T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2023/773 Esas
KARAR NO:2025/716
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:24/11/2023
KARAR TARİHİ:13/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin çeşitli telekomünikasyon şirketlerinin Türkiye yetkili temsilcisi, dağıtıcısı ve satıcısı olduğunu, bu nedenle döviz bazında ithal ettiği telekomünikasyon ürünlerini dövizli fatura ile sattığını ve müşteri carilerini de döviz bazında tuttuğunu, yine TL bazında ödeme yapan müşteriler için ayrıca TL bazlı cari hesap tutulmakta, yapılan TL ödemelerini o günkü kurdan TCMB kuru üzerinden dövize çevirerek müşterinin dövizli carisine virman yaptığını, davalının 2020-2021 döneminde cari hesap ilişkisi içinde müvekkilinden muhtelif haberleşme ürünleri satın aldığını, bu ürünlerin; 01/12/2020 tarihli ve 354,00-USD bedelli e-fatura ile 10 adet ... marka IP telefon, 17/12/2020 tarihli ve 35,40-USD bedelli e-fatura ile 1 adet ... marka IP telefon, 11/01/2021 tarihli ve 205,36-USD bedelli e-fatura ile 5 adet ... marka IP telefon satın aldığını, faturalardan tutarların dövizli olduğunun yazılı olduğunu, davalının 2020 cari ekstresi incelendiğinde 18/11/2020 tarihi itibarıyla 453,84-TL karşılığı 4,43-USD cari borcu bulunduğunun anlaşıldığını ve sonradan 3 adet fatura karşılığı satın aldığı toplam 599,19-USD tutarında cari borcunun bulunduğunu, taraflarınca davalıya fatura bedellerinin ödenmesi için mesaj gönderilmiş ve cari hesap mutabakatı yapılmaya çalışılmış ise de yapılamadığını, bu nedenle vade tarihinden işleyen 623,25-USD alacak için .... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... sayılı dosyasıyla cari hesaba dayalı ilamsız takip başlattıklarını ancak davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu iddia ederek; itirazın iptali ile takibin devamını, davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacının dolar üzerinden cari hesap tutmasını kabul etmediklerini, taraflar arasında da yabancı para birimi üzerinden cari hesap ilişkisi kurulması hususunda mutabık kalınmadığını, bu nedenle faturaları kabul etmediklerini, diğer yandan müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, dava konusu faturaların müvekkiline zamanında tebliğ de edilmediğini iddia ederek; davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 599,19-USD asıl alacak ve 23,96-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 623,15-USD borcun ödenmesi amacıyla 18/10/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 29/10/202 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 26/10/2023 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Mali Müşavir Bilirkişinin 10/07/2024 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin eksiksiz, usulüne uygun ve birbirlerinin doğrulayan surette tutulduğundan sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacının ticari defterlerine göre 18.10.2023 takip tarihi itibariyle 599,19-USD
davalıdan alacaklı göründüğü, davalının ticari defterlerine göre ise davalının 18.10.2023 takip tarihi itibariyle
578,95-TL davacıya kayden borçlu göründüğü, davacının dava konusu takibe dayanak faturalarının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraf ticari defterlerindeki Türk Lirası cinsinden farkın davacının USD cinsinden düzenlediği faturalara kur değerlemesi yapmış olmasına rağmen davalının kur değerlemesi yapamamasından kaynaklandığı, davacının USD cinsinden düzenlemiş olduğu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı oldukları, faturaların davalı aleyhine borç doğurduğu, takipten önce temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu,
davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda, Merkez Bankası verilerinden, 18.10.2023 takip tarihi itibari ile Kamu Bankalarınca USD Üzerinden açılan 1 yıla kadar vadeli döviz tevdiat hesaplarına uygulanacağı bildirilen azami faiz oranı yıllık %9 olduğu, ancak davacı takip alacaklısı takip yıllık %1,5 oranında faiz talep etmiş olmakla taleple bağlılık ilkesi gereği davacının belirlenen asıl alacağına 18.10.2023 takip tarihinden itibaren %1,5 oranında azami faiz yürütülebileceği" görüş ve kanaatine varılmıştır.
Mali Müşavir Bilirkişinin 04/07/2025 Tarihli Ek Raporunda Özetle; "Kök raporda arz ve izah oluna görüş ve kanaatlerin aynı perspektif ile aynen muhafaza edildiği, davacının alacağının USD cinsinden düzenlenmiş mal teslimine ilişkin faturalardan kaynaklandığı, davacının davalı adına kur farkı faturası düzenlemediği" görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLER:
-.... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... esas sayılı dosyası
-Davacı vekili tarafından sunulan; 11/01/2021 tarihli ve 205,36-USD bedelli, 17/12/2020 tarihli ve 35,40-USD bedelli, 01/12/2020 tarihli ve 354,00-USD bedelli fatura suretleri, 01/01/2021 - 31/12/2021 tarihli dövizli hareket dökümü sureti, 01/01/2020 - 31/12/2023 tarihli dövizli hareket dökümü sureti, taraflar arasındaki yazışmalara ilişkin kayıtlar
-... Kargo'dan gelen dava konusu teslimat bilgilerini içerir müzekkere cevabı
-... Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nden gelen davalı şirkete ilişkin bilgi ve belgeleri içerir müzekkere cevabı
-Tarafların beyan ve dilekçeleri
-Ticari defter ve kayıtlar
-Bilirkişi raporları
-Arabuluculuk son tutanağı
-Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, yabancı para üzerinden düzenlenen satışa dayalı fatura bedeli ile kur farkı alacağına ilişkin başlatılan takipte asıl alacağa yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, faturaya konu malların teslimine rağmen karşılığının ödenmediğini, yabancı para üzerinden düzenlenen fatura bedelinin ödeme tarihindeki kur karşısında ödenen TL bedelin eksik kaldığını ileri sürmüş, davalı ise faturaların usule uygun düzenlenmediğini, bu nedenle borç doğmadığını beyanla davanın reddini dilemiştir.
Öncelikle davalının Türk Parasının Kıymetini Korunmasına dair 32 sayılı karara dair Tebliğ kapsamında taraflar arasındaki ilişkide dolar bazlı fatura düzenlenip düzenlenmeyeceği itirazı kapsamında faturaya konu malların ithalat malları olduğu gözetildiğinde mezkur tebliğin 8/9 maddesi uyarınca davacının dolar bazlı fatura düzenlemesinde yasal bir engel bulunmadığı anlaşılmıştır.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. Md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği,bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Somut olayda, davacının satıcı davalının alıcı olduğu ticari ilişki kapsamında, tarafların döviz bazlı fatura düzenleyerek ticari ilişkiyi sürdürdüğü, alınan mali bilirkişi raporuna göre tarafların ticari defterlerindeki tüm fatura kayıtlarının birbirini doğruladığı, uyumlu olduğu, defterlerdeki farklılığın bir tarafın yabancı para diğer tarafın ise Türk Lirası ile defter takip etmesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlığa konu 4 adet fatura bulunmaktadır. Bu faturalardan üçünün karşılığı davalı tarafça deftere kaydedilmesine rağmen karşılığı ödenmemiş, 17/11/2020 tarihli faturadaki 4,43 Dolarlık miktarın ise ödeme tarihindeki kur farkından dolayı bakiye kaldığı anlaşılmıştır. Ticari ilişkide kur farkının talep edilebilmesi için, taraflar arasındaki sözleşmede kur farkına ilişkin açık bir hüküm bulunması veya bu konuda taraflar arasında teamül oluşturacak bir uygulama bulunması gerekmektedir. Davacı tarafından faturalar USD üzerinden düzenlenmiş ve hesap ile ödemeler de bu şekilde takip edilmiş olmakla davacının aynen ifa talebi yerindedir. Davalının defterine kaydettiği, kur farkı uyuşmazlığı da bulunmayan, üç faturaya rağmen ödeme yapmadığı, defter kaydı ile birlikte malın teslim alınmadığının yazılı veya kesin deliller olmadan aksinin ileri sürülemeyeceği anlaşılmıştır. Bunun yanında 17/11/2020 tarihli faturadaki 4,43 Dolarlık miktar yönünden ise yapılan ödemede, ödeme tarihindeki kurun gözetilmediği, aynen ifa talebi bulunan davacı alacağının tam karşılanmadığı, dolayısıyla bu miktara dayalı alacak iddiasının da yerinde olduğu anlaşılmakla toplam 599,19 USD'lık asıl alacağa ilişkin takipte itirazın haksız olduğu anlaşılmış, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden; dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın asıl alacak yönünden iptaline, takibin 599,19-USD asıl alacak üzerinden ve takipteki diğer kayıt ve şartlarla birlikte devamına,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 3.345,87-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine
3-Merkez Bankası'nın 24/11/2023 dava tarihli Efektif Satış Kur bilgilerine göre 1-USD = 28,9040-TL üzerinden hesaplanan dava değeri 17.318,99 TL üzerinden alınması gereken 1.183,06-TL karar ve ilam harcından 269,85-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 913,21-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvuru harcı ve 269,85-TL peşin harç olmak üzere toplam 539,70-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 4.243,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 17.318,99-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/10/2025
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza