sözleşmesi kurduğu davalının davacı şirketin bayiliğini yaptığı uyuşmazlık dışıdır. Davacı şirketin Sulh Hukuk Mahkemesinde yaptırmış olduğu tespitler ile davalı tarafın cevap dilekçesindeki ikrarı birlikte değerlendirildiğinde, davalının sözleşemeye aykırı şekilde başkaca firmaların ürünlerini sattığı ve davacının sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının hem cezai şart hem de kar mahrumiyeti alacağı talep edebileceği hüküm altına alınmış ise de, davacı şirketin sözleşme süresi devam ederken, davalının alım garantisi olan tonajda veya litrede alım yapmadığı, davacınında sözleşme devam ederken kar mahrumiyetine ilişkin davalıya yönelik bir talepte bulunmadığı ve bu konuda da sözleşmede hüküm bulunmadığı anlaşıldığından davacının sözleşme süresi içerisindeki alım garantisinden kaynaklanan kar mahrumiyeti alacağını talep edemeyeceği, ancak sözleşmenin haksız olarak feshi nedeni ile davacının yeni bir bayilik sözleşmesi kurabileceği gerekli olan süre iş yapamayacağından müspet zararını talep edebileceği anlaşılmış, sektör bilirkişisinin raporundaki tespitler ışığında davacının üçüncü bir kişi ile yeni madeni yağ bayili sözleşmesi kurabilmesi için gerekli sürenin asıl davada üç ay, birleşen davada altı ay olabileceği anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan faturalar ile rafineri çıkış fiyatları baz alınarak yapılan hesaplaya göre davacı şirketin asıl davada isteyebileceği kar mahrumiyeti alacağının 6.298,21 TL birleşen davada isteyebileceği kar mahrumiyeti alacağının 9.115,13 TL olarak belirlenmiş, söz konusu alacağın fesih sonrası kar mahrumiyeti alacağı olması ve alacağın sözleşme ile döviz cinsinden belirlenmemesi nedeni ile davacının kar mahrumiyeti alacağını Türk Lirası cinsinden talep edebileceği anlaşıldığından asıl dava yönünden, 6.298,21 TL kar mahrumiyeti bedelinin temerrüt tarihi olan 20/01/2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine birleşen dava yönünden 9.115,13 TL kar mahrumiyeti bedelinin temerrüt tarihi olan 20/01/2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, sözleşmenin haksız feshi veya sözleşmeye aykırılıktan kaynaklı cezai şart alacağının sözleşme ile kararlaştırıldığı, davalı şirketin sözleşemeye aykırı olarak davacı şirket dışındaki firmalardan ürün aldığı ve alam taahhüdüne uymadığı dolayısı ile her iki bayılık sözleşmesi ve davadan kaynaklı talep ettiği cezai şart alacağı koşullarının doğduğu ve taleple de bağlı kalınarak asıl dava yönünden 5.000 USD Cezai şart bedelinin temerrüt tarihi olan 20/01/2006 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, birleşen dava yönünden, -5.000 USDCezai şart bedelinin temerrüt tarihi olan 20/01/2006 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacının davalı tarafa verdiği demirbaşlara ilişkin ariyet listesini dosyaya sunduğu, davalı taraf cevap dilekçesi ile söz konusu ariyet listesindeki malzemeleri aldığını ikrar ettiği ancak davacı tarafa teslim ettiğine dair dosyaya bir belge sunmadığı, davalının temerrütü itibari ile davacının ariyet alacağının sözleşmede döviz cinsinden kararlaştırıldığından 5.331,10-USD hesaplandığı anlaşıldığından Davalıya ariyet olarak bırakılan bilirkişi heyetinin 25/12/2012 havale tarihli raporunda listelenen toplam rayiç değerleri 7.656,00-TL olarak belirlenen demirbaşların davacıya iadesine, iadenin mümkün olmaması halinde (TL, USDye çevrilmesi neticesinde) 5.331,10-USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun 4/A maddesi gereğinbce değişen oranlarda USD faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu yöndeki fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
1)Asıl dava yönünden
-5.000 USD Cezai şart bedelinin temerrüt tarihi olan 20/01/2006 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-6.298,21 TL kar mahrumiyeti bedelinin temerrüt tarihi olan 20/01/2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine
2-Davalıya ariyet olarak bırakılan bilirkişi heyetinin 25/12/2012 havale tarihli raporunda listelenen toplam rayiç değerleri 7.656,00-TL olarak belirlenen demirbaşların davacıya iadesine, iadenin mümkün olmaması halinde (TL, USDye çevrilmesi neticesinde) 5.331,10-USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun 4/A maddesi gereğinbce değişen oranlarda USD faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu yöndeki fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 1.437,92-TL harçtan, peşin alınan 1.463,00-TL harç mahsup edilerek kalan 25,08-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 12,20-TL başvuru harcı ve 1.463,00-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.475,20-TL harçtan, davacıya geri verilmesine karar verilen 25,08-TL harcın düşümü ile kalan 1.450,12-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 21.049,98-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.915,10-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 2.314,43-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.000,00-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 805,76-TL'lik kısmının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine; arda kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
2)Birleşen 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında davanın kabulü ile talebe bağlı kalınarak
1-5.000 USDCezai şart bedelinin temerrüt tarihi olan 20/01/2006 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-9.115,13 TL kar mahrumiyeti bedelinin temerrüt tarihi olan 20/01/2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine
3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 1.110,35-TL harçtan, peşin alınan 192,80-TL harç mahsup edilerek kalan 917,55-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 192,80-TL peşin harç ve 12,2-TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 16.254,63-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 16-TL tebligat, 300-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 316-TL yargılama gideri davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli0 kararın taraflara tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.28/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır