T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/795 Esas
KARAR NO:2025/443
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:04/12/2023
KARAR TARİHİ:27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Müvekkil şirketin sahibi olduğu düğün.com portalı faaliyete geçtiği 2008 yılından bugüne tüm üyelerine yıllık hizmet bedeli karşılığı internet üzerinden tanıtım ve reklam hizmeti verdiğini, iş bu Reklam ve tanıtım hizmeti, ... internet portalında reklam ve tanıtımının yapılmasını isteyen firma için bir sayfa oluşturularak gerçekleştirildiğini, müvekkilinin davalıdan alacağının tahsili talebi ile .... İcra Müdürlüğü 2023/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun icra takibinde borca, faize ve ferilerine itiraz etmiş olup itiraz ile icra takibi durduğunu, müvekkilinin alacağı sözleşme, faturalara ve cari hesaba dayandırdığını, müvekkili ile davalı borçlu şirket arasında 08.12.2022 tarihli ... sözleşme nolu 12 ay taahhütlü Arge ve Üyelik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme yapılmasına müteakip sözleşme devam ettiği sürece aylık üyelik bedelleri ve sözleşmenin feshi sonrası cayma bedeli için e-faturalar davalı adına müvekkil şirket tarafından tanzim edildiğini, faturalara süresi içerisinde herhangi bir itiraz gelmediğini, sözleşmenin 12 Aylık Taahhütlü üyelik sözleşmesi olup 12 aylık taahhüt karşılığı avantajlar ve indirimler sağlandığını, 12 aylık taahhütlü süre içinde herhangi bir nedenle üyelik iptali, sözleşme feshi, ödeme yapılmaması gibi durumlar olursa sözleşmenin 8. Maddesi gereği 12 aylık taahhüt karşılığı yararlanılan indirimler ve katılım bedeli gibi avantajların fatura edileceğini, davalının da taksitlerinin tahsil edilememesi sonucunda yararlandığı indirimler ve katılım bedelinin davalıya ayrıca fatura edildiğini, davalı şirket tarafından sözleşmeye istinaden toplam 18.398,00 TL ödendiğini ancak sonrasında herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, müvekkil şirketin sözleşmeye uygun olarak sözleşme imzalandıktan sonra davalı şirketin işletmesi olan “... ...”e kendi internet sitesi düğün.com portalında “DÜĞÜN MEKANLARI — KULÜPLER VE DAVET ALANLARI” kategorisinde oluşturduğu sayfa üzerinden reklam ve tanıtım hizmeti vermeye başladığını, işbu sayfalarda yapılan tanıtım sonucu işletme ile anlaşma sağlamış olan müşteri yorumu da sayfa görüntülerinde mevcut olduğunu, sözleşme reklam ve tanıtımına ilişkin bir sözleşme olması nedeniyle reklam ve tanıtımın doğası gereği herhangi bir iş ya da görüntülenme garantisi verilmediğini, sözleşmesel olarak herhangi bir iş, sayfa görüntülenme sayısı, teklif sayısı gibi garantiler verilmemesine rağmen müvekkil şirket tarafından oluşturulan ve düğün.com üzerinden reklam ve tanıtım hizmeti alan firmalarla firmanın sayfasını ziyaret eden düğün.com internet sitesinin kullanıcı ve ziyaretçilerinin iletişime geçebileceği bir alan olarak bir kullanıcı paneli oluşturduğunu, bu panel üzerinden düğün.com internet sitesini ziyaret eden kişilerle ... sayfası bulunan reklam ve tanıtım hizmeti alan firmaların iletişim kurabildi; müvekkil şirketin davalı şirket adına bir kullanıcı paneli oluşturduğunu ve sözleşme süresince davalı şirkete bu kullanıcı paneli üzerinden 262 tekil kullanıcıdan 266 adet teklifin firmaya iletildiğini, firmanın bu tekliflerin çoğuna dönüş yaptığını, ayrıca müvekkil internet sitesi olan ... davalı şirketin tanıtım ve reklamının yapıldığı sayfaya gelen yorum ile davalı şirketin düğün.com üzerinden iş aldığı da ispatlandığını, davalı firmanın reklam ismi olan “... ...” kelimeleri ile arama yapıldığında ... ait reklam ve tanıtım için hazırlanan sayfası ... arama sonuçları içerisinde ilk sıralarda geldiği görüldüğünü, müvekkil şirketle davalı arasında imzalanan sözleşmenin davalının ticari işletmesiyle alakalı olduğundan aradaki ilişkinin ticari bir iş olduğunu, talep edilen faizin de ticari işlerde uygulanan avans faizi olup hiçbir şekilde yasaya ve usule aykırı olmadığını beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine alacağın %20'si olmak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Müvekkil şirket ile davacı arasında imzalanan herhangi bir sözleşme bulunmadığını, dava dilekçesi eki olan sözleşmeyi müvekkil şirket yetkilisi imza etmediğini, sözleşmenin imza tarihinde şirket yetkilisi ... olduğunu, imza sirkülerinden de açıkça görüleceği üzere sözleşmeyi müvekkil şirket yetkilisinin imza etmediği çıplak gözle dahi görüldüğünü, işbu gerekçelerle 08.12.2022 tarihli sözleşmedeki imzaya itiraz ettiklerini, müvekkil şirketin davalıya herhangi bir taahhütte bulunmadığını, müvekkil şirket tarafından ödenen 18.393,00 TL bir defaya mahsus alınması beklenen hizmet için ödendiğini, mail order üzerinden taahhüt edilen diğer bedellerin tahsil edeceği gerçeği yansıtmadığını, hatta müvekkil şirket yetkilisi ... için hazırlanmış mail order formundaki imza da ...'a ait olmadığını, sözleşme ve mail örder formundaki imzalara ilişkin şikayet hakkı saklı olduğunu, davacı şirketin, kararlaştırılan ücreti almasına rağmen bunun edimini yerine getirmediğini, davacının iddia ettiği alacak, imzalandığı iddia edilen sözleşmeye ilişkin taahhütname indirim cayma vs bedellerini içerdiğini, sözleşmedeki imzaya açıkça itiraz etmiş olduklarından ötürü sözleşme maddelerine de itiraz ettiklerini beyan ederek davanın reddine, davacının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir.
Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 73.592,00-TL toplam alacak için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu ...'a 16.08.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirkete 08.08.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür.
Bilirkişi heyetinin düzenlediği 05.05.2025 tarihli 16 sayfadan ibaret raporunda özetle; bilişim alanı yönünden yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Taraflar arasında akdedilen sözleşme ve ekine göre davalı adına tanımlanmış “...” reklam adının İstanbul “Balo ve Davet Salonları” kategorisinde hizmet aldığı, ... ürünü kapsamında 08/12/2022 -15/11/2023 tarihleri arasında yayında olduğu, yani davalı adına tanımlanan “...” isimli reklam adı için davacıya ait https://.../ uzatılı web hizmet portalı üzerinden reklam ve ilan tanıtım hizmetlerinin verildiği ve ilgili işletme için bir web sayfa tasarımı oluşturulup yayına alındığı, Yayın hizmeti döneminde davalı firma sayfasına Aralık 2022 -Kasım 2023 dönemleri arasında, 343 günlük süre zarfında firma sayfasına 1.919 sayfa ziyareti gerçekleşmiş olup, bu ziyaretler sonucunda 266 çiften teklif talebinin firmaya iletildiği, Neticeten, sözleşmenin aktif olduğu dönemlerde davalı tarafın sözleşme kapsamında kendisine sunulan tüm reklam ve ilan tanıtım amaçlı web hizmetinden aktif bir şekilde faydalandığı davacı şirketin sistem kayıtları ile sabit olduğu, Tespitine varıldığı,
Mali yönden yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesince; Davacı şirketin 2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin, HMK 222. Maddesi uyarınca, sahibi lehine delil teşkil ettiği hususunun takdiri, Sn. Mahkeme” ye ait olduğu, Davacı şirketin ticari defterlerinde 08.11.2023 tarihi itibariyle Davalı şirketten 101.189,00 TL alacağı olduğu görüldüğü, Davalı şirket ticari defter ve belgelerini incelemeye sunmadığından bu yönde herhangi bir tespitte bulunulamamıştır sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; taraflar arasında 08/12/2022 tarihli Arge ve Üyelik Sözleşmesinin imzalandığı, anılan sözleşmeye göre davalı tarafından işletilen ... ... isimli düğün salonununa ait tanıtım ve reklamların, davacıya ait ... internet sitesinde yayınlancağı, bunun karşılığı davalının 12 ay taahhütlü olarak aylık 9.199,00 TL bedeli davacıya ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davalının 3 aylık 18.398,00 TL ödeme yaptığı ancak ödemesi gerekli 9 aylık 82.791,00 TL'nin tahsilinin davacı yan tarafından talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı ise sözleşmenin şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı, sözleşmeye açıkça itiraz ettiği, sözleşme ile bağlı olmadıklarını beyan etmiştir. Öncelikle taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı, sözleşme bulunduğu takdirde davacının alacağının bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiği, mahkememizce sözleşme üzerinde imza incelemesi yapılmasına karar verilmiş ise de davacı tarafından sözleşmenin davalı şirket yetkilisi tarafından imzalandığına ilişkin iddiasının bulunmadığı beyan edildiğinden bu yönde inceleme yapılmamış, mali ve teknik yönden yapılan incelemede davalıya ait ... isimli salonun davacıya ait ... internet sitesinde "Balo ve Davet Salonları" kategorisinde 08/12/2022 ile 15/11/2023 tarihleri arasında yayınlandığı, reklam ve tanıtım hizmetinin davacı tarafından davalıya verildiği, her ne kadar davalı tarafından şirket yetkilisinin sözleşmede imzasının bulunmadığı belirtilmiş ise de; sözleşmede belirtilen hizmetin davalı tarafından alındığı, 1.919 görüntülenme ve 266 teklif talebinin davalıya iletildiği, davalı tarafından davacıya 18.393,00 TL ödeme de yaptığı anlaşılmakla davalının sözleşme ile bağlı olmadığına ilişkin iddiasının TMK 2. Maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşme hukuken geçerli kabul edilerek davacı tarafından ilk 2 ayın ödemesinin yapıldığı, sözleşme gereği ödenmeyen 8 aylık üyelik ücretinin (8*9.199=73.592) (2023 yılı; şubat, mart, nisan, mayıs, haziran, temmuz, ağustos, eylül)davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 14.718,40-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine
3-Karar ve ilam harcı 5.027,06-TL nin peşin alınan 881,81-TL peşin harçtan düşümü ile kalan 4.145,25-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.200,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan peşin ve başvuru harcı toplamı 1.158,66-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 9.307,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır